|
40 Yıllık Proje !
Mahalli, “ABD elini kirletmiyor. Bizi birbirimize vurdurtuyor”...
Akşam Gazetesi Yazarı Hüsnü Mahalli, Türkiye-Suriye yoğun gündemiyle ilgili
çarpıcı açıklamalar yaptı.
Suriye'de krizin temelinde, İsrail'in gizli İran senaryosu olduğuna dikkat
çeken Mahalli, Suriye ordusunun zayıflaştırılmadan İran'a girilemeyeceğine
dikkat
çekerek, sonunda büyük balığın Türkiye olduğunu
vurguladı.
“Irak'ta Amerikan işgali oldu ve 8 yılda 1 milyon insan öldü. Bunları
Amerikalılar öldürmedi. 150 bini belki ama geri kalanı Şiilerin, Sünnilerin
birbirini boğazlamasından kaynaklanıyor” diyen Mahalli, “ABD elini
kirletmiyor. Bizi birbirimize vurdurtuyor” şeklinde konuştu.
Ortadoğu'daki sorunun kıskançlıktan başka bir şey olmadığını ifade eden
Mahalli, Amerikalılar ve Avrupalıların hedefinde tarihimizin yok edilmesinin
yattığını belirtti.
Libya, Irak ve Mısır'daki olayların hemen sonrasında tarihi müzelerin talan
edildiğini hatırlatan Mahalli, “Amerikalılar ve Avrupalılar baştan beri
katil… Bunlar beynimizdeki tarihi yok ettiler, etmeye de devam ediyorlar”
diyerek, yeni toplumun da boş ve seviyesiz eğlence yarışma programlarıyla
uyuşturulduğunu kaydetti.
Esad'ın kolay kolay gitmeyeceğini açıklayan Mahalli, İsrail'in Türkiye'den
özür dileyeceğini ve tazminat ödeyeceğini, Gazze'ye ise ambargoyu
kaldırmayacağını söyledi.
Mahalli ayrıca Suudi Arabistan ve Katar'ın Türkiye'ye kazık atacağı
uyarısında bulundu
İşte Yazar Hüsnü Mahalli'nin sorularımıza verdiği cevaplar:
- Ortadoğu'da olan tüm bu olaylar, Arap dünyasının karışmışlığı bariz
Amerika'nın oyunu... Kardeşi kardeşe küstürüyorlar kısacası… Büyük Ortadoğu
Projesi'nde NATO'nun bünyesine yeni üyeleri katacak olması ve bunu da tek
başına yapamayacak olması ve Arap dünyasında iş karışıklığını yavaş yavaş
ortaya çıkartıp müttefikleriyle de bu işi rahatça yapabilecek olması… Bir
sürü daha maddeleri ekleyebiliriz…
Sırf küstürme değil, kırdırdılar. Kardeş kardeşe küser, sonra da barışır;
ama kırdırırsanız o tehlikeli olur. Başını Amerika'nın çektiği o batı
dediğimiz o blok, aslında bunu şimdi yapmıyor. 1000 yıldan beri yapıyor.
Haçlı seferlerine kadar bunu götürebiliriz. İşte petrol var, bu yüzden Batı
bu coğrafyayı istiyor bu bir kere palavra, yani Haçlılar buraya geldiğinde
petrol yoktu. Hatta, bir petrol varsa petrolü de cebe indirme konusu,
parasını almak harca-borca sonra Avrupa'da Amerika'da olduğu gibi sistemi
çökünce, bu işin başka bir hikâyesi ama Batı her zaman bu coğrafyayı ve bu
coğrafyanın tüm halklarını Sünnilerini, Şiilerini, Alevileri, Dürzileri,
Hristiyanları, Ermenileri, Kürtleri, Arapları, Acemleri ve Türkleri
birbirine kırdırmak için çok güzel plan ve proje yapıyor.
