|

Milli Piyango kazananlara ne oldu?
Yılbaşında büyük ikramiye kazanan bazı talihlilerin başına gelmeyen kalmadı.
Kimi bıçaklandı kimi huzurunu kaybetti, birinin mezarı bile açıldı!. İşte o
hikayeler...Yılbaşında büyük ikramiye kazanan bazı talihlilerin başına gelmeyen
kalmadı Kimi bıçaklandı kimi huzurunu kaybetti, birinin mezarı bile açıldı!.
Bu
yılbaşı biletlerine felaket vurdu
ESKİ GÜNLERİ ÖZLER
Türkiye'de en çok ikramiye kazandıran
biletlerin satıldığı Nimet Abla'da çalışan Bilal Yıldız, 1996 yılında
piyangodan kazandığı yüklü miktardaki ikramiyeyi 1 ay içinde harcadı. Kazandığı ikramiyeyle 3 lüks ev satın alınabileceğini söyleyen Yıldız,
“Hazıra dağ dayanmıyor” dedi.Büyük ikramiye talihlisi Bilal Yıldız, “Büyük ikramiye
kazananlar zengin oldum havasına girmesin. Sade yaşamı tercih etsin. Aksi
halde, eski günlerinizi özler duruma gelirsiniz” dedi.
HUZURUM OLACAKTI
Edirne'de 11 yıl önce
Milli Piyango'dan büyük ikramiyeyi kazanan Ayhan Yalçınkaya,
huzurunun
bozulduğunu, kötü günler geçirdiğini ve Milli Piyango bileti aldığı için
pişman olduğunu söyledi. Yalçınkaya, “Eskiden daha güzel bir hayatım vardı.
Dostlarımı kaybettim. Devlet memurluğuna devam etseydim param olmayacaktı
ama huzurum olacaktı. Devlet memurluğuna geri dönmek istiyorum” diye
konuştu.
KOCASINI BOŞADI
Yeşim Akyol'a 2003'te 2 trilyon TL çıktı. Kavga etmeye başladığı 8 yıllık
eşiyle boşandı. Kocası “Para çıkınca beni boşadı” diyerek
eşini suçladı. Salih Bahtiyar da, 1985 ve 1997'de 2 büyük ikramiye kazandı.
Bahtiyar, “Mafya beni bulacak” diye bunalıma girip, eve
kapandı. Salih Gümüşçay, 1989'da 5 milyar TL kazandı. Bir yıl sonra öldü.
Tek başına yaşarken ölümünün ardından yüzlerce akrabası ortaya çıktı.DNA testi için mezarı açıldı.
Necmi Yıldırım'ın hikayesi ise çok acı.
2004'te 10 trilyon TL'nin dörtte birini kazanan Yıldırım, ikramiye yüzünden
kavga çıkaran oğlu tarafından boğazından bıçakla kesilerek yaralandı.
SOĞUKTAN DONARAK ÖLDÜ
Denizli’nin Sarayköy ilçesine bağlı Tırkaz köyünde 40 yıl önce Milli Piyango
biletine büyük ikramiye çıkan Mehmet Sarıoğlu, yaşadığı baraka tipi evde donarak
öldü. Hiç evlenmeyen Sarıoğlu’nun hayatı 40 yıl önce aldığı piyango biletine
büyük ikramiye çıkmasıyla değişti. Bir anda zengin olan Sarıoğlu, köyünde bir ev
yaptı ancak, zamanla parası kalmayınca ona komşuları bakmaya başladı. Yeşil kart
sahibi Sarıoğlu, devletten aldığı yaşlılık maaşıyla geçimini sürdürürken kısa
bir süre önce evi yandı. Köylüler aralarında topladıkları paralarla evi tamir
ettirdi. Kimsesi olmayan Sarıoğlu’nun Sarayköy Devlet Hastanesi’nde yapılan
otopside donarak öldüğü belirlendi.
“Para beni
perişan etti”
Ali Atıcı, çay ocağı işletirken 2004’te sayısal lotodan 543 bin YTL kazanır.
Parayı aldıktan sonra memleketi Erzincan’a yerleşen Atıcı, boşandığı eşi ve
çocuklarını İsviçre’ye gönderir ve ikinci evliliğini yapar, ancak ondan da
ayrılmaya karar verir. Atıcı, Doğu Beyazıd’a gidip, 14 yaşındaki A.K.’yi başlık
parasını verip evine götürür. Gelişen olaylar zincirinde A.K. babası Arif K.’ya
teslim edilir. Ali Atıcı’nın pişmanlık dolu sözleri ise şöyle: “Hayal
edemeyeceğim kadar zengin oldum, ama hayatım da alt üst oldu. Huzurum kaçtı.
Geceleri gözüme uyku girmez oldu. Lotodan çıkan para beni perişan etti.”
PARA İÇİN KAZANDILAR, PİŞMAN OLDULAR
Hepimizi hayallerini süsler, Milli Piyango´nun yılbaşı çekilişinde
büyük ikramiyeyi tutturup, yeni yıla zengin olarak girmek... Her çekiliş öncesi,
büyük ikramiyeyle kaç lüks araba, boğazda kaç ev alınabileceğine dair haberler
yapılır... Çekilişten sonra da gazeteler, televizyonlar bir telaş yeni yılın
talihlilerini aramaya koyulur.Amortiyle yetinmek zorunda kalanlarsa gıpta eder,
´Ah ben olacaktım ki onun yerinde´ diyerek. Ancak sanılanın aksine ikramiyeyi
tutturanların hayatları her zaman çok da güllük gülistanlık olmuyor. Kimisi
büyük hayal kırıklıkları yaşadı, kimisi eski kıt kanaat geçindiği günleri bile
özler hale geldi. Para yüzünden ailesi dağılan da oldu,oğlu tarafından
bıçaklanan da..Hatta´Keşke çıkmasaydı bu para´ diyenler bile çıktı (Sabah:03.01.07)
İLK İŞ
OLARAK EŞİNİ BOŞADI
Denizli’nin Çivril ilçesinde marangoz olarak geçimini sağlayan Osman Kaplan,
çeklerini ödeyemediği için hapse girmiş ve 1999 yılında hapisten çıktıktan 2 gün
sonra sayısal lotodan 340 milyar lira kazanmış. İki çocuk babası Kaplan’ın ilk
işi eşinden boşanmak olmuş. Ardından İzmir’de Pınar Şirin adlı şarkıcıyla 20
milyar lira harcayıp Hilton’da nişan yapmış ve 6 ay sonra ayrılmış. Hızlı
yaşayan Kaplan’ın parası kısa sürede tükenmiş. Paraların nasıl bittiğini
anlayamayan Kaplan, “İkramiyeyi kazanınca akrabalarım çoğaldı. Daha önce borç
para isterim diye herkes kaçarken, ikramiyeden sonra neredeyse bütün Çivril
akrabam oldu. Nereden akraba olduğumuzu anlayamadım ama onlar Orta Asya’ya kadar
uzanıp bir yerlerden tutturdu. O kadar yol kat edip geldiler diye her birine
para veriyordum. Hızlı bir hayat yaşadım, para bitti.” diyerek yaşadıklarını
anlatıyor.
O DA 45 YILLIK EŞİNİ BOŞADI Bir başka Sayısal Loto “talihlisi” Ekrem
Çetin ise, 7 çocuğunun annesi 45 yıllık eşinden
ayrıldı. Eşi Bakiye Çetin’in ve çocuklarının
kendisini tehdit ettiklerini ileri süren Samsunlu
Ekrem Çetin, açtığı boşanma davasında eşine
milyarlarca lira ödedi.
