|
KARMA EĞİTİM FELAKETİ
"Yazı dizimizin ilk bölümüne geçtiğimiz mayıs ayında konferans vermek için
gittiğim Niğde'deki izlenimlerimden yola çıkarak başlamak istiyoruz. Katıldığım
toplantıda bir dizi konuşmadan sonra bir grup eğitimci meslektaşımızla oturup
çay içtik, eğitim problemlerini konuşmaya başladık. Bir meslek lisesinde çalışan
Mustafa Bey, okulların asıl amacından çıktığını, kimi okulların kız-erkek
buluşma yerine dönüştüğünü söyledi ve kendi okulunda “kız-erkek” arkadaşlığına
sınır konmasını istediği için tehdit edildiğini söyleyiverdi, afalladım.
OKULLAR EĞİTİM YUVASI MI FLÖRT YERİ Mİ?
Mustafa Bey, “Her öğrencinin ‘manitası' var, teneffüslerde, boş
derslerde kız-erkek bir araya geliyor ve okulu buluşma yeri olarak
kullanıyorlar; din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olduğum için okulun bütün
sınıflarına giriyorum, her yerde olup biteni görüyorum, okul eğitim ve öğrenim
yeri, buluşmalara sınır konmalı” mealinde bir konuşmayla karma eğitim sebebiyle
yaşadıkları promlemleri anlattı. Kız-erkek davranışlarına sınır koymaya
kalkışınca erkek öğrenciler tarafından nasıl tehdit edildiğini bir kere daha
anlattı. Pazusuna ve dayısına güvenen bir öğrenci Mustafa öğretmene şöyle demiş:
“Özel hayatımıza karışırsan sana bu okulda öğretmenlik yaptırmayız”.
Evet; Mustafa Beyler az değil ama seslerini kimseye duyuramıyorlar. Asıl amacı,
çocuk ve gençlerimizin yeteneklerini keşfetmek, geliştirmek, onları hayata
ahlaklı, erdemli, olgun, iş beceren, ilim ve hüner sahibi, vatanını, milletini,
dinini ve insanlığı seven kişiler olarak yetiştirmek olan eğitim sistemimizin
çığırından çıktığını görüyoruz.
BATIDA KARMA EĞİTİM TARTIŞMALARI
Almanya, Amerika, İngiltere gibi ülkelerde “karma eğitim” masaya yatırıldı,
sorgulandı, yol açtığı aksaklıklar araştırmalarla ortaya kondu. Saydığımız
batılı ülkeler karma eğitimi, “yüzyılın en büyük pedagojik yanlışı”, “pedagojik
ham ölü” olarak nitelendirdi. Fakat; su sistem Türkiye'de tabu olarak karşımızda
duruyor ve hiç mi hiç tartışılmıyor. Ancak bu sessizlik hali mevcut sistemin
yerinde ve başarılı olduğu anlamına gelmez. Bilakis, gün geçmiyor ki kız-erkek
karışık eğitimin daha fazla zararı keşfedilmesin. Karma eğitim, bilindiği 68
kuşağının bir projesi idi ve sosyal hayatta kadın-erkek eşitliğini sağlamak
istiyordu.
KARMA EĞİTİM ERKEK HEGEMONYASINI BESLEYEN BİR SİSTEM
90'lı yıllara gelindiğinde karma eğitimin uygulandığı ülkelerde kadınların
erkekler kadar toplumda yükselemediği, aynı işi yapan kadınların erkeklere göre
daha az para kazandığı, eşitliğin sağlanmadığı ortaya çıkınca karma eğitim
masaya yatırıldı, karma eğitimin projesinin “pedagojik bir ham ölü” olduğu,
kızların erkek hegemonyasında yaşamayı karma sınıflarda öğrendiği ortaya çıktı.
Almanya, İngiltere ve Amerika'da ayrı eğitim trendi başladı. Bir projenin ömrü
20 yıldır. 20 yıl sonra toplumda kadın erkek eşitliğini sağlanmadı. Yapılan
araştırmalar gösterdi ki karma eğitim, kadın-erkek eşitliği sağlamak yerine
kadınların erkeklerin hegemonyası altında yaşamasını sağlıyor, baskı altında
yaşamayı öğretiyor.
PROF COHEN: ERKEK VE KIZLARIN YARATILIŞI FARKLI
Cambrid Üniversitesi'nde araştırmalar yapan psikolog Prof. Simon Baron Cohen,
kız ve erkeklerin yaratılışının farklı olduğunu şu çarpıcı cümlelerle anlatıyor:
“Daha ilk günden farklı. Kadın ve erkek dünyaya farklı beyinlerle geliyor.
Erkeklerin beyni, dünyayı sistematik olarak algılıyor. Buna karşılık kadın beyni
duyarlılık ve empati yapacak şekilde yaratılmıştır. Kadınlar, konuşma sırasında
erkeklere göre daha çok göz kontağı kurarlar. Kızlar, erkek çocuklara göre
konuşmaya daha erken başlar, erkekler konuşamama sıkıntısı çeker. Erkekler
mekansal düşünür. Kadınlar dil konusunda daha yeteneklidir. Bugüne kadar
cinsiyetleri dikkate alma konusunda çok ihmalkar davrandık. Erkekler sistemi
düşünür, kadınlar empati yapar, başkasının yerine kendini koymayı tercih eder.