ÇOK GÜZEL KIRDIRIR
Bunların büyük bölümü de her zaman başarılı oluyor, başarılı olmasının sırrı
Batı'nın ve batılıların başta Amerikalıların başarılarının sırrı zeki
olmaları değil; bunun sırrı ve gerekçesi bizim kendi aramızda bizim derken,
bu coğrafyadaki tüm halkları kastediyorum. Kendi içimizde çok satılmış, çok
dönek, çok yalaka, çok üçkâğıtçı, çok sahtekâr, çok işbirlikçi insanın
olmasıdır. Bu gazetecide, politikacıda, sivil toplum örgütü de, televizyoncu
da olabilir aklınıza gelen tüm insani kesimler… Hepsinde tüm bu söylediğim
kesimlerden bolca bulabiliyoruz. Batının gücü budur; yani eğer bizim medyada
örneğin yüz gazeteciden 80'i batı işbirlikçisi ise yapacak bir şey yok; veya
100 gazeteciden ya da akademisyenden 50 'si Amerikan düşüncelerini
pazarlıyorsa ve onları savunuyorsa söylenecek bir şey yok. Ya da 100
televizyondan bunların 50'si Batı'nın siyasal, ekonomik, askersel, kültürel,
sosyolojik, psikolojik projelerine hizmet edecek şekilde programlar
yapıyorsa ve halkı kandırıp aldatıyorsa ve halkı beyinsiz, kültürsüz,
ilkesiz hale getirecek şekilde yayın yapıyorsa o zaman yapacak bir şey yok.
Batı'yı suçlamanın anlamı yok. Batı sizi de beni de Ahmet'i de kullanır ve
bizi de birbirimize çok güzel kırdırır ve kırdırıyor da zaten, bu ilk defa
olmuyor.
LİBYA'DA 500 MİLYAR DOLAR ZARAR VAR
Irak'ta Amerikan işgali oldu ve 8 yılda 1 milyon insan öldü. Bunları
Amerikalılar öldürmedi 150 bini belki ama geri kalanı Şiilerin, Sünnilerin
birbirini boğazlamasından kaynaklanıyor.
Bugün Türkiye'de Kürt sorunu dediğimiz sorundan, PKK meselesinden dolayı 60
bin kişi ölmüşse bu bir kırımdır, birbirimizi öldürüyoruz. Irak'ta da aynı
şey, Suriye'de de aynı şey. Kaddafi'yi gönderdik, Kaddafi'ye diktatör dedik.
Gönderdik 50 bin kişi öldü, 500 milyar dolar zarar var. Mısır'da Hüsnü
Mübarek gitti, 40 bin kişi öldü ondan önce Müslüman – Kıpti –Hristiyan
çatışmasında 50 kişi öldü ve bunlar devam edecektir. Demokrasi tümüyle
palavradır.
- Müslümanlar uyutuluyor resmen yani…
Onlar için fark etmiyor, bu coğrafyada yaşadıktan sonra Hristiyanlar da,
Dürziler de, Şiiler de uyutuyorlar… Hepsini uyutuyorlar. Yani Irak'ta
binlerce insan öldü ama umurunda bile değil bu coğrafyanın insanı olduğum
için bu benim işime yaramaz.
- Nedir bu coğrafyadan çekemedikleri?
Kıskançlık başka bir şey değil. Çünkü dünyanın bütün tarihi, kültürü,
peygamberleri bu coğrafyada... Yani bir tane peygamber Nevada çölüne gitmiş
mi? Ya da Sibirya ya da Avusturya'ya Viyana'da bir tane peygamber tesadüfen
geçseydi olmayacaktı ama bütün medeniyetler Haramiler, Kenaniler,
Finikeliler, Hititler, Asuriler bütün medeniyetler burada olmuş. Yani İran
dediğimiz yerin tarihi 4- 5 bin yıllıktır. Bağdat 1700 yıl önce şehir olarak
vardı, diğer kentlerini söylemiyorum. Bir de Bağdat düştüğü gün ilk
yaptıkları şey müzeyi talan etmek. Trablus'ta ilk yaptıkları şey Trablus
müzesini talan etmek… Kahire'de ilk Kahire Müzesi'ne saldırdılar. Niye?
Tarihi yok etmek istiyorlar, zaten beynimizdeki tarihi yok ettiler.
