Ana Sayfa İrtibat Sık Kullananlara Ekle Sitemizin Tanıtımına Katkıda Bulunun Biz Kimiz ? İlkelerimiz
BATI VE DEMOKRASİ , HÜMANİZM

                                 
 

           Amerika' da aztek, inka, maya medeniyetleri ile yerli kızıl derili halkı katleden batılı emperyalistler (ingiltere, ABD,Almanya,Fransa ve Ispanya....) afrikada zencileri katledip köle ticareti yaparken hindistan , arabistan ve çin'ide sömürmekte idiler.

     Bush:" haçlı seferi (crusade) basladı". İtalya basbakanı Berlusconi:" biz kendi medeniyetimizin üstün oldugunu bilmeliyiz (medeniyetlerinin temelinin SÖMÜRGE olduğunu bilmiyor galiba) islam dünyası hoş görülü batı uygarlıgının karsıtıdır." NATO Sekreteri Willy Claes :" Nato'nun yeni misyonu köktendinci islam ile mücalededir. Artık düşmanın kod rengi yeşildir (1996). "

        Batı için önemli olan menfaattır. Bunlar sadece para ve kuvvetten anlarlar. zayıf ve haklı isen batı için hiç bir önemi yoktur. Oklahama' daki (1995) saldırıyı islami teröristler yaptı diyen ABD suçlu hıristiyan ABD' li Timoty' yi iğne ile idam eder. Irak petrolu kara batakları katrana buladığı görüntüleri ırakta öldürülen masum halk yerine dünya kamu oyuna gösterilirken kara batakların körfez yerine fransadaki bir kazada petrole bulanan kuşlara ait oldugu anlaşılır. 11 Eylülün canileri oldukları ileri sürülen Burkari kardeslerin biri bir yıl önce ölmüş diğerinin ise FBI ajanı oldugu ortaya çıkar. AB yetkilisi Tom Spencer:" AB konusunda ankara otuz yıldır oyalıyoruz," .Kuzey ıraktaki insani yardım kuruluşlarına çalışanların casus olduğu ortaya çıkar. ABD' nin Sudan'da "Silah üretiyor" diye vurdugu ilaç fabrikası kuzey afrikanın ilaç ihtiyacının % 50 'sini karşıladığı ve bunun ABD 'li ilaç firmalarının hiç işine gelmediği ortaya çıkar. ABD' nin jet uçakları kuzey ırakta iki türk helikopterini düşürür (1994), marmarada ise saratoga gemimizi ABD savas gemileri vurur, tabii ki yanlışlıkla( ! ) AIHM başörtüsü ve refah partisi hakkında olumsuz karar verirken sih'lerin türbanı ve budistlerin sari elbiseleri için olumlu kararlar  verir. Rusya ile savaşırken afganlılar mücahit, ABD ile savasırken terörist ilan edilirler.Arafat 1970 'li yillarda terörist idi , simdi Filistin Devlet Baskanı kabul edilir.Saron ;Satilla katliamcisi idi , simdi basbakan.Saddam Halepçe'de katliam yaparken Irak devlet başkanıdır kuveyt petrolune göz dikince diktatör ilan edilir. krallık demokrasının zıttı iken afganistanın kurtuluşu bir krala bağlanır. ABD' nin somali operasyonun altında "Petrol aşkı"çıkar (Hürriyet:5.1.93)

     Almanya'nın  eski başbakanı : " AB   bir hıristiyan topluluğudur , Müslüman türklerin aramızda ne işi var ?" AB konsey başkanı ( Fransa eski c.başkanı D'Estaing ) :" Türklari aramıza almak AB'nin sonu olur."

    AB en son olarak ta kendilerinin " hıristiyan bir topluluk olduğunu " yazılı belge haline getirmek için uğraşı içine girdi ( kasım 2002)

      UNUTMAYALIM, DEMOKRASİ ,İNSAN HAKLARI ... GİBİ KAVRAMLAR III. DÜNYA ÜLKELERİ İÇİNDİR , BATI İÇİN KRALLIK, İMPARATORLUK,HÜMANİZM...HİÇ ÖNEMLİ DEĞİLDİR,ONLAR İÇİN ÖNEMLİ OLAN MENFAATTİR, GÜÇTÜR !

