|
ABD’nin Irak’a saldırmasının arka planındaki gizli amaçlara ilişkin
bugüne kadar birçok görüş dile getirilirken, haftalık haber ve yorum
dergisi Türkiye’de Cuma, bu haftaki kapak dosyasında ABD’nin bu
insanlık dışı saldırısının gerçek sebeplerini irdeledi.
“Hıristiyan Siyonistlerden Küresel Vahşet”
ana başlığıyla konuyu kapağına taşıyan dergi, ABD’nin Irak saldırısının
arkasında Hıristiyan siyonistlerin olduğu gerçeğine işaret ederek, bu
gerçeği uzman görüşler ve kaynak kitaplar ışığında birçok yönden ortaya
koydu. Hıristiyan siyonistlerin (Evangelistlerin) ABD’de iktidarı
ellerinde tuttuklarına dikkat çeken dergi, bu grubun fundamentalist dinci
bir akıma mensup olduğunu ve inançları gereği Armagedon savaşını
başlatmaya çalıştıklarını vurguladı.
Hıristiyan siyonist tarikatın, özellikle ABD’de son zamanlarda yayıldığı
ve başta Bush ailesi olmak üzere Amerika’nın üst yönetimindeki insanları
da içine aldığını anlatan dergi, George W.Bush’un da tıpkı babası ve
dedesi gibi, Yale Üniversitesi’nde, siyasî yelpazenin sağ kanadındaki
öğrencilerin gizli grubu olan “Kuru Kafa ve Kemikler” (Skulls and Bones
Society) isimli bir teşkilâtın üyesi olduğunu ve bu teşkilâtın Yeni Dünya
Düzeni’nin en önemli fikir merkezlerinden birini teşkil ettiğini yazdı.
Evangelist
kelimesinin, Yunanca “evangelicel”, yani “iyi haberleri paylaşan kimse”
anlamına geldiğini belirten dergi, bu grubun kendilerini zahmetsizce
Armagedon savaşını ve dünya gezegeninin yok oluşunu izleyecekleri yere,
yani semaya yükselmesi için Tanrı’nın elini çabuk tutmasını
sağlayacaklarına inanan Hıristiyan bir tarikat olduğuna temas etti.
ABD’nin
hem 1991 senesinde hem de bugün Irak’a saldırması ile Tevrat’taki
efsaneler arasında birebir ilişki olduğunu ifade eden dergi, Tevrat’ın
zikredilen bölümünde geçen Babil’in Bağdat, Keldaniler diyarının da Irak
olduğunu bizzat ABD’de yayınlanan kitaplarda açık biçimde görüldüğünü
kaydetti. Dergi, ABD’de Yahudilere hoş bakmayan siyasetçilerin
yükselmesinin çok zor olduğu gerçeğine de dikkat çekerek, karar alma
mekanizmalarının beyni durumundaki The Washington Institute, JINSA, Rand
Corporation, International Republican Institute (IRI), Middle East
Institute, CSIS vb. düşünce-araştırma kuruluşlarının hemen tamamının
bunların tekelinde olduğuna işaret etti.
Bu
yazı İngilizlerin ünlü
TheGuardıon
gazetesinde yayınlandı.
BİR NAMUSLU BİLİM ADAMI;BAŞRAHİBİN İFŞAATI
( Unutmayalım ):”Orta
doğu’da Kıyamet Alameti” başlıklı bu yazının sahibi Giles Fraser, bir baş
rahip.Aynı zamanda Oksford’da öğretim üyesi..
Tam da barış sürecine hayat veren taze bir başlangıç yapılmışken, ABD’nin
dört bir yanında ki dini gruplar yol haritasına düşmanlığı tahrik
ediyor.Geçen ay Washington’da ‘inançlar arası Siyonist liderlik zirvesi’
düzenleyen Hıristiyan-Yahudi grupların hedefi,’cani Filistin terörizminin
bir devletle ödüllendirilmesine’ karşı çıkmaktı.Konferansa katılanlar
arasında Hıristiyan sağının en etkili şahsiyetlerinden bazıları
bulunuyordu;onların arkasında da ‘orta doğu tarihini’ vaaz eden
kiliselerden, radyo istasyon-Larından ve din menkul devasa bir öğütlenme
var.
