|
ABD kIz-erkek
ayrI eğItImI teşvik ediyor
Devlet
okullarındaki kötü gidişe çözüm arayan ABD hükümeti,
karma eğitimi masaya yatırdı. Çeşitli dönemlerde yapılan
araştırmalarla öğrenciler, öğretmenler ve okul
idarecileri dinlendi.Karma eğitimin birçok soruna yol açtığını tespit eden
yönetim, kız ve erkek öğrencilere ayrı sınıflar açılmasını
teşvik ediyor. Uygulamanın eğitimde kaliteyi yükselttiğini
gören pek çok devlet okulu da ayrı sınıf açmaya başladı. 1995
yılında 3 devlet okulunda yürütülen ayrı eğitim uygulaması,
günümüzde 253 okula çıktı. 51 okula ise tamamen kız ya da
erkek öğrenciler alınıyor. 200 okulun daha kız-erkek ayrı
eğitim yapmak için başvuruda bulunduğu öğrenildi.Yapılan araştırmalar, kız ve erkeklerin ayrı sınıflarda
bulunmasının getirdiği faydaları gözler önüne serdi.
Öğrencileri meşgul eden eğlence, kavga, suç işleme, vakti boşa
harcama, taciz ve gebelik gibi olumsuzlukların ayrı eğitim
veren okullarda en aza indiği gözlendi. New York Harlem'de
2003'te yapılan bir çalışma dikkat çekici sonuçlar ortaya
çıkardı. Buna göre, ergenlik çağındaki çocuklarda hamile kalma
oranı sadece kızların okuduğu okullarda 40'ta 1 iken, karma
eğitim veren yerlerde 3'te 1. Karma okullara giden kızlar
nasıl göründükleriyle, sadece kız okuluna gidenler ise kim
oldukları ile daha çok ilgileniyor. Ayrı okula gidenlerin
kendine güven oranları da yüksek. Amerika genelinde kız
okullarına giden öğrenci oranı yüzde 2. ABD Senatosu ve
kongredeki kadınların yüzde 20'si sadece kızların gittikleri
okullardan mezun olmuş. Öğrencilerın aldığı test sonuçları ve gözde üniversitelere
yerleşme oranları da ayrı eğitimin yapıldığı okullardaki
başarı oranının yüksek olduğunu gösteriyor. Uygulamanın hem
öğretmenleri hem de velileri rahatlattığı belirtiliyor. Özel
okulların yüzde 7'sinde kız-erkek ayrı eğitim verildiğine de
işaret eden eğitim uzmanları, 20 yıl içinde karma eğitim
yerine kız-erkek ayrı eğitim veren okul sayısının 5 bini
bulabileceğini dile getiriyor. New York'ta 9 devlet okulu tamamen kız-erkek ayrı eğitim
veriyor. Chicago, Dallas, Seattle ve Washington DC'de
kız-erkek ayrı sınıfların bulunduğu devlet okulları var.
Gelecek yıl, Miami, Atlanta ve Cleveland'da da bu uygulamaya
geçilmesi planlanıyor. Wisconsin eyaletinde kız-erkek ayrı
sınıfları olan 3 okul bulunurken, velilerden gelen talep
üzerine bu sayının artırılacağı kaydediliyor. Amerika'da şimdiye kadar ayrı sınıf uygulamasına sadece
beden eğitimi ve cinsel eğitim derslerinde izin veriliyordu.
Yeni kurallar getirilerek bu alan genişletildi. Okul yönetimi,
öğrencinin başarısını olumlu etkileyeceğini düşündüğünde,
istediği derslerde kız-erkek ayrı eğitim verilmesine karar
verebilecek. Kız ve erkek sınıflarına kayıt çocuğun isteğine
göre yapılıyor. Bu sınıfa kayıt yaptırmayıp karışık sınıflarda
okuyan öğrencilere de aynı şekilde eğitim verilmesi zorunlu
kılınıyor.
Kız-erkek öğrenme farkı
Bilim adamları kız ve erkek öğrenciler arasında öğrenme
farklılıkları olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalar,
öğrenmede değişik adımlarda ilerleyen iki grubu yan yana
getirmenin çok akıllıca olmadığını gösteriyor. Bir araştırmaya
göre (Non-academic -or extra-academic- benefits of single-sex
education) erkek öğrenciler dersi hareketli işlemeyi, derste
aktivite olmasını isterken, kız öğrenciler kendilerini sakin
bir ortamda ifade etmeyi tercih ediyor.Kız öğrenciler etrafta erkek öğrenciler olduğunda utangaç
bir tavır sergiliyor ve yanlış yapmaktan çekiniyor. Bilim
adamları, erkek ve kadın beyin yapısının da farklılık
gösterdiğini söylüyor. Bu konuda yapılan çalışmalar kızların
dil öğrenimine ve sözlü iletişime, erkeklerin ise el becerisi
ve hesaplamaya daha yatkın olduğunu gösteriyor. Okullarda ayrı
sınıfların açılmasını eleştirenler ise bu uygulamanın yerine
eğitimi geliştiren değişik metotların bulunmasını istiyor.
Asıl problemlerin gözden kaçırıldığını, eğitimde kalitenin
yükselebilmesi için fiziki şartların düzeltilmesi gerektiğini
savunuyor.Öğretmenlerin sorunu: Motivasyon
Atlanta Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma,
öğretmenlerin okulda en çok zorlandıkları üç şeyi; öğrenci
motivasyonu-davranışı, sınıf yönetimi-disiplin ve idari işler
olarak sıralıyor. Öğrencinin dersi anlaması için motivasyonun
önemi üzerinde duran eğitimciler, kız-erkek ayrı sınıf
uygulamasının motivasyonu sağlamada önemli bir uygulama
olduğunu belirtiyor.Valiye göre New York'ta eğitim iflasın eşiğinde
New York Valisi Eliot Spitzer, 2008 bütçesinin 120,6 milyar
dolar olduğunu açıkladı. Bütçeden okullara ayrılan payı 1,4
milyar dolar artıran Vali Spitzer, buna rağmen eyaletin eğitim
sisteminin iflasın eşiğinde olduğunu kaydetti. Eyaletin her
kamu okul öğrencisi için yıllık 13 bin 500 dolar harcadığını
kaydeden Spitzer, buna rağmen öğrencilerin sadece yüzde
61'inin mezun olduğuna dikkat çekti.Chicago'daki okul müdürlerine not
Chicago devlet okullarının müdürleri 2003 yılında yürürlüğe
giren yasa ile mercek altında tutuluyor. Yetersiz olduğu
belirlenen müdürlere bir sene boyunca danışmanlık hizmeti
verilerek, kendilerini geliştirmeleri isteniyor. Danışmanlık
konuları; okul personeli alımından velilerle iletişime,
engelli öğrencilerin gereksinimlerini karşılamaktan bütçe
planlamaya kadar çok değişik yelpazede olabiliyor.