         İNGİLTERE DIŞİŞLERİ IRAK KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPAR : "  NE BM KARARINI BEKLERİZ NE DE IRAK'I DENETLEME KURURUNUN RAPORUNU BEKLERİZ , İSTEDİĞİMİZ AN , ÖNCEDEN HABER VERMEDEN IRAK'I VURABİLİRİZ..." BİLİNDİĞİ GİBİ ABD VE UYDUSU İNGİLTERE'NİN IRAK'TAN KASTETTİĞİ  NE IRAK REJİMİ NE SADDAM , AMAÇ : " PETROL " !

 

 

                                 

   

                   

 


 

                                                                 ABD - IRAK
        Batı emperyalizminin ,ABD'nin insan hakları , hümanizm ,BM kararları ... gibi kavramarı hiç bir zaman önemsemediğinin delili ABD'nin Irak operasyonlarıdır.
        ABD'nin İran'ı vurması için Irak'a verdiği silahları mazeret gösterip , aynı silahlar yüzünden şimdi Irak'ı vurmaya kalkışması bir ikilem değil ,menfaati hareket noktası kabul eden bir zihniyetin dışarıya yansıyan bir iz düşümüdür.
       Amaç herkesin bildiği gibi" Irak'ın kimyasal silah sahibi ol(ma)ması " değil, gerçek amaç petrol'dür !
     " Menfaatim var , vururum ! " mantığı tarih boyunca emperyalizmin sloganı olmuştur.Tarihte buna engel olan tek ideoloji İslam'dır !
 

   Bati için demokrasi, insan haklarI, insan hayatI sadece lafta önemlidir.batI paraya, menfaate, petrole bakar!
    Prof. Dr. Hasan Köni, Tunus, Mısır, Cezayir ve Libya gibi ülkelerdeki isyan dalgalarını analiz ederken, çok çarpıcı bir örnekten yola çıktı. Köni "Biz, Bolivya gerçeğini inceliyorduk. Bolivya'da Amerikan Kalkınma Ajansı, sivil toplum örgütlerine milyarlarca dolarlık bir yardımda bulunmuş. Bu yardım neticesinde hükümete müthiş bir baskı grubu kurulmuş. Bu gerçekten yola çıktıktan sonra gördük ki, aynı sistem dünyada 26 ülkede birden uygulanmış. Mesela, Mısır'da 2007 yılından beri Amerikan Kalkınma Ajansı tarafından sivil toplum örgütlerine aktarılan para miktarı yaklaşık 180 milyar dolar" diye konuştu. Sivil toplum hareketlerinin planlı ve programlı şekilde organize edildiğini, bunun bir satranç oyunu olduğunu kaydeden Köni, "Batının ne yapacağını tahmin etmemiz çok zor. 5-6 oyun sonrasını planlıyorlar ve oynuyorlar. Biz ise sadece sosyal olayları seyretmekle yetiniyoruz. Bana göre batı Kaddafi'ye Bingazi'de soykırım yapma imkanı tanıyacak daha sonra canına okuyacak" değerlendirmesini yaptı.Bu panelin ardından iki gün bile geçmeden göstermelik BM kararları alınarak 5'li koalisyon Amerika, İngiltere, Fransa tarafından Libya'ya askeri harekat başlatıldı.( Nedim ODABAŞ- Milli GAZETE:22.03.2011 )
 

