|
ŞERİAT'TA KADIN *
YAZARIN KİTABINA
ALDIĞI HADİSLER YA MEVZU (UYDURMA) YA DA ANLAM VE
HEDEFİNDEN SAPTIRILAN, KEYFİ YORUMLARLA AMACINDAN
UZAKLAŞTIRILAN HADİSLERİ KAPSAMAKTADIR. KUR'AN AYETLERİ
İSE SUBJEKTİF YORUMLARLA KENDİ İSTEK VE ARZULARINA GÖRE
YORUMLANMAKTA ,CIMBIZLA AYETLERİ ORTAM VE İÇERİĞİNDEN
KOPARILIP İSTENİLEN ANLAMLAR KENDİLERİNE
YÜKLENMEYE ÇALIŞILMIŞTIR.
YAZAR KUR'AN'I -HAŞA- HZ. MUHAMMED'İN YAZDIĞI
İDDİASINDADIR VE HADİS TANIMI DA ÇOK İLGİNÇTİR :"
MUHAMMED'İN KUR'AN OLMAYARAK SÖYLEDİĞİ SÖZLER. "-SAYFA
:9-
YAZAR İSLAM'A SALDIRMAK İÇİN MUT'A NİKAHINI BİLE
SAVUNABİLMEKTEDİR: " MUTA NİKAHI KADININ İSLAM ÖNCESİ
ARAP KADINININ ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ÖRNEĞİDİR, FAKAT MUHAMMED BU
SİSTEMİ , KADININ ÖZGÜRLÜĞÜNE YER VEREN BİR SİSTEMDİR
DİYEREK KALDIRMIŞTIR -S:27-
MUTA
NİKAHININ KADINI MARUZ BIRAKTIĞI ZARARLARA GİRMEYE GEREK
VAR M BİLMİYORUZ? KADININ VÜCUDUNU BELLİ BİR SÜRE İÇİN
KULLANIP SONRA "HADİ BYY" DEMEK MİDİR KADININ
ÖZGÜRLÜĞÜ, YAZAR DESE: " KADINLARIN BEDENLERİNİ BİZ
ERKEKLER ÖZGÜRCE SÖMÜRÜYODUK..." DİYE HADİ
NEYSE...GECELİM:
YAZARIN DİĞER ÖNYARGI ÜRÜNÜ OLAN YAZILARINA
DÖNELİM:
"KADINLARA DANIŞIN AKSİNİ YAPIN" -S:1, 270, 409 -
MEALİNDEKİ UYDURMA HADİSLER İÇİN; A. KARİ ( E. MERFUA:257),
SEHAVİ ( M. HASENE: 225) , ŞEVKANI ( F. MECMUA:130),
HADİSİ KABUL ETMEZLER. BAKARA 233. AYETTE DE ANNE BABA
ARALARINDA İSTİŞARE EDEREK YANİ DANIŞARAK BİR SONUCA
VARINCA ALLAH'IN BU SONUCU KABUL ETTİĞİNİ BİZE BİLDİRİR.
HZ RESUL'DE BİR HADİSİNDE:" KIZLARINIZI İLGİLENDİREN
HUSUSLARDA ANNELERİ İLE İSTİŞARE EDİN " ( İ. SUYUTİ, C.
SAĞİR: 1-4) . HZ RESUL ÜMMÜ SELEME'YE DANIŞMIŞ, ONUN
FİKRİNİ KABUL ETMİŞ, HZ ÖMER ŞİFA BİNTİ ABDİLLAH'IN
GÖRÜŞÜNÜ BİR MESELEDE TERCİH ETMİŞTİR.YİNE HZ ÖMER
BAŞKA BİR MESELEDE KUREYŞLİ BİR KADININ İTİRAZI ÜZERİNE
, ONU İNLEMİŞ VE ONUN GÖRÜŞÜNÜ KABUL ETMİŞTİR( İ. KESİR:TEFSİRİL
KURANİL AZIM:1-467, ASKALANI, T. TEHZİB: 12-428, VAKIDI,
K. MEĞAZİ: 613). İmam-ı Ebu İshak el-İsferayini
kadınların rivayet ettikleri hükümler ve hadisler
erkeklerin rivayet ettiklerine zıt düşerse
kadınlarınkini erkeklerinkine tercih etmiştir.Kerime
bint Ahmed el-Merveziyye, Buhari'den hadis rivayet
arasındadır. Bu hanımın hadis mecmuası, güvenilir
nüshalardandır; İbn Hacer el-Askalani, Fethu'l-Bari'de
ondan övgüyle bahseder.
AYRICA; Hz. Aişe'nin ilmi sahada gösterdiği başarı ancak
akli yeterliliğine sahip bir kişinin gösterebileceği bir
başarıdır. Sahabeden en büyük fakihler bile, fıkhı
meselelerde "Hz. Aişe'ye danışıyordu. Urve'nin Hz.aişe
hakkında; "Hz.Aişe'nin şiir bilgisine hayret etmiyorum,
çünkü Ebu Bekir'in kızıdır. Fıkıh konusundaki ilmine de
hayret etmiyorum, çünkü Hz. Peygamber'in zevcesi idi.
Fakat tıp konusunda ki bilgisi beni hayrete düşürüyor."
dediği nakledilmektedir.Hz. Ömer halifeliği esnasında
kadınlarla istişare de bulunuyor, onların görüşlerini
alıyordu. Hz. Ömer kızı Hafsa'ya kadınların kocalarından
ne kadar sure ayrı kalmaya sabredeceklerini sormuş,
kızının ona verdiği cevaba uygun olarak bu süreyi dört
ay olarak belirtmiştir.
