Adını konuşmaya başladığımız
zaman öğrendik,ilk ezberlediğimiz belki senin ismindi.Doğduğun yerin
ismini,hicretini ve Rabbimin izniyle seni himaye eden büyüklerininadlarını..sonra
mübarek annelerimiz olan zevcelerini ve sana evlat olma şerefine erişen
çocuklarını.Daha biz küçük bir çocukken oturmuştun yüreğimizin en güzel yerine.Ya biz sana layık bir ümmet
olabildikmi acaba?Şimdi bu ızdırabı yaşıyorum.Gönlümde göz yaşlarım.yüreğimde
işlenen sancılarım ve sen dilendiğim şefaatin var dilimde.içim derinden
sızlıyor.Öyle bir sızıki seslendirsem deli derler bana.Ey kendisine söylenen selamları
işiten vefalı dost sana ümmet olmak için seni sevmek yeterse eğer ben
seviyorum.Elbette seviyorum.Nasıl sevmem?Kalbimin bütün
zincirleriyle nasıl bağlanmam sana?Kimler seni ölesiye sevmediki,Yaa RasulAllah.
Hz.Bilale kızgın kumlar üzerine
dayanma gücü veren sana olan bağlılığı ve sevgisi değilmiydi?Hz.ebubekire anam
babam sana feda olsun Ya RasulAllah dedirten şey neydi?nasıl sevmem seniElbette
seviyorum bir ömür boyu seveceğim.daha niceleri efendim.Daha nice kalp seninle
sevginle dolup mübarek olmamışmydı.Mübarek sevgin daha nice kalbe ışık olup
hayat vermemişmiydi?Bir güvercin seni korumak adına türlü oyunlar oynamamışmıydı?Ve
hepsinden önemlisi Cenabı-Hak sana olan sevgisini SEN OLMASAN ALEMLERİ
YARATMAZDIM şeklinde ifade etmemişmiydi.Sevginle doluyum ya rasulAllah
gönlüme hayat gözlerime ışık olurmusun?Bir ağaç kadar olamayan muhabbetimi kabul
edermisin?Sen özümsün Tutkunun oldum ya RasulAllah.
Benide yoluna düşenlerin içine
alırmısın?şemsiyende gölgelendirirmisin,aşkınla hasretinle kavrulmuş gönlümü?Duy
lütfen feryadımı tut elimden ümmetin olmak istiyorum sana layık olmak istiyorum.Hüzünlüyüm ama bir okadarda
umutluyuz.Zamanımız çok çetin sana çıkan yollar sarp.Biz gurbette mahzun
gözlerimiz ışığa muhtaç senden uzakta gözlerimiz dolu ve buğulu..biz gökte
yankılanacak taleal bedru larla kalbimize karışacağın günlerin hasreti
içindeyiz.Ey sevgili en sevgili elimizde
bir demet gül seni beklemekteyiz.
Bismillahirrahmanirrahim.
7 cihan serveri Hz Muhammed (S.a.v.) Allah’ın izni ile
aşağıda yazacağım sözler sizin ruhaniyetinize buradaki aziz kardeşleriminde
şahitliğinde ulaşacaktır. Saygıda kusur eylersem Allah affeylesin.1400 yıl evvel, Arabistan’ın ortasında Mukaddes şehir
Mekke’de Allah katındaki tek Din’i bizim gibi günahkar ve gaflet içindeki
insanlara ulaştırmak için gözlerinizi açtınız. Yaşadıklarınızı sizden iyi
bilecek birtek kul yoktur. Çok acılar çektiniz. Acılarınızı sizinle birlikte o
dönemde onlarca aziz efendilerimiz ortak oldu. İslam için, Allah için
savaştınız, taşa tutuldunuz, sizi yalancılıkla suçladılar. Mallarınız
yağmalandı.
Siz daha sayamayacağım o acıları bizim için çektiniz. Bir
elime Ay’ı Bir elime Güneş’i verseler yinede bu yolumdan dönmem dediniz. Kısacık
ömrünüze çok şey sığdırdınız. Gözlerinizi yumarken bile bizi düşünüp, bizim için
ağladınız. Bize en büyük miras olarak İslam’ı, Kuran’ı Allah’ın sözünü ve
sünnetinizi bıraktınız. Biz onlara layıkmıyız ya Rasullalah? Veda hutbenizde birçok önemli noktaya değindiniz. Faizi
haram kıldınız. Kan davasını kaldırdınız. Biz bunlara riaye edemedik ya
RasullAllah.
