Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
 MUTLU   EVLİLİĞİN   SIRLARI

        EVLİLİK ÖNCESİ;
      Güzellik izafidir. Çok güzel eş aramayın, sadece "kIvIlcIm almanIz "yeterlIdIr! "Bu kIşI Ile bir ömür geçer, dIş görünüşü ItIcI gelmedI " denemIz yeterlIdIr. Çünkü güzellIk ön planda yapIlan evlIlIklerIn ömrü en çok bIr yIldIr.
      Eş adayInda IkIncI önemlI konu: karakter meselesIdIr! CImrI mI, kompleks sahIbI mI, pIsIrIk mI, doyumsuz mu, gösterIş meraklIsI mI, ... Tüm aranan huylarIn bir kişide toplanması imkansız ama asgari özellikler mutlaka olmalı ve bu önceliklerinizi  iyi tetkik etmelisiniz!
       Evlilik öncesi detaylI konuşulmalIdIr; hayattan beklentIler, ev, eşya, çocuk...
    Evlenmeden önce tüm eşyaların alınmasında ısrar edilmemelidir, zamanla alınan eşyalar daha değerli olur, eve renk getirir. Öncelikli olanlar alınmalıdır başta, sonra ikinci öncelikliler...
    Herkesin kusuru vardır. Bunları gözünüzde büyütmeyin. Ama mutlaka evlilik- hatta nişandan hemen önce - muhatabınızı bu konuda bilgilendirin. O da insandır ve onunda mutlaka eksiklikleri vardır.
     Kusursuz eş arayan eş bulamaz; Evlenmek konusunda görüştüğü  hanım adayına; Ben Hz Aişe gibi bilgili, Fatıma gibi iteatkar, şu sahabi hanım gibi şöyle ...bir kadın arıyorum diyen erkeğe, hanım kızımızın cevabını asla unutmayalım: " Ben tabii Hz Aişe gibi olurum sen Hz Muhammed (SAV) gibi İslam'ı yaşarsan, ben tabii Hz. Fatıma gibi olurum, sen Hz Ali gibi olursan....vs" Kısaca fazla ütopik olmayan ama hayatın temeline İslam'ı koyan eş adayları aramalıyız! Mütesettir hanım kızlarımızın İslamî hassasiyeti olmayanlarla evlilikleri ne yazık ki zamanla çatışmalara neden olmaktadır - ki tersi de aynen söz konusu! - Yani dünyaya aynı pencereden bakmak önemli!