"UĞURSUZLUK 3 ŞEYDEDİR" -S:9, 62, 105, 113 - UYDURMA
HADISLERI KITABINA TOPLAYIP, SANKI HZ RESUL DEMİŞ GİBİ
AKTARIP, ARDINDAN DA İSLAM'A SALDIRMA MANTIĞI OLSA OLSA
KARANLIĞA SÖVMEK, AT GÖZLÜLÜK PSİKOLOJİSİ, ÖNYARGI
GÖSTERGELERİDİR. AYETLERİ ORTADAN KESİP, GENEL
KOMSEPTİNDEN AYIRIP, GENEL ANLAMINDAN KOPARMA GAYRETİ,
DETAYLARI AÇIKLAMALARINI DİNLEMEDEN İSLAM'A KLASİK
SALDIRMA ÇABALARI: İSLAM'DA KADIN, MİRAS, ...-S:12-
BU İDDİALARIN CEVAPLARI İÇİN
TIKLAYINIZ
" KADIN NASIL GERİYE ATILMIŞSA SİZDE ONLARI GERİYE ATIN"
SÖZÜNÜ HADİS KABUL EDEN YAZARA ÖNCE CEVAP VERİP ASIL
KONUYA GEÇELİM:EL-AYNİ, EL BİDAYE ADLI ESERİNDE: BU SÖZ
MERFU, MEVKUF'TUR DEMEKTEDİR.YANI TÜRKÇESİ: HADISI
BİRBİRİ AĞZINDAN ANLATANLAR, İLK BU CÜMLEYİ HZ RESUL'UN
DEĞİL, SAHABE DÖNEMİNDE YAŞAYAN İ. MESUD'A SÖZÜ
DAYANDIRIRLAR. KEMALETTIN İ. HÜMAM'DAAYNI GÖRÜŞTEDİR, BU
HADİS DEĞİL, SAHABİLERDEN MESUD'UN SÖZÜDÜR DER. İMAM-I
MERGİNANİ'DE BU SÖZÜN KAYNAĞI YOKTUR DER.
İSLAM'DA KADIN HAKLARI BAŞLIĞI ALTINDAKI YAZILARI
OKUYUNCA AŞAĞIDAKİ YAZININ GERÇEKTEN KOMIK
KAÇACAĞINA EMİNİZ:
"NE İSLAM ÖNCESİ ARAP YAŞAMLARINDA KADINI HOR GÖREN
GELENEKLER HAKIM OLMUŞTUR ( KADININ SATILMASI, MIRAS
HAKKI OLMAMASI, KIZ ÇOCUKLARININ DIRI DIRI GÖMÜLMESİ,
...HOR GÖRMEK OLMUYOR!... HZ ÖMER NE DİYOR: İSLAM ÖNCESİ
KADINI HİÇ BİR ŞEY SAYMAZDIK. NE ZAMANKİ İSLAM
GELDİ,ALLAH ONLARDAN BAHSEDİNCE O ZAMAN KADINLARIN
ÜZERİMİZDE BİR TAKIM HAKLARI OLDUĞUNU ANLADIK" -
BUHARI:7-46- ) NE İSLAM'IN ÖZÜNDE KADIN HAK VE
ÖZGÜRLÜKLERİ YATMAKTADIR NE KURAN'DA KADININ INSANLIK
HAYSIYETINE SAYGI DIYE BIR ŞEY SÖZ KONUSUDUR VE NIHAYET
NE DE MUHAMMD'IN KADINI YÜCELTTİĞİ İDDİALARINDA İSABET
VARDIR - S:23- ( KADININ SATILMASINI ENGELLEME, KIZLARI
GÖMMENİN YASAKLANMASI- TEKVİR:9- , KADIN VÜCUDUNUN
SÖMÜRÜLMESİNİN YASAKLANMASI, ONA MÜLKİYET, EĞİTİM...VS
HAKLARI VERMESİ YAZARA GÖRE ÖENMSİZ HERHALDE!)
"MUHAMMED KIZ
ÇOCUKLARINI GÖMME YASAKLAMASININ SEBEBİ KADINA DEĞER
VERMESİ DEĞİL, MÜSLÜMAN SAYISININ AZALMASINA ENGEL
OLMAKTIR." -S.28- İSLAM'IN HER KURALINDA EKSIKLIK ARAMA
MANTIĞI, YAZARI ELEŞTİRİLEMEYECEK KONULARDA DA BÖYLE
HANDİKAPLARA SÜRÜKLEMEKTEDİR. YAZARA GÖRE İSLAM'IN
KÖTÜLERİ ZATEN KÖTÜ, İYİLİKLERİ DE KÖTÜ!
HZ RESUL : " ÇARŞIDAN GETİRİLEN DEĞİŞİK YENİ ŞEYLERİ
ÇOCUKLAR ARASINDA TAKSIM EDERKEN ÖNCE KIZLARDAN
BAŞLAMALI ÇÜNKÜ ONLAR RUHEN DAHA HASSAS VE İNCEDİR." (
YAHYA B. YAHYA, Ş. İSLAM, S: 86), "HANIMLARINIZLA GÜZEL
GEÇİNİN" ( NİSA:19), KIZ COCUGU OLMASINI KÖTÜ GÖRENLERİ
AZARLAYAN AYET ( NAHL: 58-59), " SİZDEN KİMİN KIZI VEYA
KIZKARDEŞİ BULUNUR, ONLARA İYİ MUAMELE EDER, ONLARIN
HAKKINI YERİNE GETİRME KONUSUNDA ALLAH'TAN KORKARSA , O
CENNETLİKTIR." ( TİRMİZİ:4-320 ),
...BUYURMAKTADIR.DEVAMI İSLAM'DA KADIN HAKLARI ADLI
DOSYAMIZDA.
