|
EHLİ KIBLEYİ TEKFİR ETMEYELİM
! BİZ ZATEN ETMİYORUZ AMA ONLARIN İNANÇLARI FARKLI...DİYORSAK ,EN
AZINDAN ZALİMLERİNKİ KADAR FARKLI DEĞİL , BIRAKALIM ŞU KAN DAVASINI VE BİZ SUNNI , ONLAR Şİİ VEYA VEHHABİ VEYA HER NE İSELER KUR'AN ÇERÇEVESİNDE,
SÜNNET EKSENİNDE , OLABİLDİĞİNCE, BİRLEŞİP ÖNCE ZALİMLERE HADLERİNİ
BİLDİRELİM SONRA DÜNYAYA İSLAM'I , HER YORUMU İLE YAYALIM , ALLAH'U TEALA'DA
AHİRETTE HAKLI VE HAKSIZ TARAFLAR TA OLANLARI SEÇİP CEZA VEYA
MÜKAFATINI VERSİN !
BİZLER SUNNİYİZ VE HANEFİ MEZHEBİNDEN MATURUDI AKAİDİNE BAĞLI İSLAM ÜMMETİNDEN
MÜSLÜMANLARIZ
, AMACIMIZ NE Şİİ
NE VEHHABİ PROPAGANDASI YAPMAK , AMACIMIZ ARTIK FARKLILIKLARI ARKA
PLANA ATIP DÜNYADA İSLAM GÜNEŞİNİN DOĞUŞUNU GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN MÜSLÜMANLARIN
EL ELE VERMESİNİ SAĞLAMAK ,BÖYLECE KAFİRLERİN " BÖL , PARÇALA , YUT "
OYUNUNA , YİNE
GELMEMEK ... !
BİZLER "
AMA ONLAR ... " DİYE BAŞLAYAN CÜMLELERİ YILLARCA SAVUNDUK AMA DEĞİŞEN
BİR ŞEY OLMADI !ONLAR BİZİ ,BİZ ONLARI BU HAL ÜZERE KABUL EDİP , EYLEM
BİRLİĞİNE BİR AN ÖNCE GİRMEYE ÇALIŞMALIYIZ, DÜNYANIN İSLAM'A İHTİYACI VAR VE
BİZLER BİRBİRİMİZİ SUÇLAMAKLA MEŞGULÜZ...
YÜZLERCE
YILDIR ONLAR Şİİ VEYA VEHHABİ DEDİKTE NE OLDU , ZALİMLER BİZİ PARÇA PARÇA
YUTTU !
BİZ SUNNİYİZ, GERÇEK;
FIRKA-I NACİYE'NİN BU YOL OLDUĞU İNANCINDAYIZ VE BU İNANÇLA
ÖLECEĞİZ!ŞİİLERLE İTİKADİ FARKLIKLARIMIZ VAR , VEHHABİLER
TASAVVUF VE TÜRBELER ... KONUSUNDA FARKLILIKLARIMIZ VAR !
BUNLARI " TABİİ Kİ BELLİ
ÖLÇÜLERDE BİRBİRİMİZİ KIRMADAN, HAKARET ETMEDEN TARTIŞACAK ,BİZ SUNNİ
EKOLÜNÜ , KARŞIMIZDAKİ KARDEŞİMİZ KENDİ EKOLÜNÜ SAVUNACAK AMA İŞ İÇTE
KARŞILIKLI BİLİSEL TARTIŞMA BAZINDA KALIRKEN , DIŞARIYA KARŞI YEKVÜCUD , TEK
YÜREK OLMALI VE BU BAKIŞ AÇISINIZ BİR AN ÖNCE KAZANIP ONU KORUMALIYIZ " DİYE DÜŞÜNÜYORUZ ...
BUNLAR REALİTE ,
VAKIA ,ORTADA OLAN ŞEYLER AMA ARTIK BİR YERDE BU FARKLILIKLARI KABUL EDİP ,
NE KADAR İSTESEK TE , ONLARIN , TIPKI BİZLER GİBİ , " DEĞİŞMEYECEKLERİNİ
KABULLENİP BİR ARADA YAŞAMA VE EYLEM BİRLİĞİNDE OLMA FAALİYETLERİNİN
ALTYAPISINI HAZIRLAMASINI BİR AN ÖNCE BAŞLATMALIYIZ " GÖRÜŞÜNDEYİZ VE TEKRAR
ALTINI ÇİZİYORUZ , BİZLER SUNNİ , ONLAR Şİİ - VEHHABİ VE DİN GÜNÜNÜN TEK
SAHİBİ DA ALLAH'U TEALA'DIR !
