...::: KUR’AN VE İLİM :::...

1-İslamın yüce kitabı Kur’an-ı Kerim 300 civarında ayeti kerime ile düşünmeyi, aklımızı kullanmayı, araştırmayı, incelemeyi emreder. İlk inen ayet ve ilk emri” oku” olan başka bir din yoktur.

2-İLİMLE İLGİLİ BAZI AYET ve HADİSLER

a-Ne de az düşünürsünüz!

b-Aklınızı kullanmaz mısınız?

c-Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?

d-İlk emir “Oku” dur

e-İlim ve hikmet müminin yitik malı gibidir. Onu nerede bulursa alır.

f-İlim öğrenmek kadın erkeğe farzdır.

g-Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz.

h-İki günü eşit olan ziyandadır, zarardadır.

I-Hem dünyayı hem ahireti isteyen ilme sarılsın...

3-İLMİN BULDUĞU KUR’AN’IN İŞARET ETTİĞİ MUCİZEVİ AYETLER

Ozan tabakası

“Gökyüzünün korunmuş bir tavan kıldık” (Enbiya: 32)

Dünyamızı güneşin zararlı ışınlarından koruyan ozon tabakası gökyüzünün hemen dışarısında daire gibi gök yüzümüzü çevreler.

Ayeti kerime dünyanın tavanı olan gökyüzünün korunmuş olduğunu bizlere bildiriyor. Ne ile korunuyor Gökyüzü sorusuna cevap, ozon tabakasıdır.

Allah’u Teala çöl bedevisinin inkar edemeyeceğini fakat 2000 yılının teknolojisinin keşfedebileceği bir mucizeyi bir kelime ile bizlere bildirir.

Yüzey gerilimi

Furkan suresi 53. Ayet: Atlas okyanusu ile Akdeniz’in, Hint okyanusu ile Kızıldeniz’in birleşmediğini 1970-80’li yıllarda bilim teknik ile insanlık yeni bulmuşken Kur’an bunu bizlere 1400 sene önce bildirir.

Dünyanın dönmesi:

“Dağları yerinde durur görürsün. Halbuki onlar bulutlar gibi hareket ederler”. (Neml : 88) Dağların bulutlar gibi hareket etmesi için dağların bitişik olduğu dünyanın da dönmesi lazımdır.

Parmak izleri

Kıyamet suresi 4. Ayet. Parmak izlerinde ne gibi bir incelik vardır ki Kur’an onlara işaret etmektedir: Dünyadaki bütün insanların parmak izlerinin birbirinden farklı olduğu ancak 1884 yılında anlaşılmıştır. Oysa Kur’an bunu bize 600’lü yıllarda haber vermiştir.

 

Kainat genişliyor:

Zariyat suresi 47. Ayet. Big-bang, büyük bir patlama ile çevreye yayılan ve her biri birbirinden uzaklaşan gezegen güneş, yıldız kümeleri, birbirinden hala daha hızlıca uzaklaşmakta, evren genişlemeye devam etmektedir.

Yükseğe çıkıldıkça oksijen azalıyor:

En’am suresi 125. Ayet. Yüksek yerlerde oksijen azdır. Hareket halindeki bir insan az oksijen olan bir yerde ciğerlerine rahat oksijen alamadığı için daha derinden sık sık nefes alır. Bu anda kalbi daralır, sıkışır. Çölde yaşayan biri bu duyguyu bilemez, hissedemez. Fakat Kur’an-ı Kerim bunu hem Araplara hem bizlere bildirir.

Evren’de uyum ve düzen vardır:

Rahman suresi 5. Ayet Kainatta her şey, makro-mikro alemde bir düzen içinde hareket eder. Dev yıldız kümelerinden atom, elektron alemine tabiattan, insan vücuduna karadan denize her şeyde bir uyum, ahenk bütünün bir parçası olma özelliği vardır. Bu ahengi kuran Allah’tır.

Yağmurun oluşumu

Nur suresi 43. Ayet. Çölde hayatı boyunca bir iki kez yağmuru gören biri bunu nasıl bilebilir, Allah bildirmezse.

Aşılayıcı Rüzgar

Hicr suresi 22. Ayet Çiçek polenlerinin aşılanmasında rüzgarın büyük önemi vardır.

Her şey çift yaratılmıştır

Zariyat suresi 49. Ayet. Yani zıttı ile kaim olan çiftler: gece-gündüz, artı-eksi, siyah-beyaz, uzun-kısa...