Kadınlar böyle davranır, çünkü anne karnında farklı programlanmıştır. Kadın ve
erkeğe ait tipik özellikler, çocuk dünyaya gelmeden önce şekillendiriliyor,
sosyal araştırmacılar bunu kabullenmek zorunda. Yüzlerce çocuğu doğduktan sonra
bir dakika gözlemledik. Kız çocukları insan yüzüne daha uzun süre bakar. Kız
çocukları bebeklerle oynuyor, erkek çocuklar arabayla.” (Der Spiegel, 25.8.2003)
KADIN ERKEK FARKININ TOPLUMSAL YANSIMALARI
¥ Dünyada Nobel fizik ödülü alan 168 kişiden sadece ikisi bayan.
¥ Kadınlar dil öğrenme ve sözel derslerde daha yetenekli.
¥ Beyninin konuşmayla ilgili bölümü kadınlarda yüzde 11 oranında daha fazla
nörona sahip.
¥ Kadınların beyni günlük 20 bin kelime ile düşünürken, erkek beyni 7 bin kelime
ile yetiniyor.
¥ Erkeklerin beyni kadınlara göre yüzde 9 oranında daha büyük.
¥ YARIN: Kadınlar neden farklı?Eski milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk:
İsrail'de bile kız-erkek liseleri varMHP eski İstanbul Milletvekili Bozkurt
Yaşar Öztürk, karma eğitimin Türkiye'de Milli Eğitim'in kalbine vurulan
ideolojik bir darbe olduğunu söyleyerek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu konuyu
tekrar gündemine alması gerektiğini kaydetti.
“Ben o dönemde Meclis'te bu düzenlemeye karşı çıkmıştım. Karma eğitimin olmadığı
en önemli örnek de Ortadoğu'da İsrail'dir. İsrail'de karma eğitim veren okul
neredeyse hiç yok. Avrupa'da da karma eğitim vermeyen okulların sayısı oldukça
yüksek” diyen Bozkurt Yaşar Öztürk, “O dönem Meclis Genel Kurulu'nda bir
konuşmamda bunun, ‘Milli Eğitim'in kalbine vurulan ideoloik bir darbe' olduğunu
söylemiştim. Milli Eğitim'in ilmî geleneğine aykırı bir uygulama bu...
Cumhuriyet'in başından itibaren var olan erkek ve kız liselerini dönüştürdüler.
İstatistikî bilgiler sunmuştum, bu okullarda başarının arttığı, disiplin
olaylarının azaldığına yönelik. Ama maalesef 28 Şubat post-modern darbesinin
uzantıları devam ettiği için dikkate alınmadı. Dışarıdan söylenmişti, bize
sadece konuşmak düştü” dedi.
Karma eğitimin toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlamaya yönelik adımlardan biri
olduğu şeklindeki görüşü de eleştiren Öztürk, “Karma eğitim zorunluluğu
kadın-erkek eşitliğine vurulan en ağır darbe oldu. Kadın-erkek eşitliği
arıyorsak bırakalım, kızların kendi okullarında erkeklerin de kendi okullarında
okuma serbestisi olsun” diyerek konunun tekrar gündeme alınması gerektiğini
söyledi. Öztürk, şunları kaydetti:
“Bu konu bugün tekrar gündeme alınarak, karma eğitim zorunluluğu gibi bir
yanlıştan dönülmelidir. İlmî bir kurul kurularak, bu konuda emek vermiş
insanların da katılımıyla yapılacak bir toplantıda karma eğitim tekrar gözden
geçirilmelidir. Bunun bilimsel açıdan da çok büyük faydası olacaktır”.
Almanya ve ABD yaka silkti
Hıristiyan Demokratlarla ile Sosyal Demokratlar aynı çizgide
buluşunca, Almanya'daki ayrı okulların sayısı hızla arttı. Amerika'da ise
1990'lı yılların ortalarında karma okullardaki hamile kız sayısı hızla artınca;
kız ve erkekler için ayrı sınıf açılması teşvik edilmeye başlandı. 1995'te üç
okulda ayrı eğitim yapılırken, bugün sayı 253'e çıktı. 200 okul da karma eğitimi
bırakmak için başvurdu.
Bundan 10 yıl önce karma eğitim sistemini terk etmeye başlayan Almanya'daki
tartışmalar, akademik çevrelerin yaptığı araştırmalar etrafında yapıldığı
görülüyor. Kadınların farklılıklarını, erkeklere göre avantaj ve
dezavantajlarını ortaya koyan araştırmalar, siyasetçileri harekete geçirdi.
Almanya'da devlet okullarındaki karma eğitim mecburiyeti 2001 yılında
kaldırıldı. Almanya'da isteyen velinin öğrencisine ayrı eğitim verilirken,
velinin resmi okullarda da çocuğuna ayrı eğitim aldırabilme anlayışı benimsendi.
