BATI VE BATI
TAKLİTÇİLERİNİN SONU |
|
|
|
SapIklIklarIn veya cInsel
İŞtahsIzlIğIn temelI Türk toplumunun eğItImsIzlIğI mI?
Çözüm eğItIm mI, VE neyIn eğItImI ?
Uzman görüşleri de, meydana gelen olaylarda sapıklık veya cinsel alandaki
sapmalarda-doyumsuzlukta "eğitim,yaş veya gelişmişlik düzeyi " tanımadığı
ortadadır!Avrupa'daki eğitim seviyesi- gerek cinsel gerek genel eğitim-
bizden çok ileride ama sonuç nasıl acaba? Tecavüz, sapıklık, ahlaksızlıkta sınır
tanınmıyor. Batı kültüründe:Çocuk tacizinde en fazla batılılar önde,sapıklıkta
sınır kalmadı; hayvanlarla sex, homo-lezbiyen-eş değiştirme...vs. Ya normal
cinsellikler nasıl:batıda -mesela İngiltere'de- anne olma yaşı 13'kadar düştü - Tüm
bunlarla ilgili haber ve kaynaklar sitemizde bol bol mevcuttur!-
Kısaca; Cinsellikteki aşırılıklar (Tecavüz, sarkıntılık, doyumsuzluk,
sapıklıklar...!)eğitim, kültür, zenginlik, refahla...alakalı değildir! Konunun
çözümünün temelini "Ahlakî Eğitim" oluşturur! Temel cinsel eğitim tabii ki inkar
edilemez ama asıl ana gövde ahlaki eğitimdir!Batıda da bu eksik olduğu için
cinsellikte doyum sınırı kalmamış, doyumsuzluk baş aktör haline gelmiştir! O
nedenle temel cinsel eğitimden yoksun olsa da toplumdaki ahlaki altyapı
insanları batıdaki sapıklıklardan daha az cinsel sapmalara
yönlendirmektedir! Özetle: "Bizdeki cinsel eğitimin tabu haline
getirilmesi" şeklinde başlayan cümlelerin içi koftur ve şunun altını kalın
çizgilerle çizmek gerekir: Cinsellik ahlaki sınırlar içinde tutmazsanız
cinselliğin- İslami literatür ile ifade edersek nefsin isteklerinin- sınırı
yoktur! Delili batı dünyası: erken yaşta cinsellik ve buluğ yaşının gittikçe
aşağı düşmesi, Çocuk tacizi, eşcinsellik,dışkı
yedirme,eş değiştirme,aile içi taciz-ensest-, çocuk
anneler-İngiltere-...vs.
Çocuklara taciz
eğitimli kişilerden
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK)
verilerine göre, son iki yılda çocuklara yönelik cinsel istismar ve kötü muamele
nedeniyle aileler hakkında toplam 160 dava takip edildi. Bunlardan 123'ünü
cinsel istismar oluşturdu, 37 aile hakkında da çocuklarına kötü muamele
ettikleri iddiasıyla dava açıldı. Verilere göre çocuk taciziyle itham edilenler
genellikle eğitimli, düzgün görünüşlü, çocuklarla sıcak ilişkiler kurabilen
kişiler. Olguların yüzde 90-95'inde tacizci erkek.(
Hürriyet : 6 Ocak 2007)
E HANİ ÇAĞDAŞ EĞİTİM VE HAYAT NE İŞE YARADI ŞİMDİ...DEMEK Kİ SORUN
AHLAKİ...POZİTİF BİLİM SADECE BİR YERE KADAR !!












AvrupalI kadInlarIn dörtte bIrI şiddet kurbanI
Avrupalı
kadınların yüzde 20 ila 25’inin, hayatlarında en az bir kez
fiziksel şiddete maruz kaldığı anlaşıldı. STRASBOURG - Avrupa
Konseyinin, dünya kadınlar günü arifesinde yayınladığı
araştırmaya göre, Avrupalı kadınlar özellikle evde
şiddet görüyor. Bir başka önde gelen sebep de seks. 31
ülkede yapılan araştırma, kadınların yüzde 10’undan
fazlasının kaba kuvvetle birlikte cinsel şiddete maruz
kaldığını gösterdi. Kadınların yüzde 12 ila 15’i de, 16
yaşından sonra evde şiddete uğruyor.Araştırmaya göre, cinsel tacizi
de içeren “genel baskılar”, Avrupa ülkelerinde çok
yaygın. Buna göre, Avrupalı kadınların yüzde 45’i,
hayatlarında bir şekilde baskı
görüyor.Araştırmada, şiddetin topluma çıkardığı
faturaya da ilk kez değiniliyor. Şiddete maruz kalan
insanların çektiği ıstırabın kolay ölçülebilir bir şey
olmadığı belirtilen araştırmaya göre, şiddet kurbanı
kadınlar arsında alkol, sigara veya uyuşturucu
bağımlılığı riski artıyor. Bu kadınlar arasında intihar
eğilimi de yükseliyor.Araştırmaya göre, ayrıca
evde şiddete tanık olan çocukların ileriki yaşlarda
şiddet uygulayıcısı olma ihtimali de artıyor. Bu dolaylı
etkilerinin yanı sıra şiddet olayları sağlık, adalet ve
