|
...::: KUR’AN VE İLİM :::... |
|
1-İslamın yüce
kitabı Kur’an-ı Kerim 300 civarında ayeti kerime ile düşünmeyi, aklımızı
kullanmayı, araştırmayı, incelemeyi emreder. İlk inen ayet ve ilk emri” oku”
olan başka bir din yoktur.
2-İLİMLE İLGİLİ BAZI AYET ve HADİSLER a-Ne de az düşünürsünüz! b-Aklınızı kullanmaz mısınız? c-Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? d-İlk emir “Oku” dur e-İlim ve hikmet müminin yitik malı gibidir. Onu nerede bulursa alır. f-İlim öğrenmek kadın erkeğe farzdır. g-Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz. h-İki günü eşit olan ziyandadır, zarardadır. I-Hem dünyayı hem ahireti isteyen ilme sarılsın... 3-İLMİN BULDUĞU KUR’AN’IN İŞARET ETTİĞİ MUCİZEVİ AYETLER Ozan tabakası “Gökyüzünün korunmuş bir tavan kıldık” (Enbiya: 32) Dünyamızı güneşin zararlı ışınlarından koruyan ozon tabakası gökyüzünün hemen dışarısında daire gibi gök yüzümüzü çevreler. Ayeti kerime dünyanın tavanı olan gökyüzünün korunmuş olduğunu bizlere bildiriyor. Ne ile korunuyor Gökyüzü sorusuna cevap, ozon tabakasıdır. Allah’u Teala çöl bedevisinin inkar edemeyeceğini fakat 2000 yılının teknolojisinin keşfedebileceği bir mucizeyi bir kelime ile bizlere bildirir. Yüzey gerilimi Furkan suresi 53. Ayet: Atlas okyanusu ile Akdeniz’in, Hint okyanusu ile Kızıldeniz’in birleşmediğini 1970-80’li yıllarda bilim teknik ile insanlık yeni bulmuşken Kur’an bunu bizlere 1400 sene önce bildirir. Dünyanın dönmesi: “Dağları yerinde durur görürsün. Halbuki onlar bulutlar gibi hareket ederler”. (Neml : 88) Dağların bulutlar gibi hareket etmesi için dağların bitişik olduğu dünyanın da dönmesi lazımdır. Parmak izleri Kıyamet suresi 4. Ayet. Parmak izlerinde ne gibi bir incelik vardır ki Kur’an onlara işaret etmektedir: Dünyadaki bütün insanların parmak izlerinin birbirinden farklı olduğu ancak 1884 yılında anlaşılmıştır. Oysa Kur’an bunu bize 600’lü yıllarda haber vermiştir.
Kainat genişliyor: Zariyat suresi 47. Ayet. Big-bang, büyük bir patlama ile çevreye yayılan ve her biri birbirinden uzaklaşan gezegen güneş, yıldız kümeleri, birbirinden hala daha hızlıca uzaklaşmakta, evren genişlemeye devam etmektedir. Yükseğe çıkıldıkça oksijen azalıyor: En’am suresi 125. Ayet. Yüksek yerlerde oksijen azdır. Hareket halindeki bir insan az oksijen olan bir yerde ciğerlerine rahat oksijen alamadığı için daha derinden sık sık nefes alır. Bu anda kalbi daralır, sıkışır. Çölde yaşayan biri bu duyguyu bilemez, hissedemez. Fakat Kur’an-ı Kerim bunu hem Araplara hem bizlere bildirir. Evren’de uyum ve düzen vardır: Rahman suresi 5. Ayet Kainatta her şey, makro-mikro alemde bir düzen içinde hareket eder. Dev yıldız kümelerinden atom, elektron alemine tabiattan, insan vücuduna karadan denize her şeyde bir uyum, ahenk bütünün bir parçası olma özelliği vardır. Bu ahengi kuran Allah’tır.