KALP KRİZİ GEÇİRDİ
2004’te Tokat’ın Turhal ilçesinde yaşayan
Halil Ateş ve oğlu Volkan Ateş’in sakin
yaşantıları, Milli Piyango’nun 10 trilyonluk
ödülünün isabet etmesiyle bir anda hareketlendi.
Volkan’ın çeyrek bileti, aile için 2.5 trilyonluk
bir servet anlamına geliyordu. Turhal bu haberle
ayağa kalkmıştı ki, Volkan Ateş’in bileti
kaybettiği haberi bütün ilçeyi kapladı. Bileti
kaybeden Volkan; olayın şokuyla kalp krizi
geçirdi. Biletin çalınmış olabileceği düşüncesiyle
savcılığa yaptığı başvurudan da sonuç alamayan
Ateş, uzun süre kabuğuna çekildi. Vakit’e, olaydan
bir yıl sonra yani 2005’te yaşadıklarını anlatan
baba Halil Ateş’in ilk cümlesi çok ilginçti:
“Bu bizim ailemiz için çok kazançlı çıktığımız bir kayıp oldu.”
( 26 Aralık 2007 Tarihli
Gazeteler)
“Talih bize huzur
değil, felaket getirdi”
Milli Piyango’nun 1990 yılbaşı çekilişinde 1 milyar 250 milyon lira kazanan
Adanalı Cem Postacı, paranın kendisine aradığı huzuru vermediğini söyledi.
1996’da oğlunu trafik kazasında kaybeden Postacı, “Talih kuşu bize huzur değil,
felaket getirdi” diyor. Oğlunu kaybettikten sonra bir daha bilet almamaya karar
veren talihli, kendisine çıkan paranın hayırlı olmadığını dile getiriyor. Kazandığı ikramiyeyle emlak işine giren Postacı, bir süre sonra iflas etmiş.
İşlerinin bir dönem çok iyi gittiğini, hiç tanımadığı kişilerin akraba olarak
karşısına çıktığını anlatan Postacı, şimdi kimsenin kendisine yardıma
yanaşmadığını vurguluyor. Postacı, “Para mutluluk getirmiyor, yuvam dağıldı,
toparlamak için varımı yoğumu harcadım. Eşim beni terk etti. Şimdi bir
otomobilim, evim ve emekli maaşım var. Keşke o bileti almasaydım da o para
çıkmasaydı.” diyor.
“Eşime kalmasın diye hepsini harcadım”
53 yaşındaki Mustafa Savgan’ın macerası ise çiçekçi bir kadının kendisine 2
lira harçlık vermesiyle başlıyor. Bu parayla piyango bileti alan Savgan, 1978
yılında 10 bin lira ikramiye kazandı. Savgan, eşinden ayrılmak istedi ama
ayrılamadı. “Paralar eşime kalmasın diye harcamaya başladım.150 memurun maaşını
2 ayda yiyordum. Lokantalarda ödediğim hesabın 5-6 katını bahşiş olarak
bırakıyordum. Sonunda paraları tükettim. Evlenirken karıma aldığım 1 kilo altını
da sattım, harcadım. Eşimi de annesinin yanına gönderdim, evdeki bütün eşyaları
satıp tekrar İstanbul’a döndüm. Yıl 1985′ti. Cağaloğlu’nda bir handa hem gece
bekçiliği, hem de ayakkabı boyacılığı yapmaya başladım. Eşimin açtığı dava
sonucu boşandım. Sevgi olmadan para bir işe yaramıyor. Hayatımda biri yok,
sevgisizim ama huzurluyum” diyerek ibretlik hikâyesini paylaşıyor.
Kızı evi terk etmiş
1984 yılında aldığı bilete 7 milyon lira isabet eden
Orhan Ulusoy’un huzur
içindeki hayatı ancak 3 sene sürebilmiş. İşleri ters gittiği için kızı evi terk
etmiş. Oto yedek parça dükkânı bulunan ve minibüsçülükle uğraşan Ulusoy, paranın
eline geçmesiyle kendisinden para isteyenlerin sayısının da arttığını belirtti.
Çıkan parayı soğan ve fasulye işine harcayan Ulusoy, üst üste 3 yıl istediği
kazancı elde edemeyince iflas etti. 4′ü erkek 8 çocuğu olan Ulusoy, “Hiç rahat
bir yaşantım olmadı; bir arkadaşım ‘bu para sana felaket getirir’ demişti,
dediği çıktı. Bir kızım evi terk etmişti. Uzun aramalardan sonra buldum. Bana
para çıktığını duyanlar hep bir beklenti içinde oldular. En yakınımdan en
uzağıma kadar hep bir şeyler bekliyorlardı. Başlangıcında psikolojim alt üst
olmuştu.” diyor.
“70 milyonun âhı var”
Evli ve 3 çocuk babası olan Nusrettin Çınar’a da Turhal’da Milli Piyango’dan
6 milyar lira çıktı. Önce yurt dışına giden Çınar, otobüs alarak Turhal’a
şehirlerarası otobüs şirketi kurdu. İşleri iyi gitmeyen Çınar, 1995 yılında
iflas etti. Çınar yaşadığı olayları şöyle anlatıyor: “Sefa kısa sürdü. 70 milyon
kişinin verdiği biletlerden bir iki kişi yararlanırsa böyle olur. Hepsinin âhı
var üstünde, hayrı olmaz. Sonradan araştırdım, kimseye hayır getirmemiş.”Şimdi işsiz olan ve emekliliğinin planlarını yapan Çınar, artık Milli
Piyango bileti satın almıyor. (23 Aralık 2008
Tarihli Gazeteler )

Milli piyango talihlisi intihar etti
Milli Piyango'nun 2005 Yılındaki Çekilişinde, Biletine 5 Milyon Tl'lik
İkramiye İsabet Eden 9 Çocuk Babası Ahmet Bayram Dün Akşam İntihar Etti.Milli Piyango'nun 2005 yılındaki çekilişinde, biletine 5 milyon TL'lik
ikramiye isabet eden 9 çocuk babası Ahmet Bayram dün akşam intihar etti.
Bayram'ın intihar sebebinin kumar ve evlilik dışı ilişkisi olduğu iddia edildi. Erzurumlu Ahmet Bayram'ın (43) hayatı 2005 yılbaşında çeyrek biletine büyük
ikramiyenin isabet etmesiyle bir anda değişti. Uzun süredir işsiz olan 9 çocuk
babası Bayram, hemen ailesiyle birlikte Ankara'ya giderek 5 milyon liralık
ikramiyenin 4'te biri olan 1 milyon 250 bin TL'sini aldı. Parasıyla ilk iş
olarak kendisine peruk alan Bayram, İstanbul'a taşındıktan sonra kendisini gece
hayatına verdi.
BANYODA KENDİNİ ASTI
Günler ilerledikçe ailesinden uzaklaşan Ahmet Bayram, iddiaya göre bir gece
kulübünde tanıştığı kadınla birlikte yaşamaya başladı. 5 aylık hamile olduğu öne
sürülen bu kadından da bir çocuk bekleyen Bayram, dün akşam saatlerinde
ailesinin Pendik'te yaşadığı eve gitti. Çok borcu olduğunu söyleyerek eşinden
üzerine yaptırdığı gayrimenkullari satmasını isteyen Bayram olumsuz yanıt aldı. Saat 23.00 sıralarında banyoya giren Bayram'dan uzun süre ses çıkmayınca
büyük kızı kapıyı zorlayarak içeriye girdi. Babasının kalorifer borusuna asılı
cesediyle karşılaşan genç kız çığlık çığlığa yardım istedi. Polisin eve
gelmesinden sonra yapılan incelemenin ardından Bayram'ın cesedi Pendik Devlet
Hastanesi morguna götürüldü.
