KIZIL ELMA'CILARA, KUVVAY-İ MİLLİYECİLERE,
ULUSALCILARA... ÇAĞRI ! |
|
|
|
ARKADAŞLAR HİÇ BİRİMİZ AB SEVDALISI DEĞİLİZ DE..BAZILARINA BİR
TAKIM HATIRLATMALARIMIZ OLACAK
MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK İŞİ MİT RAPORU İLE ADI MİSYONERLİK
FAALİYETLERİNE KARIŞMIŞ BİR KART TAVUK VE GEÇMİŞİ İSLAM DÜŞMANLARININ
ESERLERİNİ BASIP DAĞITMAKLA DOLU BİR TOPAL LEYLEĞE KALMIŞSA BU İŞ
BAŞTAN BİTMİŞTİR!
"NE ABD NE AB" DİYENLER 27 MAYIS İHTİLALİNİN ABD VİZESİ
İLE YAPILDIĞINI -HERKES BİLDİĞİ HALDE- NEDEN HALA SAVUNUR...?
MEDENİ,CEZA,TİCARET,MİRAS...HUKUKU,GİYİNME, YEME İÇME - ADABI DAHIL!-
,DANSINDAN TUVALETİNE DEK ... HEPSİ AB ÜLKELERİNDEN ALINMA İKEN VE
BUNLARI UYGULARKEN GOCUNMAYANLARIN AB DÜŞMANI OLMASI KİMİ KANDIRIR ,
NE KADAR İKNA EDİCİ OLUR...!?
"İDDİALARINIZDA SAMİMİ İSENİZ" SİZDEN ÇOK DAHA ÖNCE,
MİSYONERLİK,EMPERYALİZM,SİYONİZM,KÜLTÜR EROZYONU...KONULARINA DİKKAT
ÇEKEN, UYARAN,GÜNDEME GETİREN KİŞİLERİ YILLARCA "
GERİCİ,YOBAZ,ÇAĞDIŞI,AŞIRI DİNCİ, FUNDAMENTALİST, RADİKAL, HUCU, İRANCI, HUMEYNİCİ..."
DİYE SUÇLARKEN YAPTIĞINI İFTİRA-YALANLARI İTİRAF EDİN,HATANIZI İKRAR
EDİN SONRA GELİN ELBİRLİĞİ İLE YENİDEN ÜLKEMİZİ LİDER ÜLKE HALİNE
GETİRELİM !
NEDİR ULUSALCILIK?
Ulusalcılık: Yönetici
kadrosu solcu, ayak-maşa takımı sağcı olan, milli olmaktan yani bu toplumu
oluşturan mayadan uzak, dışarıdan gelen akımlarla , topluma yabancılaşmış,
vatan-millet edebiyatı ile gizledikleri "duygusal amaçları"
olan, -gayri- yerel akımdır.İdare kadrosu dış istihbarat örgütler ile
bağlantılı iken, halktan insanları kendi duygusal amaçları için kullanmaktan
da çekinmezler ! Susurluk kazasında bu derin yapılanmanın sağ kesimi ekarte
edilirken, Ergenekon terör örgütü (ETÖ) tutuklamaları bu yapılanmanın sol
kesimini de ortaya çıkarmıştır.Fakat sol kesim olaya ideolojik yaklaşıp, işi " Laikliğe saldırıya, Kemalizme...." getirerek sapla samanı birbirine
karıştırmış görünmektedirler. En üstteki yapılanmada rütbelilerin olduğu
iddiası vardır.
Sağcılar yapınca çete,
emperyalizm oyunu, solcular yapınca devrim olacak öyle mi yok öyle, hepsi
çete hepsi emperyalizm oyunu, hiç biri yerli değil . Yapan sağcı da olsa,
solcu da olsa fark etmez...!
Günümüzde ulusalcı
geçinenler aslında geçmişin ABD piyonu Gladio'nun yerli uzantılarından başka
bir şey değillerdir. ABD onları kullanıp, pis bir mendil gibi atmaya karar
verince birden ABD düşmanı (!) kesilip, kendilerini artık araları ABD ile
bozuk olan İsrail'e sırtlarını dayamak zorunda hissetmişlerdir. Özellikle 28
Şubat dönemi sonrası Ulusalcıların İsrail ile olan sıkı fıkı ilişkileri
artık medyaya yansımış, gün yüzüne çıkmıştır. KISACA GÜNÜMÜZDE ULUSALCI
GEÇİNENLER ESKİ ABD-GLADİO'CU YENİ İSRAİL TARAFTARLARIDIR.
ULUS-MİLLET-BAYRAKLA HİÇ BİR İLGİLERİ YOKTUR !
GÜYA ATATÜRK'ÇÜLER !
Atatürk, hem de hiç
zorunlu değilken Ankara'nın merkezinde kendi de askerken -askeri sistem
yerine - millet meclisini kurar, milletin egemenliği fikrini savunur.Şimdiki
"Ulusalcılar" ise meclisi kapatıp, askeri ihtilal yaptırmak istiyorlar, ne
adına, Atatürkçülük adına. Hadi Bea...! Sahte Atatürkçüler, Atatürkçülüğü
paravan olarak kullanan millet düşmanları...!
Bİ DÜŞÜNELİM !
28 Şubattan hemen önce
anlı şanlı, 28 Şubat öncüsü Çevik Bir, İsrail'i ziyaret eder, ertesi gün 28
Şubat'tır.28 Şubat'tan sonra ise ABD silah satıcılarının Türkiye temsilcisi
olur.Bedreddin Dalan, Ergenekon'dan içeri alınacakken, bir gün öncesinden
haberdar edilir, önce İsrail'e sonra ABD'ye "diş tedavisine" gider! Çevik
Bir, İrtica ile, Dalan ise AB ve ABD ile mücadele ediyordu...Ama uğradıkları
yerler fark etmiyor, Nedense...! Herkes şucu bucu olabilir...Maksadımız
artık bu oyunlara gelmeyelim, bizi bölmek isteyenlerin asıl yüzünü görelim
istiyoruz, gerisi her zaman olacak olan ikiyüzlülük, ihanet hikayeleri...!