Not: Zaman hızla ters orantılı olarak azalır veya çoğalır. Zaman, saat, gün, yıl... göreceli değişkendir. Dünyadaki bir insanın bir saati ile plütondaki bir insanın saati birbirinden farklıdır. Dişi ağrıyan bir insanın bir saati ile dostuyla sohbet eden bir insanın bir saati birbirinden çok farklıdır. Arabayla bir yere bir saatte giden biri ile aynı yere yürüyerek bir günde varan kişi için zaman çok farklıdır. En önemlisi bir cismin hızı arttıkça o cisim için zaman ters orantılı olarak azalır. Dünyadaki bir insan için bir gün uzayda seyahat halindeki bir insan için bir saat gibidir. Uzaydaki insanın sürati arttıkça dünyadaki insan ile arasındaki zaman farkı da artacaktır. Dünyadaki bir yıl uzayda bir güne tekabül edecektir.

Allahu Teala Kur’an da kainattaki iki nokta ile dünyadaki zamanı kıyaslar:

Hac suresi 47. Ayet: rabbin katında bir gün sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.

Mearic suresi 4. Ayet: ....miktarı elli bin yıl olan bir gün....

Elektrik

Rahman suresi 35. Ayet:

Size dumansız bir alev: Alevin iki özelliği vardır: Isı ve ışık. Alev gibi ısı veren veya yakan ve yine alev gibi ışıkveren ama dumanı çıkmayan bir madde: elektrik, cereyan. Elektrik alev gibi ısı ve ışık (soba,lamba..)kaynağıdır fakat dumanı yoktur

Ve bakır gönderirde : Elektrik kablosunun içinde bakır bulunur.

Yakalanırsanız kurtulamazsınız: Elektrik akımına kapılan bir insan Kendini kurtaramaz.

Not: Kur’an da ayrıca insanın yaratılışında (müminun 12-14), petrolün oluşumuna ( A'la :4-5), kutuplardan (enbiya 44) yağmurun oluşumuna, kainatın oluşumuna (hud 7, fussılad 11, enbiya 30.) ...kadar pek çok konuda ayetler bulunmaktadır.

Kuran'ın şimdiye dek incelediğimiz mucizevi özelliklerinin dışında bir de "matematiksel mucize"si vardır. Bu mucizeye bir örnek, Kuran'daki bazı kelime tekrarlarının verdiği ortak sayıdır. Birbiriyle ilgili bazı kelimeler şaşırtıcı bir biçimde aynı sayıda tekrarlanırlar. Aşağıda, bu tür kelimeler ve Kuran içindeki tekrarlanış sayıları verilmiştir.


"Yedi Gök" tabiri 7 kere geçer. "Göklerin yaratılışı (halku semavat)" ifadesi de 7 kere tekrarlanır.

YEDİ GÖK
GÖKLERİN YARATILIŞI

7 kere
7 kere

 "Gün (yevm)" tekil olarak 365 kere geçerken, çoğul yani "günler (eyyam ve yevmeyn)" kelimeleri 30 defa tekrarlanır. "Ay" kelimesinin tekrar sayısı ise 12'dir.

AY
GÜN
GÜNLER

yevm
eyyam, yevmeyn

12
365
30

 "Hıyanet" kelimesi 16 kere geçerken, "habis" kelimesinin tekrar sayısı da 16'dır.

HIYANET
HABİS

16 kere
16 kere

 "Bitki" ve "ağaç" kelimelerinin tekrar sayısı aynı: 26.

BİTKİ
AĞAÇ

26 kere
26 kere

 "Ceza" kelimesi 117 kere yer alırken, Kuran'ın temel prensiplerden olan "affetmek" ifadesi bu sayının tam 2 katı kadar yani 234 kere tekrarlanıyor.

CEZA
AFFETMEK

117 kere
2x117= 234 kere

 "De" kelimelerini saydığımızda çıkan sonuç 332. "Dediler" kelimesini saydığımızda da aynı rakamı görüyoruz.

DE
DEDİLER

332 kere
332 kere

 "Dünya" kelimesi ve "ahiret" kelimesinin tekrarlanış sayıları da aynı: 115.

DÜNYA
AHİRET

115 kere
115 kere

 "Şeytan" kelimesi 88 kere geçiyor. "Melek" kelimesinin tekrar sayısı da 88.

ŞEYTAN
MELEK

88 kere
88 kere

 "İman" (tamlama almadan) kelimesi Kuran boyunca 25 kere tekrarlanır, "küfür" kelimesi de...

İMAN
KÜFÜR

25 kere
25 kere

"Zekat" kelimesi 32 kere tekrarlanırken, "bereket" kelimesinin tekrarlanış sayısı da 32.

ZEKAT
BEREKET

79 kere
79 kere

 "Rahmet" kelimesi 79, "hidayet" kelimesi de 79 kere tekrarlanır.

RAHMET
HİDAYET

79 kere
79 kere

 "İyiler (ebrar)" 6 kere, "facirler" ise tam yarısı kadar yani 3 kere geçer.

İYİLER (ebrar)
FACİRLER

6 kere
3 kere

 "Yaz-sıcak" kelimeleri ile "Kış-soğuk" kelimelerinin geçiş sayıları da aynı: 5.