KUMAR VE GECE HAYATI
Ahmet Bayram'ın gece hayatı ve kumar düşkünlüğü olduğu ve bu yüzden de kısa
sürede kendi üzerine kayıtlı olan gayrımenkullari tek tek sattığı öğrenildi.
Parası bitince eşinin üzerine kayıtlı olan gayrımenkulleri satmak istediği bu
yüzden de evde sık sık huzursuzluk olduğu iddia edildi. Bayram'ın bir komşusu
yaptığı açıklamada, "Ahmet Bey mütevazi bir insandı. 9 çocuğu vardı. Milli
Piyango'dan kazandığı paraları gayrimenkule yatırdı. Başka bir dostu vardı.
Onunla sorunları olduğunu biliyoruz. İnsan iki taraflı olunca tabii ki huzursuz
oluyor" şeklinde konuştu.
"TEHDİTLER ALIYORUM" DEMİŞTİ
Piyango talihlisi olduğunu açıkladıktan sonra tehditler aldığını öne süren
Ahmet Bayram, 2005 Aralık ayında savcılığa başvurmuştu. Bayram başvurusu sonrası
yaptığı açıklamada, "Ben bu memlekette kimseye haraç vermem. Ben garibanlığı
çektim, eğer garibansa yardım ederim. Ama tehdit, haraç zoruyla ben babama bile
para vermem. Evimi telefonla rahatsız ediyorlar. Cep telefonumla da beni tehdit
ediyorlar. 'Çocuğunu kaçırırız diyorlar' Ben bir çocuğumu o paraya değişmem ama
kimseye de haraç vermem. Beni tehdit edenleri tanımak için gerekirse o parayı
devlete veririm" demişti.Bayram'ın intiharıyla ilgili inceleme sürüyor
(11.04.2009)

Piyango talihlisi bin pişman
Edirne'de, 1995'te Milli
Piyango İdaresi'nin büyük ikramiyesini kazanan Ahmet Yalçınkaya,
paraları tüketince tekrar devlet memuru olabilmek için mahkemeye başvurdu.Edirne
Belediyesi'nde sözleşmeli işçi olarak çalışan Ahmet Yalçınkaya, Milli
Piyango'nun 9 Eylül 1995'teki çekilişinde aldığı yarım bilete 10 milyar lira
isabet ettiğini söyledi. Kazandığı 10 milyar liranın kendisine hayır
getirmediğini, her geçen gün huzurunun bozulduğunu anlatan Yalçınkaya, şöyle
konuştu: ''İşler umduğum gibi gitmedi. Eskiden daha güzel bir hayatım vardı.
Edirne Sigorta Hastanesinde memur olarak görev yapıyordum. Devlet memurluğuna
devam etseydim param olmayacaktı ama huzurum olacaktı. O zaman çok mutluydum.
Şimdi tüm dostlarımı kaybettim.''
"ŞANS OYUNLARI MUTLULUK GETİRMİYOR"
Devlet memurluğuna geri dönmek
istediğini, bunun için mahkemeye başvurduğunu bildiren Yalçınkaya, ''Keşke
istifa etmeseydim. Buradan herkese sesleniyorum, para her şey değildir.
İnsanın etrafından ne dost ne de tutunacak dal kalıyor. Şimdi hiç şans
oyunu oynamıyorum. Bilet aldığıma bin pişman oldum. Şans oyunlarından para çıkan
insanlara acıyorum'' dedi.Bu akşamki süper loto çekilişine vatandaşların
büyük ilgi gösterdiğini belirten Yalçınkaya, şans oyunlarının sanıldığı gibi
mutluluk getirmediğini öne sürdü. (05 Mart 2009)

Milli Piyango
talihlisinden 'son pişmanlık'
1998’in Milli Piyango talihlisi
Semra
Kozan, haram paradan hayır gelmediğini yaşayarak
gördü. Kozan’ın 18 yıllık yuvası dağıldı.. Aldığı
yazlık yıkıldı. Oğlu...
1998’in Milli
Piyango talihlisi Semra Kozan, haram paradan hayır
gelmediğini yaşayarak gördü. Kozan’ın 18 yıllık
yuvası dağıldı.. Aldığı yazlık yıkıldı.. Lüks
arabasıyla kaza yapan oğlu ölümden
döndü. Sene sonunun
yaklaşması ile her yıl olduğu gibi bu yıl da
vatandaşın gündemine oturtulan Milli Piyango
bileti ile kazanılan paradan hayır gelmediği
birçok örneği ile ortada. Milli Piyango biletinin
yanı sıra at yarışı, Sayısal Loto gibi şans
oyunlarından para kazanan “talihli”(!)lerin de,
hiçbir emek harcamaksızın havadan kazandığı
paraların hayrını göremediği gözleniyor.
İŞTE ONLARDAN BİRİ
1998 yılında aldığı Milli Piyango biletine
büyük ikramiye çıkan (100 milyar TL) Semra
Kozan’la, aradan geçen 9 yıl içinde hayatında ne
gibi değişiklikler olduğunu konuştuk. Kısa yoldan
kazanılan büyük paralar ile dünyası alt üst olan
sayısız örnekten sadece biri o. Semra Kozan,
Vakit’e yaptığı açıklamada, “Beni piyango
talihlisi olarak nitelendiriyorlar. Oysa piyango
talihlisi değil; piyango mağduruyum. Çok para
huzur getirmiyormuş. İkramiyeden önce daha
huzurluydum. Bir yuvam vardı. Şimdi yok” diye
konuştu.
“YUVAM
DAĞILDI” Büyük ikramiyenin çıkmasıyla
sevdiklerinin birer birer kendisinden
uzaklaştığını dile getiren Kozan, şöyle konuştu:
“Sahte dostluklar edinmeye başladım. Eski
arkadaşlarımda bulduğum samimiyeti yeni çevremde
bulamadım. Psikolojik sıkıntılar yaşadım.
Kalabalıklar içinde yalnızlığa itildim. 18 yıl
aynı yastığa baş koyduğum eşim ile yollarımızı
ayırmak zorunda kaldık. Eşimle 18 yıl birçok
sıkıntıya göğüs gerdik. Yokluk içinde birbirimize
destek olduk. Ama para eşimi çok değiştirdi. Onu
tanıyamadım.”
“OĞLUM KAZA GEÇİRDİ,
ÖLÜMDEN DÖNDÜ” Paranın büyük bir bölümünü
çocuklarının eğitimine ayırdığını söyleyen Kozan,
“2000 yılında oğlum trafik kazası geçirdi.
Eğitimine bir süre ara vermek zorunda kaldı.
Oğlumun kaza geçirdiği gün altında benim doğum
gününde hediye ettiğim otomobil vardı. Oğlumun
kaza haberini aldığımda piyangodan çıkan paraya
kahretmiştim. O haberle birlikte haram paranın
hayır getirmeyeceğini anladım. İnsanoğlu yine de
zor durumda kalınca düşünüyor böyle şeyleri. Helal
paraya haram katmamak gerekiyormuş”
dedi.