                                                                                       BATI- MENFAAT
    Kaddafi'nin Roma'ya ve Paris'e çadır kurduğu 2009 yılında AB ülkelerinin Libya'ya silah satışı 470 milyon dolar oldu. Bunun içinde İtalya'dan savaş uçağı, Malta'dan hafif silahlar ve İngiltere'den cephane yer alıyordu. Bugün Kaddafi'yi diktatör ve halk düşmanı ilan eden ABD, 2007 yılında Libya'ya 5 milyon dolarlık silah sattı. Bu sembolik rakam ambargonun kaldırılıp diktatörle el sıkışma bedeliydi. Bush'un son yılında bu rakam 46 milyon dolara yükseldi.  2007 yılında Libya, Fransa ile 14 adet Rafale saldırı uçağı satış anlaşması imzalamıştı. İngiliz şirketleri, Libya'nın elindeki tankların modernizasyonu için 2009 sonunda 77 milyon dolarlık bir anlaşmayı ABD'ye götürdü. ABD yönetimi bu anlaşmayı onayladı. Ancak Kaddafi rejimine baskı başlamıştı. Ve skandal ortaya çıkınca kısa bir süre önce anlaşma geri çekildi. 30 Ocak'ta Rusya ile Libya hafif silahlar başta olmak üzere silah satışı için 1.8 milyar dolarlık anlaşma imzaladı. Bunların ne kadarının teslim edildiği bilinmiyor. Evet, Ortadoğu'da ve Arap coğrafyasındaki “diktatör tiyatrosu”nun asıl senaryosu işte budur.Petrol ve silah.  Bu oyunda insan hayatı, ölümler, işkenceler, intiharlar teferruattır.. Verdiğin sürece diktatörsün. Kralsın, şeyhsin, emirsin...Vermezsen demokrasi gelir. Mesela Suudi Arabistan Kralı, 35 milyar dolarlık rekor silah alımını ABD'den henüz yapmıştır. Belki de böylece ömrünü uzatmıştır.Şimdi Libya'ya bakıyorum da...Fransızlar hangi uçaklarla bombalıyor biliyor musunuz? Kaddafi'ye sattığı Rafale saldırı uçaklarının daha gelişmişiyle(21.02.2011)
     Fransa neden bu kadar hızlı davrandı. İtalya ve İngiltere neden hemen “Tamam” dedi?  Bu acele nedir? Cevap uzun. Alt alta yazıyorum:
1) AB genelinde bir ekonomik çöküntüyü aylardır izliyoruz. Feci şekilde değer kaybeden Euro. Peş peşe notu düşen Yunanistan, İspanya, Portekiz. Sıkıntıdaki bir İtalya. Üzerinde güneş batmayan ama bir ara bankaları batma noktasına gelen krallık İngiltere. Durgunluk içindeki Fransa. Ve bütün bunlara çare olmaya çalışan Almanya...
2) Elbette atalarının yaptığını yapıyorlar. Yani iştahlarını yeni yatırım ve tüketim alanlarına çeviriyorlar. Her zamanki gibi sömürgecilerin acılı kıtasına. Afrika'ya. Petrol coğrafyasına.
3) Son bir kez daha denediler. Diktatörleri ülkelerine onur konuğu olarak çağırdılar. Ağırladılar. Milyarlarca dolarlık alım ve yatırım beklediler. Olmadı. Biraz silah satabildiler o kadar. Oysa Rusya ve Türkiye gibi ülkeler milyarlarca dolarlık işler aldılar. Mesela Rusya bir kalemde 1.8 milyar dolarlık silah satışı yaptı. Türkiye'nin Libya'daki taahhüt işlerinin toplamı 20 milyar dolara yaklaştı.
4) Tarih boyunca bilinen kuraldır. Sömürgeci ülkeler savunma amaçlı silah geliştirmezler. Şimdiki gelişmiş ülkeler de öyle. Mesela Fransa neden üst üste savaş uçağı geliştirir? İngiltere'nin ya da Almanya'nın kendisine saldıracağından korktuğu için mi? Hayır...
5) O silahlar dilediği bir dönemde, bilinen coğrafyaları yeniden şekillendirmek için kullanılır. Yani “Arkadaş ben bu oyundan yeterince kazanamıyorum. Kâğıtları yeniden dağıtacağım” diyebilmek için.
6) Yeni düzende gidip oraya bayrak dikmeye ya da işgale gerek yoktur. Önce demokrasi götürülür. Sonra ülkenin yönetimi değiştirilir. Kendine bağlı yeni bir yönetim oluşturulur. Doğal olarak da yeni yönetim bütün ihaleleri ve kullanım haklarını sana verir. Çünkü o başbakanı oraya mesela Fransa yerleştirmiştir.
    Şöyle de sorabiliriz: Eğer bugün Libya'daki Fransız şirketlerinin taahhütleri, makine parkları, yatırımları, inşaat malzemesi ihracatları 20 milyar dolara ulaşsaydı, Sarkozy bu kadar keskin ve hızlı davranır mıydı?  Ben bunları daha önce de gördüm. Mesela Irak'ta... Orada Türk müteahhitleri patrondu. Savaştan sonra ihaleler yeniden yapıldı. Irak'a “demokrasiyi götüren” silahlı ülkelerin firmaları ihaleleri aldı. Türkler bu defa taşeron oldu. Kore'de, Kuveyt'te, Afganistan'da ve şimdi Libya'da benzer bir tehlike. Geliyorlar, yönetimleri değiştirdikten sonra büyük işleri o ülkelerin şirketleri alıyor. İşte “Ben bu oyunu beğenmedim, kâğıtları yeniden dağıtacağım” demek budur. Belli ki, Libya, Tunus, Fas, Mısır üzerinden hatta Yemen'e ve Afrika içlerine doğru bir yeniden şekillendirme dönemi başlıyor. Niyet bu. Peki bu noktada Türkiye ne yapacaktır? Türkiye ve Rusya, bir yandan BM'nin bombardıman kararını desteklemekte, diğer yandan “Yeraltı kaynaklarına dokunmayın” uyarısıyla, geçmişteki sömürgeci zihniyete dikkat çekmektedir. Ama bunu yaparken de, İngiltere ve Fransa gibi ülkelere, dolaylı yoldan, “yağmacı” uyarısı yapmaktadır. (Çünkü Irak'ta olan budur.) Peki Türkiye'nin ve Rusya'nın bu “barış güvercini” hali ne kadar etkili olabilir? Yani “barış güvercini”, “savaşan şahinler”in pençesindeki hayatları ve kendi hakkını kurtarabilecek midir? İlk sömürgeciler Afrika'ya gelirken, “Uygarlığı getiriyoruz” demişlerdi.  Şimdi yıllarca besledikleri kukla diktatörlere karşı “Demokrasiyi getiriyoruz” diyorlar. Keşke “ithal demokrasiler” yerine, birer kültür olarak yerleşmiş olsaydı özgürlük ve demokrasi bu topraklara. Vahşi bir yağmanın küllenmiş kokusu geliyor burnumuza.
(Fatih ÇEKİRGE- Hurriyet: 22 Mart 2011 )



