Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
 KÖLELİK
 
 

KÖLELİK

    Kölelik İslam’la birlikte başlamamıştır. Kölelik İslam’dan öncede var olan Hz Resul ve İslam’la şekil değiştirip, askeri (esir statüsü) ve dini (tebliğ vasıtası) bir hüviyet kazanıp kölelik müessesesinin kaldırılması için tüm şart ve prensipler hazırlanmıştır. Son hamleyi yapması istenen Müslümanlar İslam’ın pek çok konusunda olduğu gibi köleliğin kaldırılması konusunda da İslam’ın çizgisinden sapıp, konuyu amacından saptırmışlardır.

     Öncelikle bir şeyin altını önemle çizmek gerekir. İslam farklı şeydir, Müslüman farklı şey. İslam namazı farz kılar, içkiyi yasaklar, İslam zikri, tesbihatı, düşünmeyi emreder, gıybeti yasaklar . Müslüman’ım diyen zikir ehli ile hûcu diye alay eder , düşünmeyi terk eder, gıybeti bırakmaz, namaz kılmaz, içki içer, Kur’an'ın ilk emri oku iken Müslüman’ım diyen kitaplardan fersah fersah kaçarsa demek ki İslam ile yaşanan İslam , Kur’an - Sünnet dini ile Müslüman'ın  yaşadığı  din birbirinden çok farklı hatta çoğu kez birbirine zıt olabilmiştir ve olabilmektedir.

      İslam dini çağın ilerisinde iken Müslümanlar çağın gerisinde olabilmekteyse İslam’ı yeni kabul etmiş batılılar İslam’ı Kur’an dan öğrenip Müslüman olduklarına şükredip Müslümanları görsem Müslüman olmazdım diye söyleyebiliyorlarsa, büyük bir şair (M. İkbal) Müslümanlardan İslam’a kaçınız diyebiliyorsa öncelikle şunu bilmeliyiz: İslam’la İslamiyet’in ( Kur’an- Hadis’in) emirlerini kabul edip yaşayacağını iddia edenler (Müslümanlar) arasında dağlar kadar fark vardır. Pek çok konu da olduıu gibi kölelik konusunda da durum aynıdır. Biz İslam’ı savunuruz, İslam’ı yaşamayan adı Müslüman, dini para, makam, dünya, karşı cins olan insanları ve hatalarını değil.

     Peki Müslümanlar değil ama İslam (Kur’an ve hadis) köleliğe nasıl bakmaktadır ?

     İslam’a saldıran önyargılı kişilerin sömürdüğü çağdaş köleler, emeği verilmeyen işçi - memur - köylüler ... bedeni kullanılan fahişe , tele kızları... bir tarafa bırakırsak ne İslam’ın ilk dönemlerinde ne de günümüzde köleliğin kökeni İslam değildir, varlığı da İslam’la devam etmemektedir.

1- Köleliğin bir vakıa, hayatın içinde var olduğu bir dönemde Hz. Resul  şu prensipleri getirir :

* "Kim kölesini öldürürse, hapseder, gıdasını keserse onu hapsedin, gıdasını kesin öldürün."

* "Hizmetçi ve köleleriniz sizin kardeşlerinizdir. Ona yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin... Eğer onlara zor işler teklif ederseniz derhal onlara yardım ediniz. "

* "Sizden biriniz bu kölemdir, bu cariyemdir demesin. “Kızım veya oğlum yahut kardeşimdir.” desin.

      Kısaca birinci merhalede İslam köle insandır prensibini yerleştiriyor topluma.

    Hz. Resul kölesi Zeyd b. Harise’yi serbest bırakır, fakat o köle (!) peygamberimizi terk etmez ve Hz. Resul’e hizmete devam eder. Hz. Resul zaman içinde Zeyd’i İslam ordusunun komutanı yapacak şekilde yetiştirir...

2- Kölenin de bir insan olduğu bilincine ulaştırılan topluma, ikinci merhale olarak savaşta esir edilen bu insanların hürriyetlerine kavuşmaları için çeşitli sebepler oluşturulur, ortaya atılır. Mesela: yeminini bozan, hataen   adam  öldüren, sevap için veya anlaşma ile köle azad etme ... gibi.

     İslam köleyi önce insan saydırır sonra hür kılma için sebepler yaratır.