sosyal yardım sistemine de fazladan yük getiriyor.NTVMSNBC :
07 Mart 2007
Merkezi, İrlanda’nın başkenti Dublin’de bulunan
Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını İyileştirme Kurumu tarafından
hazırlanan ”4’üncü Avrupa Çalışma Koşulları Anketi” Şubat ayının son
günlerinde açıklandı. Türkiye dahil 31 Avrupa ülkesinde 2005 yılının Eylül
ve Kasım aylarında gerçekleştirilen ankette 30 bin işçiye sorular
yöneltildi... Kadınlar en çok Çek
Cumhuriyeti'nde yüzde 10, Norveç'te yüzde 7, Türkiye ve Hırvatistan'da
yüzde 6, Danimarka, İsveç, Litvanya ve İngiltere'de yüzde 5 oranlarında bu
olaylardan etkilenmektedirler. Olgu bazı güney Avrupa ülkelerinde güçlükle
rapor edilebilmiştir. Anketle ilgili raporda AB'ye ilk üye olan 15 ülkede (AB15) geçen 10
yılda işyerinde iş arkadaşlarından ya da dışarıdan karşılaşılan Şiddette
yüzde 4'ten yüzde 6'ya bir artış olduğu belirtildi...Ankette yer alan bir grafiğe göre, Avrupa'da 15-29 yaşları arasında
iŞyerlerinde cinsel tacize uğrayan kadınların oranı yüzde 5.5'e ulaŞıyor.
30-49 yaŞ kadınların tacize uğram oranı yüzde 2.9. Türkiye dahil Avrupa
işyerlerinde tacize uğrayan 50 yaşından büyük kadınların oranı ise yüzde
1'in altında. (21 Ocak 2008)
Kadınlar AB'de de mutsuz
Kadın-erkek eşitsizliği Türkiye kadar AB
ülkelerinin de sorunu. Kadının toplumsal alandaki yerinin
tartışıldığı bir sempozyumda konuşan Avrupa Kadın Lobisi Başkanı
Lydia la Riviere Zijdel, Avrupa'da da pek çok kadının şiddet ve
cinsel suistimale maruz kaldığını söyledi... Avrupa Birliği'ne
bağlı ülkelerde halen birçok kadının ya şiddete maruz kaldığını, ya
da bu korkuyla yaşadığını anlatan Zijdel, "Birçok kadın için şiddet
günlük bir olgu. Bu nedenle kadınlara uygulanan şiddet, onların
güçlenmesi ve kadınların insan hakları alanında tam başarı elde
etmesinin önünde bir engel. Avrupa'da her hafta bir kadın kocası
tarafından öldürülüyor. Ev içinde yaşanan şiddet, dünyanın tüm
ülkelerinde yaşanıyor. Bu durum kadın ve erkek arasında bir
eşitsizlik yaratma girişimi. Bütün hükümetler kadın ve erkek
arasındaki ayrımı ortadan kaldırmak için çalışmalı ve her iki tarafa
da eşit hak ve özgürlükler vermeli" dedi. Avrupa'da kadınlara
uygulanan cinsel suistimalin büyük bir sorun olduğunu vurgulayan
Zijdel, küreselleşmenin bir sonucu olarak kadın cinselliğin bir
ticaret aracı haline geldiğini dile getirdi. Avrupa Kadın Lobisi'nin
fahişelik konusunda güçlü bir vizyona sahip olduğunu ifade eden Zijdel, "Fahişeliği kadına yönelik bir şiddet olarak görüyoruz.
Kadınların yaşam standardındaki düşüklük ve kadın erkek ayrımı
onları fahişelik gibi şiddet ve suistimal unsuruna maruz
bırakıyor. ( Sabah: 15-09-2004 )

En iyi saklanan sır: İşyerinde taciz
İstanbul
Teknik Üniversitesi (İTÜ) İşletme Fakültesi Hukuk Anabilim
Dalı öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Kadriye Bakırcı’nın,
“İşyerinde Cinsel Taciz” adlı kitabında, “modern zamanların en
iyi sırrı” olarak nitelendirilen işyerinde cinsel tacizin,
“Türkiye’de de yaygın olduğu ancak mağdurların suskun kaldığı”
belirtildi.Mağdurlar neden susuyor? Taciz mağdurlarının neden sustuğunun da irdelendiği
kitapta, şöyle denildi: “Tacize uğrayan kadınların suskun
kalmasının nedenlerinden bazıları dışlanma, itibar kaybetme,
kendisinin ve özel yaşamının dedikoduların odağı haline
gelmesi, sorun çıkaran biri olarak damgalanma... Ayrıca aşırı
iş yükleme veya az iş verme, hakkında asılsız dedikodular
yayma, siciline olumsuz değerlendirmeler yazma, başka işe,
yere veya bölüme transfer yapma, aile ve arkadaş çevresinden
destek görmeme, olayın duyulması halinde başka işverenler
tarafından işe alınmama ve inanılmama korkusu yer alıyor.”