YAZ-SICAK
KIŞ-SOĞUK

5 kere
5 kere

 "Sizi (insanı) yarattı" ifadesi ve "kulluk" kelimesinin geçiş sayıları da aynı: 16.

SİZİ YARATTI
KULLUK

16 kere
16 kere

 Şarap (hımr)" ve "sarhoşluk (sekere)" kelimeleri de aynı sayıda tekrarlanır: 6.

ŞARAP
SARHOŞLUK

hımr
sekere

6 kere
6 kere

 "Zenginlik" 26 ve "fakirlik" ise yarısı kadar, 13 kere geçer.

ZENGİNLİK
FAKİRLİK

26 kere
13 kere

 İnsan" 65 kere geçer; insanın yaratılış safhalarının sayısının toplamı da aynıdır:

İNSAN

TOPRAK

NUTFE

EMBRİYO

BİR
ÇİĞNEMLİK ET

KEMİK

ET

TOPLAM



turabun

nutfun

alak


meda'a

uzamun

lehmun

65

17

12

6


3

15

12

65

4-İLMİN BULAMADIĞI KUR’AN’IN İŞARET ETTİĞİ AYETLER

 

Güneş sisteminde on iki  gezegen:

Yusuf suresi 4.ayet: bazı alimler on bir yıldızdan kastın on bir gezegen olduğunu vurgularlar.(Hz. Yusuf (as) ile beraber kardeşlerin sayısı - dolayısıyla gezegenlerin sayısı - on ikiye ulaşır.

Işınlama (eşya nakli ):

Neml suresi 38-39-40. Ayetler. Ayeti kerime ilim sahibi kişilerin bir maddeyi bir yerden başka bir yere nakledebileceklerini bizlere müjdeler. ayet bu konuda bizlere bir referans, bir hedef gösterme yapmaktadır. Yani kıyamet kopmaz ise ilim sahipleri ışınlamayı gerçekleştireceklerdir. Yeter ki ilim yolunda ilerleyelim.

Hayvanlarla iletişim:

Neml suresi 16. Ayet. Günümüz araştırmacıları Balinaların seslerinden, hayvanların hareketlerinden onların duygu ve düşüncelerini çözmeye çalışmaktadırlar. Her konuda olduğu gibi peygamberler bunu teknolojik gelişmelerden çok önce başarmışlardır.

Not: Pakistanlı profesör Abdüsselam Kur’an dan hareket ederek ondan aldığı ip uçları ile ileri sürdüğü bir tezle nobel fizik ödülünü almıştır.

Biz müslümanlar Kur’ana bakarsak ondan her konuda (iman, ahlak, ibadet, ilim, fen...) istifade edebiliriz. yeter ki “Oku” yalım.

5-KELİMELER MUCİZESİ

Kur’an’da hiçbir kelime gereksiz veya fazlalık olarak geçmez:

  • Yedi gök kelimesi Kur’an’da tam yedi kere geçer.
  • Ay kelimesi Kur’an’da toplam 12 kere geçer.
  • Gün kelimesi Kur’an’da toplam 365 kere geçer.
  • Melek ve şeytan kelimeleri Kur’an’da toplam 88’er kez geçer.
  • İman ve küfür kelimeleri 25’er kez geçer.
  • Dünya ve ahiret kelimeleri 115’er kez geçer.
  • Diriltmek ve Sırat 45’er kez geçer.
  • Cehennem ve azab 26’şar kez,
  • İlim ve iman 811’er kez,
  • Zekât ve bereket 32’şer kez,
  • Akıl ve nûr 49’ar kez,
  • Akıl ehli ve gönül ehli 16’şar kez
  • Şiddet ve sabır102’şer kez ...geçer.
  • İman etmek fiili Kur’an’da 811 kez geçer. Kâfir olmak fiili 697 kez geçer. Kur’an’da iman edenleri sayısı ile kâfir olanların sayısı arasındaki fark (811-697) 114’tür. Yani kâfirler ile Müslümanlar arasındaki fark Kur’an’daki sûrelerin sayısı kadardır. Kâfir olanlar (697), 114 sûreye iman edince, kabul edince iman edenlerin sayısına (811) ulaşırlar.
  • Kur’an’da Peygamber isimleri toplam 513 kere geçer. Peygamber (Resul) kelimesi de Kur’an’da toplam 513 kere geçer.
  • Kur’an’da insanın yaratılış safhaları toplam 65 kez geçer. İnsan kelimesi de Kur’an’da 65 kere geçer...

Not: Kur’an’da kelimeler mucizesi ile ilgili daha yüzlerce örnek vardır.

6-KUR’AN’DA HARFLER MUCİZESİ

Yâsin Sûresi 33. Ayette: Küllün fî felekin (Ay, güneş, dünya yörüngelerinde dönerler) buyrulur. Bilim şu an her üç gezegeninde hem kendi çevrelerinde hem de belli yörüngede döndüklerini ispatlamıştır.