BİLİNDİĞİ GİBİ İSLAM'A GÖRE MELEKLERİN CİNSİYETİ YOKTUR, BAKIN YAZAR BUNU NASIL DEĞERLENDİRİYOR :
" NAHL:57-62. AYETLER İLE DİŞİLERDEN MELEK OLAMAYACAĞINI
, ÇÜNKÜ TANRININ DİŞİLERİ MELEK YAPMAYA LAYIK
BULMADIĞINI ..." YAZAR YAZABİLMEKTEDİR...! SANKİ
MELEKLERİN ERKEĞİ VARMIŞ GİBİ...! -S:28 -
TÜRKLERİN KADINLARA HAK VE ÖZGÜRLÜK VERDİĞİNİ KANITLAMAK
İÇİN MÜSLÜMAN OLAN TUĞRUL BEY'İ - S:31- VE 4 EŞİ
OLAN MUHAMMET ÖZBEK HAN'I - S:40- ÖRNEK VERMESİ DE AYRI
BİR KONU!
" HER TOPLUM KADINA VERDİĞİ DEĞERE
ORANLA GELİŞİR YADA İLKELLEŞİR" -s:40- DİYOR YAZAR
; BUNA GÖRE OSMANLI DEVLETİ İLE TÜRKİYE
CUMHURİYETİNİN KIYASLAMASINI OKURLARA BIRAKIYORUZ
...! KİM DÜNYAYA HÜKMETMİŞ KİM GERİ KALMIŞ
!( OSMANLI'NIN SON DÖNEMLERİNDEKİ DANS, BATILILAŞMA
GAYRETLERİ... GERİLEME İLE PARALELDİR, İLGİNÇ Dİ Mİ? )
" ŞERİATTA İNSANIN KUL NİTELİĞİNDEN ÖTÜRÜ EZİLDİĞİNİ (
CEVABI İÇİN
TIKLAYINIZ
) BU EZİKLİĞİN ACISINI KENDİSİNDEN AŞAĞIDA OLAN KADINDAN
ÇIKARMA YOLUNA GİDİLDİĞİ" - S:45- İDDİASI YAZARIN HAYATA
OLUMSUZ VE NOTR BAKIŞININ DA İPUCLARINI VERMEKTEDİR.
SORALIM YAZARA, 80 ÖNCESİ İÇİNDE VAR OLDUĞU AŞIRI SOL
İDEOLOJİ Mİ EZİKLİKTEN İNSANLIĞI KURTARMIŞTIR, NE
İLGİNÇTİR, YAZAR ŞİMDİ ABD'DE OTURMAKTADIR.KISACA KUL
OLMAK İNSANLARI EŞİT KILAR, BAŞKA TÜM İDEOLOJİLER
SLOGANIK OLARAK EŞİTLİĞİ SAVUNUR AMA PRATİKTE YİNE
İNSANLAR EZİLMEKTEDİR.KOMÜNİZMDE; RUSYA'DA POLİTBÜRO
HALKI EZİYORDU, KAPİTALİZMDE BURJUVA!
MESCİDİ SİLİP
SÜPÜREN ZENCİ BİR KADIN ÖLÜP DEFNEDİLİR. HZ. RESUL
ONU SORAR VE DURUMU ÖĞRENİNCE " BANA VEFATINI HABER
VERMELİ DEĞİL Mİ İDİNİZ? HAYDİ BANA KABRİNİ GÖSTERİNİZ!"
BUYURUR.KABRİ BAŞINA GELİNCE NAMAZ KILAR...GELELİM
YAZARIN BU OLAYI DEĞERLENDİRMESİNE : " BU
MUHAMMED'İN IRK AYIRIMI YAPMADAN KADINLARA DEĞER
VERDİĞİNİ DEĞİL , MESCİD GİBİ YERLERDE HİZMET GÖRMEYİ
TEŞVİK AMACINA DAYANIR -S:49-
TARİH KİTAPLARINDA HADİS DİYE GEÇEN SÖZLER İSLAM
LİTERATÜRÜNDE KIYAS, DELİL, KAYNAK KABUL EDİLMEZKEN,
TARİHTE SÖYLENEN VE HADİS KİTAPLARINDA YER ALMAYAN,
KURAN'A, İSLAM'IN RUHUNA AYKIRI SÖZLERİ " HADİS" DİYE
İLERİ SÜRÜP İSLAM'A SALDIRMAKTADIR YAZAR -S:62- . AYRICA
HİKAYEYE GÖRE DİYE BAŞLAYIP, MASAL TÜRÜ ŞEYLERİ BİR ANDA
KESİN İMİŞ GİBİ İSLAM'A SALDIRIR YAZAR - S:85-
İSLAM'IN CİNSELLİĞE KARŞI OLUMSUZ BİR TUTUMU OLDUĞUNU
İDDİA İÇİN BAKIN YAZAR NASI Bİ ÖRNEK VERİYOR YAZAR: HZ
YUSUF'UN BAŞINDAN GEÇENLERİ ANLATMADAN DİREK HZ YUSUF'UN
ZİNA'DAN UZAK OLMAK İÇİN SÖYLEDİĞİ SÖZÜ YAZAR NERELERE
GÖTÜRÜYOR: " ALLAH'IM BANA ZİNDAN BUNLARIN BENDEN
İSTEDİĞİNDEN ( YANİ ZİNADAN, AMA YAZAR CİNSEL
TUZAKLARDAN BAHSETMEKTEDİR) DAHA HAYIRLIDIR -S:67-
TARİHTE HİÇ EŞİNE RASTLANMAYAN BİR ŞEYİ DE YAZAR
KİTABINDA İDDİA EDER: MÜŞRİKLER HZ RESUL'Ü ÖLDÜRMEK İÇİN
EVİNİ SARMAYI PLANLAYINCA NE OLMUŞ BİLİYOR MUSUNUZ?