( Zaman :12/02/2007 )

'Karma
eğitim kız öğrencilere zararlı'
Yıllardır tartışılan "karma eğitim yararlı mı değil mi"
sorusuna İngiltere'nn en ünlü okullarından St. Mary Lisesi'nin
müdüründen yorum geldi: "Karma eğitim genç kızlara zarar veriyor."
Frances King, karma eğitimin özellikle buluğ çağında genç kızların
kendilerine daha az güvenmesine neden olarak akademik kariyerlerine
zarar verdiğini söyledi. İngiliz Times gazetesine konuşan King şunları
kaydetti: "Buluğ çağı özellikle kızların kariyerleri için ilk
adımlarını atmaya başladıkları okul yıllarında kendilerine
güvenlerinin daha az olmasına sebep oluyor. Son derece kırılgan bir
yapıları oluyor. Ve karma eğitim onları bu en zor zamanlarında çok
sert bir şekilde yaralıyor."
(Sabah:
2 Mayıs 2007)
BATIDA KARMA EĞİTİM
MECBURİYETİ KALKTI BİZDE DE KALKMALI
Karma eğitim, yıllardır
okullarımızda uygulanıyor. Milli Eğitim eski Bakanı Metin Bostancıoğlu,
dünyada tam da karma eğitim sorgulanırken, bütün okul ve hatta kurslara
karma eğitim mecburiyeti getirdi. El Mersin’e giderken bizde tersine gitme
kararı verildi. Karma eğitim, bizde hiçbir zaman araştırma konusu olmadı.
Âdeta bir tabu. Kadınların toplumun üst kademelerine yükselememesi,
başarısız olması önemsenmiyor, okullarda kızların cinsel tacize uğraması
görmezden geliniyor. Çünkü ideolojik bir eğitim anlayışı söz konusu.Pragmatist bir anlayışa sahip olan batıda, her tabu gibi, karma
eğitim sorgulanıyor ve son on yıldır ayrılma trendi yaşanıyor. Uzun yıllar
Almanya’da kalan ve eğitim konusunda incelemeler yapan Ali Erkan Kavaklı,
Yüzyılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim isimli bir kitap yayınladı.
Kavaklı’nın kitabında Karma Eğitim’in batıda nasıl sorgulandığı ve
tartışmalardan çıkan sonuçlar ele alınıyor.
AVRUPA VE
AMERİKA’DA KARMA EĞİTİM TARTIŞMALARI Karma eğitimin Avrupa ve
Amerika’da 90’lı yıllardan beri masaya yatırıldı; tartışıldı ve şimdi
öğrencileri ayırma trendi yaşanıyor.Yüzyılın Büyük Pedagojik
Yanlışı Karma Eğitim adlı kitap; batıda yıldır sorgulanan karma eğitim
tartışmalarını Türkiye’ye taşımak ve karma eğitimin kızların gelişmesini
nasıl engellediğini ve onları başarısızlığa ittiğini gözler önüne
seriyor. Ülkemizde kamuoyu, batıdaki karma eğitim tartışmalarından
habersiz. MEB, karma eğitim, kusursuzmuş ve özellikle kızların yetişmesine
zarar vermiyormuş gibi davranmaktadır. Halbuki karma eğitim, 1960’lı
yıllarda toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlayacak bir reform olarak
sunulmuştu. Aradan geçen bunca yıla rağmen toplumda kariyer yapma ve para
kazanma konularında kadın-erkek eşitliği sağlanmadı, aksine arttı. Yeni
araştırmalar, karma eğitimin kadınların yetişmesine zarar verdiğini ortaya
koydu.
ALMANLARIN MEŞHUR DER SPİEGEL DERGİSİ: EN BÜYÜK
PEDAGOJİK YANLIŞ
Bir nesil 20 senedir. Bir sosyal program;
toplumda 20 sene içinde netice verir. 1960’lı yıllarda batıda, özellikle
devlet okullarına karma eğitim mecburiyeti getirildi. 1980’li
yılların sonuna gelindiğinde toplumda kadın-erkek eşitliğinin sağlanmadığı
görüldü. Bunun üzerine karma eğitim, sorgulanmaya başladı ve bu
araştırmalarla ilgili bir çok yayın yapıldı, yapılıyor. Almanya’nın beş
milyon civarında satan, etkili, haftalık dergisi Der Spiegel, karma
eğitimle ilgili olarak şunları yazdı:
“Karma eğitim, 60’lı yılların
sonunda büyük bir reform olarak kutlandı. Yanlış o zaman yapıldı. O zaman
öğretmenler, bilim adamları ve politikacılar karma sınıfların otomatik
olarak toplumda kadın erkek eşitliğini sağlayacağına inanıyorlardı. Araştırmalar daha net gösteriyor ki, reform düşüncesi, son yüz
yılın en büyük pedagojik yanlışı idi. Kızlar, eğitimde eşit şans yakalamak
bir yana, eskiden olduğu gibi dezavantaj sahibi oldular. Eşitlik
tartışmaları hiç yapılmamış gibi rol klişeleri sürüyor.”