 

 

                                                         BOSNA'YI UNUTMAYALIM !
     İngiltere basbakanı John Major, bakanına mektup yazar: bosnanın bölünmesi ve olası bir islam ülkesi olarak yokedilmesi politikamızı devam ettireceğiz.ABD dişisleri bakanı Warren :Bosna'da savasa girmemiz için yeterli ölçüde menfaatimiz yok( Aynı batı birkaç balina için gemilerini seferber eder .. ) ingiliz eski diş isleri bakanı Lord Owen: Avrupanın ortasında islam devleti kurdurmayız. BM'ce güvenli bölge ilan edilen Srebricika, sırplarca işgal edilir BM komutani sırp komutanla şampanya patlatır (14.7.95 hürriyet). Avusturya mülteciler sorumlusu bayan M.Fleming: boşnaklar hıristiyan olsun der. ABD ırakı uçus yasağını deldiği için bombalarken, sırp uçaklarının üç buçuk yıl bosnakları bombalamasına ses çıkarmaz.
     ABD seçimleri sırasında (1996) Clinton' un rakibi R.Dole: "Batı uygarlığı bosnada bataklığa  saplandı, bunun sorumlusuda Clinton'dur ."  deyince ansızın "Bosnayı kurtarma" planları   işleme konulur.
         YA, sırp kadınlara müslümanlar topluca ve sistemli olarak tecavüz etseydi, ya Azerbeycan ermenistanı işgal etseydi, ya Çeçenistan Rusyayı bombalasaydı,ya Cezayir halkı fransa'yı kana bulayıp bir milyon insanı katletse idi , ya hiristiyan bir cumhuriyet kurdu diye Iran bir ülkeyi ikide bir bombalasa idi , o ülkeye ambargo koysa idi , ya keşmir müslümanları hindistan'a saldırsa idi , ya Amerikan yerlilerine ve Çin'lilere Müslümanlar asimilasyon ve sömürü yapsa idi... dünya - batı bunlari nasıl değerlendirir idi acaba...?!
                   " Siz onların dinine girmedikçe  ,onlar sizden razı olacak değildir . " ( BAKARA  : 120)
 

  "Bize yapılan soykırımı unutursak bunu bir daha yaşamaya mecburuz,size asla intikam peşinden koşun demiyorum ama yapılanları da asla unutmayın! "            Aliya İzzetbegoviç