Ay, güneş ve dünyanın döndüğünü söyleyen ayetin arapça harfleri baştan sona veya sondan başa okununca da bir daire çizmektedir ve aynı anlamı verecek şekilde okunmaktadır.........

Ayrıca Kur’an’da esrarı çözülememiş Huruf-u Mukattaa adı verilen harfler esrarını korumaya devam etmektedir.

7-HADİS-İ ŞERİFLER ve İLİM

Peygamber efendimiz İstanbul’un bir gün mutlaka fethedileceğini bizlere haber verir. Yaklaşık bin sene sonra bu müjde gerçekleşir. 1453’te İstanbul fethedilir. Olayın diğer bir ilginç yönü İstanbul’un fethedileceğini müjdeleyen hadisin harflerinin Ebced (Arapça’da her bir harfin karşılığı bir sayıdır.) hesabına göre toplamının 1453 olmasıdır. Yani hadisi şerif İstanbul fethedilecek derken hadisin harfleri de fethedileceği tarihi vermektedir...

Peygamber Efendimiz: “Sizin sesleriniz kaybolmaz, evrende boşlukta dolaşır” buyurmuştur. İlim bunu yeni keşfetmiştir.

Not: Peygamber Efendimizin deve sidiği ile tedavi etmesini diline dolayan T. Dursun, yıllar sonra “çişteki mucize” isminde bir kitabın piyasaya çıkacağını tahmin edemezdi.

Not: Niçin bunlar Kur’an da açıkça anlatılmadı?

İslam hem 1400 sene öncesinde çöldeki bedevilere hem 2000 yılının uzay çağı insanına hitap edebilecek ortak bir dil ile (teşbih-benzetme, çok anlamlı kelimeler kullanarak...) insanlığa evrensel ve çağlar üstü bir mesaj gönderir. Kur’an 570’li yılların bilgi seviyelerine uygun, uzay çağının bilgi seviyesinin üstünde ortak bir metindir.

İnsanlara akılları seviyesine göre konuşmayı emreden dinimiz insanların bilgi seviyesi arttıkça tazeliğini koruyacak bir iç dizayna sahiptir.

KUR’AN ; ÇAĞLAR ÜSTÜ, ESKİMEZ, TEK İLÂHİ KİTAPTIR

Kur’an nazil olalı 1400 sene olmasına rağmen tazeliğini, aktivitesini, güncelliğini asla kaybetmemiştir. Buna genel olarak 3 sebebe bağlayabiliriz.

  1. Kur’an’ın kelimeleri değişmediği halde anlamı bilim geliştikçe yenilenir. Örneğin Enbiya Suresi âyet 32’de “gök yüzünü korunmuş bir tavan kıldık” buyrulmaktadır. Eskiden insanlar gökyüzünün meleklerce korunduğunu öğrenmiş olmaktadırlar.
  2. Kur’an isim, zaman, yer gibi değişken şeyleri değil de, özellik gibi değişmeyen şeyleri bizlere bildirir. Kur’an meselâ Yezit isimli bir kavmi yok ettiğini bizlere söylemezde (yani isimler üzerinde durmazda), haksızlık yapan, adaletsiz davranan, fuhuş,-ahlâksızlığı-a sapmış toplumları yok ettiğini bize bildirir. Meselâ, Yezit isimli bir kavmin yok edilmesi günümüz insanlarını direk olarak ilgilendirmez. Fakat, haksız, adaletsiz, ahlâksız toplumların geçmişte yok edilmesi aynı özelliğe sahip günümüz toplumların da helâka uğrayabileceğini, gelecekte de aynı özelliğe sahip toplumların yok edilebileceğini bizlere habere vermiş olur. Böylece Kur’an aktüalitesini kaybetmemiş, devamlı güncelliğini korumuş olur.
  3. Kur’an değişmez doğruları bizlere bildirir. Kur’an-ı Kerim’in emretmiş olduğu ahlâk, iyilik, doğruluk, temizlik... her zaman doğru, yasakladığı cinayet, fuhuş, içki, kumar, rüşvet... gibi şeyler eskidende kötüydü, şimdi de kötüdür, uzayda da kötü olacaktır.

Kur’an Allah kelâmıdır, Allah sözüdür. Çağlar üstü faal, canlı hayatla iç içe dünya hayatının mutluluk anahtarı, âhirette cennete girmenin şifresi konumundadır. Kur’an’ın bir harfi bile değişmemiş, değiştirilememiş ve asla da değişmeyecek ve eskimeyecektir.

KUR-AN’IN YAZILMASI

Cebrail (a.s) vasıtasıyla,Allah’tan gelen ayetleri Hz. Muhammed hemen ezberlerdi. Sonra Hz- Resul bu ayetleri hem ashabına yazdırır.(tahta,taş,deri,papürüs,kağıt) hem de ezberlettirirdi.

Hz-Resul vefat ettiğinde bu ayetlerin hepsi yazılı ve ezberlenmiş) olarak bir arada bulunuyordu.