BİZLERİ Şİİ VEYA VEHHABİ SAVUNUCUSU OLARAK İTHAM EDEN CAN
KARDEŞLERİMİZE BİRAZ HÜSNÜ ZAN VE AKLÎ YAKLAŞIM TAVSİYE EDİYOR, ONLAR
BAZEN CANIMIZI YAKSALAR DA HAKKIMIZI , ZORLANARAK HELAL EDİYORUZ !
NOT :
BU SATIRLARI YAZAN KARDEŞİNİZ ;
Şİİ BİR KARDEŞİMİZLE FİKİR TARTIŞMASINA GİRMİŞ VE ŞİİLİĞİN " SİYASİ BİR
OLAYIN DİNİ HÜVİYET KAZANMASI İLE MEYDANA ÇIKTIĞINI ", KENDİSİNİN MÜSLÜMAN
BİR KARDEŞİMİZ OLDUĞUNU AMA DUYGUSAL-SUBJEKTİF YORUMLARA SAHİP BİR YOL ÜZERE
OLDUKLARINI Şİİ OLAN KARDEŞİMİZE ANLATMAYA ÇALIŞMIŞ
BİR KARDEŞİNİZDİR !AMA NE O KARDEŞİMİZ SUNNİ OLMUŞTUR NE DE BEN - ASLA
- Şİİ OLURUM ! AMA YİNE DE TEKRAR EDİYORUM , O BENİM KARDEŞİM VE ZALİME
KARŞI MÜCADELE DE YOLDAŞIM OLACAK , SÖZÜMÜZ BU !
ALLAH YÂR VE YARDIMCIMIZ OLSUN !

Bizi aptal mI sandInIz siz!
Biz Afganistan'da çok büyük bir oyuna maruz kaldık.
Besledikleri,
kullandıkları yapıları suçlu ilan ederek ve bize satarak "Asya'nın kapısı" olan
bu ülkeyi işgal ettiler. İşgal, Pakistan'a doğru genişleyerek devam ediyor. Biz
Irak'ta ondan daha büyük bir oyuna kurban edildik. Onur kırıcı, ahlaksız ve bu
coğrafyanın insanını, tarihini, geleneğini, kültürünü ayaklar altına alan bir
işgal yaşadık. Devam ediyor. Yüz binlerce insanı kurban verdik, Mezopotamya'nın
kalbini kaybettik. Bu coğrafyanın tarihine ihanet ettik. Buna izin verdik...
Bugün bütün Ortadoğu sarsılıyor. Haklı taleplerle sokağa çıkan kitleler,
ülkelerini, bölgelerini hatta dünyayı değiştirmeye çalışıyor. Adalet, özgürlük
ve onur için seslerini yükseltiyor. Sesler; 20. yüzyılın iktidar-kaynak eksenli
kirli pazarlığıyla inşa edilen duvarlara çarpıyor. Bazıları yıkılıyor bazıları
direniyor. Tunus'ta, Mısır'da bu duvarlar yıkıldı, daha çok şey var bu iki
ülkede yapılması gereken. Libya'da Muammer Kaddafi'nin kendi halkına kıyım
uygulayacak kadar çıldırtıcı iktidar hırsı henüz aşılamadı. Aşılacak. Ancak; Biz
artık yeni bir oyunu kanıksamayacağız. Hava saldırıları, kara operasyonu, işgal
ya da bölme gibi ezberlediğimiz çirkinliklere tahammül etmeyeceğiz. Onlarca yıl,
bu iktidarlar üzerinden coğrafyanın her şeyini talan edenler, şimdi aynı
iktidarlar üzerinden işgaller tertipliyor, bileceğiz, karşı duracağız. Kaddafi'nin iktidar hırsı Libya'yı ağır saldırılara maruz bıraktı. Aynı güçler,
aynı ülkeler, aynı amaç ve ruhla şimdi Libya'ya saldırıyor. Kaynaklarını
vuruyor. Demokrasi için değil, Kaddafi'nin düşürülmesi için değil (R. Gates,
öyle diyor), Libya halkının özgürlüğü için değil. Yıllardır bu bölgenin
zaaflarını kullandılar, yine aynısını yapıyorlar. Etnik zaafını, mezhep
zaafını, ekonomik dengesizliklerini, iktidar zaafını kullandılar. Kaddafi'nin
direnmesi, onlara yeni bir fırsat sundu, bekledikleri fırsatı. Aynı
açgözlülükle, aynı gözü dönmüşlükle, aynı yağma hırsıyla hızla organize
oldular ve saldırıları başlattılar. Nicolas Sarkozy'nin
seçim kampanyalarını finanse eden Kaddafi şimdi mi kötü oldu. Libya halkının
özgürlüğü mü? Onların Cezayir'de yaptıklarını İtalya Libya'da yaptı. Şimdi iki
soykırımcı güç, Kuzey Afrika için birlikte hareket ediyor. Fransa silah
endüstrisi yeni bir pazar mı oluşturuyor. Libya'nın petrolünü kimlerle
paylaşacakları Nasıl oluyor da bu kadar hızlı organize oluyorlar, harekete
geçiyorlar, uluslararası kurumlardan karar çıkartıyorlar Hâlâ anlamadık mı?