06.12.2004
İşyerİnde taciz
kadInlarIn kabusu
Mağdurlarının genellikle kadınlar
olduğu "işyerinde cinsel taciz", Türkiye'de de son derece
yaygın ve ciddi bir sorun olarak ortaya çıkıyor.Uzmanlara göre, cinsel taciz ve bunun da özelinde "iş
yerinde cinsel taciz", ilgili çalışanın kendisini tehdit
edilmiş, aşağılanmış, korunmaya muhtaç duruma düşürülmüş veya
tacize uğramış hissetmesine yol açıyor. Çalışanın
performansını etkileyen, iş güvencesinin temelini zayıflatan
veya iş ortamını bozan cinsel taciz, çoğu kez güç gösterisine
dönüşebiliyor. Ayrıca, bir başka çalışanı yıldırmayı,
korkutmayı veya aşağılamayı da amaçlıyor.Cinsel tacizin kurbanları ağırlıklı olarak kadınlar. Cinsel
taciz, yaşları, medeni durumu, fiziki görünüşü, geçmişi veya
mesleki konumu önemli olmaksızın, bütün kadınları etkiliyor.
İncelemelere göre, yüksek risk taşıyan gruplar, 30 yaşın
altında ve bekar, genç kadınlar, eşini kaybetmiş, boşanmış
veya ayrı yaşayan kadınlar, özellikle bakımıyla yükümlü olduğu
yakınları bulunanlar.16.05.2004
İLK SIRADA SEVGİLİLER VAR Araştırma,
sanılanın aksine, cinsel şiddet eylemlerinin yabancılar
değil, çoğunlukla tanıdık kişiler tarafından
gerçekleştirildiğini ortaya koydu. Buna göre,
saldırganların yüzde 95'inden fazlası
tanıdık. Çalışmaya
göre, ilk sırada sevgili düzeyindeki erkek
arkadaş, ikincisi sırada nişanlılık ve sözlülük
ilişkisi geliyor. Üçüncü sırada ise ensest ilişki
türleri var.
Araştırmada, sevgili düzeyindeki erkek arkadaşların daha
çok görsel ve dokunsal cinsel şiddet türü uyguladığı
dikkat çekti.
Saldırganların çok büyük çoğunluğunu ise ortalama 25
yaşındaki erkekler oluşturdu. Eylemin gerçekleştirildiği
yerler arasında ilk sırayı saldırganın evi
aldı. Çalışma,
eylemler nedeniyle adli makamlara başvuru oranının ise
hemen hemen yok denecek kadar az olduğunu da ortaya
koydu. Buna göre, adli makamlara iletilen cinsel şiddet
türleri teşhircilik, cinsel içerikli dokunma ve cinsel
birleşmeye teşebbüs eylemi ile sınırlı kaldı ve oranı
yüzde 2-3'ü
geçmedi. Bu tür
eylemleri yaşayanların, çaresizlik ve suçluluk hissiyle
utanma duygusunu yaşadığı da
belirlendi.
TAHMİN EDİLENİN DAHA ÖTESİNDE
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Yavuz,
cinsel şiddetin toplumdaki tüm bireyler için bir sorun
ve tehlike olduğuna işaret
etti.Prof. Dr. Yavuz,
''Bu çalışma, toplumumuzda cinsel şiddet boyutlarının
tahmin edilenlerin de daha ötesinde olduğunu ortaya
koyuyor'' dedi.Mağdurların adli makamlara başvurmama nedenleri arasında
ilk sırayı toplumun olumsuz yaklaşımının aldığına
işaret eden Prof. Dr. Yavuz, bunu; ispatlayama ve
saldırganın misilleme yapma korkusunun takip
ettiğini ifade etti.
Prof. Dr. M. Fatih Yavuz, ''Cinsel şiddet eylemlerine
maruz kalma oranının yüksekliği, karşı karşıya olduğumuz
sorunun büyüklüğünü de gösteriyor. Adli makamlara
yansıma oranlarının çok düşük olması da, bu soruna
hukuksal, sosyolojik ve medikal açıdan ciddiyetle ve
yoğun bir şekilde önem verilmesi gerektiğini ortaya
koyuyor'' diye konuştu.
NOT :
NOT :
AŞAĞIDAKİ YAZI BİR İSLAM ALİMİNİN YAZISI DEĞİL,AKSİNE
BİR YABANCI YAZARIN EVLİLİĞİN HAYAT BOYU MUTLU ŞEKİLDE
SÜRMESİ İÇİN YAZDIĞI EŞLERE TAVSİYELERDEN OLUŞAN BİR
KİTAPTAN ALINMIŞTIR !( Z. ZİGLAR : HAYAT BOYU FLÖRT )
KARŞI CİNSTEN İNSANLARLA ARKADAŞLIK
Karşı cinsten insanların uzun süreli çalışma
ilişkilerinde olaylar genellikle sinsice gelişir.Kişi
”Karşı cinsten filanca kişiyle sadece arkadaşız”
dediklerinde kesinlikle kendilerini
aldatmaktadırlar.Bazen doğru gelebilir yada ilişkinin
başında doğru gelebilir. Oysa pek çok durumda karşı
cinsle kurulan arkadaşlık bir süre sonra, diğerinin
zekası yada mesleki yeteneğine duyulan saygıya bağlı
olarak arkadaşlıktan öte bir şey haline gelmeye
başlar.İlişki adım adım daha açık ve güvenilir bir
nitelik kazanır.Küçük şeyler paylaşıldıkça bir takım
tesadüfler ve ortaklıklar sonucunda daha
yakınlaştığınızı fark edersiniz.