AMERİKA VE AVRUPALILAR BAŞTAN BERİ KATİL
Çünkü biz artık okumuyoruz, halk okumuyor, insanlarımız cahil…
Televizyonlarda sürekli acayip programlar var. İnsanları salak yapmak
istiyorlar. Bu büyük bir projedir, tesadüf değildir. Bunun tesadüf olduğunu
söyleyenler geri zekâlıdır. Bu büyük ve 40 yılık bir projedir. Batı'nın bu
coğrafyaya pompaladığı büyük bir projedir. Şimdi Batı'yı düşünecek olursak,
Amerikalılar, Kızılderilileri kestiler, film yapıp bize gösteriyorlar. Biz
ne yapıyoruz, beyaz adam dediğimiz o Amerikalı filmin zor bir sahnesinde
gelip kızı kurtardığında; 'bizim adam geldi' diyoruz. Kim bizim adam? O
beyaz adam gelip Kızılderilileri öldürdüğünde biz seviniyoruz. Öyle bir
psikolojiyle bizi büyüttüler. Böyle bir şey olabilir mi? Bize bir zamanlar
medeniyet getiriyorlar oysa kendilerinin tümü katil. Amerikalılar,
Avrupalılar baştan beri katil.
SEN AŞAĞILIK BİR TOPLUMSUN
Ve 2.Dünya savaşında tüm insanlık birbirini boğazladı. Bunlarla mı insanlar
haklarını kriterlerini koruyacak? Ama maalesef onlar bize bu üstünlüğü
sağlamış durumda… Kopenhag Kriterleri, ne kriteri sen aşağılık bir toplumsun
her şeyinle, sen bana kriter koyamazsın sen daha yokken ben o kriterleri
koydum. Müslüman, Hristiyan olarak koydum bu coğrafyada yaşayan olarak
koydum; ama sen onları öyle bir hale getirdin ki şimdi onları kriter diye
söylüyorsun ve bu kriterler aslında İsrail'in kriteri Batı'nın değil.
İsrail'i bu coğrafyada sonsuza dek egemen kılmak için yapılan her şeydir. Bu
coğrafyada gördüğünüz her şey İsrail içindir.
SURİYE ÇÖKMEDEN İSRAİL İRAN'A DOKUNAMAZ
- Şu sıralar İsrail-İran savaş senaryoları gündemde... Sizce bir
harekât olur mu?
İran'a yönelik bir saldırı söz konusu olamaz, şöyle ki olamaz. Suriye'yi
çökertmedikleri sürece olamaz yani bugün Suriye'ye yönelik gördüğünüz bütün
bu tezgâhın özünde hedef İran'dır. Çünkü İran, İsrail'e sınır değildir.
Suriye İsrail'e sınır, coğrafi anlamda söylüyorum. Lübnan İsrail'e sınırdır,
coğrafi anlamda söylüyorum. Suriye'de güçlü bir ordu kaldığı sürece bunu
yapamazlar. Bu oyun Suriye ordusunun zayıflatılmasına yöneliktir ve onu
meşgul etmeye yöneliktir. Niye? İsrail için bir tehlike olmasın diye… Ondan
sonra İran gündeme gelebilir. Suriye ayakta kaldığı sürece İran'a kimse
dokunamaz çünkü Suriye ayakta kaldığı sürece güçlü bir şekilde İran'a kimse
dokunamaz. Çünkü Suriye ayakta kaldığı sürece Lübnan'daki Hizbullah ayakta
kalacak demektir. Ve Lübnan'daki Hizbullah Suriye için büyük bir tehlikedir.
Yani İsrail hiç kimseden korkmaz, Hizbullah'tan korktuğu gibi… Bir Hizbullah
için 6o bin kişi ölümü göze almış militanları vardır. Bu militanlar İsrail'i
her an haritadan silebilecek kadar güçlü ve eğitimlidir. Onun için Suriye
çökmediği sürece İran'a dokunulmaz. Suriye ve Hizbullah birlikte olduğu
sürece hiç kimse bu coğrafyada savaşı göze alamaz. Onun için hedef Suriye'yi
içerden çökertmektir.