Ana babaya saygı dediniz. Biz, onlara sövüp dövdük ya
RasullAllah.Hz. Hamza Hz. Vahşi taranfından şehit edildi. Allah’ın
arslanı gözlerini sizin gibi yumdu. O iki mukkaddes kulun kolkola
cennete gireceğini söylediniz. Yani tüm günahların affedilebileceğini
söylediniz. Biz, buna inanmak istemedik belkide. "Zaten cennete giremeyiz, en
iyisi cehennemi hakedelim" dedik. Sizi ve İslam’ı anlayamadık.Bize çok şey verdiniz. İnsan olmayı öğrettiniz. Bir insanın
kalbinde zerre kadar iman olsa cennete girecektir dediniz. Bu sözünüzü bile
çarpıttık ya RasullAllah. O hadisin cevabını hiçbir zaman söylemedik. Belkide
söylemekten korktuk, belkide ağır geldi. O sözünüzün devamında o zerre kadar
imanı şöyle açıkladınız: Sabah namazını kılamayınca bir yakınınız ölmüş gibi
üzülürseniz o zerre kadar imana sahip olabilirsiniz. Bizim zerre kadar imanımız
bile yokmuş ya RasullAllah.
Siz, halifelerinizi bize bıraktınız. Hz. Ali’ye kızınızı
verdiniz. Hz. Ali İslam için çok zorluklar çekti. Şimdi bizden birileri Hz.
Ali’yi sizin önünüzde görmeye başladılar. Hz. Ali şimdi yaşasa onlara ne çok
kızardı. Yazık bize ki Alevi’nin anlamını öğrenememişiz. O mukaddes insanı kendi
çıkarlarımız için ne kötü kullanıyoruz. Aleviliği Hz. Ali’yi sevenler olarak
tanımlamıyoruz artık.Hz. İsa, o cennetteki tabir edemeyeceğimiz kadar
güzellikteki yerlerin tapularının Sizin yolunuzdan gelenlere verileceğini gördü.
Hz. İsa bile sizin ümmetinizden biri olmak için Allah’a yalvardı. Biz, Hz.
İsa’dan daha çok şanslıyız. Çünkü İslam ülkesinde dünyaya geldik. Sizin
ümmetinizden biri olma şerefine eriştik. Bu şerefin kıymetini bilemedik ya rasullAllah.Allah bizi mahluka-ı eşref olarak yarattı. Biz, Allah’a
karşı gelerek yaratılanların en aşşağı mertebesine kendimizi layık gördük.
Şimdilerde Allah yok diyorlar. Ne büyük gaflet içindeyiz Allah’ım affeyle bizi.
Bizide bizden öncekiler gibi helak etme. Bizi Hz. Muhammed (S.a.v.)in hatrına
bağışla. O’nu ve İslam’ı anlayıp yaşamamıza yardım et.
Hep kötülükleri yaşamadık. Sizin yolunuzdan bir çok Aziz
insan yürüdü. Onlar, Bizim sizi anlayabilmemiz için bir nevi elçilik görevini
üstlendiler. Hep doğru yolu göstermek için çaba sarfettiler.Onları da aşşağıladık. Yalancılıkla suçladık. Ne garip
tesdüf değil mi? Sizi suçladıkları herşeyi biz yani Müslümanlar O Mukaddes
insanlara söyledik. Yollarına taşlar bıraktık. Sizi anlayan insanlara ilticacı,
gerici, eski kafalı diyoruz. Doğru, biz yeni kafalıyız. Bu yeni ve modern kafa
bizi size layık ediyor mu? Hayır etmiyor. Tam anlamıyla cehennemi haketmek için
savaşıyoruz.
Kimi, Sizin "İstanbul bir gün elbet fetholunacaktır.
Orayı fetheden ne güzel komutandır, ne güzel askerdir." sözünüz üzerine nice
yiğitler kanlarını döktü. Nice savaşlar yapıldı. Onlar sizi ne çok seviyor. Biz
ise şimdi Sizinde sevdiğiniz İstanbul’u ne hallere düşürdük bir bilsen.İslam devletleri en muhteşem dönemlerini yaşarken Avrupa
tam anlamıyla bir çöküş içerisindeydi. Ne garip şeyler tartışıyorlardı. Sonunda
o tartışmaların birşeye yaramadığını gördüler. Bizi geçtiler. Biz şimdi türban
takanı düşman ilan ediyoruz. İlim Çinde bile olsa git öğren sözünüzü yerine
getirmiyoruz. Gavur icadı diye ilimi redediyoruz. Türban ile uğraşıyoruz. Yani o
eski Avrupa dönemini şimdi biz yaşıyoruz. Bizi bu gafletten kurtarmak için
Allah’a yalvar ya RasullAllah. 4 Kıtaya hükmetmiş bir neslin torunlarıyız. Ama şimdi 4
kıtanın esiri olduk. Onlar 4 kıtaya hükmederken sizin yolunuzdan gittiler. Her
işlerini İslam’a göre yaptılar. Fetva almadan hiçbirşey yapmadılar. Şimdi aklıma
tam olarak gelmesede bir olaydan bahsedeceğim:
Kanuni Sultan Süleyman hükümdarlık dönemide Başka bir
İslam devletini ele geçirmek için O dönemin Şeyhülİslam ından fetva ister.
