CİNLER
GÖRÜNEBİLİR Mİ? |
|
|
|
CİNLER
GÖRÜNEBİLİR Mİ ?
A'raf suresinin 27. ayetinde, şeytandan söz edilirken: "...Sizin
onları görmeyeceğiniz yerlerden,o ve topluluğundan olanlar, sizi
görürler." deniyor.Bundan şu çıkıyor açıkça:
- Şeytan ve topluluğundan olanlar, insanları görürler.
- İnsanlarsa ne şeytanı, ne de onun topluluğundan olanları görebilirler.
"Şeytan ve topluluğu ( huve ve kabiluhu )" anlatımının kapsamı içinde,
Kur'an yorumcuları, "cin"leri de görürler. ( Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyan
fi-Tefsiri'l-Kur'an, 8/113, F. Razi, e't-Tefsiru'l-Kebir, 13/54.)
Böyleyken, Elmalı Hamdi Yazır, "müfessirin (Kur'an yorumcuları)
demişlerdir ki bundan, insanın şeytanı hiç göremeyeceği
zannedilmemelidir..." diyor. (Bkz. Hak dini Kur'an Dili, 3/2147.) Oysa,
ayetteki açık anlatım nedeniyle, "Kur'an yorumcuları"nın tümü bu görüşü
paylaşmaz. (Bkz. Taberi, aynı yer; F. Razi, aynı yer; Celaleyn /132;Tefsiru'n-Nesefi,
2/50.) Fahruddin Razi, şu nedenlerle "cin"lerin, "şeytan"ların insanlara
görünmemesi gerektiğini yazar: ( Bkz. F. Razi, aynı yer.)
Gelin görün ki, Muhammed, "ŞEYTAN"ı, "CİN"i, hem de somut bir biçimde
gördüğünü söyler: "Şeytanı yere yatırdım, boğuyordum" Nesei'nin Aişe'den
aktardığı bir hadise göre Muhammed şöyle der: "Namaz kılarken şeytan
geldi. Hemen yakaladım, yere yatırdım, boğuyordum onu. O denli ki, onun
dilinin soğukluğunu elimin üzerinde duydum."İbn Teymiyye, bu hadisi
sağlamlıkta Buhari'nin koşullarını taşıdığını belirtir. (Bkz. Takıyyundin
İbn Teymiyye, İzahu'd Delale fi Umumi'r-Risale, Mısır, 1369, s. 41. Bu
hadis için ayrıca bkz. Kamil Miras, Tecrid-i Sarih Ter., 288 no.'lu
hadisin "izah"ındaki 2 no.lu not.) Şeytanın "yatırılması", "boğulması" ve
"dilindeki soğukluk, bu soğukluğun elde duyulması", "beş duyu" içine
giren,somut durumlardır. Muhammed'in "şeytanı boğarken onun salyasının
eline bulaştığını, elinde bunu duyduğunu (hissettiğini)"anlattığı da
aktarılır. ( Bkz. Ahmet İbn Hanbel, Müsned, 3/82.) Bu alıntı t.dursunun
Turan Dursun 2000'e Doğru Dergisi 8 Nisan 1990, Yıl 4, Sayı 15 yazısından
alınmıştır.t.dursunun bir çok konu hakkında yapmış olduğu çarpıtmalarından
birisini burada göstermek istiyorum. Konunun henüz girişinde, anlatımına
büyük bir yanıltmacayla başlamaktadır.
"Ey Ademoğulları, şeytan, anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine
göstermek için, elbiselerini sıyırtarak, onları cennetten çıkardığı gibi
sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, (kendilerini
göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları,
inanmayacakların dostları kıldık. "ARAF/27. Ayetin gerek meal ve gerekse
tefsirlerine baktığımızda müfessirlerin kısmi azamisi cinlerin ve/veya
şeytanların insanlarca görülebileceğini ifade etmektedirler.Oysa t.dursun
burada pskolojik bir teknik kullanarak henüz konuyu sunarken girişte
yazdığı yazısıyla " Bundan şu çıkıyor "diyerek, cin ve şeytanların
insanları görebileceği oysa ,insanların bunları göremeyeceğini’’ bir ‘’ön
kabul’’ olarak sunmakta ve sanki ‘’tek tefsir ‘’ buymuş gibi ,
okuyucunun dimağını ‘’ böyle düşüneceksin’’ gibi bir mantıkla
yönlendirdiğini görmekteyiz !..Gelin görün ki, Muhammed, "ŞEYTAN"ı, "CİN"i,
hem de somut bir biçimde gördüğünü söyler: "Şeytanı yere yatırdım,
boğuyordum" Evet , hemen göze çarpan husus, müfessirlerin
bu konuyu nasıl yorumladıklarını aktardıktan sonra, ‘’gelin görün ki’’
kelimeleriyle başlayıp,’’Muhahammed şeytanı cini gördüğünü söyler’’ ...!