Devamı
>> 1 -
2
ULUSALCILAR, AB, ABD, NATO, PKK

ABD- AB'den medet uman ulusalcı (!)
ABD'deye kaçan ulusalcılar: Yazar Oray Eğin, Eski Belediye başkanı
Bedrettin Dalan,
Çetin Doğan’ın
damadı Yahudi Dani Rodrik...!










Ergenekon'un suikast planInI gördüm, kanIm dondu

On
beş gün önce Savcı Zekeriya Öz ile görüşen ABF Genel Başkanı Ali Balkız,
Ergenekon'un suikast planlarını görünce ürperdiğini söyledi. Balkız, "
Evimin fotoğrafını, krokisini, 9 kişiyi, patlayıcıyı kimin temin edeceğini
ve düzeneklerini gördüm. O anda aklıma Mumcu ve Hablemitoğlu'nun karanlık
güçlerce katledilişi geldi." dedi...ETÖ'nün kendisine yönelik suikast
planı ortaya çıkan ABF Başkanı Balkız, 15 gün önce Savcı Zekeriya Öz ile
görüşmesinde, bu planları görünce kanının donduğunu söyledi. Balkız,
Alevi ve Sünnileri birbirine düşürme senaryoları için, "Artık Türkiye bu
oyuna gelmeyecek." dedi...Ergenekon terör
örgütü (ETÖ) belgelerini gören, fikir değiştiriyor.
Ergenekon zanlısı
Genelkurmay Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel de sorgusunda
"Belgeleri görünce Ergenekon'dan ürperdim." diyerek ilginç itiraflarda
bulunmuştu...Araştırmacı Erhan Göksel de, belgeleri gördükten sonra çark
edenlerden. Savcı tarafından sorgulandıktan sonra serbest kalan Verso
Araştırma şirketinin sahibi Göksel, Ergenekon soruşturmasındaki iddiaların
büyük bölümünün doğru olduğunu belirtirken, "Ergenekon'daki iddiaların yüzde
75'i doğru...Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi de,
savcılık ifadesinde şunları söylemişti: "Dokümanların kimler tarafından
hazırlandığını bilmiyorum. İlk defa Emniyet'te duydum, dehşete kapıldım,
Türkiye'yi facia bir durumda olarak değerlendirdim." Emekli Org. Hurşit
Tolon ise, savcılıktaki ifadesinde, "Anlatılan doküman ve delillerden böyle
bir oluşumun olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde savunma yapmıştı...
10 Mart 2009