YAZLIĞI
YIKILDI Depremde yıkılan evin ve oğlunun
geçirdiği trafik kazasının kendisine gönderilen
bir uyarı olduğunu dile getiren Kozan, “1998
yılında kazandığım büyük ikramiyeden sonra
Çınarcık’ta bir yazlık almıştım. 1999 yılında
gerçekleşen büyük deprem sonrası yıkılanlar
arasında benim yazlığım da vardı. Deprem bana bir
mesajdı belki de. Ama büyük para insanı gerçekten
etkisi altına alıyor. Depremden sonra da hayatıma
lüks içinde sahte dostlarla birlikte devam ettim.
Ben söz konusu mesajı oğlumun kaza geçirmesinden
sonra aldım. Benim için büyük bir dersti. Oğlumun
geçirdiği kaza, ikramiyeden sonra çevremde oluşan
o yapay dostlardan uzaklaşmamı sağladı.. Artık
yuvamı kontrol altına almam gerektiğini hissettim.
Ve öyle de yaptım. Artık paramı boş zevkler uğruna
harcamıyorum. Çocuklarımın eğitimi için
harcıyorum. Onlar başarılı oldukça ben mutlu
oluyorum” diye konuştu.
Talih kuşunu
afiyetle yedi


|
Piyango
milyarderi hızlı yaşadı, parayı tüketti şimdi asgari ücretli
işçi...
İşportacı Hasan Özcan, 1993'te piyangodan büyük ikramiye kazandı.
Parayı faize yatırıp evlendi. Uzun tatillere çıktı, eşe dosta
cömertçe yardım etti. Para hızla tükendi, son 11 milyarıyla da İmarzede oldu. Özcan şimdi 300 milyon maaşla tornacılık
yapıyor.
Talih kuşu zengini hızlı
yaşadı, battı
Sokaklarda fıstık
satarken, çeyrek biletine Milli Piyango'nun 6 milyar liralık
büyük ikramiyesi çıkan Hasan Özcan, yıllarca kral gibi yaşadı
Akrabalarına, eşine dostuna para saçan Özcan, şimdilerde
asgari ücretle tornacılık yapıyor. Talihsiz talihlinin son
parası da İmar Bankası'nda battı.
Hasan Özcan, 29 Kasım 1993'deki Milli
Piyango çekilişinde 6 milyarlık büyük ikramiyeyi kazandı.
Çeyrek biletine büyük ikramiyenin çıkması üzerine bugünkü
değeri yaklaşık 300 milyar lirayı bulan parayı faize yatıran
Özcan, hemen evlendi ve yıllarca milyarderliğin tadını çıkarıp
hiçbir yatırım yapmadan gezip eğlendi. İmar Bankası'na faizle
yatırdığı parası, devalüasyon ile iki kez ekonomik kriz
görünce 11 milyar liraya kadar düştü. Bankaya el konunca son
parasından da olan Özcan, iki çocuğuna bakabilmek için
Yenibosna'da bir sanayi sitesinde asgari ücretle tornacılık
yapmaya başladı. Özcan, eline geçen fırsatı değerlendiremeyip
bu duruma düştüğü için pişman ama "Son pişmanlık fayda
etmiyor. Artık bundan sonrasına bakmak lazım" diyor. Hasan
Özcan, Beyoğlu'nda köhne bir evde ağabeyiyle yaşıyordu o
yıllarda. İşten atıldığı için Zeyrek Geçidi'nde bardakla tuzlu
fıstık satarak cep harçlığını çıkarıyordu. Bir gece rüyasında
Mevlana'nın türbesini ziyaret ettiğini ve ardından Sirkeci'den
piyango bileti aldığını gördü. Bilet numarası 22'yle
bitiyordu. Ertesi gün Sirkeci'ye gitti ve rüyasında gördüğü
büfeyi bulup bir çeyrek bilet aldı. Oradan Beyoğlu'na çıktı,
arkadaşlarının yanına uğradı. Ancak aldığı biletin 23'le
bittiğini fark etti ve geri dönüp bileti değiştirdi. 29
Kasım'da çekiliş yapıldı, 6 milyarlık büyük ikramiye Özcan'a
çıktı. Hayalleri gerçek olmuştu Hasan Özcan'ın...
6
AY SONRA DÜNYA EVİNE GİRDİ Çeyrek biletine çıkan
6 milyarın dörtte birini alan Özcan için ibret alacağı
tecrübeler bu tarihten sonra başlayacaktı. O zamanlar bekar
olan Özcan, artık geleceğini garanti altına aldığı için bir an
önce evlenip yuva kurmak istiyordu. Çıkan parayla Yenibosna'da
sıfır bir daire aldı ve içini dayayıp döşedi. Kalan parasını
İmar Bankası'na faize yatırdı. 6 ay sonra tanıdıklar
vasıtasıyla tanıştığı Tülay Hanım'la evlendi. Balayına
Kuşadası'na gitti çiçeği burnunda çift. Bir yıl sonra da
kızları Yağmur dünyaya geldi. Artık her sene iki kez uzun uzun
tatile çıkıyor, arkadaşlarla, akrabalarla gönüllerince
geziyorlardı. Özcan, faizden iyi bir geliri olduğu için ne
yatırım yaptı, ne de çalıştı. Eşi ve kızıyla birlikte Ege,
Akdeniz, her yeri gezdi. Bu arada ağabeyi, kızkardeşi ve anne
babasından başka kimsesi olmayan Özcan'ın onlarca akrabası,
arkadaşı olduğu ortaya çıktı. Tülay Hanım, "Telefonlar
susmuyordu. Evden de gelen giden eksik olmuyordu. Herkes
Hasan'dan yardım istiyordu. Hastası olan, borcu olan, cebinde
harçlığı olmayan Hasan'ı arıyordu. Eşim çok iyi niyetli bir
adamdır, hiçbirini kırmadı, herkese elinden geldiğince yardım
etti. Keşke beni dinleyip yatırım yapsaydı, şu anda bu durumda
olmazdık" diyor. HAZIRA DAĞ MI DAYANIR?.. Yıllar çabuk geçiyor, faizdeki para da gitgide
değerini yitiriyordu. Yardım isteyenlerinse ardı arkası
kesilmiyordu. Bu arada devalüasyon olmuş, Türk Lirası'nın
değeri iyice düşmüştü. Ardından iki kez de ekonomik kriz
yaşanınca Özcan'ın faizdeki ana parası 'çerez parası'na
dönüştü. Kala kala 11 milyar lirası kaldı, o da İmar
Bankası'na el konunca elden gitti. Bir zamanların 'Milyarder
Hasan'ı, artık 'İmarzede Hasan' olmuştu ve evini dahi zar zor
geçindirecek durumdaydı. Yağmur okula başlamış, Tülay hanım 4
yıl önce bir de erkek çocuk dünyaya getirmişti. Özcan ailesi,
geçim sıkıntısıyla kıvranıyordu. Sonunda Yenibosna'da otomobil
parçaları üreten bir atölyede asgari ücretle işe girdi Hasan
Özcan ve 300 milyon maaşla tornacılık yapmaya başladı. Bilet
almaktan hala vazgeçmeyen Özcan, "İkinci bir şansım daha
olursa bu hataları yapmayacağım ama evlendikten sonra şansım
döndü herhalde, amorti bile çıkmıyor" diyor.
Keşke Bir İş Kursaydım
HASAN Özcan, "Şimdiki aklım olsa
hemen kendime bir iş kurardım. O zamanlar evin kapısını
aşındıran 'sözde' akrabalar şimdi nerede? Para sıfırlanınca
dost da kalmadı. Bilseydim hiçbirini kapımdan geçirmezdim.