Nur suresi 43. Ayet. Çölde hayatı boyunca bir iki kez yağmuru gören biri bunu nasıl bilebilir, Allah bildirmezse.
Hicr suresi 22. Ayet Çiçek polenlerinin aşılanmasında rüzgarın büyük önemi vardır.
Zariyat suresi 49. Ayet. Yani zıttı ile kaim olan çiftler: gece-gündüz, artı-eksi, siyah-beyaz, uzun-kısa... Not: Zaman hızla ters orantılı olarak azalır veya çoğalır. Zaman, saat, gün, yıl... göreceli değişkendir. Dünyadaki bir insanın bir saati ile plütondaki bir insanın saati birbirinden farklıdır. Dişi ağrıyan bir insanın bir saati ile dostuyla sohbet eden bir insanın bir saati birbirinden çok farklıdır. Arabayla bir yere bir saatte giden biri ile aynı yere yürüyerek bir günde varan kişi için zaman çok farklıdır. En önemlisi bir cismin hızı arttıkça o cisim için zaman ters orantılı olarak azalır. Dünyadaki bir insan için bir gün uzayda seyahat halindeki bir insan için bir saat gibidir. Uzaydaki insanın sürati arttıkça dünyadaki insan ile arasındaki zaman farkı da artacaktır. Dünyadaki bir yıl uzayda bir güne tekabül edecektir. Allahu Teala Kur’an da kainattaki iki nokta ile dünyadaki zamanı kıyaslar: Hac suresi 47. Ayet: rabbin katında bir gün sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir. Mearic suresi 4. Ayet: ....miktarı elli bin yıl olan bir gün.... Elektrik Rahman suresi 35. Ayet: Size dumansız bir alev: Alevin iki özelliği vardır: Isı ve ışık. Alev gibi ısı veren veya yakan ve yine alev gibi ışıkveren ama dumanı çıkmayan bir madde: elektrik, cereyan. Elektrik alev gibi ısı ve ışık (soba,lamba..)kaynağıdır fakat dumanı yoktur Ve bakır gönderirde : Elektrik kablosunun içinde bakır bulunur. Yakalanırsanız kurtulamazsınız: Elektrik akımına kapılan bir insan Kendini kurtaramaz. Not: Kur’an da ayrıca insanın yaratılışında (müminun 12-14), petrolün oluşumuna ( A'la :4-5), kutuplardan (enbiya 44) yağmurun oluşumuna, kainatın oluşumuna (hud 7, fussılad 11, enbiya 30.) ...kadar pek çok konuda ayetler bulunmaktadır.
Kuran'ın şimdiye dek incelediğimiz mucizevi
özelliklerinin dışında bir de "matematiksel mucize"si vardır. Bu mucizeye
bir örnek, Kuran'daki bazı kelime tekrarlarının verdiği ortak sayıdır.
Birbiriyle ilgili bazı kelimeler şaşırtıcı bir biçimde aynı sayıda
tekrarlanırlar. Aşağıda, bu tür kelimeler ve Kuran içindeki tekrarlanış
sayıları verilmiştir.
"Hıyanet" kelimesi 16 kere geçerken, "habis"
kelimesinin tekrar sayısı da 16'dır.
"Bitki" ve "ağaç" kelimelerinin tekrar sayısı
aynı: 26.
"De" kelimelerini saydığımızda çıkan sonuç 332.
"Dediler" kelimesini saydığımızda da aynı rakamı görüyoruz.
"Zekat" kelimesi 32 kere tekrarlanırken,
"bereket" kelimesinin tekrarlanış sayısı da 32.