Hz-Ebu Bekir döneminde bu Kur’an ayetleri Zeyd bin Sabit liderliğindeki hafızlar komisyonunca toplanır,yine hafızlarca denetlenir ve bir kitap haline getirilir. Sonra bu tek ilahi kitap (Kur’an) yaklaşık 30 sene bir kadına (Ümmü Selemeye) emanet edilir.

Hz-Osman döneminde İslam coğrafyası genişlediği, çeşitli lehçeler ortaya çıktığı için her bölgeye gönderebilmek üzere Zeyd bin Sabit liderliğinde bir hafızlar komisyonu toplanır ve Kur’an hafızlar kontrolünde Kur’an kopyalanıp çoğaltılır. Günümüzde de ezber ve çoğaltım devam etmektedir. Kısaca Hz-Resul’dan itibaren Kur’an hem hafızlı, hem ezbere günümüze dek kesintisiz iki kaynaktan oluşmuştur.

KUR’AN VE ZAMAN

Kur’an-ı Kerim, (uzayın) ilk gaz kütlesinden başlayıp, kıyamet gününe ve cennet-cehennem hakkındaki bilgilere kadar insan öncesi ve insanın son mekanı hakkındaki bilgileri bizlere verir.

“ O Kur’an çok şerefli sahifelerdedir.” (Abese: 13)

“ Kur’an’ı göklerde ve yerdeki sırları bilen Allah indirdi.” (Furkan : 6)

Kainatın Oluşumu : Allah’ü Teala yer ve göklerden önce suyu yaratmıştır. İlk yaratılan madde sudur. Su daha sonra gaz haline dönüştürülmüştür. Gaz kümeleri kozmik çekimin tesiri ile sıklaşır. Yoğunlaşır, küçülür, toplanır. Gezegenler ve yıldızlar böylece oluşur.

Yer ve gök bir iken, gaz halinde iken Allah’u Teala bu ikisini, yer ve gökleri birbirinden ayırır. Allah’ın ayırdığı yer ve gökler, galaksiler, nebulalar ve gezegenler kozmik çekim etkisi ile sürekli dönüp, soğuyup katılaşmaya, küresel şekil olmaya başlar.

“Allah her şeyi yaratandır (Zümer : 62) “

“ Biz her şeyi sudan yarattık (Enbiya : 30) “

“ Sonra Allah duman (gaz) halindeki göğe yöneldi (Füssılat : 11)“

“ Yer ve gökler bitişik iken onları biz ayırdık (Enbiya :30) “

“ Üzerinizde yedi kat gök yarattık (Müminun 17 )”

“ Gökleri yedi kat üzerinde yaratan O’dur.Rahman olan Allah’ın yarattığında düzensizlik göremezsiniz. (Mülk : 3)“

“ Göğü gücümüzle biz kurduk ve şüphesiz biz onu genişleticiyiz (Zariyat : 47 ) “

“ Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir (Rahman : 5) “

“Yeryüzünü yaratıkların oturmasına, yaşamasına elverişli kılan Allah’tır ( Taha : 53) “

“ Yeryüzünü, size boyun eğdiren O’dur (Mülk :15) “

Zaman : Kur’an da zaman, gün, yıl kelimeleri devre, çağ, dönem anlamında kullanılır.

“Sizin saydığınız bin yıllık zaman, ona bir günde yükselir (Secde 5) “

“ Miktarı elli bin yıl olan bir günde ... ( Mearic: 4) “

Tarih bilimi için önemli olan yer ve zaman Kur’an için önemli değildir. Kur’an için önemli olan olayların oluşum neden ve sonuçlarıdır.

“ Bu sevinçli ve kederli günleri insanlar arasında döndürüp duruyoruz (Ali İmran : 140)”

“ Yeryüzünde gezin, öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakın. Onların çoğu müşriklerdir .

(Rum : 42 )

İnsan Öncesi Canlılar : İnsandan önce yer ve uzayda ateş kökenli cinler, nur kökenli melekler vardı. Daha sonraları, toprak ( çamur) kökenli insan yaratılır.

“ Can’ı (cinlerin atasını) dumansız ateşten yarattı (Rahman : 15)

“ Cinleri ve insanları bana kulluk etsinler diye yarattım ( Zariyat : 56)

İnsan : Her şeyi sudan yaratan Allah’ü Teala evreni gaz kütlesi halindeki sudan, insanı önce toprakla karışık su ( çamur ) dan , sonra nutfe halindeki su karışımından yaratır.

“ O (Allah ) her şeyi güzel yarattı, insanı yaratmaya çamur başladı (Secde : 7)”

“ Andolsun insanı kuru balçıktan, işlenebilir topraktan yarattık (Hicr : 26) “

“ O (Allah ), sizi merhalelerden geçirerek yarattı... (Nuh : 14 ) “

“ İnsanı nutfeden yarattı (Nahl : 4) “

“ (Sizi) nutfeden yarattı, şekil verdi ( Abese :19 )”

“ Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra o nutfeyi kan pıhtısı haline getirdik. Kan pıhtısını bir çiğdemlik et yaptık. Bir çiğdemlik etten kemikler yarattık. Kemiklere et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık.