GERÇEĞİ GÖREN YA
İRKİLİYOR, YA KANI DONUYOR, YA DA KANI AKIYOR...NE LANET Bİ ŞEYMİŞ!

 

KAFALARA BAK KAFALARA..!




‘Hedefimiz iç savaş gayri nizami harp yapmalıyız’
( Tutuklu ) Doç. Sayın, yarbay M.S.’ye düşüncelerini aktarırken,
yarbay bu durumdan rahatsız oluyor ve daha tedbirli olmak adına Doç. Sayın’ı
uyarıyor.Ümit Sayın: Özel harp gereğini fark eder ve yapar. Artık gayri
nizami harp yapmamız gerekiyor.
(Vatan : 29.01.2008 )
2009’DA KIYAMET GİBİ KAN AKACAKTI
Murat Belge, Ergenekon Terör
Örgütü’nün 2009 darbe planı için “Kıyamet gibi kan akacaktı. Yasin Hayaller,
O.S.’ler kapıyı kırıp, içeride kim varsa temizleyecekti. Sonra ordu
durduruncaya kadar asıl istenmeyen unsurlar temizlenmiş olacaktı” diyor....“Türkiye’nin
bu yapıyı temizlemezse kendi temizlenir” diyen Murat Belge bir bahsedilen
türden bir darbeyle yaşanabilecekleri şöyle anlatıyor: “Hayatta herşeyin
sonuçları var. ‘Ben böyle bir çeteyle var olacağım’ diye karar verirse, bir
kere bu ülkede bir sürü insan buna olmaz diyecek. O zaman bu insanları
susturmak gerekecek. Son yakalananların bir darbe ortamı hazırlamak
istedikleri açıklandı. 2009 darbe planında kıyamet gibi kan akacaktı.
Linçler yaşanacaktı. Sonra da ordu gelip bu kanı durdurmuş olacaktı. Fakat
ordu saldırıları durduruncaya dek, asıl istenmeyen unsurlar zaten
temizlenmiş olacaktı.
(Vatan:29.01.2008 )