                                               Mladiç'in günlükleri Karadziç'i zora soktu
  Bosna savaşında işlediği suçlardan dolayı aranan, savaş yıllarında Bosnalı Sırpların kurduğu ordunun Genelkurmay Başkanı Ratko Mladiç'in günlüklerinde yer alan bazı bilgiler, Eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanan Bosnalı Sırpların savaş zamanındaki lideri Radovan Karadziç'i zor duruma soktu.
  Günlüklerde yer alan, Sırbistan'ın eski Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç ile kendisi arasında 8 Temmuz 1993 yılında geçen bir konuşmada, "Bosna'yı bölme planlarını görüşmesi ve bu konuda Hırvatlara yardım etme, Müslümanları zor durumda bırakma" gibi konuların ne anlama geldiği sorularıyla karşılaşan Karadziç, mahkemeden kendini savunması için 1 ay süre talep etti. Mahkemenin, Karadziç'in bu talebini değerlendirmeye aldığı, ancak kendisine henüz cevap vermediği öğrenildi. Sırbistan, Bosna'daki savaş sırasında (1992-1995) Sırp birliklerinin komutanı olan General Ratko Mladiç'in kaleme aldığı günlükleri bir süre önce, Lahey'de kurulan uluslararası mahkemeye teslim etmişti. Günlüklerin önemli kısmını, Mladiç'in çevresindeki çetnik komutanların, savaş mağduru kadınlarla yaşadıkları "eğlencelerin" oluşturduğu açıklanmıştı.
  (29.05.2010)

                
    "Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır."  ( Aliya İzzetbegoviç )

                                                         Bosna'da en acI anma törenı

   İnsanlık tarihinin en vahşi katliamlarından birinin yaşandığı Bosna-Hersek'in Vişegrad kentinde dün yine acı ve yas vardı.

  1992 yılında Çetniklerce kapatıldıkları evde tecavüz edildikten sonra yakılarak katledilen 72 Boşnak kadın ve çocuk, aileleri ve yakınlarınca anıldı. Bosna'daki savaş öncesinde 14 bin 500 Boşnak'ın yaşadığı Vişegrad'a polis eskortunda otobüslerle girebilen kadınlar, ilk olarak savaş sırasında öldürülenlerin mezarlarını ziyaret etti. Ziyaretin ardından savaş sırasında yıkılan ve yeniden yaptırılan 2. Bayezid Camii'nde öldürülenler için Kur'an okutuldu. Buradan korkunç katliamın işlendiği evin önüne gelen kadınlar, evin duvarlarına asılan, savaş sırasında yaşamını yitirenlerle, olayı gerçekleştiren Çetniklerin resimlerinin yer aldığı sergiyi gezdi. Halen acı olayın izlerinin tüm çıplaklığıyla görüldüğü odaları gezerken hıçkırıklarla ağlayan bazı kadınlar baygınlık geçirdi. Töreni düzenleyen Tecavüze Uğramış Savaş Mağduru Kadınlar Derneği Başkanı Bakira Haseçiç, bu suçları işleyen birçok kişinin şu anda serbest olduklarını dile getirerek, "Her yıl burada toplanırsak, yakınlarımızı diri diri ateşe veren bu suçlular, davamızdan vazgeçmediğimizi anlayacaktır." dedi. Evden sağ olarak kurtulmayı başaran 50 yaşındaki bir kadın, evde tecavüzlerden başlayarak, her türlü kötülük ve insanın aklının alamayacağı şeyler yapıldığını belirterek, Çetniklerin "iğrenç eylemlerini gizlemek için" evdeki bütün kadın ve çocukları yaktıklarını gözyaşlarıyla anlattı. Evde annesini, 2 kız kardeşini, eşini ve 2 günlük çocuğunu kaybeden Senad Kurspahiç de "Benim 2 günlük bebeğimi burada öldürenler hakkında ne söylenebilir ki?.. Bunu bir insan nasıl yapar anlamıyorum. En acısı benim ailemi katledenler benim okul arkadaşlarımdı. Onlar şimdi serbest geziyorlar, fakat ben kendi evime dönemiyorum." sözleriyle olayı anlattı. Acılı kadınlar Türkiye'ye de bir çağrıda bulunarak, üzerinde binlerce Boşnak'ın katledildiği ve TİKA tarafından yenilenecek Drina Köprüsü'ne anıt yapılmasını istedi. Bunun en büyük arzuları olduğunu söyleyen kadınlar, "Anıt buraya konulmazsa, asla geçmeyeceğiz ve yanına da yaklaşmayacağız." dedi.  ( 16 Haziran 2010 )



                                       

            

                                         
           İlahi Ceza :   Katil köpeklere sahipleri ceza vermiyor ama Allah "vicdan" şahidini kararmış gönüllerde bile işletiyor!
 

