|

AĞZI İSLAM'DA ELİ
OYNAŞTA OLAN İSLAMCI GENÇLER ,
ÜSTÜ FATİH ALTI BEYOĞLU DOLAŞAN HANIMLAR ,
İSLAM'I YAŞAYARAK DEĞİL DE LAF KALABALIĞI İLE ANLATAN MÜCAHİDLER
KENDİ CEMAATLERİNİN DIŞINDAKİLERİ KÜFÜRLE,YOLDAN ÇIKMAKLA , DÜŞMANLA
İŞBİRLİĞİ İLE İTHAM EDEN ,ŞEYHLERİ DIŞINDA ŞEYH , CEMAATLERİ DIŞINDA CEMAAT
KABUL ETMEYEN ,CEMAATLERİNİ DİN ZANNEDEN SIĞ MÜSLÜMANLAR ,
PARAYI GÖRÜNCE BİRDEN LAİK SİSTEME İMANLARINI TAZELEYEN YENİ MEMUR VEYA
PATRON , ESKİ ŞERİATÇI GENÇLİK
TAVİZ VERMEDE ÖLÇÜYÜ KAÇIRANLAR,
LAFTA MÜCAHİD , EYLEME SIRA GELİNCE MUHACİR OLANLAR,
İSLAMİ HAREKETTE AZ İŞ YAPMAYI KENDİLERİNE YEDİREMEYİP , ÇOK İŞİ DE
YAPAMAYINCA İSLAMİ HAREKETTEN GİTTİKÇE UZAKLAŞANLAR ,
İSLAM'A HİZMET EDENLERİ ELEŞTİRİP " HADİ SEN DAHA İYİSİNİ YAP "
DEYİNCE , SU KOYUVERENLER,

ARTIK O HİZMETİ BİZİMKİLER GÖRECEK!
Türkiye’nin yüzde 98’inin Müslüman olduğu varsayılır. Ama çoğumuz bu varsayımın
içinin boş olduğunu da biliriz. Nitekim bu konuda yapılan anket çalışmaları
gösteriyor ki, Türkiye’de gerçek anlamda
günlük ibadetlerini yapanların sayısı
‘yüzde on’u
geçmiyor. Türkiye’de siyaset etrafında koparılan yaygaralara bakanlar,
memleketin yüzde 60 -70’nin dindar mütedeyyin olduğunu zannediyor. Maalesef bu
çağda dindarlar, dünyaya, lalettayin insanlardan daha ziyade tamah
gösteriyorlar. Kuran şu meseleyi izah babından
“Onlar,
o kimselerdir ki dünya hayatını (bile bile) ahirete tercih ederler,
(ve bu aç gözlülükleriyle insanları)
Allah'ın
yolundan soğuturlar…”
diyor (İbrahim, 3)
Evet, Ak Parti iktidarı sayesinde, servet el değiştirdi,
değiştiriyor. Ve henüz toplumsal bazda bir bedel ödemedik. Fakat çocuklar
nispeten körpe ve temiz oldukları için ilk onları vuruyor. Zenginleşmeye
başlamış İslamcıların çocukları -çok azı müstesna- hızla seküler bir yaşam
alanına doğru evirilip, bükülüp gidiyorlar.
Graham Fuller
de Yeni Türkiye Cumhuriyeti kitabında buna dikkat çekiyor. Türkiye’deki
Müslümanların, hiçbir dönemde Ak Parti dönemindeki kadar sekülerleşmediğini;
Demirel
ve Özal
döneminde bile bu kadar dünyevileşmenin yaşanmadığını vurguluyor. Tabii o bunu,
‘iyi bir gelişme’ gibi aktarıyor. Daha rahat yaşamak, daha özgür bir dini
hayat oluşturmak elbette Müslümanın da hakkıdır. Fakat bu durum, onu sistemin
tanrısının sadık bir hizmetkârı durumuna düşürüyorsa bu kabul edilemez.
‘Sistemin tanrısı’,
kendisine ait olan sermayeyi ‘öteki’lerden alıp size emanet ederken,
karşılığında sizden ruhunuzu, imanınızı, ahlakınızı ve çocuklarınızın baki
hayatını alıyorsa bu, felaket bir takas olur. Buna Müslüman seyirci
kalamaz! Çünkü gerçek ziyan ve zarar, imana ve ahrete gelen zarardır bir
Müslüman için. Maalesef sistem, dünya nimetlerine karşılık, Müslümanlardan
‘duyarlılık’larını
(emri bi’l-ma’ruf) ve ‘tepkisellik’lerini
(nehiy an’il-münker) alıyor. Türk Müslümanlar hiçbir dönemde bu kadar sığ,
dünyevi ve kaygısız olmamıştı. ‘Keyfi, küfri, cebri’ sıfatlarıyla
nitelediğimiz şu tağuti sistem güya sarsılırken, bir yandan da en sağlam duruşlu
karşıtlarını ele geçiriyor olmanın dadını çıkartıyor…Belki zamanla iş rayına
oturur. Fakat hızla yükselmekte olan siyasal İslamcılığa karşılık, ferdi
planda din ve dinin bireye yüklediği pratik değerlerde ciddi bir aşınma
yaşanıyor. Zaten toplumun ancak
yüzde onunu
teşkil eden ‘samimi
dindar’ (yani dini bir yaşam tarzı olarak benimsemiş) kesim,
yüzde bakımından daha da az bir kemiyete doğru çekiliyor.
Maalesef
siyasî
İslam
yükselirken, ahlakî
İslam
geriliyor.
Her biri Müslüman’ın olmazsa olmazları olan sıdk ve sadakat, iffet ve haya,
iktisat ve kanaat cemiyet hayatından elini eteğini çekiyor. Sistem bir
Frankeştayn gibi ölürken bile karşıtlarının körpe vücutlarından yararlanıyor.
Bugüne kadar hizmetini, Kemalistler, ateistler ve bir kısım alevi aydınlara
gördürüyordu. Artık ‘bizimkiler’
görecek. Sermayenin o taraftan bu tarafa aktarılması sürecinde
daha ne kadar körpe beden kurban edilir bilemiyorum ama bu gidişatın önü
alınmazsa Türk toplumu bu dönüşümün bedelini çok çok ağır öder! Ve üstelik bu aç
gözlülüğün faturası daha masaya gelmedi! İnşallah, 28 Şubat gibi yeni bir
‘hak
ediş’ ile
karşılaşmayız. Fakat mutlaka bir bedel ödeyeceğiz. Çünkü bir Müslümanın midesi
uzun süre murdarı barındırmaz sonunda istifrağ eder. O da sosyal travmadır!
(M.
Ali Bulut - Haber 7:
31.03.2011)
"
SİZ KENDİ İÇİNİZDE OLANI DEĞİŞTİRMEDİKÇE , ALLAH SİZİN HAKKINIZDA OLAN
HÜKMÜ DEĞİŞTİRMEZ ." ( RA'D :11 - ENFAL .53 )
HAYDİ ! BİSMİLLAH ,BİR YERDEN , ÖNCE TÖVBE EDEREK YENİDEN
BAŞLAYALIM !
|