19.yüzyılın
sonlarından bu yana, giderek artan sayıda kökten dinci, İsa’nın ikinci
gelişinin İsrail’in siyasi coğrafyasına bağlı bulunduğuna inanır hale
geldi.1967 sınırlarını aklınızdan çıkarın;onlar için İsrail’in sınırları,
İncil’in arkasında ki haritalar da gösterilen den oluşmak zorunda.
BM’nin 1949’da
İsrail Devletinin varlığını tanıması, İsa’nın ikinci gelişine bir hazırlık olarak kabul
edilmiş ve buna inananlar arasında büyük bir coşku yaratmıştır.1967’deki Altı Gün Savaşı da benzer bir yankı buldu.İncil kehanetlerinin
gerçekleşme sinin
karşısın da Filistinlilerin yerlerinden yurtlarından edilmesine pek bir
önemi yok tu.
Altı Gün Savaşı’nın ardından Billy Graham’ ın üvey babası Nelson Bell,
Christianity Today (Günümüzde Hıristiyanlık)dergisinde şu iddiayı öne
sürüyordu:
“2 bin yıldan bu yana Kudüs ilk kez tamamen Yahudilerin eline
geçti.
Bu incil’in takipçileri için heyecan verici ve Kutsal Kitabın
doğruluğuna ve geçerliliğine duydukları inancı tazeleyen bir gelişme
.”
Savaşın ardından uluslar arası
toplum İsrail’deki elçilerini geri çağırırken BMİsrail’in Batı Şeria’yı
işgalini kınayan 242 sayılı kararını kabul ederken,Uluslar
arası
Hıristiyan Elçiliği İsrail’e destek veriyordu.O
zamandan beri
Hıristiyan
sağı toprak
karşılığı barış görüşmesine veya iktidar paylaşımına dayalı herhangi
bir anlaşma
yapılmasına inatla karşı çıktı.
Hem Hıristiyan hem de Yahudi kökten dincileri, El-Aksa
Camii’nin yıkılmasını savunmayı ısrarla sürdürüyor.ABD
kiliseleri,Yahudi yerleşimcilerle e-posta köprüleri kurmaya ve onlara para
desteği sağlamaya teşvik ediliyor.
Dünyada bulabildiği
her dostu memnuniyetle karşılayan İsrail hükümeti, uzun süredir Aşırı
sağcı Amerikalı Hıristiyan gruplarla kurduğu bağlantıları sonuna kadar
kullanıyor.
Kudüs’ün
Filistin’in Baş piskoposu gibi ılımlı Hıristiyanlar, tekrar tekrar
talep etmelerine rağmen Ariel Şaron’la görüşemiyor; oysa İsrail’in
kapısı Baptistlere ve televizyonlar da boy gösteren evanjelistlere daima
açık.
Bu amaç izdivacında
asıl çarpıcı olan, evanjelik Hıristiyanlığın İncil’in kehanetini yorumlama
biçimi:İncil’le göre Kıyamet savaşları çıkacak ve bu da Yahudilerin
Hıristiyanlığa dönmesiyle sonuçlanacak.Hıristiyan Siyonistlerin en etkili
şahsiyetlerinden Hal Lindsey’e bakılırsa, Gayya’dan Eilat’a uzanan vadi
kanla dolacak ve “144bin Yahudi İsa’nın karşısında diz çöküp kurtulurken,
geri kalan Yahudiler bütün Holokostların en büyüne maruz kalarak yok
olacak.”Eğer o kadar etkili olmasaydılar, bu deli saçmalarına dönüp
bakmaya bile değmezdi.Lindsey’in ‘The Late Great Planet Earth’(Büyük
Yeryüzü Gezegeninin Geleceği)adlı kitabı ABD’de 20 milyon, dünyanın geri
kalanın da ise 30 milyonluk satışa ulaştı.