(Mü’minun : 13-14) “

“ Sonra onu şekillendirdi. Ona ruh üfledi. Size kulaklar, gözler, kalpler verdi. (Secde : 9)”

“ Sonra ona, yolunu kolaylaştırdı ( Abese : 20 )

"Ondan erkek- dişi (iki cins) yarattı (Kıyame : 39) "

" Sonra zayıflığın ardından kuvvet (gençlik) verdi. Sonra kuvvetin ardından zayıflık (ihtiyarlık) verdi (Rum : 54 )"

" Sonra bunun ardından şüphesiz ölürsünüz. Sonra siz kıyamet gününde mutlaka diriltirilirsiniz (Mü’minun : 15- 16)"

Not : Big - Bang = Evren, sonsuz yoğunluğa ve sıfır hacme sahip olan bir noktanın patlamasıyla başlamıştır. Yokluk kavramını sıfır hacme sahip bir nokta olarak tarif eden bilim, aslında bir şeyi itiraf etmektedir : Hacmi olmayan nokta “yok” demektir. Yani evren “ yoktan var “ edilmiştir.

" Allah bir şeyin olmasını isterse, ona "Ol" der, oda olur (Meryem : 35 )"

"Allah herşeyin yaratanıdır ( Zümer : 62 )"

"O Allah gökleri ve yeri yoktan var edendir (Enam : 101)"

      DİN  , AKIL  VE  BİLİM  

İnsan  dışında   her  canlı  dünyaya    kendi  ihtiyaçlarını  karşılayacak hazır  bilgilerle ve   iç güdü  ile ( uçmak, yüzmek , avlanmak ... )  ile  donanmış  olarak  gelir.Tüm  bunlar Allah   tarafından  hayvanlara  ve  bitkilere programlanmıştır. İnsan  ise  iyiliği  ve  kötülüğü  zamanla  öğrenir. İyilik  yapan   cennete , kötülük  yapan  Cehenneme  gider. Allah  insanları  programlamamıştır   ama  programına  uygun , tabiatla   uyum  içinde  olmasını  sağlayacak bir  program   göndermiştir.Kur’an-ı  Kerim  bu  programa  uyan  , programlanmış  kainatla  beraber  uyum  içinde  yaşar. İnsan  bu  program  sayesinde  mutlu  olur  ve  Cennete  girer.

İnsan ; melekte  olabilme  kabiliyetine   sahip , fakat  aynı  zamanda hayvanlardan  daha  aşağı  inip , şeytanlaşabilme  özelliğine   sahip   bir  canlıdır. İnsan diğer  canlılardan   düşünme , duygulanma , irade  gibi  özelliklerle   ayrılır.İnsanlar yaptıkları  icatlarla  beraber  hayatlarını  kolaylaştırırlar. Fakat  yapılan  bu  icatların  insanların  zararında  kullanılmasınaizin  vermez. Atomunc   bulunması  insanların  yararınadır , fakat  islam  , atom  bombasına  karşıdır. Çünkü  islam  insanlara  zararlı  olan  şeyleri  yasaklar .islam  uçağı  kabul  eder  , ama  savaş  uçağını  ve  onun  kötü  yolda  kullanılımını  reddeder ( Can , mal ,akıl , namus , ve  dini  korumak  hariç ).

Dinsiz  bir  biilim  , insanlara  zarara  verebilir : atom    bombası ,bio-teknik  savaşlar  ...gibi.Bilimsiz   din  ise  insanlar  tarafından  ilgi  görmez.İslam  ise  bilimle  içiçedir, bilime   yol  gösterir , öncülük  eder , hatta   bilimden  üstün  ve  ileridir.

 Kur’an’ın  ilk  emri “ OKU “ ‘dur.Kur’an’da  düşünmeyi    , aklı  kullanmayı  emreden bir  çok  ayet  vardır: “ Hiç  düşünmez misiniz ? , Aklınızı  nede  az  kullanırsınız ! , Hiç  bilenlerle bilmeyenler  bir  olur  mu ? , ....” Peygamberimizde  bilimi  teşvik  etmiştir  : “ Beşikten  mezara  kadar  ilim   öğreniniz   ,  bilim  öğrenmek  , kadın- erkeğe  farzdır, ...hem  dünyayı , hemde   ahireti  isteyen  ilme  sarılsın ...”