"ŞEYTAN HZ RESUL'E DURUMU HABER VERMİŞ ! " İŞTE BÖYLE
GÜLÜNÇ MANTIK İŞLETMİŞ YAZAR KİTABI BOYUNCA - S: 82,
106, 137 152, 212, 355-
BAŞKA Bİ YAZARA ÖZEL İSLAM TARİHİNDEN İDDİA (!):MUHAMMED
KENDİSİNDEN SONRA HALİFELİĞE DAMADI ALİ'Yİ DEĞİL, EBU
BEKİR'İ UYGUN GÖRMÜŞTÜR.ONU AKLEN VE FİKREN ALİ'YE ÜSTÜN
KABUL ETMİŞTİR.- S.165-, MUHAMMED EBU BEKİR'İ HALİFE
OLARAK VASİYET ETMİŞTİR - S:352- YAHU HZ RESUL
KİMSEYİ VEKİL, HALİFE TAYİN ETMEMİŞTİR Kİ.HZ EBU BEKİR "
SEÇİMLE" HALİFE OLMUŞTUR.HZ RESUL SEÇSE, VASİYET ETSE,
SEÇİME LÜZUM MU KALIRDI Kİ...!?
" KADIN OLMASA IDI HAKKI İLE ALLAH'A İBADET EDİLİRDİ."
SÖZÜ ASLA HADİS DEĞİLDİR. İ. ŞEVKANİ, , İ. ADIY, İ.
SUYUTİ, ACLUNİ,İ. CEVZİ, MÜRRE, NESAİ, AHMED
İ. HANBEL: "HADİSİN ASLI YOK, NERDUT, REDDEDİLİR",
DERLER ( MENAVİ, ŞERHU CAMİUSSAĞİR: 5-343, ŞEVKANİ, EL
FAVAİD: 119, SUYUTİ, LEALİ: 2-159, ACLUNI, KEŞFULHAFA:
2, 165, CEVZİ,K. MEVZUAT:2,255 ) BENZER ANLAMDAKİ "KADIN
OLMASA ERKEK CENNETE GİDERDİ" SÖZÜ DE UYDURMADIR (
ŞEVKANİ, SUYUTİ HADİS METRUK, YALAN DERLER : FEVAID:
119, EL LEALI: 2,159)
YAZARIN DİNİ ALTYAPISI İÇİN AÇIKLAYICI BİR CÜMLE ALALIM:
" MUHAMMED'E PEYGAMBER OLARAK TAPANLAR" - 80- ALLAH
DIŞINDA BAŞKA BİR VARLIĞA- PEYGAMBER BİLE OLSA- TAPANLAR
MÜŞRİKTİR, KAFİRDEN DE DAHA AŞAĞI DERECEDEDİRLER.
"KADINA OKUMA YAZMA ÖĞRETMEYIN" - S:269, 417-
MEALİNDEKİ RİVAYETLER İÇİN: ALBANI (M. MÜSLİME:
13), İ. ZEHEBİ ( T. MUSTEDREK: 2-396) , İ. KAYYIM EL
CEVZİYYE( K. MEVZUAT:2-268), DAREKUTNİ (HEYSEMİ,
M.ZEVAID:4-93 ), ACLUNI ( K. HAFA: 2-316); UYDURMA
DERLER, RAVİLERDEN İSİM VEREREK; YALANCI/KEZZAP
OLDUKLARINI AÇIKLARLAR. KISACA YUKARIDAKİ RİVAYETLER
GİBİ BU SÖZ DE HADİS DEĞİLDİR, İSLAM'I, MÜSLÜMANLARI
BAĞLAMAZ! ŞİFA BİNTİ ABDULLAH ADINDA HANIM SAHABİYE HZ
RESUL :" HAFSA'YA YAZI YAZMAYI ÖĞRETTİĞİN GİBİ, NEMLE
HASTALIĞININ ÇARESİNİ DE ÖĞRETSENE." BUYURMUŞTUR ( EBU
DAVUD: 4-11) BU HADİSTEN HAREKETLE ; İ. TEYMİYYE (
ŞEVKANİ, N. EVTAR:8-213), HATTABİ ( M. SUNNE:4-227),
SEHANFÜRİ EL HİNDİ (B. MECHUD:16-217), İ. CEVZİ Z. MEAD:3-146),
AZİMABADİ (A. MABUD: 10-374)...GİBİ ALİMLER, DEĞİL
YASAKLAMAYI, YUKARIDAKİ RİVAYETTEN HAREKETLE KADINLARIN
OKUMA YAZMALARININ CAIZ OLDUGUNU İFADE ETMİŞLERDİR.