Şeyhülislam ise hiçbir sebep yokken ne diye O islam devletini almak istediğini
anlayamaz ve fetvayı vermez. Kanuni ısrar edince şu cevabı verir: "Kanuni,
Israrını sürdürürsen senin azlin için değil, katlin için fetva veririm." O
dönemdeki devletin başkanı bile İslam bilginine karşı gelemezken biz şimdi Din
ile devleti ayırıyoruz. Bu yüzden 4 kıtanın esiriyiz.Cami’ye gideni Terörist olarak görüyoruz. İslamiterör
kelimesini kullandırıyoruz. Biz bilmiyoruz İslam’ın anlamını. İnşAllah
öğreneceğiz.Biz, tüm bunları ve daha fazlasını yaparken siz Ahirette
bizim affımız için yine Allah’a yalvaracaksınız. Bizim cehennem ateşine
girmememiz için elinizden geleni gine yapacaksınız. Biz kendimizi
düşünmezken..... İşte farkımız burda. O yüzden Allah sizin için tüm kainatı
yarattı. Biz, sizin için yaratılan bu kainata bile saygılı değiliz. Kendimize
yetmezmiş gibi tüm evrene de zulmediyoruz. Kendimizi evrenin efendisi olarak
kabul ediyoruz. Haşa kendimizi Allah olarak görenimiz bile var (Allah’ım affeyle
beni.) Kul hakkı yemeyin dediniz. Hem hellallik istemek çok zor
olur hemde ne kadar sevabınız olursa olsun cennete giremezsiniz dediniz. Biz,
daha kul hakkı ne demek onu bile bilmiyoruz. Fakirin, öksüzün hakkını yemek için
birbirimizle yarışıyoruz. Bu hakkı nasıl öderiz ya Rasullallh?
Kardeşi kardeşe kırdırıyoruz. "Arabın, arap olmayandan bir
üstünlüğü yoktur. Üstünlük takvadadır" Biz bu sözü niye hiçbir zaman anlamadık
anlayamıyorum. Aynı topraklarda, aynı Din’e inanan insanlar niye birbirilerini
kırar? Biz bu tavrımızla sizin sözünze inanmamakla kalmayıp sizi yalancılıkla
suçlamıyor muyuz? Eğer yalan söylemiyorsanız dediğini yapmamız gerekmez miydi?
Hem inanıp hem yapmamak ne büyük cehalet. Cehaleti İnşAllah İslam’a sıkı sıkıya
tutunarak yeneceğiz.Tüm bunları söyleyen benim! Yapmayanda benim! Ben ne kadar
cahil bir insanım değil mi? Bilipte yapmamak en kötü günahlardan değil midir? Ne
kadar günahkarım. Allah’ım affeyle beni. Doğru yola dönmem için yardım eyle. Şu
an ölsem o azaplara nasıl dayanırım? Allah’ım ölümü bize unutturma. Kafamızı
devekuşunun yaptığı gibi kumun içinden çıkart. Etrafımızı görmemize yardım eyle.
Yazacak şey çok ya RasullAllah. Tüm bunlardan bize ders
çıkarttır Allah’ım. Gözlerimizi aç. Salih kullarından eyle bizi. Msülümanlar’a
yardım eyle. Irak’taki, İran’daki, Çeçenistan’daki, Pakisan’daki, Filistin’deki
ve diğer tüm acı çeken yerlerdeki Müslüman kardeşlerimize yardım eyle. Bizi
affeyle Allah’Im. Hz. Muhammed (S.a.v.) Sende bizleri affeyle. Sana layık
olamadık. Artık layık olmak için birşeyler yapmamıza yardımcı ol. Allah’Im Bizi
doğru yola eriştir ve o yoldan ayırma. Muhammed aşkına dualarımızı kabul eyle. SadakAllahul Azim.