4. yüzyılda yazılmış olan St. Gerome?un itirafını gösteren
önemli tarihsel belge, hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde mevcut
İncillerin değişikliğe uğradığını, düzeltildiğini, tahrif edildiğini ve bu
metnin Tanrı?dan gelen vahiy olduğuna inanılmasını imkânsız kılacak şekilde
kötü tercüme edildiğini kanıtlıyor. Bu, gerçek anlamda bir anlaşmazlık
noktasıdır. Mevcut İncillerin, Kur?an-ı Kerim?in İsa Mesih?e vahyedildiğini
söylediği İncil?le hiçbir şekilde bağlantısı yoktur. Hz. İsa?ya vahyedilen
İncil gerçekten vardı, çünkü St. Paul, kendisinin bu İncil?i anlattığını
söylüyor: ?(..) Kudüs ve çevresinden Lirikon?a kadar Mesih?in İncili?ni
insanlara müjdelemiştim (anlatmıştım). (Romalılara, 19:15). Ancak
kilise içerisindeki fitneci eller, yüzyıllar boyu konsillerde
geliştirdikleri öğretileri insanlara dayatmak için bu İncilleri gizledi.
Daha önce yazdığım iki makalede, mevcut İncillerin
güvenilirliğini yerle bir etmesiyle hususunda haiz olduğu ehemmiyet
konusunda ihtilafın olmadığı bu söyleme işaret etmiştim. Bu nedenle ve
Hıristiyan kardeşlerimizden bize gelen mektup ve yorumların çokluğu, beni
iftira ve yalanla suçlamaları yüzünden Fransa?da Mitterand Müzesi?nde
bulunan söz konusu kitabın matbu şekline ilişkin fotoğrafını yayınlama
gereği duymadım. Amacım bana yönelik suçlamaların sona ermesiydi. Hâlbuki
ben İslam?ı savunmak için ele aldığım hususların hassasiyeti nedeniyle,
defalarca, elimde belgesi olmayan konularda fikir beyan etmemin mümkün
olmadığını ifade etmiştim. Özellikle bu gibi çok ciddi ve stratejik
konularda kimsenin gelmesini istemediğim bu seviyeye kadar düşerek bana
iftira etmek yerine şu anki Hıristiyanlığın tarihini inceleyerek nasıl bir
akide üzerinde olduklarını anlamalarını isterdim. Batılı güçlerin İslam?ı ve
Müslümanları yok etme amacıyla oynadıkları oyunların basit bir aracı olmak
yerine daha derin düşünmelerini temenni ederdim.
Şayet bu İncillerde gizleme ya da karartma olmamış olsaydı,
Kilise, takipçilerine söz konusu İncillerin okunmasını yasaklama yoluna
gitmez, hatta bütün ceberutluğuyla 16. yüzyılda kurulan konsilde
İncillerin gerçek yazarının bizatihi Allah olduğu
düşüncesini insanlara dayatma ihtiyacı hissetmezdi. (Yani bir başka deyişle,
kabul edilmiş İncillerin içerisindekilere itiraz edenler ve bunu kabul
etmeyenler vardı.) Çünkü Kilise de çok iyi biliyordu ki bu İncillerin
okunması demek, kendi yalanlarının ortaya çıkması anlamına gelecekti. Sonra
Kilise bu İncillerin, takıldığı yerlerde kendisine yardımcı olacak ve
açıklamalar yapacak bir Papaz eşliğinde okunmasına izin verdi. Daha sonra
1879 yılındaki 1. Vatikan Toplantısı?nda Kilise, Allah?ın İncilleri,
Havarilerin metinleri yazarken kendilerine ilhamda bulunan Ruhu?l Kuds?e
vahyettiğine karar verdi. Bu ise, geçmişte verilen karardan geri adım
atılması anlamına geliyordu. Sonra 1965 yılındaki Vatikan toplantısında her
ne kadar bu metinlerin pedagojik ve eğitsel bir takım yönleri bulunsa da
eski ve üzerinden zaman geçmiş metinler olduğunu ilan etmiş bulundu!