Batıda
karma eğitim, özellikle resmi okullara tatbik edildi. Kilise okulları ve
özel okullar, istisna kabul edildi. Batıda her zaman kız okulları bulundu.
Karma eğitim projesinin uygulamaya konmasından 20 sene sonra, yani
1980’li yılların sonuna gelindiğinde manzara şöyle idi:
1.
Toplumda kadın-erkek eşitliği
sağlanamadı.
2. Kadınlar toplumun üst
kademesinde erkekler kadar yer almadı.
3.
Kadın ve erkek arasındaki ücret farkı ortadan
kalkmadı. Aynı işi yapmalarına rağmen kadınlar daha az ücret alıyor ve
daha çok işsiz kalıyor.
4. Okullarda ve toplumda cinsel taciz
önlenemedi.
EN ÇOK TEPKİ
FEMİNİSTLERDEN GELİYOR Karma eğitime en çok tepki
feministlerden geldi. Çünkü onlar kadının toplum içinde önemli
mevkilerde yer almasını ve haksızlığa uğramamasını istiyor. Karma
eğitimle ilgili araştırmaları yapanlar, genellikle kadın
akademisyenler. Araştırma sonuçları yayınlandıktan sonra
politikacıların, eğitimcilerin ve pedagogların, karma eğitime bakış
açısı değişti. Kuzey Rheinwestafalen eyaletinin sosyal
demokrat Eğitim ve Bilim Bakanı Gabriele Behler, 2000-2001 öğretim yılı
başında, bizim Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun bütün okullara
ve kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdiği sene, okullara birer yazı
göndererek, imkânları ölçüsünde ve kademeli olarak ayrı eğitime
geçmelerini emretti. Bakan şöyle diyor:
“70’li yıllarda hepimiz,
karma eğitimin erkeklerle kızlar arasında şans eşitliği sağlayacağına
inandık. Meğer bu, aşırı iyimser bir bakış açısı imiş. Sınıflardaki erkek
hegemonyasına karşı savaşıyorum.”
Der Spiegel, araştırma
neticelerini ortaya koyan şu cümleyi manşet yaptı: “Yüz yılın en
büyük pedagojik yanlışı karma eğitim karaya oturdu.”
İSTATİSTİKLER, KARMA EĞİTİMİN EŞİTLİK SAĞLAMADIĞINI
SÖYLÜYOR
Araştırmaların hepsi, karma eğitimin toplumda
kadın erkek eşitliğine hizmet etmediğini, kadınların ezilmesini ve
horlanmasını önlemediğini, aksine sistematik hale getirdiğini gösteriyor.
Meselâ:
Almanya üniversitelerinde elektro teknik alanında öğrenim
gören kızların oranı % 4.
Federal Almanya’da, kadınların sadece %
7’si mühendis.
Akademisyenler arasında kadınlar, erkeklere göre
daha fazla işsiz kalıyor.
Bilim adamları arasında kadınların oranı
sadece % 6.
Almanya’da çeşitli meslek dallarındaki “kadın
doçent”lerin erkeklere oranı şöyle:
“İnşaat yüksek mühendisi kadın
doçent % 1.6.
Kimya doçenti % 4.5
Hukuk doçenti %
6.5
Tıp doçenti % 8.3
Felsefe doçenti %
9.3
Tarih doçenti % 10.4
Roman dilleri
doçenti % 19.1
Eğitim Bilimleri doçenti % 23.5”
Fizik alanında:
35 erkek profesör kürsü
sahibi,
sadece 3 kadın profesör kürsü sahibi. (Der
Spiegel,sayı 2, 2001)
Halbuki yüksek öğretimde kız öğrencilerin
erkeklere oranı neredeyse % 50’yi buluyor.
Ama yüksek kademelere ve
toplumun tepe noktalarına gelme yarışında kadınlar geride kalıyor.
Kadınların fizik, kimya, bilgisayar mühendisliği gibi çok para kazandıran
mesleklerde başarısızlığı, onları dezavantaj sahibi
yapıyor.
Toplumun tepe noktalarına gelen kadın oranı çok az. Hem de
karma eğitimi, reform olarak görenlerin yüzünü kızartacak kadar az. Size
birkaç istatistik sonucu sunmak
isterim:
ZİRVEDEKİLER
1980
1985 1990
1995
1999
Yüksek okul öğrencisi: % 47.5 % 49 %
49.5 % 53.4 %
54.8
Yüksek okul bitiren: % 34.1 % 36.8 % 36.5
% 40.7 %
43.5
Doktora yapan: %
19.6 % 24.1
% 27.8 % 31.5
% 33.4
Doçent:
% 5.4
% 7.2
% 10 % 13.8
% 17.7
Profesör: % 5.2 % 5.1
% 5.5 % 4.8
% 6.3
Kuzey
Rheinwestfalen Eyaletinde lise bitirme dersi olarak
kızlar:
Fizik %
12
Kimya %
35
Resim %
71
Almanca % 69 oranında seçiyor. (Karma
Eğitim, sh.48) ÜST DÜZEY YÖNETİCİ
KADIN: Türkiye %
4
ABD %
2.4
Almanya %
3
İngiltere %
2
Japonya % 1
(Hürriyet, 9 Eylül
2001)
MECLİSTE
KADIN İsveç
% 40
Güney Afrika %
25
Mozambik %
25
Uganda %
17.4
Meksika %
14
Polonya %
13
Türkiye % 2.4
( Vakit, 8 Mart 2002)
NOBEL
ÖDÜLÜ 2001 yılına
kadar 690
erkek, 29 kadın Nobel ödülü aldı. (Der Spiegel, sayı 42, sh. 72,
2001)
TÜRKİYE’DE KADIN
OLMAK Eğitimde karnemiz hiç iyi değil. Özellikle kadınların eğitimi
konusunda oldukça kötü bir karneye sahibiz. Kadınların durumunu yansıtan
bir istatistik, yolun neresinde olduğumuzu çok net olarak ortaya koyuyor.
Kadınlarımızın:
% 1.9 üniversite
mezunu
% 6’sı lise
mezunu
% 28’i okuma yazma
bilmez
% 25’i ailesi tarafından okula
gönderilmemiş.