Üstelik bu anlayış, Hıristiyan Demokrat veya Sosyal Demokrat Partilerin iktidar
olduğu her eyalette benimsendi. Hıristiyan Demokrat Partilerin iktidar olduğu
Bayern, Baden-Württemberg, Hessen'de de kanaat bu. Sosyal Demokrat Parti'nin
iktidar olduğu Kuzey Rheinwestfalen'de de böyle. Bilimsel verilere, Avrupa'da
kimse itiraz etmiyor. Özel okul ve kurslarda zaten karma eğitim zorunluluğu
yoktu ve halen yok.
KARMA EĞİTİM KARAYA
OTURUNCA...
Devlet okulları da isteyen veliye kızını ayrı okulda okutma imkanı sunuyor. Kız
ve erkeklerin tamamen ayrılamadığı okullarda dil, matematik, fizik, kimya,
bilgisayar ve spor gibi kız ve erkeklerin yeteneklerinin farklı olduğu dersler
ayrı yapılıyor. Böylece öğrenciler yeteneklerini daha çok geliştiriyor ve
hayatta daha başarılı oluyor. Der Spiegel dergisinin, Hamburg'daki die Grund-Haupt
und Realschulklassen der Schule Hinschenfelde okullardaki ayrı eğitim
uygulamasının öğrencilerin not ortalamasını yükselttiğine yönelik çok yayını
oldu. Der Spiegel netice olarak şunu yazdı: “Yüz yılın en büyük pedagojik
yanlışı karma eğitim karaya oturdu.”
ALMAN BAKAN: SINIFLARDAKİ
ERKEK HEGEMONYASIYLA
SAVAŞIYORUM
Almanya'da bugün gelinen noktada politikacıların, eğitimcilerin ve pedagogların,
karma eğitime bakış açısı değişti. Kuzey Rheinwestfalen eyaletinin sosyal
demokrat Eğitim ve Bilim Bakanı Gabriele Behler, 2000-2001 öğretim yılı başında
bütün okullara birer yazı göndererek, imkanları ölçüsünde ve kademeli olarak
ayrı eğitime geçmelerini emretmişti. Bakan Behler, söz konusu talimnamesinde
şöyle diyor: “70'li yıllarda hepimiz, karma eğitimin erkeklerle kızlar arasında
şans eşitliği sağlayacağına inandık. Meğer bu, aşırı iyimser bir bakış açısı
imiş. Sınıflardaki erkek hegemonyasına karşı savaşıyorum.”
Almanya'nın Münih şehrinde gelişim psikolojisi uzmanı Doris Bischof-Köhler'in
yaptığı yeni araştırmalar da bugüne kadar erkeklerin başarısının fazla
abartıldığını; matematik, geometri, cebir konusunda kızların yeteneksizliği ile
ilgili klişelerin “riskli” olduğunu ortaya koydu.
Oldenburglu pedagog Prof. Astrid Kaiser'in tespitleri şöyle: “Yüzde 90 oranında
sınıflarda yaramazlık yapan ve ceza alan erkek öğrenciler. Öğrenme zorluğu
çekenlerin oranı yüzde 75. Buna karşılık kadınlar yükseliyor. 1992 yılından beri
liseyi daha iyi derece ile bitiriyorlar. İki senedir yüksek okullardaki kız
öğrenci oranı, erkekleri geçti. Gymnasium'u (üniversiteye öğrenci hazırlayan
lise) bitiren kız oranı yüzde 55, tam zamanında okula başlayan kız öğrenci yüzde
60. Erkekler üçte bir oranında daha fazla sınıfta kalıyor. Kaliteli okullar,
kızlarla dolu. Hauptschule'yi (İlköğretim) bitiremeyenlerin çoğu erkek.”
AMERİKA'DAKİ
ARAŞTIRMA VE TARTIŞMALAR
Amerikalı nörolog Louann Brizendine ise “Kadın Beyni, Kadınlar Neden Farklıdır”
adlı eser ile kadın erkek farklılıklarını ele alıyor ve eğitim sistemine ilişkin
Amerika'daki tartışmalara ışık tutuyor. Erkeklerin mekansal düşündüğünü ve kısa
sürede geometrik problemleri çözdüğünü söyleyen Amerikalı nerolog, buna karşılık
kadınların dil yeteneğinin daha fazla olduğunu vurguluyor. Nörolog Brizendine,
insanlara kabiliyetlerinin yaratılıştan verildiğini, erkeklik ve dişiliğin anne
karnında şekillendirildiğini söylüyor.
KARMA EĞİTİM KIZLARIN
CİNSEL TACİZE UĞRAMASINA
ORTAM HAZIRLIYOR
Amerikalı nörolog Louann Brizendine'nin araştırmasında öne çıkan diğer
tespitleri şöyle: “8. haftadan itibaren beyin erkek veya kız beyni olarak
şekilleniyor. Mimari ve mühendislikte erkekler doğuştan kabiliyetli. Erkekler
matematik ve fizik alanında kadınlara göre daha yetenekli. Beynin hipokampus
bölgesindeki seksüel etkisi olan iki nokta, erkeklerde kadınlara göre iki kat
daha büyük. Anne karnında henüz 8 haftalık iken erkeklerde cinsiyet hücreleri,
haberleşme merkezindeki bazı hücreleri öldürüyor; bölgede seksüalite ve
saldırganlık ile yetkili hücrelerin büyümesine yol açıyor. İşte bu yüzden karma
eğitim, kızların cinsel tacize uğramasına sebep oluyor.”