Kur’an ‘da  fen’ne , tıp  ve  matematiğe işaret  ve   öncülük  eden  bir  çok  ayet  vardır.  İslam  ibadeti  yapmak  için  akıllı  olmayı  ve  ergenlik  çağına  girmeyi  önşart  olarak  kabul  etmiştir

   Bilim  insanların  rahat  ve  huzur  içinde  yaşamaları  için  çeşitli  icatlar  bulmuştur ( Araba ,Uçak , sigaranın  yasak  olması , uyuşturucunun  kötü  olması ... ) Kur’an-ı  Kerim’de  aynı  amaca  yönelik  olarak  insanların  rahat  ve  huzur  içinde  yaşamaları  için  emir  ve  yasaklar  bildirmiştir. Günümüzde  bilim tıpkı   Kur’an  gibi  içkiyi  , uyuşturucuyu  , sigarayı  kötü  kabul  ederken , namaz  kılmayı   (  İsviçre ‘de  üretilen , PROSİDAN KAPSÜL  adlı   ilaç  ve  Bernald  SHOW   ve   M . LONTRA   gibi  bilim  adamları  namazı  tavsiye  eder . .. )  tavsiye   eder , orucu   tutmayı   (  Avrupa’lı  tıp  doktorları  sağlık  için  yılda  ortalama  20 – 30  gün  arası  insanlara  perhiz  yapmayı  tavsiye etmektedir. .. ) , Tanrı ‘nın  bir  olduğunu  (  Batıda  Tanrı’nın   bir  olduğunu  kabul  edenlerin  sayısı  hızla  artmaktadır. .. )  kabul  etmektedir. Batı  faizsiz  bir  sistem  arayışı  içinde  , İslamın  hoşgörüsüne  koşmaktadır. 

Kısaca   bilim , islam  dininin   emir  ve  yasaklarını   hızla  doğrulamakta  , tasdik  etmektedir.

 İnsanlık   İslama   bilim  vasıtası  ile   kavuşacaktır. O  halde  İslam  dini  insanların  ilerisinde  , Kur’an  bilimin  ulaşacağı  son  noktada  insanların  dünya  ve  ahiret  mutluluğunu   sağlamak  için  beklemektedir.

                                         KUR'AN'DA  TEZAT  YOKTUR :

      " Kur'an'ı   düşünmüyorlar mı?Eğer o  Allah'tan  başkası  tarafından  indirilmiş   olsaydı ,onda birbirini tutmayan çok şeyler  bulunurdu."( Nisa :82 )

      Kur'an   bilime  kılavuzluk   eden bir  din  kitabıdır . Yani  Kur'an'ı  anlamak ta   bir bilim ve emek,gayret  gerektirir. Kur'an'ı  anlama ve anlatma ilmine tefsir ilmi denir ve bu ilmin kürsüsü ,profesörleri , usûl - metodları  , detayları vardır.bu detaylardan birisi de  "Müşkilü'l-Kur'an  " adlı  bölümdür. Okuyucunun alt yapısı  yoksa ayetlerde anlayamayacağı   farklı anlamları daha açık ve detaylı  okuyucuya açıklayan bilim   dalıdır .

     Okuyuculara  tezatmış  gibi   gelen ve temelde tefsir ilminin  bilinmemesinden kaynaklanan  bazı meselelerin  dört ana sebebi vardır :

     - BİLDİRİLEN  MESELENİN   SAFHALARININ  BULUNMASI :Mesela insanın yaratılış   safhaları : Toprak( Âli imran :59 ),balçık ( Hicr :26 ),nutfe ( nahl :4 )...gibi yaratılışın  çeşitli  safhalarından bahsedilmesi   ( DETAY ; KUR'AN  VE ZAMAN BAŞLIKLI YAZIDA )

       - KONU  FARKLILIĞININ   BULUNMASI :Mesela " Kadınlar arasında adaleti gerçekleştiremeyeceğinizden endişe ederseniz ,bir  kadınla evlenin ." ( Nisa :3 ) ayeti  ile   " Ne  kadar  isteseniz de kadınlarınız arasında adalet yapamazsınız ." ( Nisa : 129 ) arasında bir fark yoktur :birinci ayet hukuki   bir   meseleyi anlatırken ikinci ayet kalbte duyulan bir temayüle işaret etmektedir   ve aslında her iki ayette  sonuçta tek eşliliği tavsiye eder.( DETAY; İSLAM VE KADIN )

        -  İŞİN   İKİ  AYRI  YÖNÜNÜN  OLMASI :" Attığın   zaman  sen atmadın ,lakin Allah attı."( ENFAL:17) :Yani ey Muhammed kumu sen attın  ama  isabet  ettiren Allah'tı !hedefi  tam onikiden  vuran ve vurdurtan ,o  olayı - mucizeyi  asıl   sana  yaptırttan ,hatırlatan  Allah'tır  , O'nu  unutma ve O'nu  an ! ( OLAYIN DETAYI ;TÜM TEFSİRLER)

         - KELİMENİN   HAKİKİ VE MECAZİ ANLAMDA KULLANILMASI :Mesela :" Kıyamet   günü  insanları   sarhoş  görürsün, halbuki onlar sarhoş değillerdir." ( Hac :2 ): " Sarhoş " kelimesi  birinci de mecazi( sarhoş  gibi ;korkudan yalpalar,titrer,akıl dışı fiiller yapar...), ikincide gerçek manada ( yani onlar sarhoş değil ,ürkek ,korkak ;o  nedenle öyle görünüyorlar...) kullanılmıştır!

