|
Evet her doğan kendi rızkı ile doğar, her kulun kendi rızkı vardır ama onun o
rızkını bir başkası ; sömürü,rüşvet,yolsuzluk…ile çalmazsa !
Herkesin rızkını adil bir
şekilde aldığı sistemin adı İslam Şeriatıdır:Zekat,sadaka,fıtre,kurban,kul
hakkı,komşu hakkı,cemaatle namaz,hac…gibi ibadetler ile zengin-fakir arasındaki
uçurumun ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.Ayrıca “ Oku “ emri , “
Beşikten mezara dek ilim öğrenme “ yönlendirmeleri ,” Cuma namazı bitince rızık
aramak için dağılma “ tavsiyesi , “ Öyle ise bir işi bitirince diğerine yönel “
emri ile pısırıklık ve tembelliğin hoş görülmemesi ,” iki günü eşit olan
ziyandadır …” gibi hadisler , helal kazancın emredilmesi , karaborsa ,faizin
yasaklanması …, hep bizleri alnımıza yazılan rızığı bulmaya ve onu çaldırmamaya
yönelik ayet ve hadis meallerinden oluşan hükümler topluluğudur.
Allah rızığı vermiştir ama
insanlara düşen , onu aramak,bulmak ve çoluk çocuğumuzun rızkını başkasına
kaptırmamaktır.
Avrupa ülkeleri domates
fiyatlarını düşürmemek için tonlarcasını denize dökerken , bir zamanlar
sömürdükleri ülkeler açlığın pençesinde kıvranmaktadırlar.
Geri kalmış yoksul ülkeler ,
hep yer altı ve yer üstü zenginlikleri, hürriyet ve idealleri günümüz ileri (!)
ülkelerince sömürülmüş ülkelerdir.Afrika, Güney Amerika, İslam
ülkeleri...satılmış idarecilere boyun eğen ,köle diye satılan , her türlü
zenginlikleri sömürülen ülkelerdir
Kısaca Allah her şeyi adil bir
şekilde dağıtmıştır! Ama zalim olan ( Müstekbir ) sömürücüler kadar , mazlum
durumuna düşen ( Müstazaf) sömürge milletler ayağa kalkmalı ve hakkı olanı
kaptırmamalıdır. Özetle; rızık konusu ;Allah ile kulu arasındaki bir konu değil ,
var olan ve verilen rızığın emperyalizm ile sömürülen , hak ile batılın
arasındaki savaşın doğal sonuçlarından sadece bir tanesi olmaktadır.
|