Eğer evliyseniz eşinizle aranızdaki farklılıklar
yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlar. Bir bakmışsınız ki
yeni arkadaşınızla her şeyde uyuşurken ,eşinizle hiçbir
konuda uyuşmaz hale gelmişsiniz.Tabii sonunda diğer
insanla (arkadaşınızla) uyum faktörü yada fiziksel
çekicilik nedeniyle hormonlar faaliyete geçer ve
kaçınılmaz olay nihayet gerçekleşir.Olmasını asla
tasarlamadığınız şeyler olur. Konunun
trajik yanı Çoğu cazip şeyin zamanla felaket
getireceğinin başta inkar edilmesidir.
Karşı cinsten biriyle gözlerin SANİYENİN
ONDA BİRİ KADAR BİR ZAMANDA uzunca birleşmesi ,
koridorda yanından geçerken özel bir itina
göstermek,herhangi bir yerde tesadüfen
çarpışmak,TOKALAŞIRKEN veya bir şey alıp verirken
ellerin bir iki saniye daha uzun tutulması,… bunlar ve
bunun benzeri ipuçlarını görmemezlikten gelmek … bu gibi
şeyler kırmızı bayraklardır böyle durumlarda kendinize
“zararsız flört “ olamayacağını hatırlatın.Eğer evli iseniz olan şeyi dürüstçe kabul
edin – mazeret aramayın – ve eşinize bağlılığınızı
hatırlayın. İş yerinizdeki arkadaşınızla veya
sekreterinizle bir kere yemeğe çıksam ne olur ,
demeyin : Boşanmaların yüzde yetmişi aynı iş yerinde
veya yakın iş birliği halinde çalışan şahısların
yakınlaşması sonucu oluşuyor.yüzde ellisi de eşlerden
birinin bir alış veriş merkezinde veya otoparkta karşı
cinsten biri ile tanışması ve o kişiye karşı ilgi
duyması ile gerçekleşiyor.
Kısacası sekreterinizle veya işbirliği içinde olduğunuz
karşı cinsle iş yemeğine veya bir yerde
buluşmanızın size hiçbir kazancı olmaz , ama
kaybedeceğiniz çok şey olur!İşin gerçeği bu konuda duyarlı öğütler vardır :”
evlilikten önce iffet , evli iken sadakat gerekir.”
Karşı cinsten biri ile çalışmanız gereken durumlar
olacaktır. Bu durumu önleyemeyebilirsiniz ama kendi
düşünce ve konuşmalarınızı pekala
denetleyebilirsiniz.Temel sorun , dostluk ile flört arasındaki çizgiyi
aştığınız zaman sonuçta bir şeylerin
yaşanabilecek olmasıdır.yaşananlarda kötü sonuçlar
doğurur.



Düşük bel giyene hapis
ABD'de düşük belli pantolon
giymek yasaklandı. İç çamaşırını gösterenler, para ve hapis
cezasına çarptırılabilecek. Delcambre Kasabası'nın
Belediye Başkanı Carol Broussard, kasaba yönetiminin aldığı
karara aykırı davranarak, iç çamaşırını gösterenlerin 500
dolar para ve 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılabileceğini
belirtti. Broussard, bunun ırkçı bir karar olduğu
yönündeki iddiaları da reddederek, beyazların da bu tür
pantolonlar giydiğini söyledi. (
Hürriyet:13/06/2007)



"Türkiye,
kadın vücudunun istismarı konusunda ikiye bölündü. Bakan Ali Coşkun, selülit
kremi reklamlarını eleştirdi, reklamlarda çıplak kadın vücudu kullanılmasına
tepki gösterdi. Reklamcılar, AKP'li Bakanı suni gündem yapmakla suçladı.Coşkun'un,
"Bu reklam ahlak kurallarına aykırıdır. Fotoğraflar bizim örfümüze,
âdetimize ve ticari anlayışımıza yakışır mı?" diye sordu. Reklamverenler,
reklamcılar, kozmetik firma yetkilileri Bakan Coşkun'un bu sorusuna Tempo
aracılığıyla yanıt vererek, karşı tepkilerini dile getirdiler... ( Tempo :
30.03.2004 )
RESMI BURAYA ALAMADIK ÇÜNKÜ TAMAMINI KAPATMALIYDIK...ORTADA ELBİYE-MAYO...DAHIL
- HÇ BİR ŞEY YOKTU...!