AMERİKA'DA HAMİLE
ÖĞRENCİ SAYISI ARTINCA...
“New York Harlem'de 2003 yılında yapılan bir araştırmaya göre ergenlik çağındaki
kızların hamile kalma oranı sadece kızların okuduğu okullarda 40'ta bir, karma
okullarda 3'te bir. Araştırmaları önemseyen ABD yönetimi, kız ve erkekler için
ayrı sınıf açılmasını teşvik etmeye başladı. 1995'te üç okulda ayrı eğitim
yapılırken, bugün sayı 253'e çıktı. 200 okul da karma eğitimi bırakmak için
başvurdu” Amerika'da 1996 yılı itibariyle 84 tane kızların devam ettiği
üniversite bulunuyor. Bunların yüzde 50'si kiliselere ve dinî cemaatlere ait.
Amerikalı bilim kadını Prof. Dr. Sigrid Metz-Göckel, karma eğitimin kadınları
hayata iyi hazırlamadığını ve hayatta başarılı hale getirmediğini dile getirdiği
bir araştırmasında şu tespitte bulunuyor: “Kız üniversitelerinden mezun olan
kadınlar, yeni araştırmalara göre, iş hayatında ve bilimsel çalışmalarda çok
başarılı.”
ULUSLARARASI
ARAŞTIRMALARDA KIZLAR ÖNDE
Uluslararası eğitimde verimlilik araştırmalarında da kızlar daha başarılı. Iglu
(ilkokulda okuma yeteneği) PİSA (anlama-okuma, matematik, tabii bilimler)
araştırmalarında kızlar, özellikle okuma ve metinleri anlamada erkeklerden çok
öndeler. İngiliz bilim adamları, ülkede okuma zorluğu çeken erkeklerin kızların
iki katı olduğunu tespit etti. Matematikte kızlar, erkeklerin arkasında gidiyor.
Dil derslerinde kızlar, açık ara öndeler. Kimyada kızlar ilerliyor. Biyolojide
çoktan erkekleri geçmiş durumdalar. Fizikte erkekler, kızlardan çok daha iyi.
¥ YARIN: Erkek ve kız çocukların ilgi alanları farklı
OKULU BIRAKAN ERKEK ÖĞRENCİ DAHA FAZLA
2002-2003 yılında kız-erkek okul durumu:
İlköğretimi bitiremeyenler Erkek 54.395 Kız 30919.
İlköğretimi bitirenler Erkek 136.640 Kız 101. 253.
Realschule'yi bitirenler Erkek 182.070 Kız 194.132.
Gymnasium'u bitirenler Erkek 100.000 Kız 120.000.
Yüksek okul bitirenler Erkek 96.708 Kız 126.546.
SINIF TEKRARI ERKEKLERDE DAHA FAZLA
İlkokul Erkek % 1.8 Kız 1.6
Ortaokul Erkek % 4.6 Kız 3.5
Realschule Erkek % 6.2 Kız 4.9
Gymnasium Erkek % 3.4 Kız 2.3
GAZETECI-YAZAR AHMET TAŞGETIREN:
Karma eğitimle, mahremiyet duygusu kaldırılmak istendi
Karma eğitimin 28 Şubat sürecinin eğitim alanındaki uzantısı olduğunu dile
getiren gazeteci-yazar Ahmet Taşgetiren “Ben 28 Şubat'ı özellikle eğitim
alanında operasyon gerçekleştiren bir süreç olarak gördüm. 28 Şubat sürecinin en
radikal uygulamaları da hep eğitim alanında uygulamaya konmuştur. 28 Şubat,
genel anlamda Türkiye'nin tamamını yeniden dizayn etmek isteyen bir süreçti ve
onun da ekseninde ‘İslam'ı azaltma' vardı. Bu her alanda böyleydi. Eğitimdeki
uygulamalarıysa katsayı adaletsizliği, 8 yıllık kesintisiz eğitim ve başörtüsü
yasağı gibi uygulamaların yanında karma eğitimde kendini gösterdi” dedi.
“İdeolojik bakış açısı bir tarafa bırakılmalı. Pedagojik açıdan yaklaşılmalı, bu
şekilde incelenmeli. 28 Şubat, ideolojik bir uygulama olduğu için yansımaları da
aynı şekilde oldu. Proje, mahremiyet duygusunun kaldırılmasıdır. Yani arkadaşlık
ilişkilerinin kurulmasının falan istendiğini düşünmüyorum ben. Yeni bir
kadın-genç kız tipi, yeni bir erkek tipi oluşturulmak istendi. Onun uygulamaları
söz konusu...” diyen Taşgetiren, karma eğitimin çeşitli problemlere sebebiyet
verebildiğini dile getirerek “Karma eğitimin yapıldığı okullarda yaşanan flört
gibi durumlar, evvela eğitimin kalitesini etkiliyor. Kriminal olaylara da
sebebiyet veriyor. Türkiye'de belki bu kadar yaygınlaşmadı ama burada da
platonik ilişkilerin ortaya çıktığını görüyoruz. Türkiye son zamanlarda
liselerde aşk cinayetlerine şahit olmaya başladı” diye konuştu.