TARİHTE HZ AİŞE, ÜMMÜ ULEYYE, KERİME B. AHMEDİL MERVEZİ,
ÜMMÜ VARAKA BİNTİ NEVFEL, İMAMI MALİK'İN KIZI, HZ
ZEYNEP, FATMA BİNTİ KAYS, HAFSA BİNTİ SİRİN, ...GİBİ BİR
ÇOK KENDİNDEN İLİM ÖĞRENİLEN KADIN BİLGİNLERDE
MEVCUTTUR. GÜNÜMÜZDE DİNCİ (!) KIZLARIN OKUMAK
İÇİN DÜNYANIN DÖRT BİR TARAFINDA DAĞILMALARI DA BU SÖZÜ
YALANLAMAKTADIR ZATEN.DETAY SİTEMİZDE İÇİN
TIKLAYINIZ
"CİNSİ MÜNASEBETTEN SONRA YIKANMAK ERKEĞE
EMREDİLMİŞTİR. ÇÜNKÜ ERKEĞİN TENASÜL UVZU BİLE
KADININKİNE NAZARAN DAHA TEMİZ, KUTSAL, ŞERDEN
KORUNMALIDIR"-S:101- ( KADINLAR GUSÜL ALMAZMIŞ YANİ),
"KADINLA SEVİŞMESE BİLE ERKEK SADECE SARILSA BİLE
YIKANMALIDIR, ÇÜNKÜ KADIN PİSTİR, ŞERDEN
İBARETTİR, ONA DOKUNAN YIKANMALIDIR ."-S:102- ( HALBUKI,
ŞEHVET NETICESI KIM İHTİLAM OLURSA , KADIN VEYA ERKEK,
YIKANIR ), TANRI VAHİY
İNDİRMEKLE GÖREVLENDİRDİĞİ MELEKLERİ DAHİ KADINLARDAN
DEĞİL, ERKEKLERDEN SEÇMİŞTİR." -S:413- ( CEBRAIL'IN
ERKEK OLDUGUNU DA 1450 SENE SONRA İLK FARKEDEN BU ATEİST
OLDU WESSELAM!)
"KUR'AN'DA TANRI ÖZELLİKLE ERKEKLERE HİTAP EDER"-S:123,
210-
BİLİNDİĞİ GİBİ ROMANTİK BİR DİL OLDUĞU İDDİA EDİLEN FRANSIZCA'DA BİLE BİR GRUP İÇİNDE ERKEK VARSA O GRUBA
HİTAP ERKEK- MASQULEN- SIGASI İLE YAPILIR, ARAPÇA'DA DA
EĞER TÜM ERKEK VE KADINLARA YÖNELİK BİR HİTAP VARSA
CÜMLE MÜZEKKER YANİ ERKEK SIGASI İLE KULLANILIR BU BİR
DİL KURALIDIR VE DİL KURALLARININ DİN İLE ALAKASI
YOKTUR, BU KURAL İSLAM ÖNCESİ YERLEŞMİŞ BİR DİL
KURALIDIR VE ALLAH KİTABINI DİL KURALLARINA UYGUN
GÖNDERMİŞTİR ! İBNİ HAZM'DA: HZ RESUL TÜM ERKEK VE
KADINLARA GÖNDERİLDİ.ALLAH VE RESUL'ÜN HITABI DOLAYISI
İLE HEM ERKEK HEM KADINLARA YÖNELİKTİR.BU HİTAPLARI AÇIK
BİR NAS OLMADAN ERKEKLERE TASHİH EDİP KADINLARI DIŞARIDA
BIRAKMAK CAİZ DEĞİLDİR" DER ( EL IHKAM: 3-81)
152. SAYFADA
YAZAR KIZ ÇOCUKLARINA İYİ DAVRANMA İLE İLGİLİ HADİSLERİ
VERİR VE SONRA YORUMLARINI YAPAR : "BU SÖZLERİN ALTINDA
ÇIKAR VARDIR, KIZ ÇOCUKLARINA İYİ DAVRANAN SONUÇTA ONDAN
YARARLANIR..." -S:152,155-,
"CENNET ANNELERİN AYAĞI ALTINDADIR , SÖZLERİ İLE
YAPTIRTMAK İSTEDİĞİ ŞEY, KADINLARIN KOCALARINA İYİ
BAKMALARINI VE BOL ÇOCUK YAPMALARINI
SAĞLAMAKTIR" -S:259- ( ANNE KELIMESI COCUKLA
IRTIBATLIDIR, KOCA KELİMESİ İLE İRTİBATLI OLSA IDI EŞ,
HANIM, KARI ...VS KELİMELERİNDEN BİRİNİ KULLANILMASI GEREKIRDI HADISTE.
HEDEF KITLE COCUKLARDIR, ANNE SEVGISIDIR!)
YİNE YAZAR BOŞANMA AŞAMASINDA KADIN ERKEK HER İKİ TARAFI
UZLAŞMAYA ÇAĞIRAN AYETİ DE; "BU YOL TALAKI INSAF
SINIRLARINA SOKAR GÖRÜNMÜŞ İSE DE ASLINDA BUNU BİR
UYUTMA VE KADINI BU HAKSIZLIĞA RAZI ETME SİYASETİ OLRAK
YAPMIŞTIR" - S:387- DEMEKTEDİR.
"NE HAZİNDİR Kİ HER VESİLE İLE VE HER İHTİYACI İÇİN
TANRI'DAN VAHİYLER GETİRTEN MUHAMMED, ANASI YADA
BABASI LEHİNE VE ONLARI ŞEREFLENDİRMEK MAKSADIYLA BÖYLE
BİR YOLA GİTMEYİ DÜŞÜNMEMİŞTİR." -S:457- ( BASKA BIR YERDE
ATEISTLER, MUHAMMED ANNE BABASINA TORPIL GECIYOR,
ŞEKLİNDE UYDURMA RİVAYETLER İLE HZ RESULU ELEŞTİRİR, O
RİVAYETLER GERCEK OLSA O ATEİSTLER SALDIRIYOR, DOĞRU
OLMASA BU SALDIRIYOR, AMAÇ SALDIRMAK OLUNCA AĞZINDA
PİŞMİŞ TAVUK TUTSAN FARKETMIYOR YANI...!) YAZAR ASLINDA
BU CÜMLELERİ İLE KURANI HZ RESUL'ÜN YAZMADIĞINI DA
İTİRAF ETMİYOR MU ACABA?