- Türkiye-Suriye arasında çok iyi bir gidişat vardı. 9 yıldır ortak
yürütülen projeler var. Vizeler kaldırıldı. Ne oldu da bir anda Türkiye-
Suriye birbirine meydan okumaya başladı. Başbakan'ın açıklamalarına
baktığımızda çok sert bir tavır görüyoruz. Esad onun kardeşi gibiydi…
Sayın Başbakan'ın ve Cumhurbaşkanı'nın gündeminde şu var. Esad'a 'operasyonu
yap' dedik, o da yapmadı onun içinde biz de kızdık. Şimdi yüzde yüz haklı
olabilir bu söylem. Ama Suriye'deki demokrasi Türkiye'nin derdi midir? Orası
bağımsız bir devlettir; o zaman git Rusya'ya da söyle. Rusya'da Çeçen
halkını boğazladı. Niye Putin'e demokrasi yap demedi? Niye 'vazgeç
Çeçen'den' demedi… Çinlilerde aynısını yaptı Uygurlara. Bu coğrafyada bir
sürü diktatörlükler var Pakistan'da da Hindistan'da da, Katar'da da var; o
zaman onlara da söyle!
Yani yalnız seçimle geldiği için mi demokrasi? Yani Amerikan yönetimi bir
demokrasi midir? Amerikan seçimlerinde seçime katılma oranı her zaman yüzde
50'dir. Yüzde 50'nin yarısını alan cumhurbaşkanı olur. Yani yüzde 25'tir.
Amerikan halkının yüzde 25 'i ile seçilen Bush, 2 ülkeyi işgal etmiştir ve
1,5 milyon insanı öldürmüştür. Bu bir demokrasi midir? Demokrasi adına gidip
de insanları öldürmek midir? Ben böyle demokrasi istemem, seçim benim derdim
değil. Ya da Berlusconi 2 trilyon avro devleti borçlandırdı, sonra istifa
etti ve ülke çöktü. Tıpkı İspanya ve Yunanistan'da olduğu gibi yani
demokrasiyle geliyorsun milletin anasını ağlatıyorsun sonra gidiyorsun. Ne
güzel!
KADDAFİ KİMSEYE SALDIRMADI
Berlusconi ile Kaddafi arasında ne fark var? Bir tek o diktatördü, o seçimle
gelmedi diğeri seçimle geldi. Ohh ne güzel! Ben Berlusconi'nin daha kötü
olduğunu düşünüyorum; çünkü o bir emperyalisttir. Kaddafi hiç kimseye
saldırmadı. Halkına karşı kötü olabilir ki orası da tartışmalıdır. Ama
emperyalist bir ülke değildir. Kimseye saldırmadı, kimseyi işgal etmedi,
kimseye savaş ilan etmedi. Ya da Mübarek ya da Tunus'taki Bin Ali
diktatördü. Ben böyle bir demokrasi tanımına ve kriterine karşıyım.
Dolayısıyla hikâye demokrasi değildir. Hikâye, Batı bu coğrafyadan nefret
ediyor, kıskanıyor bu da sonunda cinayete kadar götürüyor işi. Cinayet
dediğimiz şey bizi öldürmesi ama kendisi de tenezzül etmiyor, kendi elini
kirletmiyor. Çünkü bizi kirli malzeme olarak gördüğü için kendisi
öldürmüyor, birbirimize öldürtüyor. 'Birbirinizi boğazlayın, ben de sizi
seyredeyim' diyor. Mısır'da olduğu gibi, Kaddafi'de olduğu gibi,
Afganistan'da, Pakistan'da olduğu gibi…
- Türkiye büyük balık teziniz vardı bunu biraz açabilir miyiz?
Kesinlikle… Türkiye büyük balık… Çünkü diğer ülkelerin bir değeri yok
Türkiyesiz. Yani Türkiye İran'a, Irak'a, Suriye'ye sınır olmasa Türkiye beş
paralık bir ülkeydi. Ama Türkiye, Osmanlı gibi devletin bin yıllık mirasçısı
olduğu için, etrafında Rus İmparatorluğu olduğu için Greklerin Romalıların,
Acemlerin olduğu için devamı olan halklar ve ülkeler olduğu için Türkiye
önemlidir. Bugün Türkiye ile Suriye arasında 9 kilometre sınır olduğu için,
Erdoğan bu kadar bağırıp çağırıyor. Niye Batı, niye Sarkozy demiyor ki
bunları? Umurunda bile değil Sarkozy'nin… Nasılsa ben Türkiye'yi oraya
saldırttırırım ve biter. İngiliz Başbakanı Cameron'un ya da Obama'nın bir
gün çıkıp bir şey dediğini duydunuz mu?
- Dedirtiyorlar mı?
