Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
 TEVBE SURESİ

             SIZIN DININIZ SIZE "  AYETİ İLE " ONLARI NEREDE BULURSANIZ ÖLDÜRÜN" AYETİ BIRBIRININ ZITTI DEĞIL MI?

   KURANI  " YORUMLAMAYA " NIYETI OLAN : TARIH, KELAM, FIKIH, TIP, ASTRONOMI, FEN BILIM...DA BILMELI..BEN NEREDEN BILICEM BUNLARI DIYEN BU DEFA TEFSIRE YONELMELI ...VE YAPILAN YORUMLARINDA - TEFSIRINDE- SADECE O  YAZAN KISININ BILGISI ILE SINIRLI OLDUGU, ASLINDA HALA KURANDA  COZULEMEMIS SEYLER OLDUGUNU BILMELI...KURAN O  AYETLERE " MUTESABIH AYETLER " DER...O  AYRI BIR KONU.." SURE TEK AN DA INMEMISTIR..BIR BOLUMU TEBUK SEFERINDEN ONCE DIGER BOLUMU ISE SAVASTAN SONRA INZAL OLMUSTUR...."

   BURADA ITIRAZ EDILEN NE KARDESIM SOYLER MISINIZ...ANLASMAYI BOZANA ANLASMAYI BOZANLARIN CEZASI, ANLASMADAKI SARTLARAGORE VERILIYORSA NEREDE HATA VAR. AYET ANLAŞMAYA ATIFTA BULUNUYOR VE IKI TARAFIN ONAYI ILE VARILMIŞ MUTABAKAT BU, ANLAŞMAYI BOZAN DA KARŞI TARAF! ANLASMAYI DEVAM ETTIRENLER ILE ISE ASLA SAVASA GIRILMEZ..DURUM BU KADAR BASIT..SIZIN EKSIKLIGINIZ BARIS SARTLARINDA HUKUM SURDURULEN : SIZIN DINIZI SIZE" AYETI ILE SAVAS ESNASINDA HUKUMU ICRA EDILECEK OLAN - VE ANLASMA SARTLARINA GORE CEZA OLAN- OLDURULME AYETLERININ KARISTIRILMASI...

 ONCE SUNU KESIN AYIRT EDIN :  SÖZ KONUSU OLAN ZAMAN BİRİMİ  BARIS ZAMANI MI SAVAS ZAMANI MI ..AYETTE DE ZATEN SAVAS ESNASINDA ANLASMAYI BOZMAYANLARA SALDIRILMASIN DENIYOR...SIZ DAHA NEREYE ITIRAZ EDIYORSUNUZ...   DUNYADA   SAVAS ESNASINDA ASKERDEN KACAN IDAM EDILIR..BU BILINIR..AMA BARSI ESNASINDA HAPSE ATILIR...SIMDI BARIS  ESNASINDA SIZ TUTUP TA ASKERDEN NEDEN KACAN IDAM EDILIR DIYE SORARSANIZ ..SIZ SADECE SARTLARA GORE UYGULANAN HUKUMLERI KARISTIRMAKLA SUCLANMAZ AYNI ZAMANDA ONYARGI VE BILGISIZLIKLE DE SUCLANABILIRSINIZ.

Tevbe: 6 Eğer müşriklerden biri, senden 'aman isterse', ona aman ver; öyle ki Allah'ın sözünü dinlemiş olsun, sonra onu 'güvenlik içinde olacağı yere ulaştır'. Bu, onların elbette bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir. BU MU ZORLAMA ?
8 ... Eğer size karşı galip gelirlerse, size karşı ne 'akrabalık bağlarını', ne de 'sözleşme hükümlerini' gözetip-tanırlar..
10 Onlar (hiç) bir mü'mine karşı ne 'akrabalık bağlarını', ne de 'sözleşme hükümlerini' gözetip tanırlar. İşte bunlar, haddi aşmakta olanlardır.
13 Yeminlerini bozan, peygamberi (yurdundan) sürmeye çabalayan ve sizinle ilk defa (savaşa) başlayan bir toplulukla savaşmaz mısınız?