Hollanda'da kız ve erkekler için ayrı sınıflarda ders önerisi
Hollanda'da Hristiyan Eğitim Kurumları Merkezi Denetleme Kurulu Başkanı Wim
Kuiper, erkek ve kız öğrencilere bazı derslerin ayrı sınıflarda verilmesi
çağrısında bulundu.
Kuiper, geçtiğimiz Pazar günü Trouw gazetesinde yayınlanan demecinde “ergenlik
döneminde erkek öğrencilerin beyin gelişimlerinin kız öğrencilere göre 2 yıl
daha geride olduğunu” belirterek ayrı sınıfların bu dezavantajlı durumu ortadan
kaldırabileceğini ifade etti.
Erkek ve kızların başarılı oldukları derslerin farklı olduğunu vurgulayan Kuiper,
kızların genelde sözel derslerde, erkeklerinse matematik gibi derslerde
kendilerini ispatladıklarını söyleyerek “Aynı yaştaki öğrencilerin bir arada
ders görmeleri son derece mantıklı, ama hemcinslerin aynı sınıfta olması tabu.
En azından bazı derslerin bu şekilde verilmesi kaliteyi artırabilir” şeklinde
konuştu.
Dünya gerçeklerine sırtımızı dönmeyelim
Bütün
dünyada kız ve erkekleri ayrı sınıflarda okutma trendi yükselirken, Türkiye'de
bu konuda yaprak kımıldamıyor. Gelişmiş batı ülkelerinde kız üniversitelerinin
sayısı bile hızla artarken; ANASOL-M hükümetinin Milli Eğitim Bakanı DSP'li
Metin Bostancıoğlu, bilimsel gerçeklerden uzak bir anlayışla 2000 yılında özel
okullara ve kurslara bile karma eğitim mecburiyeti getiren bir genelge
yayımlamıştı.
Dizi
yazımızın bugünkü bölümünde de kız ve erkek çocuklarının doğuştan itibaren
farklılık gösteren ve çocuğun davranışlarına da yansıyan özellikleri üzerinde
yapılan araştırmalardan ve Türkiye'deki durumdan bahsedeceğiz. Bilim adamlarınca
yapılan araştırma ve gözlemlerin sonuçlarına göre eğitim sistemini sürekli
revize eden gelişmiş ülkelerdeki uygulamaların aksine Türkiye 21. yüzyıla
merhaba dediğimiz bir dönemde adeta eskiye dönüş yapmıştı.
Meslek eğitimine büyük darbe vuran kesintisiz eğitim kanununu çıkaran ANASOL-M
hükümeti, İmam-Hatip Liseleri'nin orta kısmını kapatmakla yetinmemişti. Kartel
medyasının “haremlik-selamlık” yaygarası eşliğinde İmam Hatip okullarının lise
bölümlerini de hedef tahtasına oturtan dönemin Milli Eğitim Bakanı, bir yandan
başörtüsü yasağını bu eğitim kurumlarına dayatırken bir yandan da kız ve
erkeklerin ayrı sınıflarda okutulmasını ortadan kaldırmaya dönük uygulamalara
gitmişti. İşte o dönemde ANASOL-M hükümetinin Milli Eğitim Bakanı DSP'li Metin
Bostancıoğlu, 2000 yılında, dünyadaki gelişmelerin tam tersi bir karar alarak
özel okullara ve kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdi. Ancak, Türkiye'de
çağdaşlığın gereği olarak düşünülen karma eğitim sisteminin sanıldığı kadar
başarılı bir model olmadığı ortada.
ERKEK VE KIZ ÇOCUKLARIN
İLGİ ALANLARI FARKLI
Amerika'nın Stanford Üniversitesi gelişim psikoloğu Eleanor Maccoby, yıllarca
çocuk yuvasında, okulda, özel laboratuvarlarda, sokakta gizli kamera ile
çocukları gözlemledi. Esas amacı kız ve erkeklerin eşit olduğunu belgelemekti.
Araştırmalarının sonucunda Maccoby şu neticeye vardı: “Kız ve erkekler farklı
programları takip ediyorlar. Kızlar birlikte çalışmadan yana, erkekler galip
gelecekleri bir programı izliyor.” Yeni doğmuş bir çocuk bile sanki cinsiyetini
biliyor gibi davranıyor. Kız bebekler, annenin sesini duymak istiyor ve göz
teması arıyor. Erkek bebek ise eline ne geçirirse parçalıyor. 14 aylıktan
itibaren erkek çocuk gözünü arabalara, silahlara dikiyor; kız çocuk ise oyuncak
bebeğe, kumaştan yapılmış hayvanlara bakıyor.