Elbette, belki direkt dedirtmiyorlar ama öyle bir halde gaz veriyor ki;
Allah Allah deyip gidiyorsun. Çünkü bir daha söylüyorum adamın derdi
kırdırtmaktır. Türkiye'yi Suriye'ye, Suriye'yi İran'a, Acem'i Araba, Arap'ı
Kürde... Bu ilk defa değildir, yüz yıldır böyle. Biz her şeyi unuttuğumuz
için; okuma, tarih, anlama, algılama sıfır. Böyle olunca tabi ki bunlar
oluyor. Bugün Suriye dağılsa ilk etkilenecek olan ülke Türkiye'dir. Amaçları
da odur Suriye'deki dağılma iç savaş Alevi – Sünni çatışmasının ilk
yansıması Türkiye'de olacaktır. Çünkü Türkiye'de 15-20 milyon Alevi var. 2.
Etkileme Kürt meselesidir. Kamışlı'da bir operasyonla oradaki Kürtler
ayaklandırılırsa oradaki özerklik ilan ederse ve yanda da Kuzey Irak Devleti
varsa; tabi ki kim etkilenecek en güneydeki…
Suriye'deki Kürtler içinde en etkili örgütte PKK'dır. Suriye olaylarında bu
iki nedenden dolayı ve diğer farklı nedenlerden dolayı Antalya'ya bir tane
turist gelir mi? Bugün Arap ülkelerine milyarlarca dolar mal satıyorsun, bu
mal nerden gidiyor? Hepsi kara yolu ile Suriye üzerinden gidiyor. Bugün Arap
ülkelerinden buraya milyonlarca turist geliyor, eğer savaş olursa bir tane
turist gelir mi?
Batı etrafını çökerterek böyle ele geçirmeye çalışıyor, zayıflatmak istiyor.
Bu savaşa taraf kılmak istiyor. Tarihi bir hesaplaşmaya götürmek istiyor.
Taa, Safeviler, Osmanlı'lar meselesine… Daha geçen sene yazmıyor muydu? Yeni
Osmanlı'lar. Hem de geçen sene, 20 sene değil o kadar olsa biz unuturuz. Biz
de onun, burada kavgasını veriyorduk; yok öyle bir şey diye. Şimdi öyle bir
hale geldi ki biz öyle demeye başladık, 'Osmalılık yapıyor Türkiye' diye…
Ama onlar yaptırıyorlar.
- Başbakan'ı o şekilde görüyorlar Ortadoğu'da?
Görüyorlar değil; göstermek istiyorlar. Öyle hissettirmek istiyorlar. 'Ben
yeni Osmanlıyım her şeyi yaparım, ben giderim, ben gelirim' havasına sokmak
istiyorlar. Time niye kapak yapar ki?
- Peki, Türkiye zafer sarhoşu mu?
Yani henüz zafer sarmış değil, gaza gelmekle zafer elde edilmez.
Televizyonlarda reyting diye bir şey var. Eğer bugün zafer varsa, çıkar
Başbakan, 'Suriye gitsin' der, ya da Irak'a gitsin. Elli tane anlaşma
imzalandı geçen sene bu olaylar olmadan önce. Sınırlar kalkmış birleşiyordu.
Lübnan ile Ürdün ile ne oldu? Birleşiyorlardı.
Yani yalnız ve yalnız bu ülkelerdeki İslamcıları kazanmak ya da Erdoğan'ın
fotoğrafını taşıtmak ile olmaz. Eğer siz dost olmak istiyorsanız halklarla
daha samimi olacaksınız. Yalnız Müslüman kardeşlerle olmaz. Suriye'de yüzde
15 Alevi, yüzde 15 Hristiyan, yüzde 10 Dürzi, yüzde 10 Kürt var. Hepsiyle
dost olmak gerekir.
Nitekim de böyleydi, bu işler bu hale gelmeden önce… Sayın Başbakan, Sayın
Cumhurbaşkanı, Esad ile dostken herkes Türkiye'yi seviyordu. Kimse de
demiyordu Erdoğan Müslüman kardeş, çünkü dostuz. Şimdi git bakalım Suriye'ye
birisi sana Türkiye'yi seviyorum desin. Mümkün değil; diyen de tekrar
söylüyorum İslamcılardır. Hatta İslamcıların bir kısmı diyelim. Suriye'nin
tümü Sünni, Suriye'de bir tane gösteri yapılmıyor.