İnsan" 65 kere geçer; insanın yaratılış
safhalarının sayısının toplamı da aynıdır:
4-İLMİN BULAMADIĞI KUR’AN’IN İŞARET ETTİĞİ AYETLER
Güneş sisteminde on iki gezegen: Yusuf suresi 4.ayet: bazı alimler on bir yıldızdan kastın on bir gezegen olduğunu vurgularlar.(Hz. Yusuf (as) ile beraber kardeşlerin sayısı - dolayısıyla gezegenlerin sayısı - on ikiye ulaşır. Işınlama (eşya nakli ): Neml suresi 38-39-40. Ayetler. Ayeti kerime ilim sahibi kişilerin bir maddeyi bir yerden başka bir yere nakledebileceklerini bizlere müjdeler. ayet bu konuda bizlere bir referans, bir hedef gösterme yapmaktadır. Yani kıyamet kopmaz ise ilim sahipleri ışınlamayı gerçekleştireceklerdir. Yeter ki ilim yolunda ilerleyelim. Hayvanlarla iletişim: Neml suresi 16. Ayet. Günümüz araştırmacıları Balinaların seslerinden, hayvanların hareketlerinden onların duygu ve düşüncelerini çözmeye çalışmaktadırlar. Her konuda olduğu gibi peygamberler bunu teknolojik gelişmelerden çok önce başarmışlardır. Not: Pakistanlı profesör Abdüsselam Kur’an dan hareket ederek ondan aldığı ip uçları ile ileri sürdüğü bir tezle nobel fizik ödülünü almıştır. Biz müslümanlar Kur’ana bakarsak ondan her konuda (iman, ahlak, ibadet, ilim, fen...) istifade edebiliriz. yeter ki “Oku” yalım. 5-KELİMELER MUCİZESİ Kur’an’da hiçbir kelime gereksiz veya fazlalık olarak geçmez:
Not: Kur’an’da kelimeler mucizesi ile ilgili daha yüzlerce örnek vardır. 6-KUR’AN’DA HARFLER MUCİZESİ Yâsin Sûresi 33. Ayette: Küllün fî felekin (Ay, güneş, dünya yörüngelerinde dönerler) buyrulur. Bilim şu an her üç gezegeninde hem kendi çevrelerinde hem de belli yörüngede döndüklerini ispatlamıştır. Ay, güneş ve dünyanın döndüğünü söyleyen ayetin arapça harfleri baştan sona veya sondan başa okununca da bir daire çizmektedir ve aynı anlamı verecek şekilde okunmaktadır......... Ayrıca Kur’an’da esrarı çözülememiş Huruf-u Mukattaa adı verilen harfler esrarını korumaya devam etmektedir. 7-HADİS-İ ŞERİFLER ve İLİM Peygamber efendimiz İstanbul’un bir gün mutlaka fethedileceğini bizlere haber verir. Yaklaşık bin sene sonra bu müjde gerçekleşir. 1453’te İstanbul fethedilir. Olayın diğer bir ilginç yönü İstanbul’un fethedileceğini müjdeleyen hadisin harflerinin Ebced (Arapça’da her bir harfin karşılığı bir sayıdır.) hesabına göre toplamının 1453 olmasıdır. Yani hadisi şerif İstanbul fethedilecek derken hadisin harfleri de fethedileceği tarihi vermektedir... Peygamber Efendimiz: “Sizin sesleriniz kaybolmaz, evrende boşlukta dolaşır” buyurmuştur. İlim bunu yeni keşfetmiştir. Not: Peygamber Efendimizin deve sidiği ile tedavi etmesini diline dolayan T. Dursun, yıllar sonra “çişteki mucize” isminde bir kitabın piyasaya çıkacağını tahmin edemezdi. Not: Niçin bunlar Kur’an da açıkça anlatılmadı? İslam hem 1400 sene öncesinde çöldeki bedevilere hem 2000 yılının uzay çağı insanına hitap edebilecek ortak bir dil ile (teşbih-benzetme, çok anlamlı kelimeler kullanarak...) insanlığa evrensel ve çağlar üstü bir mesaj gönderir. Kur’an 570’li yılların bilgi seviyelerine uygun, uzay çağının bilgi seviyesinin üstünde ortak bir metindir. İnsanlara akılları seviyesine göre konuşmayı emreden dinimiz insanların bilgi seviyesi arttıkça tazeliğini koruyacak bir iç dizayna sahiptir. KUR’AN ; ÇAĞLAR ÜSTÜ, ESKİMEZ, TEK İLÂHİ KİTAPTIR Kur’an nazil olalı 1400 sene olmasına rağmen tazeliğini, aktivitesini, güncelliğini asla kaybetmemiştir. Buna genel olarak 3 sebebe bağlayabiliriz.