KIZLAR UZLAŞMACI,
ERKEKLER YARIŞÇI
Durham Üniversitesi psikologlarından Anne Campbell; “Bu gerçeği kabul etmek
zorundayız” diyor: “O yaşta bile kız ve erkeklerin dikkatini çeken bir obje
olmalı.” Kızlar, birlikte mutlu bir şekilde konuşurken erkekler, laf yarışına
giriyor, üstün gelme mücadelesi veriyorlar. Erkekler araba ve topa saldırırken
kızlar bebek ve yemek kaplarıyla ilgileniyorlar. Konrad Lorenz Enstitüsü'nde
psikolog olarak araştırma yapan bayan Bischof-Köhler “Erkekler, öncelikle yarışı
düşünüyor. Üç yaşındaki bir çocuk, hangi milletten olursa olsun, savaşır gibi
ciddi bir şekilde oyun oynuyor” diyor.
ERKEKLER AYRINTIYI,
KIZLAR BÜTÜNCÜL DÜŞÜNÜR
Hormon ve beyin araştırmacıları, erkek öğrencilerin okulda neden sıkça
ayaklarının kaydığını tartışıyor. Cambridge Üniversitesi psikoloğu Simon Baron-Cohen,
“Hormonlar yoluyla cinsiyetin getirdiği şekillenme doğumdan önce meydana
geliyor” diyor. Colorado Üniversitesi'nde psikoterapist olarak araştırma yapan
Gurian ise: “Erkekler ve kızlar, farklı öğreniyorlar. Beynin öğrenme bölümleri
farklı” diyor.
Nörolog Prof. Hennig Scheich de kız ve erkeklerin farklı öğrenme stratejileri
takip ettiğini söylüyor: “Görünen o ki erkekler, daha fazla ayrıntı ile
ilgileniyor, kadınlar bütünü kavramaya çalışıyor. Erkekler, bir ödevi yaparken
beynin bir lobu aktif olarak çalışıyor, kadınlarda ise iki beyin lobu da
çalışıyor.” Prof. Scheich, yeni beyin araştırmaları çerçevesinde kız ve
erkeklerdeki farklı öğrenmenin getirdiği sonuçları şöyle yorumluyor: “Kızlar
öğrenirken gerçekten iki beyin lobu birden çalışıyorsa kızlar, bilgileri daha
çabuk değerlendirebilir ve kıyaslayabilirler. Sol beyin lobunun yapamadığını,
iki beyin lobu kolayca yapar. Bir cümlenin ne anlama geldiğini yorumlar,
konuşmanın özünü kavrar ve muhatabının durumunu daha iyi anlar. Sol beyin,
sadece bilginin kendisini analiz eder. Düşünme stratejisi üretmez. Erkekler, bir
problem üzerine dikkatini toplar ve onu çözmek için uğraşırken kızlar, bilgiyi
değerlendirmede hem sağ hem de sol beyin yarım kürelerini karşılıklı olarak
kullanır ve daha çabuk hedefe ulaşırlar. Bu sebeple bazı erkekler, bir alanda
daha iyi uzmanlaşır. Yine de bu durum, insanı daima zirveye yükseltmez.”
ERKEK ÇOCUĞUNUN
YARAMAZLIKLARINA
NEDEN GÖZ YUMULUR?
Beynin verimliliğini sağlayan beyindeki toplam sinir ağlarının örülmesi ve beyin
gelişimi, kişisel tecrübelere bağlı. Anne, baba, çocuk bakıcısı, eğiticiler,
çocuğun beyninin gelişmesinde önemli rol oynar. Psikolog Maccoby'nin yaptığı
araştırmalara kadar; çocukların sosyalleşmesinde en önemli rolün aileye ait
olduğu kabul ediliyordu. Yapılan bir dizi araştırma gösterdi ki babalar,
‘çocuğum kız gibi yetişmesin' diye oğlunun yaptığı yaramazlıklara daha sabırlı
davranıyor. Çocukların yetişmesinde genler, anne-baba ve çevre birlikte rol
oynuyor. Dortmund Üniversitesi'nde eğitim-bilimci olan Koch-Prieve; “Öğrenme,
hayatın ilk gününde başlar” diyor. Gözlemler ve araştırmalar, büyüklerin
kucaklarına bir kız bebek aldıkları zaman daha dikkatli ve şefkatli
davrandıklarını ortaya koyuyor. Çocuk da hangi davranış daha uygunsa öyle
hareket ediyor.
BAŞKA ÜLKELERDE KIZ
ÜNİVERSİTELERİ BİLE VAR
Amerika'da yüzlerce kız üniversitesi ve kız koleji bulunuyor. 90'lı yıllarda
karma eğitim üzerine yapılan araştırmalar, ayrı okullardan mezun olan kızların
hayata daha donanımlı atıldığını ve daha başarılı olduklarını ortaya koyunca kız
üniversiteleri öğrenci akınına uğradı. Almanya'da özellikle kiliselere ait kız
ve erkeklerin ayrı okuduğu yüzlerce okul var. Almanya ve Amerika'da yapılan
araştırmalar karma eğitimin erkeklere ve özellikle de kızlara zarar verdiğini
ortaya koydu, karma sınıflarda kızların yeteneklerini tam olarak
geliştiremedikleri ve hayata donanımla başlamadıkları anlaşıldı. Araştırmalar,
ayrı okullardan mezun olan kadınların, hayatta daha başarılı olduğunu gösterdi.