Şu anki İncillere ilişkin itirafların yer aldığı kitabın
önsözüyle ilgili fotoğrafik tabloyu ve tercümesini aşağıda verip sonra da
üzerinde yorum yapacağız.
Aziz Gerome?un Eserinin Birinci Cildi
Önsöz
Dört İncil?deki Metinlerin Gözden Geçirilmesi Hakkında
Aziz Gerome?den Papa Şam'lı Hieronymus'a
Eski
bir eserden yeni bir iş çıkarmamı teşvik ediyor ve dünyanın çeşitli
yerlerine dağılmış bulunan İncil metinleri hakkında benim hükümde bulunmamı,
bu metinlerden seçkiler yapmamı, hangisinin Yunanca metne daha yakın
olduğunu tespit etmemi istiyorsun. Bu, ürkütücü ve bir o kadar da tehlikeli
bir görevdir de, çünkü eski dünyanın üslubunu değiştirecek ve onu çocukluk
aşamasına döndüreceğim (basitleştireceğim). Başkaları hakkında hükümde
bulunmam başkalarının da benim yaptığım bu iş hakkında hüküm verecekleri
anlamına gelir. Bilginler hatta cahillerden, benim bu eserimi ellerine
aldıklarında, bu kadim esere cüretle bir şeyler ekleyip çıkardığımı ve
yaptığım değişiklikleri görenlerden bana sövmeyen ve beni sahtekar ve kutsal
şeyleri kirletmiş birisi olarak görmeyen olacak mıdır?
Bu
rezalet karşısında, endişemi hafifletecek iki şey var: Birincisi, bunu senin
emretmiş olman. İkincisi: Sapkın olanın hiçbir zaman hakkın yerine
geçemeyeceği (duygusu). Bu, en bozuk bir ağzın bile kabul edeceği bir durum.
Düşmanlarımızın hangisinin doğru olduğu konusunda (şaşkınlık yaşamamaları
için) Latince elyazmalarındaki tercümeye bazı güven verici unsurları
eklememe (ne dersin?). Çünkü ortada metinleri arasında bir sürü farklar olan
İnciller var. Niçin cahil mütercimlerin yanlış
anlamalarla tahrif ettiği hatta kötü niyetle hareket ederek değişikliğe
gittikleri, hatta bazılarının tadil ettiği kısımları Yunan kaynaklarına
dayanarak düzeltmemi hoş karşılamıyorlar?
Şayet el yazmalarını birbirine ekleyeceksek, kendilerini alim sanan zatlar
tarafından yapılan başarısız değişiklikler, uyuklamakta olan çevirmenlerin
yaptığı hatalar ve yanlış çevirilerden bizi uzaklaştıracak Yunanca
asıllarına dönmemiz hususunda bizi engelleyen şey nedir? Ben burada
İbraniceden Yunancaya oradan da Latinceye yapılan çevirilerle üç aşamada
bize ulaşan Yunanca Sebiniyye tercümesinden ve Ahd-i Atik?ten bahsetmiyorum.
Burada Aquila ya da Symmakus?un ne
diyeceklerinden ya da Theodotion?ın eski çevirmenlerle yeni
çevirmenler arasında orta bir yolu niçin tercih ettiğini de söz konusu etmek
istemiyorum. Ben Havarilerin aşina olabilme
ihtimalinin olduğu çeviriye dayanmak istiyorum. Şimdi de Yeni Ahit?ten
bahsedeceğim. Şüphesiz, Matta İncil?i hariç bu mektupların tümü Yunanca
yazılmış. İncil yazarlarından Matta?nın Yahudilerin bölgelerinde bulunduğu
için bunu yazarken İbraniceden yararlandığını biliyoruz. Bu İncil?in (Matta
İncili?nin), yararlandığı kaynakların çokluğu nedeniyle bize ulaşan
İncil?den tamamıyla farklılık arz ettiğini görüyoruz. Ben asıl metne bakmayı
tercih ettim. Bazılarının hiç hak etmediği halde cansiperane savunduğu
Luciano ya da Hesychio (tarafından yapıldığı) ileri sürülen
çevirilerden yararlanmak da istemiyorum. Farklı halkların dilleriyle bize
ulaşan İnciller, metinlerin içerisinde var olan hataları bize gösteriyor.