Bu çılgınca
teolojik arka plana karşı bu günler de ideolojik bir savaş veriliyor.Hıristiyan
sağının kıyamet alametlerine dair yorumunun bir diğer Holokost ile
neticelenmesi gerçeğine rağmen, bazı İsrailli politikacılar ve
gazeteciler, kökten dincileri kendi hikayelerine daha da sıkı sarılmaları
için teşvik ediyor.Jerusalem Post gazetesinde son yayımlanan yazısın
da Michael Freund, evanjelistlere, Tony Blair ve Colin Powell’ın Başkan
Bush üzerinde yaptığı baskıya karşı lobi faaliyeti yürütmeleri çağrısın da
bulunuyor.Şöyle yazıyor Freund:”Eğer İsa bugün
yaşıyor olsaydı, ABDDış işleri Bakanlığı onu muhtemelen bir Yahudi
yerleşimci olmakla ve barış önünde engel teşkil etmekle suçlayacaktı.”
ABD’de 45 milyondan
fazla evajelist var ve Bush için hayati önemde bir oy deposu
konumundalar.Bu yüzden Bush’un onların baskısına karşı diretip Şaron’u
barış planına ikna etmesi saygı duyulacak bir tutum.Belki de Bush, Blair
solun oylarını nasıl toplayabiliyorsa, aynı şekil de evanjelistlerin
oylarını sağlama almayı başarabilir:Yani Britanya’nın solcuları gibi
evanjelistlere de gidecek başka yerleri olmadığı anlatılabilir.
Ne var ki Kudüs
Başpiskoposu Riah Ebu El Assal, Bush ‘a güvenmiyor.Avrupa’nın
iktidarsızlığıyla ABD’nin İsrail’e Yahudi yerleşimleri inşa etmeyi
durdurmak konusunda baskı yapmayı reddetmesinin bileşiminden, zaten ölü
doğmuş bir antlaşma çıktığını düşünüyor.El-Assal, “İsraillilerin Filistin
topraklarını işgali sadece altı gün almıştı;pekala üç günde
çekilebilirler” diyor. El-Assal, Dünya Kiliseler Konseyi’ni, işgal
altında ki topraklardan gelecek bütün ürünlere karşı yaptırım uygulamaya
ikna etmiş durum da.
Kudüs
Piskoposluğu’nun Gazze ve Nablus’ta hasteneleri var.Onlar,Hıristiyanlığın
gerçek görevlerini bu tür alanlar da hayata geçiriyorlar.Bunun tam aksine,
Amerikalı evanjelistler barış sürecine karşı çıkıyor ve Iraklılara
Hıristiyanlığı kabul ettirmek için Irak’a sızıyorlar.
(GILES FRASER:Putney Baş
rahibi ve Oxford Wadham Felsefe Fakültesi’nde öğretim üyesi, The Guardıon,
9 Haziran 2003)
“Evanjelist
Hıristiyanlar, İncil’in arkasındaki haritaya ulaşıncaya kadar İsrail
yayılmasını coşkuyla destekliyor.Bu çılgınlar;yayılma tamamlanınca İsa
Mesih gelecek, 144 bin Yahudi İsa’ya diz çöküp Hıristiyanlığa dönecek,
geri kalanları helak (holokost/Tanrıya kurban)olacak, diye
inanıyor.Amerika yönetimi bunların baskısı altında.Hem Hıristiyan hem de
Yahudi kökten dincileri, El-Aksa Camii’nin yıkılmasını savunmayı ısrarla
sürdürüyor.Evanjelist Hıristiyanların kıyamet alametlerine dair yorumda
bir diğer Holokost(Yahudi helak’ı)olacak denmesine rağmen, bazı İsrailli
politikacılar ve gazeteciler, kökten dincileri kendi hikayelerine daha da
sıkı sarılmaları için teşvik ediyor.”
|