   ISTE SAVAS YAPILAN KESIM BUNLAR..AMACLARI SADECE HUKMETMEK, ZALIMLIK VE ZULUM..BUNLAR ICIN NE ANLASMA NE AKRABALIK NE INSANLIK VARDIR..SADECE MENFAAT VE ZULUM.. SIZE TAVSIYEM: SIZ BARIS ANI HUKUMLERI ILE SAVAS ANI HUKUMLERINI KARISTIRMAYIN VE UNUTMAYIN ISLAMDA ESAS  OLAN BARISTIR...AMA SAVASI ISTEYEN OLURSA ONUNDA HUKUMLERI VARDIR VE SAVASI BILE BELLI  HUKUK KURALLARINA BAGLAYIP UYGULAYAN TEK DIN ISLAMDIR, ISLAM SAVAS HUKUKU ADLI DOSYAYA MURACAAT!!!

12:Ve eğer antlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize hınç besleyip-saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle çarpışın. Çünkü onlar, yeminleri olmayan kimselerdir; belki cayarlar.

  OZETLERSEK  TEVBE SURESI NEDEN INDI:

1—  Hz. Peygamberle (A.S.) barıştan yana yaptıkları anlaşmayı tek taraflı bozup verdikleri söze sadık kalmamışlardı.
2—  Kendilerine şahsiyet, şeref ve itibar kazandıracak Hz. Muhammed'e {A.S.) ve arkadaşlarına zulüm ve işkencede bulunmuşlar; onlar için din ve vicdan, vatandaşlık ve insanlık hürriyeti tanımamışlardı.
3__ Peygamber (A.S.) Efendimizle arkadaşlarını yurtlarından çıkarmak "İCİn her türlü alçakça çareye başvurmuşlar, sonunda Peygamber'i (A.S.) ımha edip kim vurduya getirmeyi planlamışlardı.
4_  Medine'de de Hz, Peygamber (A.S.) Efendimizle mü'minleri rahat ve huzur içinde bırakmayıp devamlı surette oradaki yahudi kabilelerle gizli görüşmelerde bulunmaktan, sinsi plânlar hazırlamaktan geri kalmamışlardı.
 
              YUKARIDA ISARET EDILDI..TARIHI BILMEDEN  TEFSIR GAYRETINE DUSULURSE SONUC HUSRAN OLUR!!!
                                           TEVBE SURESINDEN CIKARILACAK OZET HUKUMLER:
    Tevbe suresinin 4.ayetleri ve keza 2:190-194 - mealler asagıdadır!-birlikte okunursa görülecektir ki, yukarıdaki ayette, andlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen saldırgan bir toplulukla, zaten içine girilmiş bulunulan bir savaş hali sözkonusudur.Yani, “savaş durumunda yapılması gerekli ve yararlı ne varsa, her şeyi yapın”. Mersad, “düşmanın görülebileceği, hareketlerinin gözetlenebileceği yer” demektir (Menâr X, 199).. Kur’an'ın her ayeti, Kur’an'ın bütünü gözönünde bulundurulup bütünlük içinde değerlendirilmeye çalışılarak okunmalı, anlamlandırılmalı ya da yorumlanmalıdır. Yukarıda, inananların savaş içinde bulundukları müşrikler arasında vaki olması mümkün ihtida olayından söz eden ayet de Kur’an'ın temel ilkeler örgüsü içinde değerlendirilmelidir. Bunlardan biri de “Dinde zorlama yoktur” (2:256) ilkesidir. Bu ilke, inananların zora başvurarak insanların dinlerini değiştirmeye girişmelerinin kesin bir biçimde yasak olduğunu ortaya koymaktadır ki, bu da Müslümanların, baş eğdirdikleri bir düşmandan kurtulma şartı olarak İslam'ı benimsemesini istemeleri ya da beklemeleri ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Bunun gibi, yine Kur’an: “Sizinle savaşanlarla Allah yolunda siz (de) savaşın; fakat aşırı gitmeyin, çünkü muhakkak ki Allah aşırı gidenleri sevmez”. (2:190); ve “Eğer sizi kendi halinize bırakmazlar, size barış teklif etmez ve ellerini çekmezlerse, o zaman onları yakalayın, ele geçirdiğiniz zaman öldürün: İşte böylelerine karşı size [savaşmanız için] apaçık yetki verdik” (4:91) şeklinde ölçüler koymaktadır. Bütün bunlardan anlaşılacağı gibi, savaşa ancak savunma amacıyla izin vardır (  Benzer ayet : Bakara :190 SİZE savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşın, ama (amacınızı aşıp) saldırganlık yapmayın; doğrusu Allah saldırganları sevmez. 191 Onları karşılaştığınız her yerde öldürün ve sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün; zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Harâm civarında onlarla savaşmayın;ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürün; hakikati inkar edenlerin cezası böyle verilecektir. (“Allah yolunda” yapılan bir kurtuluş savaşı olarak) “onları karşılaştığınız her yerde öldürün” buyruğu, yalnızca, “savaş açanlar”ın saldırganlar ve zalimler şeklinde anlaşılması halinde o anda devam etmekte olan düşmanlıklar bağlamında geçerlidir (Râzî); Fitne'nin bu bağlamda “baskı” olarak çevrilmesinin gerekçesi, bu terimin insanı sapıklığa götüren ve manevî değerlere inancını kaybetmesine yol açan her türlü müdahale için kullanılmasıdır (karş. Lisânu'l-‘Arab).

