Yaşama Hakkı
Herkesin
fiziksel varlığını sürdürebilmesi buna bağlıdır. Yaşama hakkının
gerçekleşebilmesi için ise "kişi dokunulmazlığı" ile "kişi güvenliğinin"
sağlanması gerekir.
Kişi dokunulmazlığı,
insanların yaşama, maddi ve manevi varlıklarını koruyabilme ve
geliştirebilme haklarını içerir, işkence ve eziyet yasağı, insan onurunu
zedeleyen ceza verilememesi ve muamele yapılamaması gibi kurallar, bu
ilkenin sonuçlandır. Anayasamızın mevcut düzenlemesine göre "mahkemelerce
verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali" ve meydana gelen öldürme
fiilleri "kişi dokunulmazlığı" hükmünün dışında kalır.
MADDE 17: Herkes, yaşama, maddi
ve manevi varlığım koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.Tıbbi
zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vücut
bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere
tabi tutulamaz.Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan
haysiyeti ile bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi
tutulamaz...
MADDE 19:Herkes kişi hürriyeti
ve güvenliğine sahiptir... Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası
Hukuk
düzeni, "yaşama hakkı"m kimseye yaşam üzerinde hiçbir şekilde tasarrufta
bulunma izni vermeyecek kadar önemser. Bu bakımdan, onulmaz bir hastalığa
yakalanan bir kimseyi isteği üzerine ya da büyük acılar içinde kıvranan
bir yaralıyı acısına son verme amacıyla öldürmek (ötenazi) pek çok ülkenin
ceza hukuku açısından "adam öldürme suçu"dur. Kişinin kendi yaşamı
üzerinde karar verme hakkı da var olmadığı için bir kimsenin ölümüne rıza
göstermesi gibi, düello da hukuka aykırıdır. Kişi, belirli durumlarda
başkalarına sağlık kazandırmak amacıyla bazı organları üzerinde tasarrufta
bulunabilir. Buna karşı, kişinin kazanç sağlama amacıyla bedeni ve
organları üzerinde tasarrufta bulunması hukuka aykırıdır. Bu bakımdan, kan
satılmasına ya da çift organlardan birinin satılmasına ilişkin sözleşmeler
hükümsüzdür (Borçlar Kanunu, Madde 20; Medeni Kanun, Madde 23; 2236 sayılı
Kanun, Madde 3).
Bazı Önemli Noktalar
Kişi
özgürlüğü ve güvenliği, ikisi birlikte, insanın yasayla belirlenmiş ve
sınırlandırılmış durumlar dışında hareket serbestliği ve özgürlüğünden
yoksun bırakılmaması anlamına gelir. Burada iki anahtar nokta, gözaltına
alma ve tutuklama işlemleridir. Bu işlemlerle ilgili bazı hukuki düzenleme
örnekleri:
-
Polis suç işlenmesini
önlemek veya işlenmiş suçların faillerini ele geçirmek için kişilerden
(KENDİNİN POLİS OLDUĞUNU BELİRLEYEN BELGEYİ GÖSTERDİKTEN SONRA) kimliğini sorabilir. Bu istem karşısında
herkes nüfus cüzdanı, pasaport veya resmi bir belgeyi göstererek
kimliğini ispat etmek zorundadır (Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu,
Madde 17/2,3).
-
Kimliğinizle ilgili
sorulara doğru cevap vermek zorundasınız. (Türk Ceza Kanunu,
Madde 528, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu -CMUK-, Madde 135/1)
-
Kimliğini bir belgeyle
ya da polisçe tanınmış kişilerin tanıklığıyla ispat edemeyenler ve
gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilenler, aranan
kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya veya gerçek kimlikleri ortaya
çıkıncaya kadar 24 saati geçmemek üzere polisçe gözaltına
alınabilir. (Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu, Madde 17/4)
-
Üst aranması kural olarak hâkim kararıyla yapılır;
gecikmede sakınca varsa, kanunla yetkili merciin emri gerekir. (Anayasa,
Madde 20/2).
-
Suçu işlediği sırada ya
da suçüstü sırasında takip edilen kişinin kaçma ihtimali varsa veya
hemen kimliğini tayin etmek mümkün değilse tutuklama karan olmadan dahi
o kişi geçici olarak gözaltına alınabilir. (CMUK, Madde 127/1)
-
Polisin haklı
yakalamalarda dahi kişiyi bağlama, zincire vurma gibi haklan yoktur,
ancak çok özel durumlarda yakalanan kişinin kaçması, saldırıda
bulunmasının önlenmesi için böyle bir tedbire başvurulur. "Alınan
tedbirin orantılı olması" gerekir. (Polis Vazife ve Selahiyetleri
Kanunu, Madde 13).