        EVLİLİK SONRASI:
       ÖNCELİKLE EVLİLİĞİN  BİR KARŞILIKLI - ALAN VE HAK - SAVAŞI OLMADIĞINI AKSİNE HAYATIN HER EVRESİ İLE - ZORLUK VE MUTLULUKLARIN - PAYLASIMI OLDUĞUNUN BİLİNDİĞİ !,
      HANIMININ KENDİSİNE ALLAH'IN BİR EMANETİ OLDUĞUNU , AHİRETTE KENDİSİNDEN SORUMLU TUTULUP HESABA ÇEKİLECEĞİNİN UNUTULMADIĞI,...
        ÖLÜMÜ - AYRILIĞI - UNUTMAYAN, DOLAYISI ILE BERABER GEÇİRİLEN ZAMANIN KIYMETİNİN  BİLİNDİĞİ ,...
       ARADA KÜÇÜK HEDİYELER İLE BİRBİRLERİNE DEĞERLİ  OLDUKLARININ  HATIRLATILDIĞI  ( İLTİFAT, TATLI BİR SÖZ,  ÇİÇEK, GÖRECEĞİ YERE BIRAKILAN    BİR   MESAJ, E-MAILINE GÖNDERİLECEK BİR E-KART, CEP TELEFONUNA GÖNDERİLEN BİR MESAJ...)
        EŞTE  ARANAN  EKSTRA  ÖZELLİKLERİN ÖNCE KENDİNDE ARANDIĞI ... BİR EVLİLİK  ....!
        BAŞKALARINA GÖSTERİLEN FEDAKARLIK, SORUMLULUK  VE SADAKATİN  EŞLERDEN ESİRGENMEDİĞİ...
        İŞYERİNDE MAKYAJLA, PARFÜMLE, GÜLER YÜZLÜ KADINLARLA ÇALIŞAN ERKEKLERİN HANIMLARININ ,GÜLER YÜZ VE YAKINLIĞI EŞLERİNE GÖSTERMELERİ VE ONLARA KAPILMASININ ÖNÜNE GEÇİLMESİNİN GEREKTİĞİNİ , AKŞAM EVE GELDİKLERİNDE GÜLER YÜZLE, ÖZENLE GİYİNMİŞ OLARAK  EŞİNİ  KARŞILAYARAK  KARISINI GÖRÜNCE, ERKEĞİN İÇİ MUTLULUKLA DOLACAK, HER GÜN BİR AN ÖNCE EVE GELMEK İÇİN CAN ATACAK  OLDUĞUNUN BİLİNDİĞİ ...
       ERKEĞİN HANIMINA VAKİT AYIRMASI ŞART OLDUĞUNU , HAFTA SONLARINI MUTLAKA EŞİYLE GEÇİRMEYE GAYRET ETMESİ GEREKTİĞİNİ BİLEN ...
       BAŞKASINDA CAZİP GİBİ GÖRÜNEN ÖZELLİKLER KENDİ EŞLERİNDE DE VAR  OLDUĞUNU HATTA EŞİNİN BİR ÇOK ÜSTÜN  ÖZELLİKLERE DE SAHİP OLDUĞUNUN BİLİNDİĞİ ,YETER  Kİ ARADA İYİ İLETİŞİM KURULSUN, KARŞILIKLI SEVGİ VE SAYGI  MUHAFAZA EDİLSİN HER ŞEYİN DAHA GÜZEL OLACAĞININ KAVRANDIĞI...
       HAYAT MÜCADELESİNDE ÇİFTLERİN  BİR BEDEN,BİR KAFA VE BİR GÖNÜL OLARAK HAREKET  ETMELİSİ GEREKTİĞİNİN FARKINDA OLAN ,  AİLE YUVASININ  BİR KİŞİNİN KALDIRAMAYACAĞI  KADAR AĞIR BİR SORUMLULUK OLDUĞUNUN FARKINDA OLAN ...
      AİLEDE  MEŞRU ZEVKLERİN VE HAZLARIN ÖNÜNÜN  AÇILMASI, BU KONUDAKİ ENGELLER KALDIRILMASININ GEREKTİĞİNİ BİLEN ...
      AİLEDE KADINLARIN KENDİLERİNİ CİNSEL KONULARDA İFADE ETMEDE DAHA  ÇEKİNGEN OLDUĞUNU KABUL EDEREK, ERKEKLERİN EŞİNİN CİNSEL İLİŞKİLERİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCESİNİ , İSTEKLERİNİ ÖĞRENMEYE ÇALIŞMASI , BU KONUDA İLK ADIMIN ERKEK TARAFINDAN ATILMASI GEREKTİĞİNİN FARKINDA OLAN...
      ERKEKLERİN CİNSEL DOYUMA DAHA KISA SÜREDE ULAŞIRKEN, KADINLARIN DOYUM İÇİN DAHA UZUN SÜREYE İHTİYAÇ DUYDUKLARINI , CİNSEL BİRLİKTELİKTEN ÖNCE MUTLAKA KADININ BUNA HAZIRLANMASI GEREKTİĞİNİ BİLEN...
      AİLEDE AÇIK VE ŞEFFAF OLUNMALIDIR.İÇİNE KAPANMA  YERİNE DİREKT VE AÇIK BİR İLETİŞİMİN  ŞART OLDUĞUNUN FARKINDA OLAN ...
      AİLE ÜYELERİNİN  ZAMAN  ZAMAN  GEZİ,ALIŞ VERİŞ ,PİKNİK , YÜRÜYÜŞ, KONFERANS VE SİNEMA GİBİ SOSYAL VE SANATSAL ETKİNLİKLERE BİRLİKTE KATILMAYI ADET HALİNE GETİRDİĞİ...
      ÇOCUKLARA EVLE İLGİLİ SORUMLULUKLAR NE KADAR ERKEN VERİLİRSE, SORUMLULUK DUYGUSU O KADAR ERKEN GELİŞECEĞİNİ, ÇOCUKLARA MASASINI DÜZELTME, YATAĞINI TOPLAMA, MASADA YİYİP- İÇME, EKMEK ALDIRMA GİBİ GÖREVLER VERİLEREK, SORUMLULUĞA ALIŞTIRMAYA, YAŞLARI İLERLEDİKÇE   BU SORUMLUKLARIN  ARTIRILMAYA BAŞLANDIĞI...
      EV HANIMININ KAYNANASINA " ANNECİĞİM, SEN SU YEMEĞİ, İŞİ ÇOK GÜZEL YAPIYORSUN...BEN SENİN GİBİ YAPAMIYORUM, ..." DİYEREK ONUN GÖNLÜNÜ ALMAYA, ONLARA İLTİFAT ETMEYE, ONLARA İLTİFAT EDECEK BİR KONUYU MUTLAKA BULMAYA ÇALIŞTIĞI ...
     KISACA ; EVLİLİĞE, GENÇLİĞİN ZEVKLERİ VE BEKLENTİLERİ GÖZÜYLE BAKANLARIN , ASLA EVLİLİK YUVASININ ZEVKİNE VE HAZZINA VARAMAYACAĞININ BİLİNCİNDE OLAN, ANCAK EVLİLİĞİ DÜNYA VE AHİRET BİRLİKTELİĞİ ÜZERİNE KURANLARIN  EVLİLİĞİNİN  MUTLU BİR EVLİLİK OLACAĞININ UNUTULMADIĞI EVLİLİK MUTLU BİR EVLİLİKTİR !   