Eğitim görenlerin:
% 28.6’sı teknik alanda
% 65’i dil ve edebiyat alanında eğitim görmüş.
% 29.6’sı
dayak yiyor.
% 50’si haklı sebepler olursa dayak yenebileceğini
savunuyor.
(Türkiye’de Kadın Olmak, 25. 4. 2002, Internet
bilgisi)
Kadınlarımız, özellikle daha iyi para kazandıran
bilgisayar, matematik, kimya ve fizik mühendisliği gibi alanlarda yoklar.
Bu alanlarda erkek hakimiyeti var.
TÜRKİYE’DE ÇOCUKLARIN
EĞİTİM DURUMU Kızlar, okullarda fizik, kimya, matematik, spor, el
işi, bilgisayar alanlarında genel olarak erkeklerle yarışmayı göze
almıyor. Yarış olduğunda geri çekiliyorlar ve hakimiyet erkeklere geçiyor.
Halbuki kız okullarında öğrencilerin bu dersleri kendi aralarında
yarışırken başarılı olduğunu gösteriyor. Bizde yönlendirme bir tarafa
çocuk eğitimden sınıfta kalmış durumdayız.
Bir araştırmaya göre
çocukların:
% 29 okula gitmiyor.
% 38’i cinsel
istismara uğruyor.
% 21’i okuma yazma bilmiyor.
20 bin çocuk
sokakta.
Her yıl 125 bin çocuk okuma yazma öğrenmeden zorunlu
eğitim çağının dışına çıkıyor.
6 milyon çocuk çalışıyor.
(Karma Eğitim. S. 150.)
YEDİ TEPE ÜNİVERSİTESİ
ARAŞTIRMASINA GÖRE CİNSEL TACİZ Karma eğitim,
okullarda cinsel tacizlere de yol açıyor. Bu konuda ülkemizde de yapılan
araştırmalar var.
17-27 yaşları arasındaki 532 üniversiteli kız
öğrenci üzerinde yapılan araştırmalara göre kızların:
% 32’si
tecavüze uğramış. Oran 1/3. (Zaman, 6.01.2002)
Almanya’da bu
oran, % 25. ( 10.01.2002 tarihli Spiegel
Online)
Ülkemizde kadınlar, % 34 oranında fiziksel tacize
uğruyor.
Fransa bu oran % 95.
Amerika’da ise bir yılda 4 bin
kadın dövülerek hayatını kaybediyor.
4 milyon kadın eşinden dayak
yiyor.
Her 15 dakikada 1 kadın tecavüze uğruyor. ( Vakit, 8
Mart 2002)
AMERİKA’DA A. E CASEY Vakfı
Araştırması:
İlkokul ikiden lise sona kadar 4.200 öğrenci
üzerinde yapılan araştıramaya göre kızlar:
% 39 oranında her gün
tacize uğruyor.
% 29’u en az haftada bir taciz görüyor.
% 89
oranında kız öğrenci, lâf veya geriden hareketle okulda tacize
uğruyor.
13-19 yaş grubu arasında bekar kızların doğum oranında %
16 artış olmuş.
İdareye şikâyet halinde takip oranı % 55. (Vakit,
12 Mart 2001)
ERKEK ÖĞRENCİ GİREMEZ
Batıda eğitime
yaklaşma biçimi ideolojik değil, pragmatik. Karma eğitime bir dizi tepki
var. Orada zaten özel okullar ve kilise okulları ayrı eğitim
veriyor.
Meselâ, Amerika’daki Wellesley Kız Üniversitesi ve diğer
kız okulları, bu araştırmalardan sonra öğrenci akınına uğradı. Bu
üniversitede Amerika’nın eski First Lady’si Hillary Clinton ve ABD
dışişleri eski bakanı Madeleine Korbel Albright, ünlü artist Ali McGraw
gibi ünlüler öğrenim görmüş.
Wellesley Kolejinin, Amerika’nın
Harvard ve Yale gibi diğer süper üniversiteleri arasındaki tek bir fark
var:
“Wellesley’e erkek öğrenci giremez. Kolej, bir bayanlar
üniversitesi.”
Amerika’da bugün 84 bayan üniversitesi bulunuyor. Şu
sıralar bu okullar, öğrenci akınına uğruyor.
Çelik şehri
Pittsburg’da bulunan Chatham Koleji’ne bu yıl müthiş bir akın var, öğrenci
sayısı geçen yıla oranla % 30 arttı.
Federal Devlet North
Carolina’da bulunan Salem Coleji’ne 1990 yılına oranla % 70 oranında daha
fazla kız öğrenci baş vurdu.
Aralarında Wellesley’in bulunduğu,
geleneksel zenginlikleri bulunan “Yedi Kardeşler Kız
Üniversiteleri”ne baş vuran öğrenci sayısı, genel olarak iki kat arttı. Bu
okullarda aşağı yukarı 20 bin öğrenci okuyor.
KIZ OKULLARI
DAHA BAŞARILI
Wellesley Üniversitesinde bir araştırma yapan Alman
Prof. Dr. Sigrid Metz-Göckel, şu tespitlerde bulunuyor:
1.
Üniversitenin mezunları toplum hayatında oldukça başarılı. 1990’lı
yıllarda Amerika’da 10. sıralarda yer alan Wellesley Üniversitesi,
1998’lerde 3. sıraya yükselmiş.
2. Mezunların ¾’ü meslek
sahibi.
3. Mezunların % 50’si, erkek egemen mesleklerde çalışıyor
ve iyi para kazanıyor.
4. Mezunların % 80’i üniversiteyi
bitirdikten sonra master, doktora, kurs görüyor ve kariyer
yapıyor.
5. Okulları ile hayat boyunca ilgileniyorlar, cömertçe
bağışta bulunuyorlar ve böylece üniversite, diğer üniversitelerle yarışma
şansı elde ediyor.
6. Kadınların entelektüel büyümesi ve enstitüler
kurması, sosyal aktiviteleri artırıyor.