Kendi dilimizde yazılmış olan nüshalar açısından mutlaka itiraf etmem
gereken şey, bu metinlerden yararlanamadığımdır.
Bu
mütevazı önsöz, Yüce İnciller?in şu şekilde tertip edilmesini öneriyor:
Matta, Markus, Luka ve Yuhanna. Bunların düzeltilmesi en eski Yunan
yazmaları gözden geçirilerek yapıldı. Latince nüshaların içeriğinden de çok
fazla uzaklaşılmadı. Bize ilk şekliyle ulaşan bölümleri dokunmadan, gerçek
manadan bütünüyle uzak görünen kısımları düzeltmekten başka bir şey yapmadım
ve (bu kısmı) B harfiyle işaretledim. İskenderiyeli Ammonium?un
verdiği bilgilere göre Kayserili Eusebius?un yaptığı ve yaklaşık on
bölüme ayrılmış olan çeviriye gelince sadece Yunanca anlama bağlı kalarak
dilimize aktardım. Burada herhangi bir fazlalık ya da birbirine benzeyen,
ayrı olan ya da on kısma bölünen (çeviriden) tamamen farklılaşan bölümleri
bilebilmek mümkün olacaktır. Çünkü zamanla kitaplarımızda hatalar
birikebilir. İncil, bu anlamda diğer (kitaplardan) ayrıdır. Buna da (H)
harfiyle işaret ettim.
Bu ikisi arasını bulma çabası sırasında bazı hatalar
elbette oldu. Bu nedenle Latince çeviride ciddi karışıklıklar göreceksin.
(Dört İncil) Yazarlardan biri, daha fazla şey söylemiş olabilir, az olduğunu
düşündükleri hususta buna eklemelerde
bulunmuşlardır. Markus, bir çok bölümde, her İncil?in sadece ilgilendiği
konuları korurken Luka ve Matta?dan aktardığını
söylemekte. Matta ise Yuhanna ve Markus?tan aktarıyor.
Her biri elindeki İncil nüshalarından aktarma yapıyor. Bu yüzden benim
önerdiğim keşif okuması yapıldığında hiçbir karışıklık olmayacak,
karışıklıklar ve yanlışlar giderildikten sonra bu iki nüsha arasındaki
benzerlikler olduğu bilinecektir.
Ortaya çıkan benzerliklere bakarsak, birinci bölümde
Matta, Markus, Luka ve Yuhanna?dan müteşekkil dört İncil arasında uyum
olduğunu görürüz. İkinci bölümde sadece Markus?la Yuka arasında, üçüncü
bölümde Matta, Luka ve Yuhanna arasında, dördüncü bölümde Matta, Markus ve
Yuhanna arasında, beşinci bölümde Matta ile Luka arasında, altınca bölümde
Matta ve Markus, arasında, Yedinci bölümde Matta ve Yuhanna arasında,
sekizinci bölümde Luka ile Markus arasında, dokuzuncu bölümde Luka ile
Yuhanna arasında, onuncu bölümde başka İncillerde olmayan her birin İncilin
kendine has ifadeleri olduğunu görmekteyiz
Rakamlar siyah renkte olacak ve bu anlamın bulunduğu
İncil?i göstermesi için hemen altında kırmızı renkli başka bir rakam olacak.