BU MANTIĞI
KULLANAN BİR PROF ( HADIS PROFU DIIL CANIM ) VE BİZ ÖZELLİKLE CEVAP
VERMEKTEN KAÇINIP YAZARIN İÇ DÜNYASININ DIŞA YANSIMASI
OLAN YAZILARINDAKİ MANTIK HATA- SEVİYESİNİ GÖZLER ÖNÜNE
SERMEYE ÇALIŞTIK. BU ÖNYARGI, SUBJEKTİVİZM VE
TAASSUP KOKAN CÜMLELER ; POZİTİVİST, RASYONALİST VE
REALİST OLDUĞUNU İDDİA EDEN BİR ADAMIN YAZDIĞI KİTAPTAN
ALINTILAR , KİTABINDAKİ HEZEYANLARIN KÜÇÜK
BİR BÖLÜMÜDÜR,
BİZİM SON SÖZÜMÜZ
; ALLAH İNSANLARI BAĞNAZLIK VE TAASSUPTAN UZAK ,
TEMELİ AKIL VE BİLİM OLAN ÖNYARGIDAN UZAK , AKIL VE RUH
BİRLİKTELİĞİNİ İÇ DÜNYASINA
YANSITABİLENLERDEN EYLESİN DİYORUZ. AMİN
!
NOT: EVLENME, BOŞANMA, MİRAS VE UYDURMA
HADİSLERİ TEMEL ALAN GÖRÜŞLERİN CEVAPLARI İÇİN LÜTFEN
TIKLAYINIZ
HZ.
MUHAMMED (SAV) VE HANIMLARI İLE İLGİLİ
YALAN, İFTİRALARIN CEVAPLARI İÇİN LÜTFEN
TIKLAYINIZ
* YAZARIN ŞERİAT'TA
KADINI ANLATTIĞINI İDDİA ETTİĞİ ESERİN 1989 BASKISI ESAS
ALINMIŞTIR.
YAZAR VE ESERLERİ HAKKINDA DİYANETİN GÖRÜŞÜ
Sn.
Arsel, aslında Başkanlığımızın bir yayınını değil bunu bahane ederek, başta
Kur'an-ı Kerim ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) olmak üzere îslâm dinini
karalamaya çalışmaktadır. Oysa bir dini ve o dinde kutsal sayılan şeyleri
karalamak bir insanlık suçudur; çünkü o din mensuplarını rencide eder. Ancak Sn.
Arsel'e göre, sadece islâm dini değil, tarih boyunca bütün dinler, hür düşünceyi
ve insan aklının gelişmesini önlemişlerdir.İlim, teknik ve medeniyetin
ilerlemesi, insanlığın fikrî tekâmülü, din denilen vâhimeden ve dinle ilgili
herşeyden kurtulmakla mümkündür. Sn. Arsel bu kanaatini "Kadın ve Şeriat" adlı
mezkûr kitabında defalarca ifade etmekten çekinmediği gibi, muhteva itibariyle
hepsi de birbirinin tekrarı olan "Arap Milliyetçiliği ve Türkler" (Ankara, 1973,
ikinci baskı, 1975), "Teokratik Devlet Anlayışından Demokratik Devlet
Anlayışına, (Ankara, 1975), "Toplumsal Geriliklerimizin Sorumluları; Din
Adamları" (Ankara, 1977), "Biz Profesörler" (Ankara, 1979) adlı kitaplarında ve
çeşitli makalelerinde de ısrarla savunmaktadır.Adı geçenin kitaplarının rastgele
sahifeleri çevrildiğinde bile görülmektedir ki, dinî hükümler maksatlı şekilde
yorumlanarak alay konusu yapılmakta, dünya çapında ün yapmış büyük ilim
adamları, Allah'a inandıkları ve dine saygılı oldukları için aşağılanmaktadır.
Bu konuda, kitaplarında gelişigüzel seçilmiş bir kaç örnek şunlardır:
a. "İslam'ın en büyük ve en geniş görüşlü sanılan bilim
adamları, düşünürler ve yazarlar, örneğin al-Farabîler, İbn Sinâlâr, İbn
Tufeyller, al- Gazâlîler ve saymakla bitmeyecek daha niceleri, bütün gayret ve
dehalarını: "Ne yapalım da şu AKLI, şu insan zekasını işlemez, düşünemez ve
yaratamaz hâle sokalım... ne yapalım da insanları yani halk yığın larını, kendi
akıl ve iradeleriyle değil ve fakat gökten inen kurallara göre yaşamağa
alıştıralım, sorununa yönelmişlerdir..."
