Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
 II. EŞ'İN HUKİKİ HAKLARI

                                                         İkİncİ  eş dinen uygun değil

    Diyanet İşleri Başkanlığı yaptığı açıklamada "dinin ana kaynaklarında yer alan, asırlardır Müslüman-Türk toplumlarında sınırlı ölçüde de olsa uygulama alanı bulan çok evlilik konusunda bilgi verilmesinin, 'Diyanet İşleri Başkanlığı'nın birden çok evliliğe izin verdiği ve teşvik ettiği' şeklinde anlamanın asla doğru olmadığı" belirtilirken, "Başkanlığımız, 'ikinci evliliğin dinen de uygun olmadığını' her vesileyle ifade etmekte, Başkanlık personelinin uygulaması ve toplumu bilgilendirmesi de bu yönde olmaktadır" denildi. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yazılı açıklamasında, bazı basın-yayın organlarında "Başkanlığın web sayfasında bulunan ilmihal bilgilerinden hareketle, bağlamından koparılarak hazırlandığı" anlaşılan haberlerin "Diyanet'ten çok eşliliğe vize", "Diyanet'ten çok eşliliğe şartlı vize" gibi başlıklarla yer aldığı ifade edildi... Diyanet İşleri Başkanlığının; hem dinin doğru bilgisiyle toplumu aydınlatma, hem de laiklik ilkesini esas alarak topluma hizmet sunma sorumluluğunun bir gereği olduğu belirtilen açıklamada, şöyle denildi:"Başkanlığımız, ilgili Kur'an ayetinin (en-Nisa 4/3) çok evliliği değil tek eşliliği teşvik ettiğini, hukuken ve toplumsal genel kabul yönüyle tek evliliğin esas olduğu ülkemizde, kadının hakkı korunamadığı, çocukların nesebi ve mirası gibi konularda haksızlıklar söz konusu ve neticede kadın mağdur olduğu için ikinci evliliğin dinen de uygun olmadığını her vesileyle ifade etmekte, Başkanlık personelinin uygulaması ve toplumu bilgilendirmesi de bu yönde olmaktadır" ifadelerine yer verdi. 01.05.2008

 
   ŞERİATLA YÖNETİLMEDİĞİMİZ ORTADA. DOLAYISI İLE LAİK SİSTEMDE - UYGUN ŞARTLAR GERÇEKLEŞSE BİLE-  KADININ VE ÇOCUKLARIN HUKUKİ HAKLARI KONUSUNDA SORUNLARIN ÇIKMA İHTİMALİ HAYLİ FAZLA OLDUĞU İÇİN DİYANETİN FETVASI GEÇERLİLİĞİNİ KORUDUĞUNU KABUL ETMEK ZORUNDAYIZ!

                            
 KANUNİ HAK ALAMAMAK BİR YANA, AYRICA EXTRA BÖYLE KEYFİ KURALLARDA EKLENİNCE DÜNYEVİ-UHREVİ SORUMLULUK ARTIYOR!