Kur’an Allah kelâmıdır, Allah sözüdür. Çağlar üstü faal, canlı hayatla iç içe dünya hayatının mutluluk anahtarı, âhirette cennete girmenin şifresi konumundadır. Kur’an’ın bir harfi bile değişmemiş, değiştirilememiş ve asla da değişmeyecek ve eskimeyecektir. KUR-AN’IN YAZILMASI Cebrail (a.s) vasıtasıyla,Allah’tan gelen ayetleri Hz. Muhammed hemen ezberlerdi. Sonra Hz- Resul bu ayetleri hem ashabına yazdırır.(tahta,taş,deri,papürüs,kağıt) hem de ezberlettirirdi. Hz-Resul vefat ettiğinde bu ayetlerin hepsi yazılı ve ezberlenmiş) olarak bir arada bulunuyordu. Hz-Ebu Bekir döneminde bu Kur’an ayetleri Zeyd bin Sabit liderliğindeki hafızlar komisyonunca toplanır,yine hafızlarca denetlenir ve bir kitap haline getirilir. Sonra bu tek ilahi kitap (Kur’an) yaklaşık 30 sene bir kadına (Ümmü Selemeye) emanet edilir. Hz-Osman döneminde İslam coğrafyası genişlediği, çeşitli lehçeler ortaya çıktığı için her bölgeye gönderebilmek üzere Zeyd bin Sabit liderliğinde bir hafızlar komisyonu toplanır ve Kur’an hafızlar kontrolünde Kur’an kopyalanıp çoğaltılır. Günümüzde de ezber ve çoğaltım devam etmektedir. Kısaca Hz-Resul’dan itibaren Kur’an hem hafızlı, hem ezbere günümüze dek kesintisiz iki kaynaktan oluşmuştur. KUR’AN VE ZAMAN Kur’an-ı Kerim, (uzayın) ilk gaz kütlesinden başlayıp, kıyamet gününe ve cennet-cehennem hakkındaki bilgilere kadar insan öncesi ve insanın son mekanı hakkındaki bilgileri bizlere verir. “ O Kur’an çok şerefli sahifelerdedir.” (Abese: 13) “ Kur’an’ı göklerde ve yerdeki sırları bilen Allah indirdi.” (Furkan : 6) Kainatın Oluşumu : Allah’ü Teala yer ve göklerden önce suyu yaratmıştır. İlk yaratılan madde sudur. Su daha sonra gaz haline dönüştürülmüştür. Gaz kümeleri kozmik çekimin tesiri ile sıklaşır. Yoğunlaşır, küçülür, toplanır. Gezegenler ve yıldızlar böylece oluşur. Yer ve gök bir iken, gaz halinde iken Allah’u Teala bu ikisini, yer ve gökleri birbirinden ayırır. Allah’ın ayırdığı yer ve gökler, galaksiler, nebulalar ve gezegenler kozmik çekim etkisi ile sürekli dönüp, soğuyup katılaşmaya, küresel şekil olmaya başlar. “Allah her şeyi yaratandır (Zümer : 62) “ “ Biz her şeyi sudan yarattık (Enbiya : 30) “ “ Sonra Allah duman (gaz) halindeki göğe yöneldi (Füssılat : 11)“ “ Yer ve gökler bitişik iken onları biz ayırdık (Enbiya :30) “ “ Üzerinizde yedi kat gök yarattık (Müminun 17 )” “ Gökleri yedi kat üzerinde yaratan O’dur.Rahman olan Allah’ın yarattığında düzensizlik göremezsiniz. (Mülk : 3)“ “ Göğü gücümüzle biz kurduk ve şüphesiz biz onu genişleticiyiz (Zariyat : 47 ) “ “ Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir (Rahman : 5) “ “Yeryüzünü yaratıkların oturmasına, yaşamasına elverişli kılan Allah’tır ( Taha : 53) “ “ Yeryüzünü, size boyun eğdiren O’dur (Mülk :15) “ Zaman : Kur’an da zaman, gün, yıl kelimeleri devre, çağ, dönem anlamında kullanılır. “Sizin saydığınız bin yıllık zaman, ona bir günde yükselir (Secde 5) “ “ Miktarı elli bin yıl olan bir günde ... ( Mearic: 4) “ Tarih bilimi için önemli olan yer ve zaman Kur’an için önemli değildir. Kur’an için önemli olan olayların oluşum neden ve sonuçlarıdır. “ Bu sevinçli ve kederli günleri insanlar arasında döndürüp duruyoruz (Ali İmran : 140)” “ Yeryüzünde gezin, öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakın. Onların çoğu müşriklerdir . (Rum : 42 ) İnsan Öncesi Canlılar : İnsandan önce yer ve uzayda ateş kökenli cinler, nur kökenli melekler vardı. Daha sonraları, toprak ( çamur) kökenli insan yaratılır. “ Can’ı (cinlerin atasını) dumansız ateşten yarattı (Rahman : 15) “ Cinleri ve insanları bana kulluk etsinler diye yarattım ( Zariyat : 56) İnsan : Her şeyi sudan yaratan Allah’ü Teala evreni gaz kütlesi halindeki sudan, insanı önce toprakla karışık su ( çamur ) dan , sonra nutfe halindeki su karışımından yaratır. “ O (Allah ) her şeyi güzel yarattı, insanı yaratmaya çamur başladı (Secde : 7)” “ Andolsun insanı kuru balçıktan, işlenebilir topraktan yarattık (Hicr : 26) “ “ O (Allah ), sizi merhalelerden geçirerek yarattı... (Nuh : 14 ) “ “ İnsanı nutfeden yarattı (Nahl : 4) “ “ (Sizi) nutfeden yarattı, şekil verdi ( Abese :19 )” “ Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra o nutfeyi kan pıhtısı haline getirdik. Kan pıhtısını bir çiğdemlik et yaptık. Bir çiğdemlik etten kemikler yarattık. Kemiklere et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık. (Mü’minun : 13-14) “ “ Sonra onu şekillendirdi. Ona ruh üfledi. Size kulaklar, gözler, kalpler verdi. (Secde : 9)” “ Sonra ona, yolunu kolaylaştırdı ( Abese : 20 ) "Ondan erkek- dişi (iki cins) yarattı (Kıyame : 39) " " Sonra zayıflığın ardından kuvvet (gençlik) verdi. Sonra kuvvetin ardından zayıflık (ihtiyarlık) verdi (Rum : 54 )" " Sonra bunun ardından şüphesiz ölürsünüz. Sonra siz kıyamet gününde mutlaka diriltirilirsiniz (Mü’minun : 15- 16)" Not : Big - Bang = Evren, sonsuz yoğunluğa ve sıfır hacme sahip olan bir noktanın patlamasıyla başlamıştır. Yokluk kavramını sıfır hacme sahip bir nokta olarak tarif eden bilim, aslında bir şeyi itiraf etmektedir : Hacmi olmayan nokta “yok” demektir. Yani evren “ yoktan var “ edilmiştir. " Allah bir şeyin olmasını isterse, ona "Ol" der, oda olur (Meryem : 35 )" "Allah herşeyin yaratanıdır ( Zümer : 62 )" "O Allah gökleri ve yeri yoktan var edendir (Enam : 101)"
DİN
, AKIL VE
BİLİM