Yılbaşı talihlisi arkadaşa benden tavsiye, özellikle bu gibi
taleplere kulak asmasın ve paralarını akıllıca kullansın" diye
konuşuyor. Özcan'ın eşi Tülay Hanım da "Çok uğraştım bu
hataları yapmasın diye ama beni dinlemedi. Bu kadar cömert ve
iyi niyetli olmasaydı belki de şu anda zenginlik içinde
yüzüyor olacaktık. Yine de canımız sağolsun. İyi kötü geçinip
gidiyoruz işte diyor. (12.01.2004)
|
Haram para felaket getiriyor
Milli Piyango’dan para kazananlar çok kısa süre sonra sadece o parayı
değil, çoğu zaman ailelerini, mutluluklarını, sağlıklarını ve hatta hayatlarını
da kaybediyorlar. “Milli Piyango mağdurlarının” hayat hikayeleri ibret verirken,
İlahiyatçılardan “Piyango kumardır. İslâm kumarı kesinlikle yasaklar. Kazanılan
paradan hayır gelmez. Kendinizi tehlikeye atmayın” uyarısı geldi.
Milli Piyango tarafından düzenlenen kuradan milyarlarca para kazananlar çok kısa
süre sonra piyangodan kazandıkları parayı kaybetmekle kalmıyor, çoğu zaman
ailelerini, mutluluklarını, sağlıklarını ve hatta hayatlarını da kaybediyorlar.
“Milli Piyango mağdurlarının” hayat hikayeleri ibret verirken İlahiyatçılar
da; “Piyango kumardır. İslâm kumarı kesinlikle yasaklar. Kazanılan paradan hayır
gelmez. Kendinizi tehlikeye atmayın” mesajı verdiler.Diyanet de piyango ile
alakalı; “Temel kazanç prensiplerine aykırı olması, çalışıp üretme yeteneğini
köreltmesi ve çalışmadan kazanma arzusunu kamçılaması gibi daha pek çok olumsuz
sonuç doğurması sebebiyle dinimizce kesin olarak yasaklanmıştır” diyor.
Diyanet: Piyango kesinlikle haram
Şans ve kumar oyunları kategorisine giren Milli Piyango, Diyanet İşleri
Başkanlığı tarafından haram olarak görülüyor. Diyanet işleri Başkanlığı
tarafından 21 Aralık 2003 tarihinde yayınlanan fetvada, Milli Piyango’nun da
Spor Toto, Spor Loto ve Sayısal Loto gibi “şans oyunu” olduğu belirtiliyor.
Diyanet işleri Başkanlığı, o tarihte Milli Piyango’dan kazanılacak en büyük
ikramiye olan 10 trilyonun “haram sayılacağını” açıklamıştı. Diyanet tarafından
camilerde okutulan hutbelerde de “Kumar ve şans oyunları haramdır” deniliyor.
Diyanet, şans oyunlarının haram olmasının gerekçelerini şöyle sıralıyor: “Temel
kazanç prensiplerine aykırı olması, çalışıp üretme yeteneğini köreltmesi ve
çalışmadan kazanma arzusunu kamçılaması gibi daha pek çok olumsuz sonuç
doğurması sebebiyle dinimizce kesin olarak yasaklanmıştır.”
Karaman: Piyango da bir kumardır
İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman da piyangonun haram olduğu görüşünde:
"Piyango İdaresi bilet alanların paralarını topluyor, çekiliş yaparak (bir nevi
kur'a çekerek) onların bir kısmına para veriyor, kendisi de büyük bir pay
alıyor. Bilet alanlar verdikleri para karşılığında bir mal veya hizmet
almıyorlar, parayı idareye veya bileti kazananlara da bağışlamıyorlar; bilet
alanın amacı az verip çok kazanmaktır. Kazanma yolu da kumardır; yani birçok
kişinin parasını bir araya getirip, her biri büyük pay kendinin olsun diye
beklerken içlerinden birkaçına (kurayı, çekilişi kazananlara) vermekten
ibarettir. Üç beş kişinin ortaya birer milyon lira koyup zar atarak, kâğıt
çekerek, atlar koşturarak... hangisininki kazanırsa parayı alması ile piyango
vb. arasında bir fark yoktur..."
Baytan: Alınteri ile kazanılan paranın yerini hiçbir şey tutmaz
Emekli Vaiz Enver Baytan da Milli Piyango'nun haram olduğuna işaret ederken
piyangonun iğrenç bir şey olduğunu söyledi. Baytan; "Piyango, şüphesiz haramdır.
Kumardan farksızdır. Çünkü emek sarfetmeden para gelmesi söz konusudur.
Kitabımıza göre alınteri ile kazanılan paranın yerini hiçbir şey tutmaz.
İnsanlarımıza tavsiyem, piyango bileti alarak kumara hiç yönelmesinler. Elbette
piyangodan kazanılacak paradan hayır gelmez. Felaket getirir. Ama felaket
getirmese de uzak durmak gerekir" dedi.
KUR’AN NE DIYOR?
Kumar ve benzeri kötü alışkanlıklar hakkında Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ey
iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar, fal
okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki, kurtuluşa
eresiniz. Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi,
Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?”
(2 Maide, 5/90-91)
O kadar paranın nasıl bittiğini anlayamadı
(29.12.2008
)



Büyük ikramiye aslında vermiyor alıyor
Milli Piyango
İdaresi'nin yılbaşı çekilişi için belirlediği 35 milyon lira kısa yoldan
zengin olmak isteyenlerin hayallerini süslerken, daha önce bu şansı yakalayan
ve eski parayla milyarları alanlar ise paranın kendilerine mutluluk
getirmediğini belirtiyor.
Milli Piyango'dan
1982 ve 1984 yıllarında 2 kere büyük ikramiye kazanan ''piyango tiryakisi''
Mustafa Savgan da, paranın mutluluk getirmediği ''talihli''lerden.
Piyangodan kazandığı
paranın çoğunu, ''belki daha çok kazanırım'' diye yine biletlere yatıran
Savgan, şuanda iki büyük ikramiye kazanmış bir ayakkabı boyacısı olarak
hayatını sürdürüyor.
Yaklaşık 35 yıldır
İstanbul Cağaloğlu'nda ayakkabı boyacılığı yapan Savgan, her iki ikramiyeyi de
harcamaktan pişmanlık duymadığını belirterek, ''Şu anda daha çok huzurluyum.
Neden huzurluyum, en azından param yok'' yorumunu yapıyor.
AA muhabirine
piyangoya merakının nasıl başladığını anlatan Savgan, gençliğinde Adana'da
çobanlık yaparken, bir gün Adana'nın ''01'' numaralı plakasını kendisine
hatırlattığı için üzerinde yedi tane ''0''olan bir piyango bileti aldığını
söyledi.
Annesiz babasız
büyüdüğünü belirten Savgan, ''Tutunacak dal olmadığı için mecbur kaldık, şans
oyunlarında şansımızı denemeye başladık. Çalışmakla bir yere varılmıyor.
Düşündüm taşındım, şans oyunlarına bir başlayalım dedim, Milli Piyango'yla
başladık'' diye konuştu.
Savgan, aldığı
bilete 10 bin lira çıktığını, o dönemde öğretmen maaşının 150 lira olduğunu,
bu parayla 2 tane ev alınabildiğini kaydetti.