Kitap açıldığında hangi bölümün hangi tercümeye ait olduğunun bilinmek
istenmesi durumunda aşağıda eklediğim rakamlar sayesinde bunu bilmek mümkün
olacak. Listelerin bulunduğu sayfaların başına dönüldüğünde ve her İncil?in
başında hangi bölümü kimin tercümesi olduğunun belirlenmesi sayesinde her
farklı başlığın yazarının rakamını bulmak mümkün olacaktır. Bu son bölümün
yakınlarında birbirine benzeyen maddelerin isimleri bulunacak. Böylece aynı
bölümde bulunan rakamlara muttali olmak mümkün olacak. Bu bilgilerin
kontrolünden sonra belirlenen rakamlar takip edilerek istenen her kısma
ulaşılabilecek. Ayrıca birbirine benzeyen bölümler de bilinecek. (B)
İsa Mesih sayesinde hayırlarda olmanızı ve beni
unutmamanızı rica ediyorum Ey Papa Hazretleri!
Bu mektupta yazılan şeyleri ele aldığımızda şu sonuçlara
ulaşmaktayız:
·
(384 yılları arasında yaşayan ve 18 yıl boyunca
Papalık yapan) Papa Damaz, Aziz Gerome?den eski kitapları yeni kitaplara
dönüştürmesini, dünyanın dört bir yanında dağılmış bulunan kitapların
değerleri konusunda bir yargıya varmasını ve Yunanca metinden uzaklaşan
kısımların izale edilmesini istemiştir. Bilindiği gibi Yunanca nüshaları,
İncil?in orijinal metinleri ya da dili Aramice olan İsa?nın İncil?i
değildir.
·
Gerome kendisine sahtekar gözüyle bakılmasından ve
kutsalları kirleten bir kişi şeklinde değerlendirilmesinden korkmaktadır.
Çünkü eski kitapta değişiklikler ve düzeltmeler yapmıştır.
·
O, yaptığı şeyin dinin tabileri tarafından skandal
olarak niteleneceğini bilmektedir.
·
Ama içi huzur doludur çünkü Papa şahsen bu
değişiklikleri bizzat yapmasını istemiştir. Ancak o aynı zamanda
?Sapkınlığın hakikatin kendisi olamayacağı? gerçeğini bilmektedir. Bunun
anlamı, onun sağda solda karşılaşılan İncil nüshalarını sapkınlık olarak
gördüğüdür. Bu, en haşin ve sert bir dile sahip olan insanlar tarafından da
kabul görecek bir husustur.
·
Yaygın Latince tercümede hatalar vardır ve metinler
birbirinden farklılaşmaktadır.
·
Çeviriyi yapanlar cahillerdir, kötü niyetle
metinleri değiştirmişler, kelimelerin yerlerinde tadilata gitmişlerdir.
·
İbranice yazılmış olan Matta İncili?nin metni,
oluşturulması sırasında birbirinden çok farklı kaynaklardan yararlanılmış
olması dolayısıyla Latince metinden tamamen farklıdır.
·
Çeşitli insanların ve halkların elinde bulunan
İncil metinleri, İncillerin içerdiği hataları ve eklenen bölümleri
göstermektedir. Aziz Gerome?nin yaptığı Latince çeviri, eski Latince
metinlerin içeriğinden çok da fazla uzaklaşmamakta ve o, sadece asıl manadan
oldukça uzaklaşan bölümlerin düzeltilmesiyle yetinmektedir, diğer yerlerine
pek dokunmadan ilk hali üzere bırakmıştır. Bu İncillerde hatalar birikmekte
olduğu gibi ayrıca eski tercümeyle yenisi arasını bulma işlemi sırasında da
hatalar yapılmıştır. Bu nedenle, yazarların kendilerinden yaptığı eklemeler
nedeniyle müthiş karışıklıklar olmuştur. Sonra da üzerinde tadilata gidilmiş
İncillerle ilgili olarak birbiriyle uyumlu ve birbirine benzeyen bölümleri
ortaya çıkarmıştır.