            
 

                                                Liberya'da 'gıda karşIlIğI seks' sürüyor
   Çocuklara yardım örgütü Save the Children, Batı Afrika ülkelerinden Liberya'daki bazı yardım görevlilerinin kız çocuklarına cinsel tacizde bulunduğunu açıkladı. Buna göre bölgede faaliyet gösteren yerel ve uluslararası yardım kuruluşlarından görevliler, gıda karşılığında çocukları cinsel olarak sömürüyor.Kuruluşa göre BM ve diğer yardım kuruluşlarının verdiği sözlere rağmen, cinsel sömürü Liberya'da giderek daha da yaygınlaşıyor.Hazırlanan rapora göre polis, öğretmen, yardım görevlisi ya da barış gücü askerleriyle cinsel ilişkiye giren kız çocuklarının yaşı 8'e kadar düşmüş durumda.Karşılığında ise genelde yiyecek alıyorlar. Ancak arabayla bir tur atmak ya da bir film izlemek gibi 'ödüllere' de rastlandığı oluyor. Kuruluşun insani yardım koordinatörü Amelia Bookstein, 12 yaşından büyük kızların yarısının düzenli olarak bu yola başvurduğunu belirtiyor.Liberya'daki insani yardımlardan sorumlu BM görevlisi Jordan Ryan da BBC'ye yaptığı açıklamada, sorunun çözüleceği konusunda umutlu olduğunu dile getirdi .( 8 Mayıs 2006 )                                   YARDIMLARI BİLE BATI  TARZINDA  ...!

 
                                                                                NATO  ASKERLERI !
   Bosna ve Ruanda'da katliamlara seyirci kalarak tepki çeken Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerleri bu kez yeni bir skandalla gündemde.Kongo'da BM Barış Gücü askerleri 2005'te milislerden topladığı binlerce silahla gündeme gelmişti. Gelen son haberlere göre ise BM askerleri milislerle silah ticareti yapıyor. ( Zaman:29.04.2008)
 

     
                       

 

                  

                                                           BATIDA SOSYAL DEPREM
.AVRUPA’DA EVLİLİK DIŞI ÇOCUK SAYISI:DANİMARKA % 48,İNGİLTERE 5 30 , ALMANYA % 18 , FRANSA % 14’TÜR…
. İSPANYA’DA İLKOKUL 4 VE 5. SINIF ÇAĞINDA 80 BİN KIZ ÇOCUĞU HAMİLE  BIRAKILMIŞTIR
. BOŞANMA ORANI RUSYA’DA % 33, İNGİLTERE2DE % 32 ,FRANSA’DA % 19’DUR
.ANNE BABASI İLE BERABER YAŞAYAN AİLE SAYISI DEVLETİN SAĞLADIĞI EKONOMİK TEŞVİKLERE, VERDİĞİ ÖZEL İZİNLERE RAĞMEN AVRUPA’DA % 8 ‘DİR.
.ZAMANIN BAŞKANI  CLİNKTON’UN 15 DANIŞMANI EŞCİNSELDİR.ABD’DE 20 MİLYON EŞCİNSEL VARDIR. BU DA NÜFUSUN  %   10’UDURBU ORAN YUNANİSTANDA % 17 ‘DİR YANİ ALTIDA BİRDİR.
 AİLESİ İLE İLGİLENMEYEN AVRUPA HALKI ŞU AN KEDİ KÖPEK BESLEMEYE ADETA MAHKUM OLMUŞLARDIR !
NOT:ABD 'de günde 1900 kadına tecavüz ediliyor (Amerikan tecavüz merkezi), her 23 dakikada bir cinayet , her 49 saniyede bir saldırı gerçekleşiyor. ABD'de kadın nüfusunun %50' si kocasından veya bir erkekten dayak yiyor. ( Milliyet: 05.08.1990 )



     

                                           Fransada -zoo humain insanat bahçesi

 

 

 

                 İNSANLIĞA AYKIRI İŞLER ÇEVİRİP, REKLAMINI GÜZEL YAPINCA; AL SANA BATI MEDENİYETİ!

 

                 

              Bebekle oyna, babasının parasını al! Ulan o adamların ülkesini bu hale getiren sizsiniz!!!

 

 

                    

                                                  BATI VE TÜRKLERİN TARİHİ  İÇİN  TIKLAYINIZ