LE MUSİUNE:
genişletmek
LE MUSİUNE –zariyat(51)-47
;Genişletmek....mus kelimesi takat anlamında ki “vüs” kelimesinden
türemiştir.Arapça da genişletmek,yaymak,yükseltmek manasındadır (arap
dili ve edebiyatı).Şimdi bu kelime 2 teşekkülden mana ihtiva eder.birincisi;
genişletmek…./musiun.İkincisi ise; esmaul Hüsna da ki
Allahın sıfatlarından ; rızık veren …/el-musiune.Geniş kudret
manası ….eyd ‘dir..ancak ayette Vessemae benayneha bieydin ve inne
le musiune …./zariyat 47 Vessemae =”göğü” benayneha=”bina ettik”
bieydin=”kuvvet-kudret” ve inne=”gerçekten biz” Le musiune=”elbette
genişletenler”..
Buradan da görüleceği gibi eyd kelimesi
göğü kudretle bina ettik anlamında varken; bir de le musiune
olarak genişleten var.buradaki arapça sıralama ve arap dilinde son
eylem faktörü sonda yer alırken,eyd kelimesinin sonda olması
imkansızdır.bu halde eyd kelimesi zaten musiune kelimesinle
yakından uzaktan alakası olmamaktadır.o halde musiun/ kökü
genişlemek manasını ihtiva eder.Yani bazı tefsirlerde yer
alan…geniş kudret /eyd kökü musiune kelimesiyle bağdaşamaz.ve
anlamında ki kök oluşumunda da yer almaz…o halde eyd ve musi
kelimelerie ayrı bir kökün ayrı manalarını telaffuz etmektedir…Bu
konuda tefsirler genişletmek sözünü geçirmektedirler…ve size
itiraz edemeyeceğiniz 1.kaynak ve diğerleri;
Kaynaklar:
1-
Ebussuud tefsiri (şeyhülislam Ebussuud Efendi) Kuran-ı Kerimin
meziyetlerini akli selime açıklanması C.11 syf.5362
2-
Hadıslerle Kuran-ı Kerim Tefsiri-İbni Kesir-Çağrı yayınları c.13
syf.7495
3-
El-Esas Fi’t –Tefsir-Said Havva-Şamil Yayınevi c.14,syf.149
4-
Fahruddin Er-Razi-Tefsir-i Kebir Mefatihu’l-Ğayb-Huzur yayınevi
c20 syf.386-387
5-
Musiune;İslami terimler Sözlüğü-Hasan Akay syf.374
6-
Dini Kavramlar Sözlüğü-Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları syf.474
7-
Tefsir-i Kebir-Mukatil bin Süleyman-İşaret Yayınları-c4 syf.97
8-
Kuran-ı Kerim şifa tefsiri-Mahmut Toptaş-Cantaş Yayınları c7 syf.241
9-
Muhtasar Ruhü’l Beyan Tefsiri-İsmail Hakkı Bursevi-Damla Yayınevi
c8-syf.279
10-
İbn Cerir et-Taberi/taberi tefsiri-c15.syf.395
11-
Beyanu’l –Hak (Kuran-ı Kerimin Nüzul sırasına göre tefsiri)
Prof.Dr.M.Zeki Duman c2 Fecr Yayınları syf.274
12-
Prof.Dr.Süleyman Ateş-Kuran-ı Kerim Tefsiri-Yeni Ufuklar Neşriyat
c3.syf.1609-1610
EVRENİN YARATIŞI KAÇ GÜNDE OLMUŞTUR?
Bu konunumuzda yer,yer ve arası ve göklerin hangi
aşamada yaratıldığını görücez inşallah.inkarcı insanlar bu
ayetlerin tastamam çelişki olduklarını söylemektedirler.ancak
ayetleri her zaman ki gibi parca metoduyla düşündüklerinden,yine
yanılgıya düştüklerini gelin beraber görelim değerli arkadaşlarım.
İlk önce araf süresinin 54.ayetinde :Şüphesiz Allah gökleri ve
yeri altı günde yarattı…(inne rabbekümül’lahülleziy
halakas’semavati ve’l-ardni eyyamin)
arapça terimleri ve Türkçe karşılıkları:
inne=”süphesiz”
rabbekümü=”rabbiniz”-rabbekümü’l-lahülleziy=”rabbiniz Allahtır ki”
halaka=”yarattı”-halakas’semavati=”gökleri yarattı”
ve’l-ardni=”yeri”
fi
sitteti=”altı”
eyyamin=”günde”
Burada ki mana
da,gökler ve yeri yani bütünsel bir kavramla,hepsini 6 günde
yarattığı kavramı işritak eder.dolayısıyla,buradaki gökle yerin
arası kavramını tümevarımsız olarak düşünmek.evrenin bir
tabaka/yer ve arasındaki boşluksuz düşünüp ikinci tabaka/gök
olarak tabir etmemiz gerekecektir.buda mantıksız olur.çünkü gökle
yer kavramı,bütün bir çemberi içine alan kısımdır diye düşünmek
icab etmektedir.Burada ki gün kavramı da yevm kelimesinden gelir…yevm
gün/devir demektir…normalde tefsirciler gün olarak yorumlamışlarsa
da,seyhülislam ebus’suudun tefsirinde bunun yanlış olduğunu ve
dolayısıyla yaratılış safhasında günden bahsetmenin mümkün
olmadığı beyan edilmiştir.Diğer bir ayette şöyle denmektedir;
“fe-kadzahünne seb’a’ semavatin fi yevmeyni ve eha fi külli semain
emraha=böylece onları iki günde yedi gök olarak yarattı ve her
göğe onun emrini vahyetti.” –fussilet süresi 12.ayet. Arapça
terimlerin Türkçe karşılıkları:
Fe
kadzahünne=”onları bitirdi”
Seb’a=”yedi”
Semavatin=”gökler”
Fi
yevmeyni=”iki günde”
Ve
evha=”vahyetti”
Fi
külli=”her”
Semain=”göğe”
Emraha=”emrini”
Fussilet süresinde göklerin yedi gök şekilde yaratılmasını 2
devirde yapıldığı anlatılmaktadır..tüm 6 devirde ki 2 devir yedi
gökün yaratılışı için ayrılmıştır.