Bu
son derece açık itiraflardan sonra herhangi bir kişinin mevcut İncillerin
Allah tarafından indirilmiş olabileceğini söylemesi ya da Allahu Teala?nın
indirmiş olduğu ve bugüne kadar içerisinde tek bir harfin bile değişmediği
Kur?an-ı Kerim?le bir tutulması mümkün müdür? Bu açık delili arz ettikten
sonra, bütün Müslüman din adamlarına ve özellikle de Hıristiyanlarla diyalog
toplantısı yapmakta olan dini yetkililere, İncilleri ya da Kitab-ı
Mukaddes?i bütünüyle Kuran?la bir tutmalarının İslam aleyhine yapılmış açık
bir haksızlık olduğunu ilan etmekten (Bunun küfür olduğunu söylememek için
bu ifadeyi kullanıyorum) başka bir şey yapmam mümkün değildir. Çünkü Hak?la
batılı bir tutamayız.
Bütün mezhepleriyle Hıristiyan kardeşlerime, daha önce bahsi geçen ve ifade
ettiğim hususları zikretmeden geçemeyeceğim: Benimle hiçbir yaratılmış
arasında şahsi düşmanlık yoktur. Hıristiyanlığı bir din olarak eleştiriyor
değilim. Ancak, bu dinin bütün dünyaya dayatılmasını, insanların
Hıristiyanlaştırılmaya çalışılmasını, İslam ve Müslümanlara yönelik
saldırıları eleştiriyorum. İsteyen inanır, isteyen inkâr eder.
Ancak Müslümanlara yönelik misyoner çalışmaları hiçbir şekilde kabul
edilemez. Allah katında tek din İslam?dır.
Aşağıda, kardeşlerimin tercümesini gözden geçirmesi maksadıyla Aziz Gerome?nin
Papa?ya yazdığı mektubun Latince aslını veriyorum:
Ancti Hieronymi
operum Tomus Primus
Incipit praefatio
Sti Hieronymi
Presbyteri in
Quatuor evangelia
Beatissimo Papae
Damaso Hieronymus
Novum opus facere me cogis ex veteri : ut post exemplaria
Scripturarum toto orbe dispersa, quasi quidam arbiter sedeam : & quia inter
se variant, quae sint illa quae quum Graeca consentiant veritate, decernam.
Pius labor, sed periculosa praesumtio, judicare de coeteris, ipsum ab
omnibus judicandum : senis mutare linguam, & canescentem jam mundum ad
initia retrahere parvulorum. Quis enim doctus pariter vel indoctus, cum in
manus volumen assumserit, & à saliva quam semel imbitit, viderit discrepare
quod lectitat ; non statim erumpat in vocem, me falsarium, me clamans esse
sacrilegum, qui audeam aliquid in veteribus libris addere, mutare, corrigere?
Adversus quam invidiam duplex caussa me sonsolatur : quod & tu qui summus
sacerdos es, fieri jubes : & verum non esse quod variat, etiam maledicorum
testimonio comprobatur. Si enim Latinis exemplaribus fides est adhibenda,
respondeant quibus : tot enim sunt exemplaria paene quot codices. Sin autem
veritas est quaerenda de pluribus : cur non ad Graecam originem revertentes,
ea quae vel à vitiosis interpretibus male edita, vel a praesumtoribus
imperitis emendata perversius, vel à librariis dormitantibus aut addita sunt,
aut mutata, corrigimus ? Neque vero ego de Veteri disputo Testamento, quod à
septuaginta quid Aquila, quid Symmachus
sapiant, quare Theodotion inter novos & veteres medius
incedat. Sit illa vera interpretatio quam Apostoli probaverunt. De novo nunc
loquor Testamento : quod Graecum esse non dubium est, excepto Apostolo
Matttheo, qui primus in Judaea Evangelium Christi Hebraïcis litteris edidit.