(Toplumsal Geriliklerimizin
sorumluları, sh.3)
DÜŞÜNEBİLİYOR MUSUNUZ, BATI BİLE FARABİ-RÜŞT'Ü USTAD KABUL ETMİŞKEN...!
b. "... Şinasilerin, Namık Kemallerin, Mustafa Fazıl Paşaların, Ali Suavîlerin,
Ziya Paşaların ve diğerlerinin tutum ve davranışlarında öz gürlüğün,
halkçıların, millet iradesi üstünlüğünün, eşitlik düşüncesinin izlerini
aramaz... düpedüz bilgisizliktir... istisnasız, tümü şeriatçı (dine bağlı)
idi... Önemli olan tek şey Kur'an idi, hadis idi, sünnet idi..." (Biz
profesörler, sh.86-87) YAZARA GÖRE NE KADAR ESER YAZAR, FİKİR ÜRÜNÜ
ORTAYA KOYARSAN KOY, KURANA İNANIYORSAN CAHİLSİN!
c. Aydın olarak bizlerin hepimize düşen en büyük görev, insan aklını ve düşün
tarzını şeriatın ve özellikle Kur'an'ın, ya da peygamber emirlerinin
tutsaklığından kurtarıp, özgürlüğe kavuşturmak, akıl çağına ulaştırmaktır. ..
Asıl önemlisi,...Kur'an'ın yanılmaz bir kitap olmadığını, çelişkilerle dolu
bulunduğunu, gerçekler kaynağı sayılamayacağım ortaya vurmanın... en büyük
hizmet olduğunda karar kılmaktır..-." (Biz Pro fesörler, sh. 147-148) BU
NE KİN, ÖNYARGI, TAASSUP...
d. "...İster Kur'an sûreleri ve âyetleri, ister peygamber hükümleri, ister icma-ı
ümmet ve ister kıyas-ı fukaha hükümleri olsun, teker teker ele alıp
eleştirmedikçe, yermedikçe, akıl süzgecinden geçirmedikçe, Türk insanını uygar
kerteye eriştirme yolu bulunamaz..." (Biz Profesörler sh.81) ŞARTLANMIŞLIK
PSİKOLOJİSİ: İLLA YERECEK! ELEŞTİREL DÜŞÜNCE TABİİ
Kİ OLACAK, AMA İLLA TEK TEK VE İLLA DİNİ İÇERİKLİ OLANLAR...BUNA ÖNYARGI
DENİR.MESELA NEDEN "DARWİNİZMDE" DEMEZ YAZAR, O ÇOK MU İLİMSEL?!
Evet, bütün sorun, din adamının cehaletinden ziyâde, onu câhil halde tutan,
şeriatın (islâm dininin) kendisidir ve asıl savaşılmak gereken de bu temeldir.
Cehalet, şeriatın (dinin) kendisinde yatmaktadır ve onunla eğitilenler de, ister
istemez câhil olmaktadırlar. Akla ve müsbet ilme ve ahlâka aykırı ne varsa,
hepsi oradadır. Kur'an ve hadis (sünnet) hükümleri oradadır... Bunları, Arap
peygamberi Tanrı adına ve Tanrının sözleridir diye yerleştirmiştir..."
(Toplumsal Geriliklerimizin Sorumluları, sh.210) HEM ŞERİAT
DÜŞMANI HEM ŞERİATI BİLMİYOR, ŞERİATI ARAPLARA ÖZEL PEYGAMBER OLAN MUHAMMED
(SAV) YAZMIŞ!
ifâde etmekte yarar var ki,
islâm dini; ilim, kültür ve medeniyetin yükselmesine engel değildir. Engel
olsaydı, 8. asırdan 14. asra kadar bütün parlaklığı ile hüküm süren bir islâm
ilim, kültür ve medeniyeti doğmazdı, islâm dininde müsbet ilim ve akl-ı selimle
bağdaşmayan hiçbir hüküm yoktur. Dinî hükümlerin ilim ve akl-ı selim ölçülerine
göre değerlendirilmesinden, müslümanlar hiç bir endişe duymazlar. Ancak, ilk
emri: OKU! (A'lak Sûresi, âyeT.1) olan ve "iki günü eşit olan kişi ziyandadır."
(Keşfu'1-hafa, c.2, sh.233, No: 2406) ilkesi ile daima ilerlemeyi ve yükselmeyi
isteyen bir dinî, "cehalet, şeriatın (dinin) kendisinde yatmaktadır..." hükmü
ile, cehaletin kaynağı olarak gösterilmesi, şüphesiz tarafsız ve ilmî ölçülerle
yapılan bir değerlendirme değil; "dinler, ruhanîler sınıfının, halkı sömürmek
için uydurdukları efsAnelerdir. İlim ilerleyip, tabiattaki sırlar çözüldükçe,
insanların kafası aydınlanacak ve bu efsane de yok olup; gidecektir..." diyen
Voltaire (1694-1778), D'Alembert (1717-1783), Diderot (1713-1784)... gibi 18.
asır filozoflarından bir kısmının, günümüzde artık hiç bir ilmî değeri kalmamış,
bâtıl iddialarının, körü körüne taklidine dayanan bir ön yargıdan ibarettir.
Yukarıda verilen örneklerde de görüldüğü
üzere, Sayın Arsel'in din ve özellikle İslâm dini konusundaki hükümleri,
inceleme ve araştırma sonucu olmaktan çok, aşırı bağlı bulunduğu Voltaire ve
benzeri filozofların, genellikle Hıristiyanlık konusundaki düşüncelerinin sonucu
olarak ileri sürdükleri fikirlerden oluşmaktadır. Bu aşın bağlılık, ve Ön yargı,
onda tarafsız bir inceleme ve araştırma imkânı bırakmamış; onu İslâm'a ve
müslüman bilginlere hınç duymağa ve savaş açmaya sevketmiştir. Nitekim, en
büyük hukukçular arasında yer alan ve müslümanlarca İmam-ı Azam unvanı ile büyük
saygı ile anılan Ebû Hanife'ye "Hanefi Efendi" deyişini, şöyle açıklamaktadır.