-
Gereğinden fazla
sert tedbir alan polis ya da polisler hakkında, kişiye karşı görevi
kötüye kullanmaktan dolayı davacı olma hakkı vardır. (Türk Ceza
Kanunu, Madde 228)
-
Gözaltına alınma
durumunda kişi 24 saat içinde en yakın sulh hâkiminin önüne
çıkarılmalıdır. (CMUK, Madde 128/1). Üç ya da daha çok kişinin
işlediği toplu suçlarda bu süre, savcının yazılı emriyle dört güne kadar
uzatılabilir. Soruşturma bu sürede sonuçlandırılmazsa savcılığın talebi
ve hâkimin kararıyla bu süre yedi güne kadar uzatılabilir.
-
Polis, kimlik
tespitinden sonra kişiye isnat edilen suçu anlatır. (CMUK, Madde
135/2). Aksi takdirde bu bir tazminat davası konusu olabilir.
(466 Sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat
Verilmesi Hakkında Kanun, Madde 1/2)
-
Yakalanan kişinin
durumu soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasının
sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk dışında yakınlarına
derhal bildirilir. (Anayasa, Madde 19/6)
-
Polis, isnat edilen
suçu anlattıktan sonra avukat tayin hakkı olduğunu, tayin edemeyecekse
baro tarafından tayin edilecek bir avukat isteyebileceğini, isterse
avukatın sorguda veya ifadede hazır bulunabileceğini yakalanana
bildirmek zorundadır (CMUK, Madde 135/3).
-
Tutuklama, kişi
özgürlüğüne yönelik en ağır tedbirdir, çünkü söz konusu kişinin suçlu
olup olmadığı henüz tespit edilememiştir; bu nedenle tutuklama kararını
sadece hâkim verebilir.(Anayasa Madde 19/3; Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanunu, ide 106/1)
-
Suçluluğu hükmen
sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz (Anayasa, Madde 4). Buna
masumluk karinesi ya da suçsuzluk karinesi denmektedir.
-
Tutuklanan kişilerin
makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında
serbest bırakılmayı isteme haklan vardır. (Anayasa, Madde 19/8)
POLİSTEKİ
HAKLARIMIZ
Kanunlar
çerçevesinde, aşağıdaki belirtilen haklarınız bulunmaktadır.
-
İsnat edilen suç
hakkında açıklamada bulunmama, yani susma hakkına sahipsiniz.
-
Yakalandığınızı ve/veya göz altına
alındığınızı yakınlarınıza haber verme hakkına sahipsiniz.
Soruşturma konusunun açığa çıkması bakımından kesin bir mahsur
doğurmayacaksa haber vereceğiniz yakınınıza veya
Büyükelçiliğinize/Konsolosluğunuza durum derhal bildirilecektir.
-
Aleyhinize var olan şüpheleri
ortadan kaldırmak için lehinize olan hususları öne sürebilirsiniz.
-
Avukatı tayin hakkınız vardır.
Avukatı tayin edebilecek durumunuz yoksa, baro tarafından tayin edilecek
bir avukatın hukuki yardımından yararlanabilirsiniz. Avukat ile görüşme
ve konuşma hakkınız vardır. Avukatınız, ifade alma esnasında hazır
bulunabilir. (DGM kapsamındaki bir suçtan gözaltına alınmış iseniz
ancak, tutuklandığınızda veya gözaltı süreniz hakim tarafından
uzatıldığında avukatınızla görüşebilirsiniz.)
-
Yakalamaya ve gözaltı süresinin
uzatılmasına karşı hakime itiraz hakkınız vardır.
İNSANIN İNSAN OLMAKTAN DOĞAN VE KANUNLARIN VERMİŞ OLDUĞU
HAKLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Tutuklama
Kanunlarla belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda;
tutuklama sebebinin en kısa zamanda tarafınıza bildirilmesi,
haklarınızın neler olduğunun hatırlatılması ve tutuklandığınızın
yakınlarınıza bildirilmesi zorunludur. Yakalanarak özgürlüğü fiilen
kısıtlanan kişinin göz altı süresi, bu kişinin yakalanması ile birlikte
başlar. Bir veya iki kişi tarafından işlenen suçlarda yakalanan kişi
serbest bırakılmazsa en yakın hakime gönderilmesi için gerekli süre hariç
en geç 24 saat içinde hakim önüne çıkartılır. Suç Devlet
Güvenlik Mahkemesinin görev alanına giriyorsa bu süre 48 saattir.
Tutuklanmanız veya yakalanmanızda kanuna uygun olmayan bir unsurun
varlığında hemen serbest bırakılmanızı sağlamak amacıyla yetkili bir yargı
merciine başvurma hakkına sahipsiniz.