Ali Saydam (... İletişim Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı) :Müstehcenlik
gösterende değil bakandadır - ONA TEŞHİRCİ DENİYOR -
Dilek K. Erkey (Reklamverenler Derneği Başkanı) :Fotoğraf kadını istismar
etmiyor : "Reklam verenler olarak bu reklamda cinselliğin istismar
edildiğini, bu fotoğrafın pornografik olduğunu düşünmüyoruz. Derneğimiz,
Reklam Özdenetim Kurulu (RÖK) üyesi. Üyelerimizin hepsi RÖK kurallarına
göre hareket etmeyi prensip edinmiştir. Burada da RÖK'ün ahlaka
uygunluk ilkesine ters düşen bir durum söz konusu değil. Kullanılan
fotoğraf, ürünün kullanımı ile direkt ilintili. Bu ürün, o bölgede etkili
olduğunu iddia ediyorsa, bu fotoğraf kullanılmak durumunda. Kadınların
istismar edildiğini söyleyebilmemiz için ürünün kadın vücudu ile hiç
ilgisinin olmaması gerekiyor."


Batılı, özgür, çağdaş, ... ve Kariyer sahibi, Ama sapık
!


Bu orospu bir "İngilizce öğretmeni"
ÜRPERTEN
SAPIKLIK
Almanya'da çocuk pornosuna
karşı tarihin en büyük operasyonu yapıldı. 1.500 polis
aynı anda 500 ayrı eve baskın yaptı. 26 bin sapık içinde
öğretmenlerin de bulunması bomba etkisi yarattı.Alman
polisi internet tarihinin en büyük çocuk pornosu
şebekesini çökertti.Toplam 1.500 polisin katıldığı
"Avcı" kod adlı operasyonla 500 ayrı eve baskın yapan
Alman güvenlik güçleri, akıllara durgunluk veren bir
yeraltı organizasyonunu açığa çıkardı. Yapılan
açıklamada, Amerika'dan Avustralya'ya kadar 166 ülkede
faaliyet gösteren 26 bin 500 sapığın kimlik bilgilerinin
ele geçirildiği belirtildi.Rahipler-polisler bile sapık
:Alman emniyetinden yapılan açıklamada, aralarında
rahipler, öğretmenler, hatta polislerin bile bulunduğu
şebekenin, internet üzerinde 38 ayrı "çocuk pornosu
grubu" oluşturdukları ve resim ile videoları bu gruplar
üzerinden yaydıkları vurgulandı. Operasyonun en üzücü
tarafı ise çocuk pornosundan para kazananlar arasında
çocuklarla ilgili işlerde gönüllü olarak çalışanların da
bulunmasıydı. Sapıklardan birinin bilgisayarında 4 aylık
bir bebeğin bile pornografik amaçlı resmi bulundu.Sadece
ABD'de de son 2 ay içinde çocuk pornosundan bin kişinin
gözaltına alındığı açıklandı.(
Vatan gazetesi : 28.09.2003)
ÇAĞDAŞ ÜNİVERSİTE'DEN BİR ALINTI :"
...Boğaziçi Üniversitesinde okuyanlar bilir.Öğrenci
işleri müdürümüz vardı, Metin B....Güzel kızlara
düşkündü . Bizlerde krediye ihtiyacımız olunca,ders
bırakmak-ilave etmek istersek " File çorap çeker , hafif
dekolte yapar , ayakkabıları da geçirdiğimiz gibi
alırdık soluğu Metin Hoca'da.Biraz da flörtöz konuştunuz
mu işiniz halloldu demekti..."(Sabah
: 04.10.2003 )
NAMUS KELİMESİNİN KANUNLARDAN
ÇIKARILMASINI İSTEYEN ÇAĞDAŞ (...) KADINLARA DUYURULUR : Batman'da fakir bir
ailenin 12 ve 13 yaşındaki iki kız çocuğunun 3
yıldır binlerce erkeğe satması...( 04.10.2003
tarihli gazeteler ) Mardin'de 64'ü rütbeli 341'i er
toplam 405 asker için tecavüz davası açıldı...
(
Hürriyet : 04.10.2003) Ahlak ve Namus olmadan toplum
ancak hayvanlaşır !
Çocuk Vakfı, 20
Kasım 2001 tarihinde bütün dünyada kutlanacak olan Dünya
Çocuk Hakları Günü nedeni ile
RİSK ALTINDAKİ DÜNYA
ÇOCUKLARI RAPORU hazırladı :
... Afrika'da çocuklara
yönelik seks turizminde artış var. Seks turizmi
açısından Senegal en önemli merkez. Onu Gambiya, Togo,
Benin izliyor. Çocuk pornografisinde de artış
gözleniyor. Diğer merkezlerin aksine Gambiya'ya gelenler
Avrupalı kadınlar ve onlar da erkek çocuklarla ilişki
kurmak için burayı tercih ediyorlar. Güney Afrika'da
Angola, Mozambik, Kenya gibi ülkelerden getirilen 38 bin
çocuk seks pazarında kullanılıyor.Afrika'da çocuğun
kaçırılarak ticarî cinsel istismara maruz bırakılmasını
önlemeye yönelik hukukî engellemeler ise yeterli
değil. Belirtildiğine göre Asya-Pasifik
ülkelerinden Nepal'den Hindistan'a her yıl 150 bin kadın
ve kız çocuğu kaçırılıyor. Kamboçya seks
turizminin merkezlerinden biri. Sadece Çin'de çeyrek
milyon kadın ve kız kaçırılıyor. Yeni Zelanda'da 11
yaşında seks pazarında kız çocuklarına rastlanıyor.