7. Üniversite,
öğrencilerini yönetici olmaya, kariyer yapmaya ve sorumluluk almaya
yönlendiriyor.
8. Üniversitede parlamento var, bakanlar var,
komisyonlar kurulmuş. Öğrenciler buralarda görev alıyor ve hayata
hazırlanıyor. Cesaretleri artıyor, kendilerine güven kazanıyor, yardım
alıyor ve başkalarına yardım ediyorlar.
KİLİSE OKULLARI
KARMA DEĞİL
Batıda, özel okullar ve kilise okullarına hiçbir zaman
karma eğitim mecburiyeti getirilmemiş. Onlar, velilerin isteği
doğrultusunda ayrı eğitim vermeye devam etmiş ve ediyor. Bugün, bu okullar
öğrenci akınına uğruyor. Devlet de bu doğrultudaki velilerin taleplerine
cevap vermek için Almanya’da karma eğitim mecburiyetini kaldırdı, resmi
kız ve erkek okulları yeniden açılmaya başlandı.
Bayern eyaleti
Kültür Bakanlığı tarafından çıkarılan Schule Aktüel dergisi bize şu
bilgiyi veriyor:
Eyaletteki 398 gymnasiumdan (bizdeki Anadolu ve
Fen Liseleri karşılığı okullar) 45 tanesi Katolik, 5 tanesi Protestan
Kilisesine ait. Yani bu okulların 1/8’i özel ve kiliselere
ait.
Realschulelerin(10.sınıfa kadar olan lise) %20’si, özel meslek
liselerinin %50’si kilisenin.
Bu okullardaki öğrencilerin büyük
çoğunluğu kız. Devlet ve şehir okulları, istisnalar dışında karma eğitime
geçince, kız öğrenciler kızların ayrı okuduğu kilise okullarını seçiyor.
Kiliseye bağlı gymnasiumlardaki öğrencilerin 1/3’ini Realschulelerin
2/3’sini kız öğrenciler oluşturuyor.
Amerika’daki 84 kız
üniversitesinin hepsi özel.
Bunların %50’si kilise ve dinî
cemaatlara ait.
BATIDA NELER
DEĞİŞTİ?
Almanya’da bir araştırma yapan ve araştırmalarını
kitaplaştıran bilim kadını Doç. Dr. İlse Brehmer, radikal çözüm, kız ve
erkeklerin ayrı eğitim görmesidir, diyor. Karma okulların ise mutlaka
reforma tabi tutulmasını öneriyor.
Araştırmaların ürkütücü
sonuçları ortaya çıktıktan sonra batıda epey yenilikler yaşandı ve şunlar
oldu:
1. Kız okulları öğrenci akınına
uğradı. Güç kazandı.
2. Almanya’da
yönetmelikler değişti. Okulların karma olma mecburiyeti kaldırıldı.
Devlet, çocuklarına ayrı eğitim yaptırmak isteyen velilerin
taleplerine cevap verme kararı aldı.
3.
Almanya’da Kuzey Rheinwestfalen eğitim bakanı 2000-2001 öğretim yılında
okullara yazı göndererek en azından fizik, kimya, matematik, elişi, spor
ve bilgisayar derslerinin ayrı yapılmasını
istedi.
4. Bütün eyaletlerde kısmi de olsa
ayrı eğitim teşvik ediliyor.
5. Karma
eğitimin zararlı olduğu kabul edildi ve karma okullar reforma tabi
tutuluyor.
6. Amerika’da devlet okullarının karma olmaktan
çıkarılması içen Senatör Hilary Clinton ve Texas Sentörü Kay Bailey
Hutchison yasa tasarısı hazırladı. Gerekçe, ayrı eğitim yapan özel
okullara öğrenci akını olmasıydı. Böyle bir talebi devlet okulları da
karşılamalıydı.
Yüzyılın Büyük Pedagojik Yanlışı Karma
Eğitim’i yazan Ali Erkan Kavaklı şunları söylüyor:
“Altı Almanya’da
kalmasaydım ve Avrupa ve Amerika’daki karma eğitim tartışmalarını takip
etmeseydim böyle bir kitabı yazamazdım. Kitabın başlığı bile Der
Spiegel’den iktibas. Batılıların kafasında tabu yok. Her şeyi
araştırıyorlar. Biz de ise tartışılmaz tabular var. Bu yüzden karma
eğitim, bunca zararına rağmen, biz de henüz tartışılmıyor. Ama
tartışılmalı ve reforma tabi tutulmalı.”
SONUÇ: 1.Milli Eğitim Bakanlığı, yeni
gelişmeleri mutlaka takip etmeli ve karma eğitim zorunluluğu kaldırılmalı.
2. Çocuğuna ayrı eğitim aldırmak isteyen velinin isteği yerine
getirilmeli.
3. Veliler, eğitime dahil olmalı, eğitimde onlar da
söz sahibi
olmalı.
Ali Erkan Kavaklı Bey'e Teşekkür Ediyoruz (Karma Eğitim :Nesil Yay.)
The Times: "Sadece kız öğrencilerin
bulunduğu okuldaki başarı grafiği yükseliyor"
Kuzey
Londra'da eğitim faaliyetinde bulunan Kuzey Londra Kız Yüksek Okulu'nda
öğrencilerin diğer okullara göre olan başarı grafiğinin gittikçe yükselmesi The
Times gazetesine haber konusu oldu. Sadece kız öğrencilerin eğitim aldığı okulun başarı grafiği, devlet okulları ve
diğer karma okullara göre daha yüksek ve bu grafik gittikçe arayı açıyor. Bu
durumun kız ve erkek öğrencilerin ayrı ortamlarda eğitim almasının haklılığını
ispatladığını yazan The Times gazetesi, eğitim tablosunda kız okulunun en yüksek
dereceler almaya devam ettiklerini vurguladı.