Konut Dokunulmazlığı
Konut dokunulmazlığı en tabi hakkınızdır. Kanunun
açıkça gösterdiği hallerde usulüne göre verilen hakim kararı
olmadıkça, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet
Savcıları ve onun yardımcıları sıfatıyla emirlerini yerine getirmeye memur
olan Güvenlik Güçleri dışında hiç kimse konutunuza giremez, arama yapamaz
ve buralardaki eşyalarınıza el koyamaz.
Avukat İsteme Hakkı
Herhangi bir suçlamayla yakalanmanız veya göz altına
alınmanız durumunda; soruşturmanın her hal ve derecesinde bir veya birden
fazla avukatın hukuki yardımından faydalanma hakkına sahipsiniz. Zabıta
amir ve memurlarınca yapılan sorgu işleminde ancak bir avukat
bulundurulabilir, sonraki savunmalarda ise ancak üç avukat
bulundurabilirsiniz.
Hangi makam veya kişi tarafından yapılırsa yapılsın
soruşturmanın her safhasında avukatınızın sizinle görüşmesi, ifade alma
ve sorgu müddetince yanınızda bulunup, hukuki yardımında bulunması
engellenemez veya kısıtlanamaz.
Maddi
yetersizliklerden dolayı avukat seçebilecek durumda olmamızın halinde
ise “Barolar Birliği” tarafından görevlendirilecek bir avukatın
hukuki yardımından ücretsiz faydalanabilirsiniz.
Delil Toplatma Hakkı
İfadenizin alınması veya sorgunuz sırasında üzerinizde
yoğunlaşan şüpheden kurtulmak gayesiyle belirteceğiniz konularda somut
delillerin toplanmasını talep edebileceğinizi ve aleyhinize olan şüpheleri
ortadan kaldıracak somut delilleri ileri sürme hakkınız olduğunun da
hatırlatılması zorunludur.
Geçersiz İfade
Herhangi bir nedenle alınan ifadenin özgür iradenizle
alınmış ve aynı doğrultuda kayıtlara geçirilmiş olması zorunludur.
İradenizi baskı altına alma, kötü davranma, işkence, zorla ilaç verme,
yorma, aldatma, bedensel cebir ve şiddette bulunma, araçlar vasıtasıyla
cebir ve şiddet uygulama gibi iradeyi bozan, istenmeyenleri söylemek
zorunda bıraktırılan bedeni veya ruhi zorlama ile kanunlara aykırı
herhangi bir eylem yapılamaz. Kanuna aykırı menfaat vaat edilemez. Bu tür
yasak yöntemlerle elde edilen ifadeleriniz rızanız olsa da delil olarak
değerlendirilemez.
Susma Hakkı
Zabıta amir ve memurları ile Cumhuriyet Savcısı
tarafından ifade alınma ve hakim tarafından sorguya çekilmede; ne ile
suçlandığınız açıkça belirtilmesi, isnat edilen suçlamayla ilgili olarak
açıklamada bulunmamızın (yani susmanızın) kanuni haklarınızdan
olduğunun hatırlatılması da zorunludur.
!!!!! BİLGİNİZE !!!!!
Sanık
Olabilirsiniz:
Sanık olarak
ifadenizin alınmak istemesi durumunda ne ile suçlandığınızın
bildirilmesinin gerektiğini, avukat tayin etme hakkınızın bulunduğunu,
avukat tayin edebilecek durumunuzun olmaması durumunda karşılık baro
tarafından tayin edilecek bir avukat isteyebileceğinizi, onun
avukatlığından faydalana bileceğinizi biliyor musunuz?
Tanık
Olabilirsiniz: Şahit olarak ve
usulüne uygun bir şekilde mahkemeye çağırılmanıza rağmen mazeret
bildirmeden gelmemeniz durumunda zorla getirileceğinizi, gelmemenizden
dolayı doğan masrafların ödettirilmesi ile birlikte hafif para cezasına da
çarptırılacağınızı biliyor musunuz?
Suç Alet ve
Eşyaları: Savcı veya onun
yardımcısı olan zabıta görevlileri tarafından yürütülen tahkikat sırasında
suçun ispatına yarayacak veya zor alıma tabi olan eşyanızın muhafaza veya
başka bir suretle emniyet altına alınabileceği, bu eşyaların yanınızda
bulunması veya tesliminden kaçınmanız durumunda el konulabileceğini
biliyor musunuz?
Arama:
Suç ve suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde veya firar eden mahkum veya tutuklunun tekrar
yakalanmasını sağlamak amacının
dışında geceleyin evinizde arama
yapılamayacağını, arama kararının yetkili hakimin vereceğini,
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Başsavcılarının ve
onların yardımcısı sıfatı ile emirlerini yapmaya memur olan zabıta
görevlilerinin arama yapabileceğini biliyor musunuz?