Polis raporlarına göre yakalananların %44'ü 14 yaşının
altında. Avustralya'da da çocuk pornografisi artış
göstermiş. Çin ve Tayland'da bu işi meslek haline
getirmiş mafyaların varlığından sözediliyor. Hindistan
ve Pakistan insan kaçıranlar için hem bir merkez hem de
Bangladeş, Sri Lanka, Nepal ve Afganistan gibi
ülkelerden kaçırılanlar için kullanılan transit bir yol
olarak ifade ediliyor. Taylandlı Rin daha 9 yaşındayken
annesi tarafından seks pazarına alıştırılmış. Bu
bölgeden kaçırılan çocukların bir kısmı seks pazarının
bir parçası oluyorlar. Pek çok çocuk organ nakli için
kaçırılırken bazı çocuklar ucuz işçi olarak da
kullanılıyorlar. Zayıf sınır güvenliği ve hukukî
düzenlemelerdeki eksikler bu sorunla mücadeleyi
güçleştiriyor. Latin Amerika'da bazı çocuklar
aileleri tarafından seks pazarına zorlanırken bazıları
da daha iyi yaşam şartlarına kavuşmak ümidiyle gittiği
büyük şehirlerde ya aç kaldığı için ya da refah seviyesi
yüksek bir yaşamı sürdürmek için fahişelik
yapıyor.Guatemala'da çocuklardaki AIDS oranında artış
var. El Salvador Limanı, çeşitli ülkelerden buraya
gelenlerin çocukların seks pazarına sürüldüğü bir
merkez. Bu ülkede erkek çocukların da pazarlandığı
söyleniyor. Nikaragua ve Honduras'tan kaçırılan çocuklar
genellikle Guatemala'ya getiriliyorlar. Diğer ülkelerin
aksine Meksika'da çocuklara yönelik cinsel sömürünün
faillerinin devletin kendi vatandaşları olduğu
söyleniyor. İddialar bu ülkede 16 bin çocuğun cinsel
istismara maruz kaldığı yönünde. Bu ülkede çocukların
gece kulüplerinde de çalıştırıldığı belirtiliyor.Kosta
Rika'da seks turizminin müşterilerinin genellikle
Amerikalı, Kanadalı, Japon ve İtalyan olduğu iddia
ediliyor. Yakalananların çoğu gelişmiş ülke
vatandaşları.Çocuk kurultayında sunulan bir rapor ülkemizde
‘fahişeliğin’ yaşının 15’e kadar düştüğünü gösterdi.
Sadece İstanbul’da 500 çocuk ‘seks işçisi’ olduğu
açıklandı ... Dünyada 3 milyonun üzerinde çocuk fahişe
olduğu tahmin ediliyor. Bu alanda Asya ülkeleri başı
çekerken onu Latin Amerika ve Afrika izliyor. Yine bir
başka gerçek de her yıl Avrupa ülkelerine Uzak Asya’dan çocuk fahişelerin
gönderildiği iddiaları... Raporda çocukların ‘seks işçisi’ olarak
pazarlandığı yerler de sayılıyor. Barlar, masaj
salonları, özel evler ve bazı otel, motel gibi konaklama
yerleri başlıca cinsel sömürü mekanları. Rapora göre, çocuk
fahişeliğin artmasında parçalanmış aileler büyük bir rol
oynuyor .
NOT:ABD 'de günde 1900
kadına tecavüz ediliyor (Amerikan tecavüz merkezi), her
23 dakikada bir cinayet , her 49 saniyede bir saldırı
gerçekleşiyor. ABD'de kadın nüfusunun %50' si kocasından
veya bir erkekten dayak yiyor. (
Milliyet:
5.8.90)



LOLİTA İHTİLALİ
Dünkü Milliyet'in 3.
sayfasında bir haber: "12 yaşındaki kız internette
tanıştığı adama
kaçtı." Sayfayı
çevirin: Edirne'de
sevişirken görüntülenen liseli kızın fotoğrafları... Ve
günlerdir Mardin'den Sivas'a kadar Türkiye'nin dört bir
yanından 12 - 13 yaşında küçük kızlara tecavüz
haberleri... Madalyonun
bir yüzünde ağzı salyalı sübyancılar
var. Peki diğer
yüzünde?.. Alttan alta
inanılmaz bir "ergen ihtilali" yaşadığımızın farkında
mısınız? Son zamanlarda bir
lise mezuniyet balosunda bulundunuz mu hiç? Gitseniz,
gördüğünüz ağır makyajlı, cesur dekolteli, yüksek
topuklu, cep telefonlu kızların 16 - 17 yaşında olduğuna
inanabilir miydiniz
acaba? Levent'te bir
estetik kliniğinde görevli bir uzmanla görüştüm.