      II. EŞİN ÇOCUĞUNU NÜFUSUNU ÜZERİNE KAYDETTİR, DAHA HAYATTA İKEN, II. EŞE MİRASTAN ÖZEL PAY VER, ... TÜM BUNLAR İSLAM'IN II. EŞ İÇİN İLERİ SÜRDÜĞÜ ŞARTLARA HAİZ OLDUKTAN SONRA YAPILACAKLARDAN BİR KAÇI...! HEM DÜNYEVİ HEM UHREVİ, ÇOK DİKKAT İSTEYEN BİR KONU.
     BU ARADA DENEBİLİR Kİ NEDEN İLLA II. EŞ İÇİN DİRETİLİYOR ?  METRES TUTAN, LOLİTA, ENSEST, EŞCİNSELLİK... KAVRAMLARINI  HAYATIMIZIN İÇİNE SOKAN,  HAYAT KADINI, TELE KIZ, SEX İŞÇİSİ BOYAMA ADLARI İLE KADINLARA FUHUŞ YAPTIRILAN "ÜLKEMİZ ŞARTLARINDA" II. EŞ OLMAK HER YÖNDEN HEM İNSANİ HEM  AHLAKİ  DAHA ŞEREFLİDİR DE ONUN İÇİN ! ÖZETLE;
    1- KUR'AN TEK EŞLİLİĞİ TAVSİYE EDER,
    2- II. EŞ BİR EMİR DEĞİL, ŞARTLARA BAĞLI ÖZEL BİR  İZİN OLAYIDIR,
    3- II. EŞİN BAŞTA HUKUKİ HAKLARI OLMAK ÜZERE BİR ÇOK HAKLARI  GÜNÜMÜZ LAİK SİSTEMİNDE GÖZ ARDI EDİLMEKTEDİR - GAYRİ MEŞRU İLİŞKİ SONUCU DOĞAN ÇOCUĞU NÜFUSA GEÇİRMEYE İZİN VEREN DEVLETİMİZDEN BEKLENTİLERİMİZ SÜRÜYOR...! -
O HALDE YA TAMAMEN BUNDAN UZAK DURMALI YA DA; İLK EŞ KADAR İKİNCİ EŞE DE BAŞTA HAK ETTİĞİ HUKUKİ HAKLARI  OLMAK ÜZERE TÜM HAKLARI ÖZEL TİTİZLİK GÖSTERİLEREK KAZANDIRMALIDIR !
    İSLAM'IN BELİRLEDİĞİ ŞARTLARLA BERABER BİR DE BU SİSTEM İÇİNDE II. EŞİN HAKLARINA AYRICA ÖZEN VE DİKKAT GÖSTERMELİDİR. OLAYIN  DÜNYEVİ VE UHREVİ SORUMLULUKLARINA DİKKAT ETMEK,  İNSANİ, AHLAKİ, MADDİ VE MANEVİ UNSURLARI GÖZ ARDI ETMEMEK,  II. EŞİ,  METRESTEN  AYIRAN EN BÜYÜK ÖZELLİKLERDİR, AYRICA  TÜM BUNLAR II. EŞİN SOSYAL STATÜSÜNÜ DE KORUMUŞ OLUR.


 

                                                         NASIL- NE ZAMAN  UYGUN OLABİLİR ?
 

                                         
    Sibel Hanım  “Önce zina yasaklanmalı... Şu anda olduğu gibi serbest bırakılmamalı... Sonra da çok eşlilik gelmeli...” diyor.

   "... Sibel hanıma katılıyorum: Yani, toplumda zaten belirli bir pratiği bulunan çok eşlilik, yasal açıdan serbest olmalı. Bu, zaten “ikinci eş” durumunda olan kadınları yasal haklara kavuşturacağı için, “feminist” bir adım da sayılabilir. Dahası çok eşlilik, “liberal” açıdan da savunulabilir. Çünkü liberalizm, bireylerin kendi hayatlarını kendi istedikleri gibi düzenlemelerini öngörür. Eğer bireyler kendi aralarında “çok eşli” olmaya rıza göstermiş iseler, devletin buna engel olmasının ne mantığı vardır? Üstteki soru Batı’da da tartışılıyor. Örneğin çok eşliliğin 130 yıl önce yasaklandığı ABD’de, Mormonlar gibi bazı dini gruplar bu konuda özgürlük istiyor, bazı liberal (özellikle “liberteryen”) çevrelerden de destek buluyorlar. Hele de “eşcinsel evliliğe” izin veren bir dünyada bu itiraz iyice anlam kazanıyor: iki adam birbiriyle evlenebiliyorsa, niçin bir adamla iki kadın evlenemesin?
   Amerikalı hukuk profesörü Jonathan Turley’nin “Çok Eşlilik Yasaları Kendi İkiyüzlülüğümüzü Gösteriyor” (Polygamy Laws Expose Our Own Hypocrisy) başlıklı USA Today makalesi, bu konuda tartışma yaratmış yazılardan biri. Turley şöyle diyor: “Bireylerin, istedikleri sayıda partner ile istedikleri biçimde cinsel ilişkiye girebileceklerini anayasal bir hak olarak tanıyoruz. Dolayısıyla, bir insan çok sayıda partner ile yaşayabiliyor, hatta onlardan çocuklar yapabiliyor. Ama o partnerlere karşı yasal bir sorumluluk kabul edip de onları ‘eş’ edinirlerse, onları hapse atıyoruz !” Turley’in sözünü ettiği iki yüzlülük, Türkiye’de de bolca var: Konu “zina” olunca “yatak odasında devletin ne işi var!” diye köpürenler, o yatak odasına sayısız “nikahsız partner”le girme özgürlüğünü savunanlar, aynı mekana “nikah eşler”le girilmesine şiddetle karşı. "
( Mustafa Akyol: Star
:25.05.2011)