EMEKLİ JANDARMA KURMAY BİNBAŞI’DAN ŞOK AÇIKLAMALAR
Şahin, "Ergenekon’un, Fırat’ın ötesindeki yapısının adı JİTEM’dir. Yine orada
karanlık yapıyla yıllarca birlikte hareket eden işadamları, sanatçılar, silah,
hayvan, uyuşturucu ve akaryakıt kaçakçıları var" dedi.
Ortaya çıkan belge ve iddialar ışığında Jandarma’dan istenen bilgiye verilen
cevap ile JİTEM’in varlığı bir defa daha inkar edilse de 1990’lı yıllarda
Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhı’nda görev yapan Emekli Jandarma Kurmay
Binbaşı Kemal Şahin ise, Aslan Değirmenci’ye çarpıcı açıklamalarda bulundu. “O
yıllarda Albay Arif Doğan ve Cem Ersever hep birlikte hareket ederlerdi.
Karargâha birlikte gelir, birlikte ayrılırlardı. O gün karargâhta görevli herkes
Ersever ve Doğan’ın JİTEM’in Komutanları olduğunu bilirdi. Çünkü JİTEM’e
atamaları açıktan yapılmış, maaş bordroları da ortadaydı. Kimlikleri, belgeleri
kesinlikle şifrelenmemişti. Çünkü JİTEM henüz hukuksuz işlere karışmamıştı. Onun
için gizleme gereği de hissedilmiyordu” dedi.
JANDARMA NEDEN JİTEM’İ İNKÂR EDİYOR?
Başta Arif Doğan olmak üzere JİTEM hakkında birçok kişinin JİTEM’i itiraf
ettiğini hatırlatan Şahin, “JİTEM’in varlığı inkar edilemez. Savcıların elindeki
deliller de yeterlidir. Ancak Jandarma’nın bu yapılanmayı kabul etmesi zordur.
Çünkü yapı terörle mücadele kapsamında kurulmuş ancak sonrasında kontrol
edilemez bir güç haline gelmiştir. Bu güç birçok hukuksuz işe karışmış ve kendi
içinde suç makineleri üretmiştir. Bugün Jandarma’nın da tasvip etmediği bu
yapının kabul edilmesinin ciddi hukuki yaptırımı olacaktır. İşte Jandarma Genel
Komutanlığı’nın JİTEM’i sürekli inkâr etmesinin nedeni budur” diye
konuştu.
“ERGENEKON’UN FIRAT ÖTESİ JİTEM’DİR”
Ergenekon soruşturmasının, Fırat’ın öte yakasına geçemediğini vurgulayan
Şahin, “Oysa oradaki karanlık işleri çözmeden demokratikleşme sağlanamaz.
Ergenekon’un Fırat’ın ötesindeki yapısının adı JİTEM’dir. Yine orada karanlık
yapıyla yıllarca birlikte hareket eden işadamları, sanatçılar, silah, hayvan,
uyuşturucu ve akaryakıt kaçakçıları var. Yapı dışında birde CIA ve MOSSAD var.
Başta JİTEM olmak üzere karanlık işlerde eli bulunan diğer yapıların üzerine
gidilmezse sıkıntılar devam eder” dedi. (20
Kasım 2010)


Vatansever (!) adamın marifetleri bitmiyor...! Devamı aşağıda!



Deliller için
tıklayınız


 
Ulusalcı Tuncay Özkan ile ADD'lilerce ihraç edilmek istenen
Yine Özkan ve
çeteci Subay ile
el ele kol kola...!
AB'cilikle
suçlanan başkanları Emekli General

















Ulusalcı sendika, cemaatle namaza da karşı
Din kültürü ve
ahlak bilgisi öğretmeni tarafından öğrencilere
dağıtıldığı iddia edilen 'Dinin Direği Namaz' kitabını
suç unsuru gibi gösteren Eğitim ve Bilim İşgörenleri
Sendikası (Eğitim-İş) cemaatle namaz kılınmasına da
karşı çıktı.Sendika yöneticileri, cemaatle namazın teşvik edilmesini,
"Çocuklarımızın saflığı; art niyetsiz oluşları, din duyguları
okşanarak örgütlemek istenmektedir. Bu durumdan, dinin
siyasallaşmasının istendiği görülmektedir." şeklinde
yorumladı. Sendika yöneticileri kitabın 'ulusalcı anlayıştan
yoksun' olduğunu savundu. (17 Mayıs 2007)
İskender Pala çok iyiydi ama
Prof. Dr. İskender Pala'yı tanırsınız…
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Salim
Dervişoğlu :Evet, benim emrinde çalıştı. Bizim camiamızda yetişmiş çok
nadir insanlardan biriydi. Müzede yaptıkları hiçbir zaman unutulmayacak
şeylerdir. Osmanlıca dokümanları okuyacak adamımız yoktu, hepsini okuyup tasnif
etti, yetenekleriyle müzenin arşivini bugünkü haline getirdi.
Bu kadar yetenekli birini neden attınız?
Biz kişinin kendine ait zamanda yaptıklarına karışmayız ama makamında namaz
kılmak bizde kabul edilebilir şey değil.
Kendisini siz hiç ikaz ettiniz mi?
Hayır. Konu bana gelene kadar bağlı bulunduğu sicil kumandanının dosyasına
yazdığı şeyler vardı… Pala meslek itibariyle gayet değerli bir subaydı, demek ki
uyum sorunu olmuş…(
Yeni Şafak: 17.03.2009
)
İYİ
OLMASI ÖNEMLİ DEĞİL, NAMAZ KILIYORSA TAMAM
!
 | |