                                              ACEMİCE VE BİLİNÇSİZCE EŞ SEÇİMİ YAPILIYOR
   Adeta "Hele bir evlenelim de o zaman doğruyu ve yanlışı anlarız." mantığı hakim pek çok evlilikte. Düşünün bir kere trafikte bir araç kullanabilmek için aylarca kursa gitmek gerekiyor, bir çocuğa tarih dersini anlatabilmek için ise üniversite bitirmek. Ama eş seçip evlenmek ve dünyaya çocuklar getirip onları yarınlara hazırlamak için ne kadar az şey gerekiyor. Daha birlikte yaşamanın anlamını ve sorumluluğunu bilemeden bir ömrü birlikte yaşayacağı insanı seçiyor. Sonra da deneme yanılma süreci başlıyor. Olmadı hadi bitirelim bu evliliği deniliyor ve mutluluklar başka bahara kalıyor.

                                           ORTAK FİKİR VE DÜŞÜNCEYE DİKKAT EDİLMİYOR
    Evlilikler sadece çiftlerin haz duygularını tatmin alanı değildir. Bizim inanç ve kültürümüze göre evlilik ve aile hem bu dünya hem de ahiret hayatının kazanımları için yapılır. Yani insanlar yaşadığı birliktelikle ve yetiştirdiği yeni nesillerle bu dünyada ve ahirette mutlu olur. O nedenle seçilen eşin ahlaklı ve inançlı olması da önemlidir. Bir zamanlar (eli yüzü düzgün biri, helal süt emmiş biri) ile bu kastedilirdi. Şimdilerde bu kaçıncı sıralarda acaba? Bizim için ailelerde olması gereken; saygı, sevgi, vefa, edep, hoşgörü, samimiyet, itaat duygusu ve namus anlayışı acaba ne kadar anlamlı bir şekilde bilinip yaşanıyor?

                                   YENİ EVLİLER ARTIK HER ZORLUĞU YALNIZ AŞMAK ZORUNDA
   Yeni evliler adeta evlenir evlenmez kendi başlarına kalıp her zorluğu kendi başlarına çözmeye çalışmakta ve çoğu zaman basit sorunlarda ciddi sıkıntılar çekmektedir. Önceden aile yapımız eşlerin aile büyüklerinin adeta koruma bariyeri ve kılavuzluğu ile sığ suları kazasız belasız atlatabiliyorlardı. Gün geliyordu koca aile büyüğü tarafından nasihatle uyarılıyordu. Eşin ve çocukların zarar görmesi engelleniyordu. Gün geliyordu evin kadını çocuk yetiştirme konusunda aile büyüğünün engin tecrübesini yanında hissediyordu. Şimdilerde basit bir sorun zamanında çözülemeyince bir ailenin sonu olabiliyor.

                                        EŞLER BİRBİRLERİNE YETERİNCE ZAMAN AYIRMIYOR
     Adeta insanlar birbirlerinden kaçmakta. En basitinden aile bireyleri birlikte olabildikleri en değerli vakitlerini televizyon karşısında, internet başında ya da kulaklıkla müzik dinleyerek geçirmekteler.Anne ve babalar, çocuk avutmakta kullandığı televizyonun bağımlısı oldu. Akşamları en verimli vakitler daha çok babalar haber izlemekle, anneler dizi izlemekle ve çocuklar ne bulurlarsa onunla yetinerek geçiyor. Evliliklerde kişiler belki fizikî olgunluğa ulaşıyor; fakat kişilik olarak ve sosyal sorumluluklar açısından yetersiz kalıyorlar. Evliliğin sadece zevk ve sefa yönü öne çıkıyor ve insanlar çabuk kırılıp dökülüyor. Karşılaşılan sorunlar bilinçli bir rehberlikle aşılamadığı zaman gereksiz yere büyüyor. Önce aile içi şiddet ve son olarak boşanma yolu seçiliyor. Sonuçta eşler evlilik mi yapıyorlar yoksa evcilik mi oynuyorlar anlayamadan mahkemelere koşuyorlar.
(PSİKOLOG Erdal BOYRA - Zaman:01 Temmuz 2009  )
 

                                                     VE İSLAMCI (...!)  GENÇLERE HATIRLATMA !     