     İslam köleyi azad etmeyi tavsiye etmiştir de toptan köleliğin kaldırılması için niçin açıkça emir vermemiştir :

    Çünkü şartlar olgunlaşmamıştır. Aşağıda sayacağımız ortam, şartlar varlığını sürdürdüğü için İslam köleliği kaldırmamıştır. Ama şartların oluşması, ortamın olgunlaşması ile kölelik müessesesi kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Bu şartlar oluştuğunda İslam devlet başkanı ve alimler meclisi köleliğin kaldırılma aşamasının geldiğini ortak bir hüküm ile ilan edebilirler. Ayrıca günümüz şartlarında köleliğin kendiliğinden kalktığı da bir vakıadır. Hiç kimse İslam adına köleliğin devamını savunamaz. Peki İslam’ın ilk zamanlarında köleliğin kalkmasında engel teşkil eden şartlar ve bu şartların geçerlilik oranı nedir ? Bu şartlar :

   Bir savaş yapılır. Esirler elde edilir. Bu esirlere uygulanacak maddeler şunlar olabilir:

- Esir idam edilir. Bu zalimlik olur . İslam’da zulüm yasaktır.

- Toplama kamplarında esirlerin bir arada tutulması ihtimali . Esir kamplarında yapılan zulüm örnekleri işkence, öldürme, tecavüz, gayri insani muamelelerim çeşitleri... birinci, ikinci dünya ve çağdaş dünyanın devletleri arasındaki savaşlarda bol bol görülmüştür. Bu da İslam’a , insanlığa yakışmaz.

- Esiri ne öldürme ne toplu olarak bir arada yaşatma (esir kampları). Esiri serbest bırakma ihtimali : Düşman tarafı serbest bırakmayabilir ayrıca serbest kalan esir tekrar savaşa katılabilir.

- İslam’ın köleliğin kalkma şartları olgunlaşana tek savunduğu görüş: Esirleri önce Müslüman ailelerine taksim edip, böylece onların karşı çıktıkları dünya görüşünü, yaşayarak görüp öğrenip anladıktan sonra insanca muamele görüp İslam’ı tanıyan bu insanların çeşitli sebepler bulunarak ( sevap, yemini bozmanın cezası...) serbest bırakılması veya Müslüman esirlerle karşılıklı değiştirilmeleri.

     Özetle; esir edilen kişiye insanca muamele edilir, yanlışları, ön yargıları gösterilir, gerçek öğretilir ( teori ve pratiğiyle yaşanarak) sonra serbest bırakılır. İslam’da kölelik budur, eğer bu insani ve ahlaki duruma kölelik adını verebilirsek !

     İslam bazı haramları aşama aşama ortadan kaldırmıştır. İçki, kölelik... gibi. Çünkü toplumu o haramın kaldırılacağı ortama hazırlamak lazımdır. Bu da belli bir eğitim, aşama, zaman gerektiriyordu. Amerika, kuzey-güney iç savaşından sonra bir hamlede köleliği kaldırır. Şartlar oluşmadığı toplum hazır olmadığı için ortada kalan köleler yeniden eski efendilerinin yanlarına dönerler.

     İşte İslam böyle bir kısır döngüye, sonuçsuz bir girişime sebep olmamak için aşamalı olarak köleliği kaldırmayı hedefler. Bunun için İslam köleyi önce insan olarak kabul ettirir topluma. Sonra bu insanların İslam’ın doğru yönünü öğrendikten sonra serbest bırakılması için sebepler, nedenler,şartlar yaratır. Ta ki İslami manada kölelik tamamen ortadan kalksın, dünya ve toplumlar köleliğe gerek kalmayacak hazır bir hale gelebilsin (esirleri öldürmeyerek, kamplarda işkenceye terketerek...) veya köleliğin çağdaş versiyonu olarak, emeği sömürmeyerek kadın, kız, çocukları fuhuşa sürüklemeyerek ...

      Bu şartlar oluşmuştur veya oluşmaktadır, (Toplumu hazır hale getirerek...) buna İslam devlet yöneticisi ve alimler karar vereceklerdir.   


                                        GÖZLERDEN UZAK TUTULMAYA ÇALIŞILAN ÇAĞDAŞ KÖLELİK DÜZENİ !
   