AYRI EĞİTİM GÖREN
ÖĞRENCİLER DAHA BAŞARILI
İngiltere'de liseyi tamamlama imtihanı olan A level ve GCSE sonuçlarına bakarak
yapılan bir karşılaştırmaya göre; kız ve erkek okullarının başarı oranı, karma
eğitim yapan okullara göre daha yüksek. Araştırmaya göre; ilk üçe giren
okulların hepsi özel! St. Paul's Girls School'un birinci, Perse School for
Girls'ün ikinci olması, özel kız okullarının fark attığının da delili oldu.
Genel olarak kızların başarısı göze çarpıyor: İlk 50'ye giren liseden, 27'si kız
okulu olurken, 14'ü erkek okulu. Aynı araştırmaya göre; ilk 50'ye giren
okullardan sadece 7 tanesi karma eğitim yapıyor!
¥ YARIN: Okullarda ahlaksızlık
ANASOL-M hükümeti döneminde Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu 2000 yılında;
batıda karma eğitimden uzaklaşılmaya çalışılırken; Türkiye'de ise özel okullara
ve kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdi.
EĞITIM BIR-SEN GENEL SEKRETERI AHMET ÖZER:
“KARMA EĞITIM TÜRKIYE'NIN EN BÜYÜK YARASI”
28 Şubat sürecinin bir kalıntısı olan karma eğitimin Türkiye'de bir tabu
olduğunu belirten Eğitim Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer, “Karma eğitim bugün
halen sorgulanamıyor. O denli bir olgunluğa ulaşamadık. 28 Şubat döneminin
baskılarının halen devam ettiği kanaatindeyim” dedi.
8 yıllık kesintisiz eğitim ve katsayı adaletsizliği gibi konuların, karma
eğitimi gölgelediğini ifade eden Eğitim Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer,
“Onların vermiş olduğu zarar çok daha somuttu. Bu sebeple onlar ön plana çıktı.
Halbuki karma eğitim zorunluluğu Türkiye'nin eğitimle ilgili çok büyük bir
yarası... Çünkü en başta insanların çocuklarını nasıl eğitecekleri konusunda bir
zorunluluk getiriyor” diyerek “Şüphesiz bu konu bugün tekrar konuşulmalı ve
milletin beklediği adımlar atılmalıdır. Ebeveynlerden dileyenler, çocuklarını
kız-erkek okullarına, dileyenler de karma eğitim veren okullara
gönderebilmeliler. Çünkü demokrasinin gereği budur” diye konuştu.
Geleneksel kız ve erkek okullarının Avrupa'da çok başarılı olduğunu söyleyen
Özer, “Avrupa'daki örneklerinden de çok iyi biliyoruz ki bu okullar karma
okullara göre çok daha başarılı ve disiplin suçları çok daha aza indirgenmiş
oranda...” diyerek, “Doğu ve Güneydoğu'daki muhafazakar aile yapısını
düşündüğümüzde geleneksel kız ve erkek okullarının yeniden açılması, buralarda
yaşayan insanlarımızın çocuklarını okula göndermelerinde etken olacaktır.
Demokratikleşmeyi konuştuğumuz bugünlerde ebeveynlere çocuklarını istedikleri
okula gönderme hakkı tanınmalı” ifadelerini kaydetti.
Karma eğitim cinsel tacize ortam mı
Dizi yazımızın bugünkü bölümünde toplumda
kadın-erkek eşitliği propagandası yapılarak yasalaştırılan karma eğitimin kadını
ötekileştiren yüzüne mercek tutuluyor. Toplumda kadın ile erkek arasındaki
uçurumu daha da artıran karma eğitim, Cumhuriyet döneminden beridir bir bir
tabuları yıkılan Anadolu kadını/kızları için tacizle yüz yüze kalmak anlamına
geldi.
Eğitim-Sen'in 26 ilde bin 853 kadın eğitimci arasında yaptığı bir araştırmaya
göre bayan eğitimciler, eğitimde “cinsel ayırımcılık” yapıldığını söylüyor ve
“okullarda cinsel taciz” ile karşılaştıklarını ifade ediyorlar. (Sabah, 5 Ekim
2003)
Araştırmalar gösterdi ki cinsel taciz okulda oluyor ve önlenemiyor.
Almanya'daki okullarda cinsel taciz konusunu araaştıran Monika Barz şu
tespitleri yaptı:
“Kızlarla yapılan röportajlarda, kızların % 50'si bedensel tacize uğradıklarını”
(vurma, seksüel taciz), kızdırılmaya maruz kaldıklarını ve kötü muamele
gördiklerini söylüyorlar.”
Yeni istatistiklere göre durum daha da kötü:
Amerika'da ilkokul ikiden lise sona kadar 4 bin 200 öğrenci arasında yapılan bir
araştırmaya göre;
Hergün cinsi tacize uğradıklarını söyleyenler % 39
Haftada en az bir tacize uğradıklarını söyleyenler % 29
13-19 yaş arasında doğum yapan bekar kızlarda doğum yapma oranındaki artış bir
önceki yıla göre % 16
Şikayet halinde idarenin şikayeti takip oranı % 55
Sözle veya hareketle taciz uğrayanlar % 89
Bir üniversitede yapılan araştırmaya göre 17-27 yaşları arasındaki kızlardan %
32'si tecavüze uğramış. Yani 3'te biri.