    Bunu pekiştiren bir ifade de: “Eğer vazgeçerlerse -(o zaman) Allah çok- bağışlayıcı, çok-merhamet edicidir” (2:192) kaydıdır. Aynı anlamda: “Eğer vazgeçerlerse, o zaman husumet bütünüyle son bulacaktır” (2:193) tekidi de vardır. Öte yandan, düşmanın “Eğer tevbe eder, salâta katılır [lafzen, “namazı kılar”] ve arındırıcı yükümlülüklerini (zekât) yerine getirirlerse” sözleriyle ifade edilen İslam'a dönüşü, onlar için “düşmanlığı bırakma”nın yollarından, nereden bakılırsa bakılsın, sadece biridir ve dolayısıyla, bu surenin 5 ve 11. ayetlerinde bu konuya yapılan atıf, İslamiyet'in bazı kasıtlı tenkitçilerinin ileri sürdüğü gibi, kesinlikle, “ya ihtidâ ya ölüm” gibi bıçak sırtı bir seçimi îma etmemektedir. Nitekim, 4 ve 6. ayetler, inananların, bu tür inkarcılara karşı benimseyecekleri, onlar düşmanları değilmiş gibi davranmalarını öngören tutum hakkında ilave bir açıklama getirmektedir. (Bu konuda ayrıca bkz. 60:8-9.   MÜMTEHİNE-60- :8 İnanc[ınız]dan dolayı size karşı savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan sürmeyen [inkarcılara] gelince, Allah onlara nezaketle ve adaletle davranmanızı yasaklamaz: çünkü Allah adil davrananları sever.9 Allah, yalnızca, inanc[ınız]dan dolayı size karşı savaşan ve sizi anayurdunuzdan süren veya [başkalarının] sizi sürmesine yardım edenlere dostlukla yaklaşmanızı yasaklar; ve [içinizden] onlara dostluk gösterenlere gelince, gerçek zalimler işte onlardır!)

  SUNU ASLA UNUTMAYINIZ :ISLAM EN GUCLU OLDUGU DONEMLERDE BILE BU AYETLERI BOYLE ANLAMAMISTIR..ISTE 1000 SENEDIR YONETILEN ANADOLUDAKI YEZIDILER, HRISTIYANLAR...300 SENE YONETILEN BALKANLAR, YUZYILLAR SUREN ENDULUS -ISPANYA- DEVLETI...ISTANBUL, KUDUS....HAKIMIYETLERI...NE OLDURULDULER NE SURULDULER..ISPATIMIZ TARIHIMIZ!!!
 

Ek:
Bakara-2-: 190 SİZE savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşın, ama (amacınızı aşıp) saldırganlık yapmayın; doğrusu Allah saldırganları sevmez. 191 Onları karşılaştığınız her yerde öldürün ve sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün; zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Harâm civarında onlarla savaşmayın; ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürün; hakikati inkar edenlerin cezası böyle verilecektir.

192 Ancak vazgeçerlerse (siz de bırakın,) unutmayın ki Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.

193 O halde, artık zulüm ve baskı kalmayıncaya ve yalnızca Allah'a kulluk edilinceye kadar onlarla savaşın; ancak vazgeçerlerse, [bilinçli olarak] zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir.

194 Saldırmazlık örfünün geçerli olduğu aylarda size saldıranlara siz de karşılık verin: zira saldırmazlık örfünün ihlali, adil karşılık [yasasın]a tâbidir. Böylece, eğer bir kimse size saldırıda bulunursa siz de onun saldırdığı gibi saldırın; ancak Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve Allah'ın, kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıyanların yanında olduğunu bilin.