Fussilet süresinin 9.ayeti kerimesinde ise şöyle buyrulur:
“Kul e-inneküm le-tekfurune billeziy halak’l-ardna fi yevmeyni=de
ki;yeri iki günde yaratanı siz mi inkar edeceksiniz.Burada ki
halaka’l ardna fi yevmeyni kelimesi 2 devirde yeri yarattı
manasına gelir.Yani yer veya bir başka deyişle canlıların
yaşayabileceği bir ortam,düzlem oluşturulması 2 devirden
bahsedilmektedir.Şimdi can alıcı ayete geliyoruz…diğer ayet olan
fussilet 10 da şöyle buyrulmuştur;“ve cea’le fiha revasiye
min fevkiiha ve barake fiha ve kaddera fiha ekvateha fi erbaa’ti
eyyam=o,yer üzerinde sabit dağlar yerleştirdi,orada bereketler
yarattı ve orada bulunanların rızıklarını 4 devirde takdir
etti.Şimdi burada yer üstü kavramlardan bahsetmektedir.yani yerle
gök arasındaki maddeler..(dağ vb)..burada inkarcılar için bir
çelişki varmış gibi gözüküyor başta…aslında kuranı öylesine okuyan
bir insan içinde bu çelişkidir…hem 6 günde yaratmaktan
bahsediliyor..hemde yer 2 ve ustundekiler 4 ve gökte 2 gunde
yaratılmıs diyor..toplam 8 ediyor buraya bakılırsa..ama
inkarcıların kaçırdığı burada fiziksel bir teorem vardır…Bir örnek
verelim; bütünüyle kafanıza yatıcaktır…vayy bee…bunu hiç
düşünmedik bak diyceksiniz..Şimdi ayetlerde yerin 2 günde ve
üstündekilerde 4 günde yaratıldığı sözde çelişkisine bakalım
arkadaşlar;Şimdi bir satranç tahtasını düşünelim;satranç tahtası
da kuranda
ki yer kavramı olsun…Satranç tahtasının üzerindeki taşlarda ;bütün
canlılar ve dağlar taşlar olsun yani oyunun oynanacağı maddeler…Santanç
tahtası olmazsa,satranç oynanabilir mi arkadaşlar..hayır
oynanamaz..Şimdi gelelim fussilet 10 a –yukarıda bahsettik; ne
diyor ayet;O ,yer üzerinde sabit dağlar yerleştirdi,orada
bereketler yarattı ve orada bulunanların rızıklarını 4 devirde
takdir etti.Yani satranç taşlarının oluşumu 4 devirlik bir
süreçi kapsıyor… bu altını çizdiğim kelimeye dikkat…satranç
taşlarının oluşumunda satranç tahtasıda mevcut mu? Evet tabi
ki..yoksa oyunu boşlukta mı oynayacaksın…işte olay bu; bu 4
devirlik oluşumun içinde yerde var yani satranç tahtasıda mevcut…cunku
ayetin arapçasında kesinlikle yer üstü kelimesi yoktur.bırakın yer
üstü kelimesini yer kelimesi olan ardna kelimesi bile yok...“ve
cea’le fiha revasiye min fevkiiha ve barake fiha ve kaddera fiha
ekvateha fi erbaa’ti eyyamyani ...görüldüğü gibi ayette ardna
kelimesi yok...yani,yer ayrı bir süreç değil..burada ki oyunun
başlayacağı mekan ve oyuncuların oluşumu 4 devirlik bir süreci
kapsar…dağları boşluğa mı dikeceksin..yer olmadan nasıl dikeceksin
dağları…yer olmadan nasıl canlı yaratacaksın…yani düzlem olmadan
nasıl taşları koyacaksın…ateist mantığın anlatımı boşlukta
geziyoruz boşlukta yaşıyoruz manası çıkar o halde…dağları
yerleştirme (revasiye=sabit dağlar) yere olur..yerle birlikte
geçen süre burada 4 devirlik süreyi kaplar…yani 0 devirden
başla…ve dağların dikimine kadar geçen süre burada 4
devirdir..yani yer kavramıda buna dahildir…Secde süresinin 4.
ayetide bunu destekleyen bir ayettir.orada arasındaki kelimesi
beynahumadır…yani yer ve dağların oluşumu birlikte işleyen bir
süreçtir ve 4 devirlik bir zaman dilimini kapsar.yani ayetin
anlaşılmasındaki fiziksel bir teori eksikliğini ateistlere
ispatlamış olduk..
ateizminyalanları
sitesinin admini, troyya