Dikkat buyuruyor musunuz, anlatımdaki mantık hatasına ( veya maksatlı
çarpıtma) ki, sanki Peygamber aleyhisselam, müfessirlerin görüşlerine
uymak zorundaymış gibi sunulmuş.Halbuki bahsi geçen müfessirlerin
Peygamberimizin dininde olan ‘’ümmeti’’ sıfatını taşıyan kimseler olarak,
Peygamberimize ‘’tabi’’ olmak zorunda olan kimselerdir.Oysa t.dursun tam
tersi bir mantıkla yaklaşıp Peygamberimizi bahsi geçen müfessir Raziyle
‘’çelişik’’ göstererek, ayetin tefsiri hakkında Razi’yi baz almakta ve
Razi’nin Peygamberi Muhammed aleyhisselamı Razi gibi düşünmemekle itham
etmektedir..!Kaldıki Razi gibi düşünen müfessirlerin karşısında, yine konu
hakkında aksini iddia eden ve çoğunluğa göre de haklı olan tefsirlerde,
‘’cinlerin görülebileceği’’ anlatılmaktadır.t.dursun, Peygamberin
hayatıyla sabit olan vakaları ve Kur’andaki cinlerin görülebileceğine dair
ayetleri acaba neden göz ardı etmektedir: (Neml, 27/39), (Sebe,
34/12-13) ...Ayetteki : ‘’ Çünkü o ve taraftarları, (kendilerini
göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir’’ derken cinlerin ‘’mutlak’’
manada ve ‘’hiçbir zaman’’ görülemeyeceğini değil, onların gözetleme
işini ve "gizlenmelerini" ve bunu yaparken ‘’görülemeyeceklerini’’
anlatmaktadır.Konuyla ilgili hadislere baktığımızda bunu rahatlıkla
görmekteyiz... Buhari, Vekalet 10; Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 3; Müsned,
5/423;6/52, Müslim, Selam, 139; Muvatta, İ'tisam, 33; Ebu Davud, Edeb,
174; Tirmizi, Ahkam, 2..
Evet meseleye bu gibi hadislerin ışı altında baktığımızda, cin ve şeytan
taifesi olarak tesmiye edilen varlıkların , görülebileceğini fakat,
ayetteki ‘’kendilerini göremeyeceğiniz yerlerden sizleri görmektedir’’
ifadesinin mutlak ve her zaman gibi bir kayda değil, muvakkat (geçici)
belki sadece gizlenmeleri anında sizler onları göremezsiniz demektedir
.Dursun cinler hakkında Kur’ana genel bir zaviyeden bakmayıp sadece ‘’
işine geldiği’’ yerlerini almış, gerisini bırakmıştır.Müfessirler hakkında
da , işine gelen Müfessir bu konuda Razi olduğu için burada Raziyi almış,
diğerlerini hatta kısmı azamını almayı bırakın, görmemiştir bile.Kaldı ki
biz bahsi geçen Müfessirlerin hepsine hürmet duymaktayız ama sonuçta, bir
konuda aynı müfessir her zaman ‘’isabet’’ edecek diye bir kural olmadığı
gibi , kalkıp ta Peygamberin ümmetinden olan bir müfessirin tefsirini
sanki ‘’Peygamber bu tefsire uymak zorunda’’ gibi dayatmaya kalkmanın ne
ilmi ve nede akli bir yönü bulunmaktadır.Sonuç olarak diyebiliriz ki ,
çelişki ve tezat asıl t.dursunun kendisindedir..!
|
|