İnsan dışında her canlı dünyaya kendi ihtiyaçlarını karşılayacak hazır bilgilerle ve iç güdü ile ( uçmak, yüzmek , avlanmak ... ) ile donanmış olarak gelir.Tüm bunlar Allah tarafından hayvanlara ve bitkilere programlanmıştır. İnsan ise iyiliği ve kötülüğü zamanla öğrenir. İyilik yapan cennete , kötülük yapan Cehenneme gider. Allah insanları programlamamıştır ama programına uygun , tabiatla uyum içinde olmasını sağlayacak bir program göndermiştir.Kur’an-ı Kerim bu programa uyan , programlanmış kainatla beraber uyum içinde yaşar. İnsan bu program sayesinde mutlu olur ve Cennete girer. İnsan ; melekte olabilme kabiliyetine sahip , fakat aynı zamanda hayvanlardan daha aşağı inip , şeytanlaşabilme özelliğine sahip bir canlıdır. İnsan diğer canlılardan düşünme , duygulanma , irade gibi özelliklerle ayrılır.İnsanlar yaptıkları icatlarla beraber hayatlarını kolaylaştırırlar. Fakat yapılan bu icatların insanların zararında kullanılmasınaizin vermez. Atomunc bulunması insanların yararınadır , fakat islam , atom bombasına karşıdır. Çünkü islam insanlara zararlı olan şeyleri yasaklar .islam uçağı kabul eder , ama savaş uçağını ve onun kötü yolda kullanılımını reddeder ( Can , mal ,akıl , namus , ve dini korumak hariç ). Dinsiz bir biilim , insanlara zarara verebilir : atom bombası ,bio-teknik savaşlar ...gibi.Bilimsiz din ise insanlar tarafından ilgi görmez.İslam ise bilimle içiçedir, bilime yol gösterir , öncülük eder , hatta bilimden üstün ve ileridir. Kur’an’ın ilk emri “ OKU “ ‘dur.Kur’an’da düşünmeyi , aklı kullanmayı emreden bir çok ayet vardır: “ Hiç düşünmez misiniz ? , Aklınızı nede az kullanırsınız ! , Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu ? , ....” Peygamberimizde bilimi teşvik etmiştir : “ Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz , bilim öğrenmek , kadın- erkeğe farzdır, ...hem dünyayı , hemde ahireti isteyen ilme sarılsın ...” Kur’an ‘da fen’ne , tıp ve matematiğe işaret ve öncülük eden bir çok ayet vardır. İslam ibadeti yapmak için akıllı olmayı ve ergenlik çağına girmeyi önşart olarak kabul etmiştir Bilim insanların rahat ve huzur içinde yaşamaları için çeşitli icatlar bulmuştur ( Araba ,Uçak , sigaranın yasak olması , uyuşturucunun kötü olması ... ) Kur’an-ı Kerim’de aynı amaca yönelik olarak insanların rahat ve huzur içinde yaşamaları için emir ve yasaklar bildirmiştir. Günümüzde bilim tıpkı Kur’an gibi içkiyi , uyuşturucuyu , sigarayı kötü kabul ederken , namaz kılmayı ( İsviçre ‘de üretilen , PROSİDAN KAPSÜL adlı ilaç ve Bernald SHOW ve M . LONTRA gibi bilim adamları namazı tavsiye eder . .. ) tavsiye eder , orucu tutmayı ( Avrupa’lı tıp doktorları sağlık için yılda ortalama 20 – 30 gün arası insanlara perhiz yapmayı tavsiye etmektedir. .. ) , Tanrı ‘nın bir olduğunu ( Batıda Tanrı’nın bir olduğunu kabul edenlerin sayısı hızla artmaktadır. .. ) kabul etmektedir. Batı faizsiz bir sistem arayışı içinde , İslamın hoşgörüsüne koşmaktadır. Kısaca bilim , islam dininin emir ve yasaklarını hızla doğrulamakta , tasdik etmektedir. İnsanlık İslama bilim vasıtası ile kavuşacaktır. O halde İslam dini insanların ilerisinde , Kur’an bilimin ulaşacağı son noktada insanların dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak için beklemektedir. KUR'AN'DA TEZAT YOKTUR : " Kur'an'ı düşünmüyorlar mı?Eğer o Allah'tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı ,onda birbirini tutmayan çok şeyler bulunurdu."( Nisa :82 ) Kur'an bilime kılavuzluk eden bir din kitabıdır . Yani Kur'an'ı anlamak ta bir bilim ve emek,gayret gerektirir. Kur'an'ı anlama ve anlatma ilmine tefsir ilmi denir ve bu ilmin kürsüsü ,profesörleri , usûl - metodları , detayları vardır.bu detaylardan birisi de "Müşkilü'l-Kur'an " adlı bölümdür. Okuyucunun alt yapısı yoksa ayetlerde anlayamayacağı farklı anlamları daha açık ve detaylı okuyucuya açıklayan bilim dalıdır . Okuyuculara tezatmış gibi gelen ve temelde tefsir ilminin bilinmemesinden kaynaklanan bazı meselelerin dört ana sebebi vardır : - BİLDİRİLEN MESELENİN SAFHALARININ BULUNMASI :Mesela insanın yaratılış safhaları : Toprak( Âli imran :59 ),balçık ( Hicr :26 ),nutfe ( nahl :4 )...gibi yaratılışın çeşitli safhalarından bahsedilmesi ( DETAY ; KUR'AN VE ZAMAN BAŞLIKLI YAZIDA ) - KONU FARKLILIĞININ BULUNMASI :Mesela " Kadınlar arasında adaleti gerçekleştiremeyeceğinizden endişe ederseniz ,bir kadınla evlenin ." ( Nisa :3 ) ayeti ile " Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında adalet yapamazsınız ." ( Nisa : 129 ) arasında bir fark yoktur :birinci ayet hukuki bir meseleyi anlatırken ikinci ayet kalbte duyulan bir temayüle işaret etmektedir ve aslında her iki ayette sonuçta tek eşliliği tavsiye eder.( DETAY; İSLAM VE KADIN ) - İŞİN İKİ AYRI YÖNÜNÜN OLMASI :" Attığın zaman sen atmadın ,lakin Allah attı."( ENFAL:17) :Yani ey Muhammed kumu sen attın ama isabet ettiren Allah'tı !hedefi tam onikiden vuran ve vurdurtan ,o olayı - mucizeyi asıl sana yaptırttan ,hatırlatan Allah'tır , O'nu unutma ve O'nu an ! ( OLAYIN DETAYI ;TÜM TEFSİRLER) - KELİMENİN HAKİKİ VE MECAZİ ANLAMDA KULLANILMASI :Mesela :" Kıyamet günü insanları sarhoş görürsün, halbuki onlar sarhoş değillerdir." ( Hac :2 ): " Sarhoş " kelimesi birinci de mecazi( sarhoş gibi ;korkudan yalpalar,titrer,akıl dışı fiiller yapar...), ikincide gerçek manada ( yani onlar sarhoş değil ,ürkek ,korkak ;o nedenle öyle görünüyorlar...) kullanılmıştır! TEMELİ OLMADAN KUR'AN'A YAKLAŞMAK YA KÜFÜR YA SAPIKLIĞA GÖTÜRÜR ! KUR’AN HAKKINDA BATILI AYDINLARIN BAZI SÖZLERİ Prof. Ennest Renan:’Bu kitap dini bir inkılap kadar,edebi bir inkılaba da işarettir’. Rene Basset:’Kur’an ebedi güzelliğin ezeli ve ebedi güzelliğin ezeli vs ebedi timsalidir. Meleklerde,insanlarda o mukaddes kitabın her hangi bir ayeti ayarında tek bir cümle bile yazmaktan acizdirler.’ Gustose Le Ban:’Kur’an ,insanlara zorla kabul ettirilmekten tamamen uzaktır. Ancak inanç ve kanaatle yeryüzüne yayılmıştır.’ Prof. Cement Huart:’Bütün Kur’an’da konuşan yalnız Allah’tır. Peygamber ise yalnız vahyin tebliğine vasıta olmuştur.’ Prof.İ. Goldziher:’Kur’an ismiyle bilinen ve Allah tarafından vahyedilmiş olan bu kitap aynı zamanda bütün cihan edebiyatının bir abidesidir.’ Prof. Nathan Södenblom: ‘Kur’an muayyen zamanlarda Hz-Muhammed (a.s.m) tebliğ edilmiş Allah kelamıdır.’ Jhon Davenport:’Bu Kur’an iledir ki Hazreti Muhammed (a.s.m) Resullüğünü doğrulamış O’na bir nazire getirmekten aciz bırakmıştır.’ Bertram Thomas:’Kur’an edebi üslübu da insanı vecde getiren bir güzelliktir.’diyor. Prof. Reğis Blachere:’Arapça bilinmeyen avrupalı bir dinleyici bile bazı sureler okunurken heyecana gelmektedir. Dinleyicileri manevi bir tesir altında bırakır. Emile Dermenghem: Kur’an Hazreti Muhammedin (a.s.m) en büyük mucizedir.’Kur’an mucizedir ve eşsizdir der.’ Arthur Pellegnin:’Kur-an’ın mukaddes metni,hiç şüphesiz ki bütün fikir hareketlerinin ilham kaynağıdır.’ Prof.Armand Abed:’ En basit kinayelerine varıncaya kadar,bütün üslübu ilahi olduğu için,insan bu kitaba hayran olur.’ Will Durant:’Kur’an saf ve sade ruhlara dünyada mevcut imanların en safını ,en açığını ;dini merasimi en sade alanını ve bilhassa putperestlik ve papazlıkla alakası olmayan şeklini etmiştir.’ Prof. Edouard Mantet:’Bu din kitabının güzelliği göklere çıkarılacak derecededir.’ Prof. Jacgues C. Rister:’Onun insanlara tesir kudretiyle manevi yüceliği,Hazret’i Muhammed’i (a.s.m) Allah’ın nuru ile azametine (büyüklüğüne) uymuş göstermektedir. Bunu hiç kimse inkar edemez.’ Prof. Guadefroy-Domomlaynes:’O eşsizAllah kelamının heyecan verici bir tarzda yükselmesi, ondaki kuvvet ise kudretin dinleyeni sarması yegane muciceşi demektir. Resülullah’ın peygamberliğinin doğruluğu da işte bununla sabittir.’ Raymand Charles:’Öyle tasvirleri vardır ki,onların ahenkli seslerinden hasıl olan musikinin dokunaklı güzelliği insanların zihinlerini vahyin kabulüne hazır hale getirir.’ Dominigue Soundel:’Kur’an’ın başlıca özelliği,edebi bakımdan taklidine imkan olmamasıdır,der.’ Jacgues Jamier:’Kur’an üslübune tercüme imkanı yoktur.’ Baswonth-Simith:’Gerçekliğin hikmetin ve üslüp sadeliğin mucisesi,diyor. Prens Bismarc:’Ben kur’an’ı her bakımdan inceledim,her kelimesinde büyük bir hikmet gördüm.’ Corsel: “Kur’an bütün insanlığın tılsımını çözmekten aciz kaldığı muazzam bir sır olarak yaşamaktadır.” Kont H. De Castri: “Kur’an sonsuza dek bir mucizedir. Bu kutsal kitabın ta kendisi kaynağının ilâhi olduğunu ispata kâfidir.” |
| ...::: www.islamustundur.com :::... |