Şahsi Dava
Açmak Sizinde Hakkınız:
Tehdit, gündüz haneye tecavüz, başkasının sırrını açıklama,
darp ve yaralama zarar verme, ticarette kanunsuz rekabet, özel kanunlara
yazılı edebi ve sınai mülkiyetle ile güzel sanatlara ait
mülkiyetlerinize ait işlenen suçlardan dolayı zarar görmeniz durumunda
avukatınız vasıtasıyla veya bizzat dava açabileceğinizi biliyor
musunuz?
Kısıtlanan Hakkınızı Geri Alabilirsiniz:
İşlediğiniz herhangi bir suçtan
dolayı mahkum olmanızın yanında elinizden alınan bazı haklarınızın
iadesini, ikametinizin bulunduğu yerin tabi olduğu ağır ceza mahkemesine
vereceğiniz bir dilekçe ile isteyebileceğinizi biliyor musunuz?
Herkes önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız
toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” Ancak
sınırsız hürriyet sonunda hürriyetleri yok eder. Hürriyetlerin var
olabilmesi için ve bireyler için pratik bir diğer ifade edilebilmesi için
bazı sınırlamalar kaçınılmazdır.
2911 Sayılı kanun bu hakkın kullanılmasındaki şekil ve
şartların yanında cezai sorumlulukları da düzenlemiştir.
Bu Kanunlara göre; toplantı ve gösteri yürüyüşleri
ancak belli konularda halkı aydınlatmak ve bir kamuoyu oluşturmak ve o
konuyu benimsetmek amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından, kanun
çerçevesinde düzenlenebilir.
Herkes önceden izin almaksızın bu Kanun hükümlerine
göre silahsız ve saldırısız olarak, kanunların suç saymadığı belirli
amaçlar toplantı ve gösteri yürüyüşü yapabilir.
Özgürlük, bir başkasına zarar vermeyen her şeyi
yapabilmekten ibarettir. Her insanın doğal haklarının yerine getirilmesi,
toplumun diğer üyelerine bu haklardan yararlanma imkanı veren
uygulamalarda sınırlıdır. Bu sınırlar ancak kanunla
belirlenebilir.
YENİ ANAYASA İLE HAKLARIMIZ
Gözaltı
süresi düşüyor Anayasa 19: Toplu suçlarda gözaltı süresi 15
gündü, değişiklikle bu süre 4 güne indi.
Konut
dokunulmazlığı Anayasa 21: ‘‘Kanunun açıkça gösterdiği hallerde,
hakim kararı ile konut dokunulmazlığı ihlal edilebiliyor’’ hükmü
bulunuyordu. Bundan böyle güvenlik güçleri konutlara ancak yazılı emirle
girecek ve bu emir 48 saat içinde hakim kararına dönüştürülecek.
Özel hayata koruma Anayasa 20: Adli soruşturmalar
ve kovuşturmalar gerektirdiğinde, kişilerin özel hayatlarına müdahale
ediliyordu. Artık mahkeme kararı olmadan özel hayatın gizliliğine
dokunulamayacak. Mahkeme kararı olmadıkça hiç kimsenin üzeri
aranamayacak.
Önce vatandaş Anayasa 65: Devlet,
ekonomik ve sosyal alanlardaki görevini yerine getirirken, bundan sonra,
‘‘Ekonomik istikrarın korunmasını’’ değil, ‘‘Vatandaşın önceliklerini’’
gözetecek.
Dernek kurma kolaylaştı Anayasa 33:
Dernek kurmanın önündeki sınırlamalar kaldırıldı.
Sendika
kapama zorlaştı Anayasa 51: Sendika kurmanın önündeki bürokratik
engeller kaldırıldı. Sendika kapatılması zorlaştırıldı.
Parti kapama zorlaştı Anayasa 69: Parti
kapatılması zorlaştırıldı. Bir partinin, suçun odağı haline gelmesinin
tanımı daraltılıyor. Anayasa Mahkemesi’ne, partiyi kapatmanın dışında da
ceza verebilme olanağı tanındı.
Gösteri yasağı kalktı
Anayasa 34: ‘‘Gösteri yapmak belirli koşullara tabidir’’
deniliyordu. Değişiklikle bu hak
genişletildi.
Tele kulakçılar yandı Anayasa 22:
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, hakim kararı ile telefonlar
dinlenebiliyordu. Yeni düzenlemede ‘‘Milli güvenlik, kamu düzeni’’ gibi
vurgulamalarla bu sınır daraltılıyor ve bu durumlar dışında haberleşme
hürriyetine müdahale edilemiyor.