Bu durumun nedenlerini The Times gazetesine açıklayan okul müdürü Bernice McCabe,
"Kızlar erkeklerden ayrı ortamlarda eğitim almalarının faydasını görüyor. Bu
ortamda kendilerine her şekilde güven duyabiliyorlar. Etrafında erkekler
olmadığı için bir davranışta bulunacaklarında erkekler tarafından
etkilenmeyeceklerinin farkındalar. Erkeklerin olmadığı bir ortamda kızlar zeki
ve kendine güvenmeleri için daha serbest bir ortam yakalıyorlar." görüşlerini
dile getirdi.
Sadece erkek öğrencilerin alındığı Royal Grammar Okulu Genel Müdürü Jon Cox da
konu hakkındaki görüşlerini aktarmış. Cox, "Kızların olmadığı bir ortamda
erkeklerin dikkati dağılmıyor ve derslerine daha fazla odaklanıyorlar. Kızların
olduğu bir ortamda dışa açılmaları ve sınıfta söz almaları daha da azalıyor ve
söz aldıklarında 'acaba kızlar ne düşünür?' kompleksine kapılabiliyorlar." diye
konuştu.
Bağımsız Eğitim Konseyi'nin okulların başarı grafiğini ve sınav sonuçlarını
dikkate alarak yaptığı sıralamada ilk on okul içinde 2 erkek okulu ve 1 karma
okul bulunuyor. Bunun dışındaki okullar kız ve yatılı okullardan oluşuyor.
(29.08.2009)

Karma okullar daha başarIsIz
Bir kesimi yerinden hoplatacak bir sonuç, biliyorum! Kız çocuklarıyla
erkeklerin birlikte okumasını savunan, genç insanların sağlıklı gelişimi için
karma eğitim modelinin şart olduğunu düşünen herkesi şaşırtacak bir yazıya
rastladım. İngiliz The
Times’da yayınlanan habere göre, kız ve erkek okullarının başarı oranı,
karma eğitim yapan okullara göre daha yüksek. Karşılaştırma, İngiltere’de
liseyi tamamlama sınavı olan A level ve GCSE sonuçlarına bakarak yapılmış. A
level, bizim üniversite sınavına tekabül ediyor denebilir, çünkü öğrenciler bu
sınavda aldıkları puanla üniversitelere başvuruyor. Bu listeye göre ilk üçe
giren okulların hepsi özel! St. Paul’s Girls School’un birinci, Perse School for
Girls’ün ikinci olması, özel kız okullarının fark attığının da kanıtı. Genel
olarak kızların başarısı göze çarpıyor: İlk 50’ye giren liseden, 27’si kız, 14’ü
erkek okulu. Sadece yedi tanesi karma eğitim yapıyor! Anlayacağınız, Türkiye’de çağdaşlığın gereği olarak düşünülen karma okul,
belki de sanıldığı kadar başarılı bir model değil. Peki bizim okullarımızın kaç tanesi
karma, kaç tanesi sadece erkek veya kız okulu? Milli Eğitim’in Strateji
Geliştirme Başkanlığı’na danıştım, böyle bir çalışma yokmuş. Okullar
sadece genel, özel ve meslek lisesi olarak sınıflandırılıyor. Ayrıca adı kız
veya erkek lisesi olan pek çok okul, karma eğitime geçti. Dershanelerin ise
karma eğitim vermesi zorunlu. Ancak bizde kızlarla erkeklerin ayrı okullarda
okuması, muhafazarlığın bir göstergesi olarak görüldüğü için konuyu tartışmak
bile başlı başına sorun. Doğruya doğru: Dindar kesim, kız çocuklarının ayrı
okulda eğitim görmesini, başarı çıtasını yükseltmek için savunmuyor. Öncelikli
kaygıları, kızların ‘namus’unu korumak (*) Ortaöğretimdeki kız öğrenci
sayısının erkeklerden daha düşük olduğu, kız okutmanın pek çok aile için sorun
olduğu ülkemizde, belki de bazı önyargıları bir kenara bırakmakta fayda
var. Eğer amaç, daha fazla kız çocuğunun okuması, üniversiteye girmesi
ve kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlamak... Ve yerlerde sürünen ÖSS
başarı grafiğini yükseltmenin bir çaresini bulmaksa... Karma eğitimin
artısını eksisini yeniden gözden geçirmekte belki de fayda
var. Avustralya’dan ABD’ye, karma
okullarla ilgili pek çok araştırma yapıldı. ABD’de 2008 yılında Stetson
Üniversitesi’nin yürüttüğü dört yıllık pilot araştırmanın sonuçları çarpıcı:
Karma okulda okuyan erkeklerin yüzde 55’i sınavı başarıyla verdi. Buna karşılık
sadece erkeklerin okuduğu okulda, aynı sınavdaki başarı oranı yüzde 85’ti.
Üstelik demografik yapı, sınıftaki öğrenci sayısı ve müfredat bakımından
iki okul tamamen birbirinin aynıydı!
* Yazar " ben onlardan
değilim" mesajı vermek zorunda hissetmiş kendini :) Ama sonuç aynı...!
Mehveş
Evin
16 Ocak 2010
EğItImde reform bekleyen
sorunlar ve karma eğItImIn zararlarI
Karma eğitim, Avrupa ve Amerika’da sorgulandı.
Kız ve erkeklere verdiği zararlar ortaya kondu. Almanya devlet okullarındaki
karma eğitim mecburiyetini kaldırdı. Özel okullarda zaten karma eğitim
mecburiyeti yoktu.
Almanya’da eğitim, yerel hükümetlere bırakılmış. Eyaletlerde sosyal
demokrat, Hıristiyan demokrat, Yeşiller, hürriyetçi demokrat partilere ait
hükümetler ve bu partilere mensup “eğitim ve kültür” bakanları var. Hepsi de
karma eğitimin “pedagojik bir ham ölü”(1), “yüz yılın pedagojik yanlışı” (2)
olduğundan eminler. 90’lı yıllarda karma eğitim sorgulandı; kız ve
erkeklere verdiği zararlar tespit edildi, gerekli önlemler alındı.