"... Ebû Hanife'ye "Hanefî Efendi" derken, ben bu
kullandığım efendi sözcüğü ile, zihniyetini ve insanlık anlayışını beğenmediğim
. bu şeriatçıyı yermek istedim. Tıpkı Gazzalî'yi, ya da İbn Teymiye'i ya
da Ebu's-suûd ve nice benzerlerini yermek istediğim gibi. Bu kişilerin
adlarının yanına efendi sözcüğünü koymak, her nedense bana hınç çıkarma duygusu
verir..." (Biz Profesörler, sh.186)
Bizzat kendi ifâde
ve açıklamalarından da anlaşıldığı üzere Sayın Arsel dinî konularda yeter
bilgisi ve yetkisi olmayışı bir yana, isabetli hüküm ve sonuçlara ulaşabilecek
nitelikte tarafsız bir ilim adamı da değildir. O'nun din kavramına ve
özellikle İslâm dinine karşı kin ve hınç derecesine varan bu olumsuz tutumu, onu
akademik kariyere sahip bir bilim adamına yakışmayan davranışlara, halen
üniversitelerimizde görevde bulunan değerli ilim ve fikir adamlarım, -kendi de
dahil-, toptan "Ortaçağ üniversitelerinde hademelik bile yapamayacak kertede
kimseler..." (Biz Profesörler, sh.134; Cumhuriyet Gazetesi, 28 Aralık 1976, sh.2;
"Fakülteden Ayrılırken" başlıklı yazı) diye itham etmeğe ve hiçbir ciddî
araştırma yapmadan, hatta hiç düşünmeden, gelişigüzel yazılar yazmaya ve bazan
gülünç durumlara düşmeye kadar sevketmiştir. Nitekim, Osmanlı İmparatorluğumun
yükselme döneminde (Kanunî, 2.Selim ve 3.Murad'ın saltanatları esnasında)
aralıksız 28 yıl Şeyhülislamlık Makamım hakkıyle dolduran; bilgisi, dirayeti,
ihlâkı ve eserleriyle haklı bir üne kavuşan büyük Türk bilgini Ebu's-suûd
Efendi'nin bir fetvasında, "erkeklikten kesilmiş yaşlı kişiye..." anlamında
olarak yer alan "Cimâ'a kadir olmayan PÎR'e" ifâdesindeki, ismin "e" hali ile
kullanılmış "Pir" (yaşlı kişi) kelimesini, bilinen asalak böcek (pire) sanmış;
anladığım sandığı bu fetva ile ilgili olarak Varlık Dergisi'nin Ağustos 1970
tarih ve 827. sayısında (sn.3) yayınlanan "Değer Ölçülerimizdeki
Zavallılık" başlıklı yazısında:
" Ebu's-suûd Efendi, bugün hâlâ
Türklerin haklı olarak iftihar edebilecekleri en mühim şahsiyetlerden ve
Türklere ve müslümanlara büyük hizmetleri dokunan bir âlim olarak baştacı
edilir. Oysa ki, 16. yüzyılın bu büyük ve en ünlü bilgim diye gösterilmek
istenen kişi, insanlık sevgisi duygusundan yoksun, ve kadının pire ile cima
(cinsî ilişki) edip edemeyeceği sorunlanrıyla meşgul olabilecek kadar, insan
zekâsızı küçülten bir kimsedir...Hiç şüphesiz, kendisine cimâ’a kadir olmayan
pire" konusunda soru sorabilecek kadar câhil ve ilkel bir toplumdan, Ebû's-suûd
Efendiden daha iyisinin kolay kolay yetişmeyeceğini unutmak gerekir..."
sözleriyle, gerçekten ortaçağ Üniversitelerindeki hademelerin bile kolayca
anlayabileceği Türkçe bir cümleyi anlayabilecek seviyede bulunmadığını, bizzat
kendisi isbatlamıştır.Zara, söz konusu fetvada "cima kadir olmayan PİR'e yahut
oniki yaşında olan oğlancığa..." ifâdesinde yer alan "pîr" ve "oğlancık"
kelimelerinin, gramerde (ismin "e" hâli) denilen durumdan başka bir şey
olmadığını anlamak için, değil profesörlük unvanına sahip olmak, okur-yazar bile
olmaya gerek olmayıp, Türkçe bilmenin yeterli olduğu açıktır. Unutmamak gerekir
ki, "câhil ve ilkel bir toplum" olarak nitelediği toplum; ilim, san'at, kültür
ve medeniyet itibariyle, asrının en ileri toplumudur. Ebu's-suûd Efendi gibi
ünlü bir kişinin şahsiyetinden ve yaşadığı asrın kültür ve medeniyetinden
böylesine bihaber olan Sayın Prof. Arsel'in tek meziyeti, hiç bilmediği konulan
bile bildiğini iddia ederek, milletimizin saygı duyduğu her değere hakaret
edecek kadar cesur olmasıdır."
Yukarıda verilen örnek ve
açıklamalardan anlaşılmaktadır ki, Sayın Arsel'in Başkanlığımız yayınlan ve
hizmetleriyle ilgili olarak, objektif değerlendirmeler yapması mümkün olmadığı
gibi, ilmî durumu ve ihtisası bakımından da böyle bir değerlendirme yapacak
ehliyette değildir, îddialarının hemen hepsi mesnetsiz ve ön yargıdan
ibarettir.Bilgi ve takdirlerine arz ederim.
İrfan YÜCEL
(Din işlen Yüksek Kurulu Başkan V.)
İlhan
Arsel'in gerçek ilmi (!) seviyesi, DİB'nın cevabının
'tam' metni
için
Tıklayınız
|