                                                      'Bekaretimizi mezara mI saklayacağIz?'
    İslami kanadın yazarlarından Ceylan, "Evlenemeyen kızlar evlenen erkekler' kitabında tesettürlü kızların isyanını kaleme aldı.

İsmail Fatih Ceylan, "Evlenemeyen Kızlar ve Evlenmeyen Erkekler" adlı kitabında, tesettürlü kızların dindar erkeklere isyanını ele aldı.
İSLAMİ kanadın yazarlarından İsmail Fatih Ceylan, çok sayıda gençle görüşerek yazdığı "Evlenemeyen Kızlar ve Evlenmeyen Erkekler" adlı kitabında tesettürlü kızların ilginç bir isyanlarını dile getirdi. "Herkesin sevgilisi var, eş yok" diyen Ceylan, kitabında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan bir grup tesettürlü genç kızın, "Biz namuslu olduğumuz için evde kaldık. Şimdiki erkekler, namus kavramını önemsemeyen kızlardan hoşlanıyor. Bekaretimizi mezara mı saklayacağız" isyanına yer verdi. Son 10 yılda sayılarının giderek arttığını söylediği tesettürlü kızların eş bulmakta zorlandıklarını öne süren Ceylan, buna dindar erkeklerin "kapalı" yerine "açık" kızlarla evlenmelerini gerekçe gösterdi. Ceylan’a göre, dindar camianın dindar erkeklerle evlenmek isteyen kızları, "Dindar erkekler açıkları tercih ediyorlar. Sebebi, açıkları alıp hidayete erdirmek" diyor. İşte, Ceylan’ın kitabından çarpıcı bölümler:
BİZ KİMLE EVLENECEĞİZ Başörtülü kızlar, evlenme konusunda, genel problemlerin dışında diğerlerinden çok farklı sıkıntıları da yaşıyor. Bunlardan biri, bazı dindar erkeklerin, başörtülü kadınları değil de, açık kızları tercih etmesi. Nice dindar genç var ki, takvası yerinde, namazını beş vakit kılıyor, orucunu tutuyor, başkalarının kurtuluşu için çaba sarf ediyor ama açık bir bayanla evlenmek için uğraşıyor. Başörtülü kızlar işte buna çok kızıyor: "Dindar erkekler de açık kızlarla evlenirse biz kiminle evleneceğiz" diye dert yanıyor.
EŞİ DİNDAR KENDİ "AÇIK" Bir arkadaşımın eşinin tanıştırdığı bayan, şık giyinen, makyaj yapan birisiydi ama beş vakit namazını kılıyordu. Bir görüşmemizde, niçin kapanmadığını açıkladı: "Bana çok zor geliyor. Benim kapanmam, başı örtülü kızın başını açması gibi bir şeymiş gibi hissediyorum. Fakat ibadet yaparken böyle bir endişe taşımıyorum. Namaz konusunda sıkıntım yok. Bunun dışında gençliğimi, güzelliğimi de gizlemek istemiyorum doğrusu. Nihayetinde ben bir genç kızım ve evlenmek benim de hakkım. Kapanırsam evlilik şansımı azaltırım. Dindar bir erkekle evlenirsem, kendimi başkalarına beğendirmek gibi bir zorunluluğum olmadığı için eşim isterse kapanırım."
Bar bar kız peşindeki dindarlar

YAZAR İsmail Fatih Ceylan, kitabı hakkında şunları söylüyor: "Bu konuda hayli öfkeli kızlar tanıdım. Bu görüşmelerden birini yaptığım ve ara ara görüştüğüm Damla’nın evlenmediğini ve 30 yaşında olduğunu duyunca çok şaşırmıştım. Ona, ’Evlenemeyen kızlar, evlenemeyen erkekler’ kitabını yazdığımı söylediğimde, ’Demek bizi yazıyorsun’ dedi. ’Sen de mi evlenemeyen kızlardansın?’ dedim, anlattı: ’Evet, ama çevremde benim gibi pek çok kız var. Sırf kapalı oldukları için evlenemiyorlar. Mesela bir arkadaşımın ağabeyi, son derece takva, kız kardeşini sokağa bile çıkarmıyor, kendisi teheccüt namazlarını kılıyor ama bar bar gezen açık bir kızın peşinde koşuyor. Onunla evlenip sevaba gireceğini söylüyor."
( HaberTurk: 23.08.2007 )
  

                        
     BİLMİYORLAR Kİ ONLARLA EVLENİNCE HAYAT İKİ TARAF İÇİN DE ZEHİR OLACAK!