Patriarchat” isimli bir kitap yazan Doç. Dr. Ilse Brehmer, karma
eğitimin yanlışlarını uzun uzun anlattıktan sonra şu çözüm önerilerinde
bulunur: 1.Tekrar tekrar yapılan araştırmalar gösteriyor ki radikal çözüm kız
okullarının çoğaltılmasıdır. 2. Stratejik olarak mevcut kız okulları
korunmalı, geleneklere sahip kız okullarına mutlaka sahip çıkılmalı. 3. Kız
okulu açmak isteyen sivil inisiyatif engellenmemeli. (s.101) Karma eğitim
tartışmalarından sonra Almanya’da karma eğitim mecburiyetine son verildi. Devlet
okullarında isteyen veliye çocuğunu ayrı okula gönderme şansı verildi. Karma
eğitim yapan okullarda fizik, matematik, kimya, bilgisayar, el işi, spor gibi
derslerin ayrı yapılması için okullara talimat gönderildi. Çünkü yapılan
araştırmalar yukarıda sayılan derslerde kızların erkeklerle yarışamadığını
gösterdi. Dil, tarih, coğrafya, sosyoloji, felsefe, biyoloji gibi sosyal
derslerde de erkeklerin kızlarla yarışamadığı ortaya çıktı. Dolayısıyla bu
derslerin ayrı yapılması, kız ve erkeklerin başarısını artırıyor. Karma
eğitimin cinsel tacizlere zemin hazırladığı yapılan araştırmalarda ortaya çıktı.
(3) Karma eğitimin mecburi olmaktan çıkarılması,
yıllardır sürdürülen “haydi kızlar okula” kampanyasından daha fazla kız
çocuğunun okula gitmesini sağlayacağından kimsenin şüphesi
olmasın.
Karma eğitim toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlamak için ortaya atılmış bir
proje idi. 1969’lu yıllardan beri uygulanıyor, toplumda kadın-erkek eşitliği
sağlanmadı. Batı’da eğitimciler ve toplum bilimciler acaba proje mi yanlış
diyerek konuyu yeniden ele aldılar ve hakikaten karma eğitimin kadın-erkek
eşitliğine hizmet etmediğini, hatta tam aksine kadınlara okul çağından itibaren
“aşağılanmayı, cinsel tacize uğramayı, erkek hegemonyasında yaşamayı”
öğrettiğini ortaya koydular ve ayrı eğitimi savunmaya başladılar. Bizim Batı
taklitçilerine ezberi bozuldu. Batı’daki araştırmaları ve ayrı eğitim eğilimini
görmezden geldiler ve körü körüne karma eğitimi savunmaya devam ediyorlar...Merak eden okuyucularım için bu yazımda karma eğitimin insan tabiatına aykırı
olduğunu söyleyeceğim ve zararlarını sıralayacağım.
İnsan tabiatına aykırı çünkü Cambridge Üniversitesinde çalışan psikolog Prof.
Simon Baron-Cohen’in de ifade ettiği gibi kız ve erkek anne karnından itibaren
farklı programlanıyorlar ve farklı ilgi alanları var. Prof. Baron-Cohen
The Essential Diffrence adlı kitabında der ki:
“Normal şartlarda kadınlar ve erkekler farklı beyin yapıları ile dünyaya
gelirler. Erkek beyni dünyayı sistematik olarak algılamaya yeteneğiyle dünyaya
geliyor; buna karşılık kadın beyni ise duyarlı ve empatik yapılı olarak
donatılıyor.” (Der Spiegel, 25.08.2003, s.91)
Kadın ve erkeğin farklı programlandığını anlamak için çocuklara bakmak bile
yeterli. Kız torunum bebeklerle oynuyor, erkek araba ve silahlarla.
Verdiği zararları kısaca şöyle sıralamak mümkün:
1. Okullarda kızların cinsel tacize uğramasına yol
açtı.
2. Kızlara erkek hegemonyasında yaşamayı öğretti.
3. Özellikle muhafazakâr ailelerin kızları okula
göndermemesine yol açtı, kızları eğitimsiz bıraktı.
4. Karma sınıflar strese yol açtı, kız ve erkeklerin
yeteneklerini geliştirmelerini engelledi.
5. Fizik, kimya, bilgisayar, spor, el işi, motor dersi gibi
alanlarda kızlar erkeklerle yarışamadı ve yeteneklerini geliştiremedi.
6. Dil, edebiyat, tarih, coğrafya, biyoloji, sosyal
bilgiler alanında kızlarla yarışamayana erkeklerin yeteneklerini geliştirmesini
engelledi.
7. Kız ve erkeklerin derslere odaklanmalarını ve daha iyi
yetişmelerini önledi. Özellikle mühendislik alanlarında kızların verimsiz
olmasına ve daha az maaşlı meslekler seçmelerine yol açtı.
8. Ergenlik çağındaki kız ve erkekler dersler yerine karşı
cinsle ilgilenmesine ve ahlakî yozlaşmanın meydana gelmesine yol açtı.
9. Okullarda kız veya erkek arkadaşını başkalarından
kıskanan erkek veya kızların kavga etmesine sebep oldu.
10. Fiziken güzel olmayan ve arkadaş bulamayan kız ve
erkekleri karamsarlığa sürükledi. (Ali Erkan
Kavaklı: 25.06.2011 )
Kaynaklar: 1. Schul-Report, Eylül 1997, Bayern Kültür
Bakanlığı dergisi. 2. Prof. Thomas Schaefer, Schule Aktuel, Eylül 1997,
Salvatorstr. 2. 80333 München 3. Yüz Yılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim,
s.180, Nesil yayınları, İstanbul 2001 (Yüz Yılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim
konusunda daha fazla bilgi edinmek isteyenler 0212 444 2 4 14’ten kitabı temin
edebilirler. Kitabı özellikle eğitimcilere ve okullarda kızı olan ailelere
tavsiye ederim.)