Bu oran Almanya'da 4'te bir.
Dr. Birgit Palzkill, “Okullarda Cinsel Tacizin Önlenmesi” isimli makalesinde,
“cinsel tacizin her şeyden önce okulda meydana geldiğini” vurguluyor. Okullarda
yapılan araştırmalar, cinsel tacizlerin sanıldığından çok olduğunu ve görmezden
gelinemeyecek kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. (Schule Lebendik Gestalten,
Dr. Birgit Palzkill, Cinsel Tacizin Önlenmesi, s.74.)
Eğitim-Bir Sen, Diyarbakır, Van, Bitlis, Siirt, Mardin, Batman başta olmak üzere
okuma yazma oranı en düşük illerde yüz yüze görüşerek yaptırdığı ankette bulunan
“Neden kız çocuklarınızı okula göndermiyorsunuz?” sorusuna velilerin % 60'ı şu
cevabı veriyor “Ahlakî değerlerimizi korumak istiyoruz, okullardaki eğitime
güvenmiyoruz.”
Şanlıurfa Valiliği'nin yaptırdığı bir araştırmaya göre halk 11 yaşına gelen kız
çocuğunu gelinlik çağına gelmiş kabul ediyor ve okula göndermiyor.
(Vakit, 28 Haziran 2003)
Eğitim ve Halkla İlişkileri Geliştirme Derneği'nin “Kız Çocuklarının
Okullaşması” kampanyası çerçevesinde yaptığı ankete katılanların % 59'u “ahlakî
değerlerin korunması konusunda endişeli olduklarından dolayı kızlarını okula
göndermediklerini ifade ediyorlar.
(Vakit, 23 Haziran 2003)
KARMA EĞİTİM KADIN ERKEK
EŞİTLİĞİ SAĞLAMADI ÇÜNKÜ...
Karma eğitim, toplumda kadın-erkek eşitliği sağlamadı, aksine kadınları ve
erkekleri yeteneklerini geliştirme konusunda sınırladı.
Karma sınıflarda stres var. Dil, yabancı dil, tarih, biyoloji, sosyoloji,
coğrafya gibi sosyal derslerde erkekler kızlarla yarışamıyor, anlamadığını
soramıyor, derse yeterince katılamıyor.
Fen bilimleri, matematik, bilgisayar, spor derslerinde durum tersi. Bu defa
kızlar erkeklerle yarışamıyor, anlamadığını soramıyor, derse katılamıyor ve
kendini yetiştiremiyor.
Almanya'da yapılan araştırmalar, toplumun tepesinde kadınların olmadığını
gösteriyor. Okul müdürlerinin sadece % 10'u kadın.Üniversitede doçent
seviyesindeki kadın bilim adamlarının oranı şöyle:
İnşaat mühendisliği % 1.6
Kimya % 4.5
Hukuk % 6.5
Tıp % 8.3
Felsefe % 9.3
Tarih % 10.4
Eğitim Bilimleri % 23.5
Üniversitelerdeki kadın profesör oranı % 6.3.
(Der Spiegel, 8 Ocak 2001)
Firma yöneticileri, Nobel ödülü alanlar, milletvekillerinin çoğu erkek.
Almanya'da firmaların üst düzey yöneticileri arasında kadınların oranı % 10 ile
16 arasında değişiyor. (Der Spiegel, 28 Ocak 2008)
Bu sebeple Almanya'da Bayern eyaleti Kültür Bakanlığı dergisi Schule Aktuel,
karma eğitimi, “son yılların en büyük pedagojik yanlışı”, “pedagojik ham ölü”
olarak niteledi, “Okul Kızları Aptallaştırıyor” isimli kitapların yazıldığını
kaydederek, erkeklerin mezuniyetten sonra daha fazla para kazandıran
üniversitelerin mühendislik, tabii bilimler, kimya, matematik, fizik bölümlerini
tercih ettiklerini; buna karşılık kızların aile ile birlikte yürütülebilen
öğretmenlik gibi sosyal branşları tercih ettiklerini yazdı. (Schule-aktuel,
Eylül 1997, Bayerisches Kultus Ministerium Fur Unterricht, Kultus, Wissenschaft
und Kuns, Salvatorstr)
AYRI OKUL TRENDİ YÜKSELİYOR
Karma eğitim araştırmaları, kız-erkek karışık eğitimin sanıldığı gibi faydalı
olmadığını ortaya koydu. Aksine fizik, kimya, matematik, elişi, bilgisayar, spor
derslerinde kızların erkeklerle yarışamadığını ortaya koydu. Dil, edebiyat,
tarih, sosyoloji, biyoloji gibi sözel derslerde de erkekler, kızlarla
yarışamıyorlar. Kızların beyinlerinin dil bölümü erkeklerinkinden yüzde 11
oranında daha büyük.
(Der Spiegel, 5 Şubat 2007)
Karma eğitim öğrencide
hedef sapmasına yol açıyor“Karma eğitimi laikçiler
dikte ettirdi”
|