Dinlediklerime
inanamadım: "14 - 15
yaşında kızlar, ana babalarından habersiz gelip
kaşlarını kaldırmak, fazla yağlarını aldırmak, selülit
tedavisi yaptırmak
istiyor"muş. Geçenlerde
bir kız elinde Angelina Jolie'nin fotoğrafıyla gelmiş ve
"Bununki gibi dudak istiyorum"
demiş. 18'lik bir
lolita da göğüslerini büyütmesi için
yalvarmış. "En büyük
istekleri" neymiş biliyor
musunuz? Zara'nın ya da
Diesel'in 34 bedenine
sığmak... Bunun için
yarışıyorlarmış: "Çünkü
televizyonda gördükleri mankenler 34 beden giyiyor. Onu
giyebilmek için 44 kilo kalmaları lazım. Bunun için
resmen aç geziyorlar. Gün boyu yedikleri, bir kase
yoğurt, iki tas salata, sigara, kahve ve kola... 500
kaloriyle yaşamaya çalışıyorlar. O yüzden vücutlarında
demir, sodyum eksikliği var. Yanlış beslendikleri için
vücutları hızla deforme oluyor, müdahale için de bize
geliyorlar." Uzman,
bunun son 3 yılda gözlenen bir "patlama" olduğunu
söylüyor: "Ben de
anneyim, 18'lik 'lipolu' (yağ aldırmış) kızları görünce
dehşete kapılıyorum. Biriktirdiği 300 - 500 milyonla
gelip 'Dudağımızı şişir' diyenleri 'Bırakın dudağınızı
da gidin kafanızı şişirin' diye geri
yolluyorum." Genelde üst gelir
grubundan hastaları bulunan bir jinekoloğun gözlemleri
daha da çarpıcı: "Genç
nüfusta müthiş bir uyanma var" diyor. 17 - 18 yaşlarında
lise öğrencilerinin kürtaj için başvurduğunu söylüyor ve
bazı gözlemlerini
aktarıyor: Batı'da
ergenlik yaşı 16 - 17'den 11 - 12'ye
geriledi. Amerika'da 10
yaşa kadar düştü. Genç
kızlar annelerinden çok daha erken adet görüyor
artık... Bunun,
iklimden beslenmeye kadar pek çok nedeni olabilir ama en
önemli nedenlerinden biri "psiko - seksüel uyarımın
artması"... Yani,
okulda, çevrede ve özellikle de medyada cinsel teşhirin
yaygınlaşması... Baştan çıkarıcı klipler, uyarıcı
filmler, cinsellik yüklü diziler, çıplaklığa çağıran
reklamlar, beyinde ergenliği erken uyandırıyor,
cinselliğin keşfini
hızlandırıyor. Özellikle
varlıklı kesimden gençler, lise çağında, özentiyle büyük
ve seksi görünme derdine düşüyor. Karşı cinsi de sadece
bir seks nesnesi olarak
görüyor. Anneleri mi?
Onlar da kızlarının ponponlu çorapları ve lastik
ayakkabılarıyla genç görünme
çabasında... Küçükler
büyük, büyükler küçük görünmek için yarışıyor
adeta... Kimseyi suçlamayalım;
bu tablo bizim
eserimiz: İyi bir kalça
sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla
prim yaptığı bir ülkeden ne bekliyordunuz ki? Kafasını
çalıştıranların kafasını koparırken, kalçasını
çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda nasıl
çocuklara "Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt" öğüdü
verebiliriz ki? Yasak
çare değil...Beyin
faaliyetine itibar kazandırmaya ve öncelikler konusunda topyekün bir hesaplaşmaya ihtiyacımız
var.
(MİLLİYET:Can Dündar
)
BATIDA SOSYAL DEPREM
.AVRUPA’DA EVLİLİK DIŞI ÇOCUK SAYISI:DANİMARKA %
48,İNGİLTERE 5 30 , ALMANYA % 18 , FRANSA %
14’TÜR…
. İSPANYA’DA İLKOKUL 4 VE 5. SINIF ÇAĞINDA 80 BİN
KIZ ÇOCUĞU HAMİLE
BIRAKILMIŞTIR
. BOŞANMA ORANI RUSYA’DA % 33, İNGİLTERE2DE % 32
,FRANSA’DA % 19’DUR
.ANNE BABASI İLE BERABER
YAŞAYAN AİLE SAYISI DEVLETİN SAĞLADIĞI EKONOMİK
TEŞVİKLERE, VERDİĞİ ÖZEL İZİNLERE RAĞMEN AVRUPA’DA % 8
‘DİR.
.ZAMANIN BAŞKANI
CLİNKTON’UN 15 DANIŞMANI EŞCİNSELDİR.ABD’DE 20 MİLYON
EŞCİNSEL VARDIR. BU DA NÜFUSUN %
10’UDURBU ORAN YUNANİSTANDA % 17 ‘DİR YANİ ALTIDA
BİRDİR.
AİLESİ İLE İLGİLENMEYEN
AVRUPA HALKI ŞU AN KEDİ KÖPEK BESLEMEYE ADETA MAHKUM
OLMUŞLARDIR !