8 yıllık kesintisiz eğitim
değiştirilmeli
1996-1997 eğitim-öğretim yılında çıkarılan kesintisiz 8 yıllık mecburi
eğitim birçok sıkıntıya neden oldu. Öğrencileri bir sınıfa koyarak;
ilgi, istek ve yeteneklerini göz ardı ettik. Bunun önündeki en büyük
engel ise, 8 yıllık kesintisiz eğitim oldu. Düşünün 8 yıl boyunca,
yetişme ortamları, aile desteği, doğuştan gelen kabiliyetleri ve
öğrenim koşulları farklı öğrencilere ne yazık ki aynı şeyler
veriliyor. Bu tür bir düşüncenin ülkemizde son 10-15 yıl içinde nelere
mal olduğunu hepimiz görüyoruz. Ekonomisi kalkınan bir Türkiye var.
Ancak ara teknik elemanı bulmakta zorlanıyoruz. Çünkü bu sistem imam
hatip liseleri bahanesiyle getirildi. Meslek liseleri bu dönemde
gözden çıkarıldı.
6-14 yaş sorunu
Milli eğitimde çözülmesi gereken en temel mesele 8 yıllık kesintisiz
eğitimdir. Tecrübeler gösterdi ki ilköğretim uygulaması, birçok açıdan
zararlı oldu. 6 ile 14 yaş arasında bulunan, çocuk ve ergenlik
çağında olan gençleri bir araya getirmenin, bence sakıncaları var.
İlköğretim okullarında zorunlu eğitim kademeli olmalı. Öğrenciler,
fiziksel gelişimi ve yaş farkı dikkate alınarak ayrı binalarda eğitim
görmeli. 8 yıllık kesintisiz eğitimde 1-5'inci sınıf öğrencileri
birinci kademe, 6-8'inci sınıf öğrencileri ise ikinci kademe olarak
tanımlanmalı. Kesintisiz yapılanma, bu kesimi iyileştireceğine, hasta
etti. Tüm adımlar boşa atıldı.
Özellikle de Anadolu liselerinde ve özel okullarda verilmesi gereken
kendisine has kültür yok oldu. Ülkemizde yabancı dille eğitime ya
da bir başka söylemle yabancı dil öğrenmeye en büyük darbeyi 8 yıllık
kesintisiz eğitim vurdu. 10 yıl öncesine kadar, önce herkes
çocuğunu 5 yıllık devlet ilkokuluna gönderir, ardından Anadolu
liseleri ve özel okullara yönlendirirdi. 8 yıllık kesintisiz eğitim
başlayınca Anadolu liseleri ve özel okulların orta bölümleri kapandı.
Oysa yabancı dil en iyi o yaşlarda öğreniliyordu. Ayrıca 7 yıllık bir
süre söz konusu olduğu için de mezun oluncaya kadar mutlaka çok iyi
bir şekilde yabancı dil konuşuluyordu.
Bu eğitim sizce iyi mi?
Bunun yanı sıra meslek liseleri de iyice ikinci sınıf okullar oldu. 8
yıllık kesintisiz eğitim maalesef meslek liselerinin önünü kesti.
İlköğretimin 5. sınıfından sonra çocuklarımızı b ir mesleğe
yönlendirici şekilde, eğitim sisteminde değişiklik yapmamız gerekiyor.
Tabii bütün bunlar, imam hatip liselerine talebi azaltmak için
yapıldı. Velilerin çocuklarının, hem müfredata dayalı eğitim
almalarını, hem de dinini doğru öğrenmelerini istemeleri suç mu?
Bence böyle saçma bir düşünce olamaz. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim
konusunda geriye dönük bir uygulama yapılmalı ve okulların orta kısmı
açılmalı.
Zaten uluslararası standartlar da bunu gösteriyor. Kesintisiz eğitim,
imam hatip liselerinin önünün kesilmesi için, yoğunluğunun azaltılması
için yapılmış olabilir. Eğitimimizde okul öncesi zorunlu kapsamına
girdi. Yeni eğitim sistemimiz, okul öncesi 1 yıl, ilkokul 5 yıl,
ortaokul 3 yıl (hazırlık sınıfı hariç), lise 4 yıl olarak
düzenlenebilir. Bir anlamda 28 Şubat döneminin simgesi olan
ilköğretimde kesintisiz eğitim, milli eğitim sistemimizi bozmuştur.
Bu güne kadar da gerekli işlemlerin yapıldığını zannetmiyorum.
Önümüzdeki günlerde, MEB bu konuda, eğitim tarihimize geçecek bir
karar alabilir. ( Sabah: SAİT
GÜRSOY :23.11.2011)
ÖĞRETMENLİĞİN DE CİNSİYETİ VAR
(EĞİTİM - SEN'İN İLKÖĞRETİM
OKULLARINDAKİ ÖĞRETMEN AÇIKLARININ BELİRLENMESİ AMACIYLA 30 İLDE 11 BİN 500
ÖĞRETMENLE YAPTIĞI ARAŞTIRMA ) :
OKUL ÖNCESİ, İŞ EĞİTİMİ, RESİM, MÜZİK, YABANCI
DİL, REHBER, ÖZEL EĞİTİM VE TÜRKÇE ÖĞRETMENLİĞİ KADIN TERCİHİ OLARAK
ÖNE ÇIKIYOR. DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ, BEDEN EĞİTİMİ, SOSYAL
BİLGİLER, BİLGİSAYAR, FEN BİLGİSİ VE MATEMATİK DE ERKEK BRANŞI OLARAK
SİVRİLİYOR.
( Hürriyet: 21.02.2005 )
TERCİHLERDEKİ BU FARKLILIĞIN
TEMEL NEDENİ KADIN ERKEK ARASINDAKİ FİZYOLOJİK VE PSİKOLOJİK
FARKLILIKLARDIR...BİZLER KADIN ERKEK EŞİTLİLİĞİNİ DEĞİL , KADIN
ERKEK ARASINDA ADALETİ SAVUNUYORUZ, BUNUN DA TEMEL NEDENİNİ
BU FAKLILIKLAR OLUŞTURMAKTADIR...!UNUTMAYALIM KADIN ERKEK
EŞİTLİLİĞİNDE " DAİMA " EZİLEN HEP KADINLAR OLMAKTADIR !

|