NEDEN KURTLAR VADİSİ İZLENİYOR?
Niye Türkiye sevilirken bir bütün olarak seviliyor. Tüm Arap ülkelerinde
özellikle Suriye'de Irak'ta, Ürdün'de, Filistin'de neden Kurtlar Vadisi
izleniyor. Çünkü Türkiye presfektifi çiziyor. Genel görüntünün perspektifi
olduğu için izleniyor. Tıpkı Aşk- Memnu dizisini seyrettikleri gibi, çünkü
orda da bir Türkiye presfektifi görüyorlar. Hatta çok tartışıldı Arap
âleminde, bana soruyorlardı hatta herkes herkesle yatıyor mu? Çok
tartışıldı…
ESAD KOLAY KOLAY GİTMEZ
- Peki, ne olacak? Türkiye-Suriye ilişkileri nasıl olacak? Esad
gidecek mi?
Esad kolay kolay gitmez. Esad ancak Türkiye'nin taraf olduğu bir iç savaşla
Esad zayıflatılır. Bu da iç savaş demektir, iç savaşı kim kazanır? Nasıl
kazanır? Ne kadar sürer? Bunu bilemem… Yani işte Bosna'da hep beraber
yaşadık o iç savaşı. Yani o iç savaşta İran, Hizbullah ve başkaları taraf
olur, onu bilemem ama Batı onun peşindedir. Batı onun projenin alt yapısını
hazırlıyor. Bu ne kadar başarılı olur, onu bilemem. Ama fotoğraf ona doğru.
Tabii bir şey olmazsa Rusya, Çin bu işin tarafı, Batı bir sürü pislik oyunun
içinde.
ESAS HEDEF TÜRKİYE
Ben esas hedefin Türkiye olduğunu düşünüyorum. Suriye'yi çökertip, Irak'ı da
bu işin içine katıp, yani Irak'ta ki Sünni–Şii çatışması yetmedi, birazda
Alevi Sünni savaşı peşindeler. Alevi-Sünni savaşı çıkarsa Suriye'de ilk
etkilenecek olan Alevi'ler, Hatay'da ki Alevilerdir.
- Dersim'i buna mı bağlıyorsunuz?
Evet. Ben iç-dış politika meselesi olarak görmüyorum. Birileri provoke etti.
Alevi meselesini tekrar fokurdatmak için. Suriye'deki Alevi-Sünni
çatışmasına yardımcı olsun diye. Belki birkaç yıl sonra da olsa Alevi
meselesinin Türkiye'de gündeme getirileceğine ön zemin hazırladığını
düşünüyorum. Bence bu tartışma onla ilgilidir. Bu yetmezse de esas mesele
Osmanlı'nın 1700' lü yıllarda imzaladığı Kasr-ı Şirin antlaşmasının
rövanşının alınması… Osmanlı Acem savaşı peşinde olduklarını düşünüyorum.
BU İKİ ÜLKE TÜRKİYE'YE KAZIK ATACAK
- Bir televizyon programında Suudi Arabistan ve Katar'ın Türkiye'ye
kazık atacağını söylemiştiniz?
Şimdi, Suud ailesinin tarihine bakacak olursanız, nasıl bu ailenin kral
olduğunu görürsünüz ve Osmanlı'ya nasıl kazık attıklarını ve Katar'daki
Hamed ailesinin nasıl Osmanlı'ya düşman olduğunu tarih boyunca; siyasal
anlamda, mezhepsel anlamda, dini anlamda…
İkincisi bu iki ailenin asla özgür iradelerinin olmadığını ve Amerikan uşağı
olduğunu görürsünüz. Bir araştırın bunların nasıl Amerikan hatta İsrail
kölesi olduklarını görürsünüz. Onlar mutlaka Türkiye'ye kazık atacaklardır.
Nasıl 1991'de Bush, rahmetli Özal'ı kandırarak, ' Irak'a gir. Sana Musul'u
ve Kürdistan'ı vereceğiz' deyip, Türkiye'ye kazık attıysa ve bu çekiç güç
bir araya gelip 12 yıl burada kaldıktan sonra K.Irak'ta bir Kürt devleti
kurulduktan sonra aynı şekilde, bu iki ülke Türkiye'yi gaza getirip parayla
pulla, uygun bir zamanda da Türkiye kazık atacaklardır. Türkiye'yi ister
Kürt meselesinde, ister Alevi meselesinde, ister başka bir meselede ciddi
bir şekilde rahatsız edeceklerini hep beraber göreceğiz.