  TEMELİ  OLMADAN  KUR'AN'A YAKLAŞMAK YA KÜFÜR YA SAPIKLIĞA  GÖTÜRÜR !

 

KUR’AN HAKKINDA BATILI AYDINLARIN BAZI SÖZLERİ

Prof. Ennest Renan:’Bu kitap dini bir inkılap kadar,edebi bir inkılaba da işarettir’.

Rene Basset:’Kur’an ebedi güzelliğin ezeli ve ebedi güzelliğin ezeli vs ebedi timsalidir. Meleklerde,insanlarda o mukaddes kitabın her hangi bir ayeti ayarında tek bir cümle bile yazmaktan acizdirler.’

Gustose Le Ban:’Kur’an ,insanlara zorla kabul ettirilmekten tamamen uzaktır. Ancak inanç ve kanaatle yeryüzüne yayılmıştır.’

Prof. Cement Huart:’Bütün Kur’an’da konuşan yalnız Allah’tır. Peygamber ise yalnız vahyin tebliğine vasıta olmuştur.’

Prof.İ. Goldziher:’Kur’an ismiyle bilinen ve Allah tarafından vahyedilmiş olan bu kitap aynı zamanda bütün cihan edebiyatının bir abidesidir.’

Prof. Nathan Södenblom: ‘Kur’an muayyen zamanlarda Hz-Muhammed (a.s.m) tebliğ edilmiş Allah kelamıdır.’

Jhon Davenport:’Bu Kur’an iledir ki Hazreti Muhammed (a.s.m) Resullüğünü doğrulamış O’na bir nazire getirmekten aciz bırakmıştır.’

Bertram Thomas:’Kur’an edebi üslübu da insanı vecde getiren bir güzelliktir.’diyor.

Prof. Reğis Blachere:’Arapça bilinmeyen avrupalı bir dinleyici bile bazı sureler okunurken heyecana gelmektedir. Dinleyicileri manevi bir tesir altında bırakır.

Emile Dermenghem: Kur’an Hazreti Muhammedin (a.s.m) en büyük mucizedir.’Kur’an mucizedir ve eşsizdir der.’

Arthur Pellegnin:’Kur-an’ın mukaddes metni,hiç şüphesiz ki bütün fikir hareketlerinin ilham kaynağıdır.’

Prof.Armand Abed:’ En basit kinayelerine varıncaya kadar,bütün üslübu ilahi olduğu için,insan bu kitaba hayran olur.’

Will Durant:’Kur’an saf ve sade ruhlara dünyada mevcut imanların en safını ,en açığını ;dini merasimi en sade alanını ve bilhassa putperestlik ve papazlıkla alakası olmayan şeklini etmiştir.’

Prof. Edouard Mantet:’Bu din kitabının güzelliği göklere çıkarılacak derecededir.’

Prof. Jacgues C. Rister:’Onun insanlara tesir kudretiyle manevi yüceliği,Hazret’i Muhammed’i (a.s.m) Allah’ın nuru ile azametine (büyüklüğüne) uymuş göstermektedir. Bunu hiç kimse inkar edemez.’

Prof. Guadefroy-Domomlaynes:’O eşsizAllah kelamının heyecan verici bir tarzda yükselmesi, ondaki kuvvet ise kudretin dinleyeni sarması yegane muciceşi demektir. Resülullah’ın peygamberliğinin doğruluğu da işte bununla sabittir.’

Raymand Charles:’Öyle tasvirleri vardır ki,onların ahenkli seslerinden hasıl olan musikinin dokunaklı güzelliği insanların zihinlerini vahyin kabulüne hazır hale getirir.’

Dominigue Soundel:’Kur’an’ın başlıca özelliği,edebi bakımdan taklidine imkan olmamasıdır,der.’

Jacgues Jamier:’Kur’an üslübune tercüme imkanı yoktur.’

Baswonth-Simith:’Gerçekliğin hikmetin ve üslüp sadeliğin mucisesi,diyor.

Prens Bismarc:’Ben kur’an’ı her bakımdan inceledim,her kelimesinde büyük bir hikmet gördüm.’

Corsel: “Kur’an bütün insanlığın tılsımını çözmekten aciz kaldığı muazzam bir sır olarak yaşamaktadır.”

Kont H. De Castri: “Kur’an sonsuza dek bir mucizedir. Bu kutsal kitabın ta kendisi kaynağının ilâhi olduğunu ispata kâfidir.” 

 
...::: www.islamustundur.com :::...