İkramiyeyi alınca,
''Şans oyunları daha çok şehirlerde oynanıyor'' düşüncesiyle İzmir'e
geldiğini, bir boya sandığı alarak boyacılığa başladığını belirten Savgan,
''Bu kadar parayı nasıl harcadığı'' sorusuna da ''Özel hayat da anlatılmaz,
insanın özel hayatı olabilir, ama anlatılmaz, ayıp olur'' cevabını verdi.
Savgan, ''Ayakkabı
boyacılığına başladım. Gene bilet alıyordum tabi. Cahildik biraz da. Çok bilet
almaya başladım. Sonra paraları bitirdik. Hiç yatırım yapmadım. Cahillik
vardı. Bilemedik ne iş yapacağımızı. İnsan bilemediği bir işe nasıl girişecek
ki?'' diye konuştu.
-SON
PARASIYLA ALDIĞI BİLETE DE BÜYÜK İKRAMİYE ÇIKTI-
Sonraki yıllarda
İstanbul'a geldiğini, bir otele yerleştiğini ifade eden Savgan, şunları
kaydetti:
''1970'lerin sonunda
geldim. Bankada bin liram kalmıştı. 'İstanbul'un taşı toprağı altın' diyorlar
ya o sebepten biz de kendimizi İstanbul'a attık. Yine boyacılık yapıyorum. O
sene çok kış yaptı, hava soğudu, iş yok. Parayı sıfırladık. Bilet de çok
oynuyoruz para çıkacak diye çıkmıyor. Parayı bitirdik, bir de otele
borçlandık. Sirkeci'den çıktım, Mahmutpaşa Camisi'nin oradan Nuruosmaniye
Caddesi'ne girdim. Buraya sandığı koydum, geldi belediye sandığımı aldı,
gitti. Gözlerim doldu, açım. Roman bir çiçekçi kadın vardı. Neden ağlıyor,
diye merak etmiş. Kadın gitti boya sandığımı belediyeden aldı, parasını ödedi.
Bir de bana bin lira verdi. Otele borcumu ödedim. Lokantaya da borcum vardı
onu da ödedim. Geri kalan 100 lirayla bir tam bilet aldım. İkindi üzeri
almıştım bileti zaten akşamı da çekiliyordu. Bileti aldım, baktım 10 bin lira
çıkmış. Sabaha kadar hem ağladım hem sevindim. Sevinçten uyuyamadım. Getirdim
sabah kadına 5 bin lira verdim.''
-''UFAK
İKRAMİYELERİ SAYMAYACAKSIN''-
Mustafa Savgan,
1982'de Milli Piyango çekilişinde 15 milyon liralık, 1984'teki 23 Nisan
çekilişinde de 25 milyonluk ikramiyeleri kazandığını vurguladı. Piyangodan
başka ikramiye kazanıp kazanmadığı sorusuna da Savgan, ''Çok kazandım, ama
ufakları saymayacaksın'' yanıtını verdi.
25 milyonluk
ikramiye kazanınca aynı sokakta boyacılık yapan 5-6 arkadaşına 200'er lira
para verdiğini anlatan Savgan, gazetecilerin ''Boyacıya para vurdu'' şeklinde
yaptıkları haberler üzerine, pek çok kişinin peşine düştüğünü, bu nedenle
izini kaybettirmek için Adana'ya geri döndüğünü bildirdi.
-''PARA
HUZUR GETİRMEDİ BİZE''
Savgan, yolda bile
tedirgin olduğunu belirterek, ''Zenginlik de başa bela. Arkandan 2 kişi hızlı
hızlı gelse 'Acaba beni mi takip ediyor?' diyorsun'' diye konuştu.
Adana'da bir köylü
kızla evlenip bir kaç tarla almayı istediğini, ancak evlendiğinde mutlu
olamadığını dile geçiren Savgan, şöyle devam etti:
''Bunalıma girdim.
Önce insana kafa dengi eş lazım. Kafa dengi eş olmadı mı isterse İstanbul
senin olsun hepsi boş. Ama maalesef huzurlu, mutlu bir evlilik yapamadık. Beni
bu yıktı. Sinirimden bütün paraları dağıttım. Milli Piyango'ya verdim daha
çok. 500 tane, bin tane 2 bin tane bilet aldığım gün oldu. Parayı öyle
erittik. Çıkan ufak ikramiyeleri de arada harcadık. Yani para huzur getirmedi
bize. Şu anda daha çok huzurluyum. Neden huzurluyum? En azından param yok.
Parayla yaşasam, iş kursaydım, zengin olsaydım, insanlar peşimi bırakmazdı.
Şimdi param yok huzurluyum, mutluyum. Şimdi yılbaşı için de 5 tane tam bilet
cebimde. Ben tam oynarım, ne çeyrek ne yarım. Ya herro ya merro. Olursa tam,
olmazsa hiç. Cebime bileti koymadığım takdirde uyuyamam. İlla ki her çekilişte
bileti cebime koymam şart.''
-''35 MİLYON
BÜYÜK PARA HEPSİNİ HARCAYAMAM''-
Yılbaşı çekilişinde
kendisine büyük ikramiye çıkması halinde ne yapacağına ilişkin soruyu Savgan,
şu şekilde yanıtladı:
''Eğer bana bu sene
büyük ikramiye çıkarsa, zaten 35 milyon lira büyük para, hepsini harcayamam.
100 tane konut yaptırırım, anasız-babasız garibanlar için. Öyle insanlara
imkan sağlayacağım. Hepsine birer tane daire vereceğim. Sitenin girişine de
'Talih Kuşu Siteleri' yazdıracağım. Bir de yurt yaptıracağım. Mesela sokakta
kalmış, kimsesiz, yatacak yeri olmayan kişileri bu yurtta barındıracağım. Bir
de kafa dengi bir eş istiyorum. 40-45 yaşında olacak, ondan genç olmaz. Ben
yaşımı bilmiyorum, ama 70'ten fazlayımdır. Şimdi bir handa kalıyorum. Ama
piyango çıkarsa, kuracağım Milli Piyango Sitesi'nin içinde ben de kendime
bahçeli güzel bir ev yaptıracağım. Ondan sonra çalışmam. Ne çalışacaksın?
Yıllardan beri çalıştığım, ezildiğim yeter.''
RÜYA KISA
SÜRDÜ
Denizli'nin Çivril
ilçesinde hapisten çıktından sonra Sayısal Loto'dan 345 milyar kazanan Osman
Kaplan, yeni paralar kazanmak ümidiyle oyun bayilerini mesken tuttu.
Marangozluk yaparken
işlerinin bozulması neticesinde önce eşinden ayrılan, daha sonra işyerlerine
haciz gelen Kaplan, kestiği çekleri de gününde ödeyemeyince 60 milyarlık çeke
karşılık 65 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
İşyerlerinin ve
makinelerinin haczinden elde edilen parayla borçlarının bir kısmını ödedikten
sonra serbest kalan Kaplan, cezaevinden çıktıktan sonra Denizli'ye iş aramaya
gitti. Kaplan, iki gün sonra oynadığı Sayısal Loto'dan 345 bin lira kazandı.
Parayı kazandıktan
sonra esnaflığı bırakan ve kazandığı parayla geçimini sağlamaya başlayan Osman
Kaplan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''İkramiyeyi kazanınca Çivril'e
döndüm. İlk işim eşimle barışmak oldu. Ondan sonra borçlarımı ödedim, daha
sonra da bana zor günlerimde yardımcı olan arkadaşlarıma yardım ettim. Birçok
arkadaşıma ev aldım. Bazılarının çocuklarının sünnetlerini, düğünlerini
yaptım'' diye konuştu.