- Türkiye–İsrail ilişkilerinin geldiği nokta ve sonrası ne olacak?
Ben Türkiye İsrail ilişkilerinin, Türkiye bugün ki politikalarını devam
ettirdiği sürece yani; Suriye karşıtlığı, Amerika ve Batı'yla birlikte bu
oyunun içinde Türkiye devam ederse bu şekilde; İsrail ile er ya da geç dost
olmak zorundadır.
- Birkaç gün sonra açıklanacak demiştiniz?
Evet, ben Mavi Marmara sorununun biteceğini ve İsrail'in Türkiye'den olarak
özür dileneceğini, farklı bir formülle tazminat ödeneceğini, Gazze'ye
ambargo kaldırma şartından vazgeçeceğini ve böylece Türkiye–İsrail
ilişkilerinin yumuşayacağını düşünüyorum.
- Yani 3 şartından 2 şartını kabul edeceğini mi düşünüyorsunuz?
Evet, Türkiye Gazze olayından vazgeçecek, öyle bir beklenti içindeyim. Çünkü
siz hem Suriye'ye saldıracaksınız ve Suriye'nin bölgedeki tek düşmanı olan
İsrail ile de kavgalısınız. Hem Suriye hem İsrail ile kavga olmaz, birisiyle
olursunuz. Kaldı ki baskı var; hem Amerika'dan hem Katar'dan İsrail ile dost
olun diye. Dolayısıyla böyle bir sürecin olacağını düşünüyorum yakın bir
gelecekte.
Türkiye, batı Türkiye'yi tümüyle kendi kampına çekme peşindedir. Şu anda
Türkiye'de Sayın Başbakan ve Sayın Cumhurbaşkanı'nın ne kadar uyumlu bir
halde çalışıp çalışmadığını bilemiyoruz.
Ayrıca bu oyunun ne kadarında ve ne kadar sürede oyunun içinde olup
olmayacağını bilmiyoruz; ancak Batı bu arzusundan asla vazgeçmeyecektir.
Büyük oyun budur. Bir daha söylüyorum büyük balık Türkiye'dir ve mutlaka
Türkiye'yi oltanın ucunda tutmak isteyecektir. Oltaya geldiği andan
itibaren, zaten kımıldayamıyorsunuz; çünkü kımıldadığınız anda olta sizin
her tarafınızı parçalıyor. Onun için oltaya geldiğiniz anda sessiz
kalacaksınız.
Batı hep böyle yapar, tarih boyu hep böyle yapmıştır. Mübarek'e yapmıştır,
Saddam'a yapmıştır, İran Şah'ına yapmıştır…
- AB'den vazgeçti ama Türkiye…
AB zaten hiçbir zaman Türkiye'nin gündeminde olmamıştır. Bütün bu 50 yıllık
süreç senaryonu ötesine geçmemiştir. Önemli olan Türkiye–ABD ilişkileridir.
AB ilişkileri asla önemli değildir bunlar detaydır.
Yani dandik Bulgaristan'ı alıyor seni almıyor. Hırvatları alıyor, seni
almıyor. Sırpları alacak yakında daha ne diyeyim. Biz hala Batı AB kavramıyla
konuşacaksak, bunlar bence eğlence için Türkiye'nin gündemine oturtulan
konulardır. Samimi ve stratejik konular değildir. Hatta değer denilen şey
NATO'dur. NATO-AB ile asla evlilik masasına götürmeyen bu flörtü
kullanacaklardır. Bunu yaşatacaklardır. Nasıl bir genç kızla eğlenirsin,
gezersin sonra 50 yaşına gelince hadi güle güle dersin. Batı Türkiye'ye bu gözle
bakıyor. Türkiye'nin bu ilişkiden de doğal olarak ekonomik çıkarı olmuştur.
Başka çıkarı olmuştur yani karşılıklı; cinsel ilişkide de tek taraflı tatmin
olmaz bu da böyle bir şeydir. (26
Kasım 2011 ) |