                        İŞTE AŞAĞIDAKİ TÜM  BU KÖLELİKLERE  ENGEL OLACAK OLAN TEK SİSTEM  İSLAM'DIR !
                                 BATI DA BUNU ÇOK İYİ BİLDİĞİ İÇİN TÜM GÜCÜ İLE İSLAM'I KARALAMAKTADIR !

 

                                    

                                                  

 
         

  
     
                     
                                  
                                   
 

        

                                   

                   

               
 

                      

                    
                                

                                  
Şefkat Derneği’ne ait Kadın Yaşam Evi’nde kalan 40 yaşındaki eski hayat kadını Ayşe Tükrükçü,milletvekili adayı olduğunu açıkladı.

                  

 

               
                                        Tek 'Dur!' diyen İslam, ondan da haberleri yok!

         
     Fransa, Los Angeles ve Hong Kong’daki bu zor durumdaki insanlarla yapılan söyleşilere yer verilen Colors’un dergisine göre, 1850’lerde ABD’de bir köle satın almanın bedeli 50 bin dolara eşit olurken, 21. yüzyılda 100 doların altına inmiş durumda bulunuyor. Belirlemelere göre, dünyanın yarısı günde 2 doların altında bir gelirle geçiniyor. Bu da potansiyel köleler için uygun ortam yaratıyor. Kölelik dünyanın her ülkesinde yasak olmasına rağmen, günümüzde 27 milyon köle var.
     Çin’deki Laogai, dünyada çalışma zorunluluğu olan hapishanelerin en büyüğü. Bin 200 kampta yaşayan tutukluların ürettiği telefon çipleri, deri eşya, kozmetik ürünleri, ilaçlar gibi 200 farklı ürün dünyaya ihraç ediliyor. Dünyada üretilen çayın üçte biri bu işçiler tarafından toplanıyor. Dünyada kakao tohumu üretiminin yüzde 45’i Fildişi Sahili’nde gerçekleştiriliyor. Burada çalışanların yüzde 80’i köle işçiler. Yani dünya kakao üretiminin yüzde 36’sı köleler tarafından yapılıyor. Dünyada köleler tarafından kurulan ilk ve tek ülke olan Haiti’de fakir anne ve babalar çocuklarını daha iyi bir eğitim ve bakım vaat eden bakıcı ailelere veriyor. Ama sözler her zaman yerine getirilmiyor. Yüzde 75’ini 7 ile 14 yaş arası kızların oluşturduğu çocukların çoğu, hayatları boyunca yeni ailelerine hizmet ediyor, diğer çocuklardan farklı muamele görüyor ve hiç eğitim almıyor. Hindistan’da çocuk evliliklerinin yaygın olması, çocuklara erken yaşta sorumluluk yüklenmesine neden oluyor. Ailelerin kararıyla gerçekleşen bu evliliklerde iletişim kopuklukları yaşanıyor. Kız çocuklarının eğitimleri yarım kalıyor ve hayatlarının geri kalanını kendileri için seçilmiş kocalarının mutluluğuna adamak zorunda bırakılıyor. Kaçak işçiler, sırf bir iş sahibi olmak için haftada 7 gün, günde 14 saat zor koşullara razı olup, işi ayarlayan aracılara büyük miktarda borçlanıyor. Maaşlarıyla ne insan gibi yaşamaları ne de borçlarını geri ödemeleri mümkün olmuyor.Pasifik’teki Saipan adasına çalışmak için gelen Asyalı göçmenler, iş bulma bedeli, kira ve gıda için çok yüksek ücretler ödemek zorunda kalıyorlar.
 Dünyaca ünlü markaların fabrikalarında çalışan işçiler, vaat edilen maaşı almak için mesaiye kalıyor. İlk çalışma yılının sonunda eve dönüş ücretini bile karşılayamayan işçiler, ancak 150 dolar biriktirebiliyor.
      Ayrıca, modern dünyanın sorunsuz insanlarının ise kendilerini güzelliğin, paranın ya da alışverişin köleleri haline getirdiklerine işaret edilen dergide, gerçekten kölelik yapanların ya seslerini kimseye duyuramadığı, ya da cehaletin karanlığında içinde bulundukları durumu kader olarak kabul ettikleri vurgulanıyor.


                               
                           
                            Not: Kölesi olduğu bile onu kurtaramadı, partiden ihraç edildi...!


              
                            Herkes bir şeyin kulu-kölesidir.Önemli olan Allah'ın  kulu olabilmektir !