Hoc certe quum in nostro sermone discordat, & (a ) diversos rivulorum
tramites ducit : uno de fonte quaerundum est. Praetermitto eos codices quos
à Luciano & Hesychio nuncupatos, paucorum hominum asserit
perversa contentio : quibus utique nec in veteri Instrumento post
septuaginta Interpretes emendare quid licuit, nec in novo profuit emendasse
: quum multarum gentium linguis Scriptura ante translata, doceat falsa esse
quae addita sunt. Igitur haec praesens praefatiuncula pollicetur quattuor
tantum Evangelia, quorum ordo est iste, Matthaeus, Marcus, Lucas, Johannes :
codicum Graecorum emendata collatione, sed veterum. Quae ne multum à
lectionis Latinae consuetudine discreparant, ita calamo ( b)temperavimus, ut
his tantum quae sensum videbantur mutare correctis, reliqua manere pateremur
ut fuerant. Canones quoque, quos Eusebius Caesariensis
Episcopus Alexandrinum sequutus Ammonium, in decem numeros
ordinavit, sicut in Graeco habentur, expressimus. Quod si quis de curiosis
voluerit nosse, quae in Evangeliis, vel eadem, vel vicina, vel sola sint,
eorum distinctione cognoscat. Magnus siquidem hic in nostris codicibus error
inolevit, dum quod in eadem re alius Evangelista plus dixit, in alio quia
minus putaverint, (c) addiderunt. Vel dum eumdem sensum alius aliter
expressit, ille qui unum è quattuor primum legerat, ad ejus exemplum
coeteros quoque aestimaverit emendandos. Unde accidit ut apud nos mixta sint
omnia, & in Marco plura Lucae atque Matthaei, Rursum in Matthaeo plura
Johannis & Marci, & in coeteris reliquorum quae aliis propria sunt,
inveniantur. Quum itaque canones legeris qui subjecti sunt, consusionis
errore sublato, & similia omnius scies, & singulis sua quaeque restitues. In
Canone primo concordant quattuor, Mattheeus, Marcus, Lucas, Johannes. In
secundo tres, Matthaeus, Marcus, Lucas. In tertio tres, Matthaeus, Lucas,
Johannes. In quarto tres, Matthaeus, Marcus, Johannes. In quinto duo,
Matthaeus, Lucas . In sexto, Matthaeus, Marcus. In septimo duo, Matthaeus,
Johannes. In octavo duo, Lucas, Marcus. In nono duo, Lucas, Johannes. In
decimo, propria (a) unusquisque quae non habentur in aliis, ediderunt.
Singulis vero Evangeliis : ab uno incipiens usque ad sinem librorum, dispar
numerus increscit. Hic nigro colore praescriptus, sub se habet alium ex
minio numerum discolorem, quid ad decem usque procedens, indicat prior
numerus, in quo sit canone requirendus. Quum igitur aperto codice, verbi
gracia, illud sive, illud capitulum scire volueris cujus Canonis sit, statim
ex subjecto numero doceberis, & recurrens ad principia, in quibus Canonem
est distincta congeries, eodemque statim Canone ex titulo frontis invento,
illum quem quaerebas numerum ejusdem Evangelistae, qui & ipse ex
inscriptione signatur, invenies ; atque à vicino caeterorum tramitibus
inspectis, quos numeros è regione habeant, annotabis : & quum scieris
recurres ad volumina singolorum, & sine mora repertis numeris quos ante
signaveras, reperies & loca in quibus vel eadem, vel vicina didixerunt (b) .
Opto ut in Christo valeas, & mei memineris Papa beatissime.
(a)
Ita MSS. omnes antiquiores ac melioris notae. Aliquot recentiores cum
editis legunt, in diversos rivulorum tramites : vel, ad
diversosos, G c.
(b)
Codices MSS. quamplures, imperavimus
(c
) Consule quae in Prolegomenis nostris diximus
de Latino Matthaei Evangelio usu recepto in
Ecclesia ante Hieronymum, ubi exempla proposuimus
additamentorum hujusmadi.
(Zeynep
Abdülaziz (Fransız Medeniyeti Profesörü:
05 Ağustos 2008)