Daha önceki işgallerde de aynısını yapmadılar mı? Nobel ödüllü Barack Obama,
Fransa'yı öne sürerek güya sempati oluşturuyor. Artık bütün hesapları biliyoruz.
Gizleyebilecekleri hiçbir şey yok. Bildiğimiz başka şeyler de var: Türkiye, bu
coğrafyanın ülkeleri, yüzyıllardır aynı kaderi yaşayan insanlar! Bu bir askeri
müdahale değil. Bu bir saldırı! Bu, Kaddafi karşıtlarını kurtarmak için,
zorbalığa son vermek için yapılan "insani" müdahale değil. Fransa'nın,
Kanada'nın ve diğerlerinin açgözlü bir şekilde buradaki kaynakları paylaşma
savaşı. NATO hangi şirketlerin çıkarları için bu bölgede bilmiyor muyuz?
Türkiye! Birleşmiş Milletler kararı hiçbir zaman meşruiyet zemini olamaz. Irak
ve Afganistan'da aynı kararları çıkarmadılar mı? Hangi meşruiyetle yüzleştik,
unuttuk mu? Yarın Libya'da hava saldırılarıyla sonuç alınamadığı zaman kara
operasyonları başlayacak. Aynı cinayetleri, kıyımları, toplu imha
operasyonlarını görmeyecek miyiz! Sadece BM kararı meşruiyeti sağlamaz. Sadece
hukuki zemin oluşturmak cinayetleri haklı çıkarmaz. Bu kılıf bundan sonra bizi
ikna etmez! Vicdanlarda mahkum edilecek bir saldırı bu. İnsani gerekçeye
sığınılarak yürütülen bu iğrenç çıkar savaşında biz olmamalıyız. İslam
Konferansı Örgütü nerde? Bu örgüt neden var? Irak işgal edilirken ortada yoktu,
Afganistan işgal edilirken ortada yoktu. Mısır ve Tunus'ta da yoktu. Şimdi yine
yok. Bu örgüt Suudi Arabistan'ın uluslararası ilişkilerinde kullandığı bir kulüp
olmanın ötesinde ne işe yarar! Neden bu bölgenin ortak barış gücü, kriz gücü
yok? Libya halkının Kaddafi'ye karşı mücadelesini destekliyoruz. Libya'ya
yönelik saldırıya açıkça ve kararlı bir şekilde karşı çıkıyoruz. İkisi arasında
gerçek bir bağlantı yok. Fırsatı buldular ganimet paylaşıyorlar. "Ya o ya bu"
diye bir tercihe zorlanamayız. Bu coğrafyanın beyinsizleri yüzünden yeni
kıyımları meşru göremeyiz. Kaddafi'yi etkisizleştirmenin onlarca yolu varken,
bir ülkenin daha işgalini asla ama asla normal göremeyiz. Putin kadar mı
olamadık. Rusya lideri "Bu Ortaçağ dönemindeki Haçlı savaşına benziyor" dedikten
sonra bize hangi söz düşer! Üç beş kişi kalsak da, bu oyunu bozmaya, kavgayı
sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü bu coğrafyanın vicdanının sesi bu. Bölgemizde
bir karış toprak parçasının işgali için olsa bile, uydurulan hiçbir gerekçeyi
meşru görmeyeceğiz. Durduğumuz yer burası. (İbrahim Karagül - Yenişafak: 22 Mart 2011) |