-''RÜYA KISA
SÜRDÜ''
Kaplan, 3 yıl rüya
gibi bir yaşam sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:
''Parayı kazandıktan
sonra hayatımda çok büyük değişliklikler olmadı. Zaten eğlenceye ve para
harcamaya düşkündüm, bu kadar bol para olunca daha rahat harcadım. Hesabını
tutmadım. Parayı büyük şehirlerde harcadım. İzmir'de bir bayanla bir otelde
muhteşem bir nişan töreni yaptım. Birlikte olduğum bayanlara beğendikleri
arabayı aldım, yanımda olan herkesin ihtiyaçlarını gördüm. Her gördüğüm
arabadan almaya kalktım, tabii bu kadar harcamaya 345 milyar bile yetmedi.''
İlk kazandığı
ikramiyenin bitmeye başladığı dönemlerde 2004 yılında Milli Piyango'dan aldığı
bilete 500 bin lira çıktığını ve bileti çeyrek olduğu için 125 milyar
kazandığını ifade eden Kaplan, ''Bu parayı da aynı lüks içinde yedim'' dedi.
Para aldıkça
kendisine selam verenlerin arttığını ve tanımadığı birçok akrabasının ortaya
çıktığı belirten Kaplan, ''İkramiyeyi kazanınca akrabalarım çoğaldı. Daha önce
borç para isterim endişesiyle herkes benden kaçarken, neredeyse bütün Çivril
akrabam oldu. Kars, Kayseri ve Zonguldak'tan bile akrabalarım çıktı. Yanıma
geldi. O kadar yol gelmişler diye, her birine 150-200 milyon lira para
verdim'' diye konuştu.
Şu anda hayatını
emekli maaşı ve kira gelirleriyle sürdürdüğünü anlatan Kaplan, şunları
söyledi:
''Para bitmeye
başlayınca iş kurmayı düşündüm Denizli'de tüp bayisi açtım 3 yerde şubem
vardı. Ama o işi de batırdım, yaklaşık 300 milyar da tüp işinden zarar ettim.
2004 yılından beri düzenli olarak her ay yaklaşık 1500 liralık şans oyunu
oynuyorum, yılbaşı için de 5 bin liralık Milli Piyango bileti aldım. Büyük
ikramiye bu sene kesin bana çıkacak. 'Hep yarın paralar bana çıkacak ümidi var
içimde' Sabah evden çıkıyorum, oyun bayisine giriyorum, kapanana kadar
oynuyorum, oraları mesken tuttum. Bir gün hayallerime kavuşacağım. Biliyorum
paralar bir gün bana çıkacak.''
- PİYANGO TALİHLİSİNİN CENAZESİNİ DEVLET
KALDIRDI
Denizli'nin Sarayköy
ilçesine bağlı Tırkaz köyünde 35 yıl önce aldığı Milli Piyango biletine
ikramiye çıkan merhum Mehmet Sarıoğlu'nun (83) yeğeni Zehra Alkan (62), ''Bize
yardım etmediği gibi, cenazesini de devletten aldığı yaşlılık maaşı ile
kaldırdık'' dedi.
Sarayköy ilçesine
bağlı Tırkaz köyünde ikamet eden Mehmet Sarıoğlu'nun 1975 yılında aldığı Milli
Piyango biletine ikramiye çıktı. Hiç evlenmeyen ve amelelik yaparak geçimi
sağlayan Sarıoğlu'nun çeyrek biletine ikramiye çıkmasıyla birden hayatı
değişti.
O yıllardaki para
ile 25 bin lira kazanan Sarıoğlu, bir anda zengin oldu. Çalıştığı işyerinden
ayrılarak kayıplara karışan Sarıoğlu, İzmir ve İstanbul gibi büyük şehirlerde
parayı bitirdi.
Ardından 2000'li
yıllarda parasız olarak köyüne dönen Sarıoğlu, yaptığı barakada yaşamaya
başladı. Sobadan sıçrayan kıvcılcım nedeniyle barakası yanan Sarıoğlu'na
köylülerin ve akrabalarının yardımıyla bir ev yaptırıldı. Parası kalmayan
Sarıoğlu'na komşuları bakmaya başladı.
Sarıoğlu'na yeşil
kart çıkartıldı, yaşlılık maaşı bağlandı. Köylüler tarafından yiyeceği içeceği
temin edilen Sarıoğlu, köy bekçisi tarafından evinde ölü bulundu. Yastığının
altından eski piyango biletleri ve listesi çıkan Sarıoğlu'nun yapılan
otopsisinde donarak öldüğü belirlendi.
Sarıoğlu'nun yeğeni
Zehra Alkan (62), kendilerine ve akrabalarına hiç yardım etmediğini
belirterek, ''O bize yarım etmediği gibi biz ona yardım ettik. Ev yaparken
ustanın yemeğini bile biz yapıvermiştik. Hiç evlenmedi, çoluk çocuğu yoktu.
Devamlı bilet alırmış. Öldüğünde bile yatağının altından eski Milli Piyango
bileti çıktı. Cenazesini bile devletten aldığı yaşlılık aylığıyla kaldırdık''
diye konuştu.
İKRAMİYE İLE
BİRLİKTE KENDİ PARASI DA BİTTİ
Samsun'da 17 yıl
önce Milli Piyango'dan büyük ikramiye Kazanan Süleyman Orhan (52), ikramiyeyle
birlikte kendi emeği ile kazandıklarını da kaybettiğini söyledi.
Orhan, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, 1993 yılında pastahane sahibiyken, iş yerinin önünden
geçen piyangocunun ısrarıyla aldığı bilete 2 milyar TL çıktığını söyledi.
Büyük ikramiye
kendisine çıktıktan sonra hayatında talihsizlikler yaşamaya başladığını
anlatan Orhan, kazandığı parayı ticari işlerde kullandığını, ancak yaptığı her
işten zarar ettiğini ifade etti.
Bu süreçte erkek
kardeşini ve yeğenini trafik kazasında kaybettiğini ifade eden Orhan, şunları
kaydetti:
''Benim düzenim
vardı, kardeşim vardı, huzurum vardı. 2 milyar geldi her şeyimizi aldı gitti.
1958 yılında, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi Şenyuva köyünde doğdum. Samsun'da
pastahanem vardı. Maddi durumum iyiydi. Büyük ikramiye çıktığında çok
şaşırmadık. Gelen paranın bize ticari bir getirisi olacağını umut ettik ve
ticari amaçla kullandık. Daha doğrusu kullandığımızı zannettik. Bizde bir
rehavete kapılma oldu, 'para var'' dedik ve işle de ilgilenemez olduk. Tamamen
bizim hatamız olabilir bu. Ama bence o parada da bir uğursuzluk var. Bize bir
getirisi olmadı, tamamen götürüsü oldu. Bu para bize çok sıkıntı yarattı.
Kaderci bir insanım. Paranın çıktığı dönemde kardeşim ve yeğenim trafik
kazasında hayatını kaybetti. Helal olarak kazandığımız paraları tamamen
kaybettik. Bir anda iflasın eşiğine kadar sürüklendik. Tamamen bitmedik ama
çok sıkıntı çektik.''