Not: Amerika'da her
90 saniyede bir kadın tecavüze uğruyor. (Us Department of Justice 2000 verilerine göre) 2003 yılı İngiltere Suç Araştırması
verilerinde 754 bin kadın en az bir kere tecavüze uğramış bulunuyordu ve
İngiltere'de her gün 167 kadının tecavüze uğradığı belgelenmiş durumdaydı.
Rakamlar geçen birkaç yıl içinde eksilmedi, daha da arttı.
( Zaman:16.04.08)


BİZDEKİ BATICI PEZEVENK VE FAHİŞELERE DUYURULUR
ABD
,sex bataklığına sürüklenebilecek gençleri evlilik
öncesi ilişkiden korumak için yılda 117.000.000 $
harcıyor , önümüzdeki yıl bu para 135.000.000$2a
yükseltilecek
( Vatan Gazetesi : 09.09.2003)
: DSP-MHP-ANAP KOALİSYONUNDA SAĞLIK BAKANI OSMAN
DURMUŞ'A GELEN HEMŞİRELER BİRLİĞİ BAŞKANI KADIN "
EVLİLİK ÖNCESİ KIZLARIN CİNSEL DENEYİM KAZANMALARI (!)
GEREKTİĞİNİ İLERİ SÜRMÜŞTÜ ...!

SEVGİLİM OLUR MUSUN?
Sinema hayatın ekrana yansımış halidir,
tanımından hareket edersek;
Saat :16.15, e2 adlı TV'de bir dizi - 07.05.08-:
Adam kadına yaklaşıyor ve titrek ses tonu ile sorar: "
Sevgilim olur musun?"...Bu ne demek :" Bir kaç ay seni
kullanacağım sonra başka bir sürtüğe yanaşacağım, seni
kullanılmış mendil gibi atacağım..." Peki bir kadın bir
kaç erkeğin böyle orta malı olup, yaşı 35'e dayanınca ne
olacak...35 yaşındaki erkekler lolitalara yönelirken,
kullanılan kadınlar artık teklif alacakları erkekte
bulamayacaklardır...Yani sistem kadınların
vücutlarının sömürülüp atılmaları üzerine
kurulmuştur!Anlayana..veya bizzat yaşayana dek...!Bir
gecelik kadınların aranıp kullanıldığı barlar konusuna
hiç giriş yapmıyoruz.Oraları zaten çağdaş-beleş pezevenk
ve sürtük buluşma noktaları olmuştur!...
EY HANIMLAR...GÖRÜN SİZE KURULAN CANAVARCA TUZAĞI
VE UYANIN!!!
Ayıp yorgan altından çıktı
Bir zamanlar 'yatak altına' gizlenen, hatta insanları
utandıran "porno" artık günlük yaşamın göz önünde
yaşanan sıradan bir parçası haline geldi. Özellikle de
görselliğin ön plana çıktığı işlerde cinsellik prim
yapıyor. Doğal olarak bunu kullanan insanların sayısı da
giderek artıyor (Hürriyet
:04/06/2007)
AMA
OKULDA BİR KAÇ KIZ DEPODA NAMAZ KILINCA İRTİCA
OLUR..PORNO'YA SERBEST IKI KIZIN NAMAZI YASAK!- MURACAAT:
ISLAM VE MEDYA BASLIKLI YAZI




Şenay Akay'dan inanılmaz itiraf! Anadan doğma soyup
inceliyorlar Uygulama ne mi?
...modacıların defilelerine çıkmak isteyen mankenler, cast görüşmelerinde çırıpçıplak soyuluyor.
Modacı, elbiselerini
taşıyacak kişileri seçerken anadan üryan kalan mankenlerin vücutlarını böyle
inceliyor.Şenay Akay'ın anlattığına göre bunu yapan sadece
modacılar değil. Aynı şekilde fotoğrafçılar ile moda
sektöründeki benzer işleri yapanlarda mankenleri çırılçıplak soyup, inceliyor.ÇIPLAK İNCELEMENİN NEDENİ? Çırıpçıplak incelenmeyi doğal sayan Şenay Akay,
bu uygulamanın gerekli olduğunu savunuyor...KULİSTE DE ANADAN ÜRYAN!
Yine öğreniyoruz ki mankenler için bu uygulama gayet
doğal. Dahası hiç biri rahatsızlık duyulmuyor. Çünkü aynı şekilde,
erkek
mankenlerin de olduğu kuliste anadan üryan soyunuyorlar.Şenay
Akay anlatmaya devam ediyor; "Benim çalıştığım kişiler son derece profesyonel
insanlardı. Ben hiç bir zaman bana et gözüyle bakıldığını görmedim. Ben mankenim
ama elbisemle bana bakın diyemezsiniz. Kuliste de
anadan üryan kalıyorsunuz giyinip soyunurken. Erkek mankenler de
var. Ama orada herkes işini yapıyor. Profesyonel bir gözle bakıyor.
Sonuçta ben sokakta çıplak dolaşmıyorum, işimi
yapıyorum. (Genelevde çalışanlarda dışarıdan
çıplak dolaşmıyor..Ama önemli olan yapılan mesleğin (!)
ahlak ile ilişkisi veya ahlaksızlıkla bağlantısı!)
(6 Temmuz 2007)
Fuhuş ve
sonu !
| |