-''MİLYONLARCA İNSANIN GÖZÜNÜN OLDUĞU PARAYI GÜZEL YİYEMEDİK''-
Kazandığı
ikramiyenin helal olmadığını düşündüğünü söyleyen Orhan, ''Milyonlarca insanın
gözünün olduğu parayı güzelce yiyemedik. O para bir kişiye gidiyor. Eline
ikramiyeden 5 kuruş geçmeyen insanların umutları heyecanları hepsi senin
elinde olmuş oluyor, bence bu yüzden paranın hiçbir hayrını göremedik'' diye
konuştu.
Kantin işletmeciliği
yapan ve artık piyango bileti almadığını vurgulayan Orhan, yılbaşı için bilet
alacaklara ise, ''Bütün umutlarınızı bilete bağlamayın'' tavsiyesinde bulundu.
-ORDU-
Ordu'da 2003 yılında
Sayısal Loto'dan tek başına 844 milyar lira kazanan Perşembeli çaycı Hayri
Kaya,kazandığı parayı tüketince yeniden çaycılık yapmaya başladı.
Perşembe ilçesinde
bir bankada çaycılık yaparken 7 yıl önce oynadığı Sayısal Loto'dan 844 milyar
lira kazanan 39 yaşındaki Kaya da, diğer pek çok ''Talihli'' gibi başladığı
yere geri döndü.
Kaya, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, sürekli şans oyunları oynadığını, 2003 yılında şanslı 6
numarayı bilerek büyük ikramiyeyi kazandığını belirterek, kazandığı paranın
kendisine şans değil adeta uğursuzluk getirdiğini ifade etti.
''2003 yılında şans oyunlarının oynandığı bir bayiye giderek, Sayısal Loto'da
bilgisayarın tercih ettiği numaralara cebimdeki son parayı yatırdım'' diyen
Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Aynı bayide yaşlı
bir adam da vardı. İkimiz üst üste bilgisayardan oyunumuzu oynayınca, ben
adamın oynadığı kuponu aldım, yaşlı adam da benim oynadığım kuponu aldı.
Daha sonra akşam eve gittim ve şanslı numaraların çekileceği saati bekledim.
Numaralar belli olduktan sonra TRT spikeri şanslı altı numaranın Ordu'nun
Perşembe ilçesine çıktığını söyledi. Hemen cebimdeki kupona bakarak paranın
bana çıktığını gördüm. O sırada mutluluktan ne yapacağımı bilemedim.''
-KAZANDIKLARININ HEPSİNİ KAYBETTİ-
Para çıkınca hemen
o dönem çalıştığı bankanın müdürünü arayarak durumu anlattığını, bir gün
sonra banka müdürüne vekalet vererek parayı Ankara'dan aldıklarını ve
bankaya yatırdıklarını söyleyen Kaya, ''Ardından bütün sorunlar da ardı
ardına gelmeye başladı''diye konuştu.
İlk olarak sıfır
bir araba aldığını, daha sonra Efirli köyündeki arazisine 4 katlı ev
yaptırdığını ifade eden Kaya, yaşadıklarını şöyle anlattı:
''Ondan sonra da
bazı akrabalarımla PVC işine girdik. Bununla da yetinmedim ve bal alım-satım
işine başladım. Bunların ardından Perşembe ilçesine hayır için bir halı saha
yaptırdım. Ama ne yazık ki daha sonra başladığım bütün işlerim zarar etmeye
başladı. Önce PVC işim iflas etti. Ardından balcılık işimde zarar edince
ciddi sıkıntılar içine girdim. Çünkü her iki işimde de senetlerin borcunu
ödeyememiştim. Sonra bu borçlarımı ödeyemeyince köye yaptırdığım 4 katlı
evim ve 35 dönümlük arazim hacze girdi. Sıfır aldığım araba da hacze girince
onu da kaybettim. Yine borçların tamamını ödeyemeyince senetler yüzünden 5
ay kadar hapiste yattım. Ailemle de o zamanlar aram açıldı. Parayı doğru
dürüst kullanamadığım için bütün ailem bana kızmıştı. Bu olayların
yaşanmasının ardından 7 yıl gibi bir süre geçti. Artık eski mesleğime geri
döndüm. Şu anda Perşembe Kaymakamlığı'nın çay ocağını işletiyorum. 7 yıl
önceki mutluluğumu yeniden buldum. 7 yıl önce milyarderdim ama şimdi parayı
kuruş kuruş topluyorum.''
Kaya, şans
oyunlarını oynamaya devam ettiğini kaydederek, ''Şansımın halen devam
ettiğini düşünüyorum. Bu olaylar başımdan geçti, ama yine de bu şans
oyunlarını oynamaya devam ediyorum. Bir gün yine büyük ikramiyeyi
kazanacağım düşünüyorum. O zaman 2003 yılındaki gibi bilinçsizce parayı
harcamayacağım'' dedi.
-''YENİ
MİLYONERLER BENDEN DERS ALSIN''-
Başından geçen
olayların herkese ders olması gerektiğini anlatan Kaya, ''Buradan şans
oyunları oynayan ve büyük ikramiye kazanan kişilere sesleniyorum. Lütfen
benden ders alın, paranızı iyi yerlerde değerlendirin, yoksa o kişilerin de
sonu benim gibi olur'' dedi.
-KAYSERİ-
Milli Piyango'nun
1989 yılındaki 10 milyar liralık büyük ikramiyesini İzmirli Salih Dede (Gümüşçay)
ile paylaşan Hilmi Akgöl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1989 yılında
Milli Piyango'dan kazandığı 5 milyar liranın hayatını önemli ölçüde
değiştirmediğini, mütevazi yaşantısına devam ettiğini söyledi.
İkramiye
kazanmasının şans değil, tamamen tesaadüf olduğunu ifade eden Akgöl, ''Bayi
bana bileti zorla sattı. Bileti aldıktan sonra da 'Bana büyük ikramiye
çıkacak' diye kesinlikle hayal kurmadım, bir plan yapmadım. Kimse büyük
ikramiye bana çıkacak diye hayal kurmasın. '35 milyar bana çıkacak' diyene
çıkmaz. İnsanın, hayatını piyangodan veya şans oyunlarından kazanacağı
paraya göre hayal kurarak yönlendirmesi son derece yanlış. Piyangodan para
çıkarsa çıkar, çıkmazsa çıkmaz. Zaten kazanma ihtimali de çok az.''
-AİLE HER
ŞEYDEN KIYMETLİ
Hilmi Akgöl,
eşinin ve çocuklarının kendisi için her şeyden daha kıymetli olduğunu ifade
ederek, ''Bazı kişiler ikramiye kazandıktan sonra, çok yanlış işler de
yapıyor. Eşini boşayıp dünya turuna çıkanlar, paraları eğlence yerlerinde
bitirenler var. Benim için eşim ve çocuklarımdan daha değerli hiç bir şey
yok. En önemli şey insanın ailesi olmalı. Büyük ikramiye çıkanlar, özellikle
aile yapılarını sakın bozmasın, sonra çok pişmanlık duyarlar. Para insanı
bozmamalı. Para insanı onurlandırmaz. İnsan yaptığı işlerle onurlanır''
dedi. Akgöl, ikramiye
kazandıktan sonra Mehmetçik Vakfı'na bir miktar bağışta bulunduğunu ve her
ay düzenli olarak vakfa bağış yapmayı sürdürdüğünü de kaydederek,
''Mehmetçikler bizim için, vatan için canını veriyor. Gazilerimiz vatan
uğruna kolunu, bacağını, gözünü kaybediyor. Onları asla unutmamalıyız. Ben
sürekli olarak Mehmetçik Vakfı'na yardım yapıyorum'' diye konuştu.
(29.12.2010)


|