|
·
Sistematik
olarak Kızılderili soykırımını başlatır,
·
1898 'de
Meksika'yı işgal eder,
·
Aynı yıl Küba'ya
girer,
·
1921 'de
Nikaragua'yı işgal eder.40 yıl boyunca terör havası estirtir,
·
1945'te
Japonya2nın Hiroşime ve Nagazaki kentlerine atom bombası atar ve 250.000 kişiyi
vahşice katleder ,
·
1950-53 yılları
arasında yüz binlerce koreliyi katleder,
·
1954'te
binlerce Guatemala'lıyı katleder ,
·
1955'te
Endonezya,Laos,Kampoçya'da çok sayıda CIA operasyonu düzenlenir,
·
1950-59 yılları
arasında Küba'da 60.000 kişi ABD destekli Badista birliklerince katledilir ,
·
1961 'de
domuzlar körfezi çıkarmasını örgütler ,
·
1965'te
Endonezya'da 1.000.000 kişinin katledilmesine sebep olur,
·
Aynı yıl 10.000
kişi Dominikte ABD paraşütçülerince katledilir ,
·
1975'te
Vietnam'dan kovulduğunda ardında milyonlarca ölü ve yaralı,yüz binlerce sakat,on binlerce
tecavüz
olayı bırakır,
·
1970-752te
Kamboçya ve Laos'ta 1.000.000 kişiyi katlederler,
·
1973'te şili'de
CIA darbesi ile 30.000 kişi katledilir ,
·
Arjantin'de
30.000 işbirlikçileri ile 30.000 kişi katledilir ,
·
1983'te
Lübnan'da 14.000 deniz piyadesi binlerce kişiyi katleder ,aynı yıl 6. filo
Lübnan'ı günlerce bombalar,
·
Aynı yıl
Grenada'yı işgal eder ve yüzlerce kişi katledilir ,
·
1986'ta
Libya'yı bombalar ve bine yakın sivili katleder ,ülkeye ambargo uygular ,
·
1989'ta
Panama'ya asker çıkartır ve 5.000 panama'lının ölümüne sebep olur,
·
1991 yılında
Irak'a saldırır ve 100.000 'nin üzerinde Iraklının ölmesine sebep olur.
·
Somali'yi
işgale girişir,
·
İran'a ambargo
uygular,
·
Nikaragua'yı
karıştırır
·
Sadece
1946-1975 yılları arasında 215 kez askeri güce başvurur.Aynı yıllarda insanlığı
19 kez nükleer silah
kullanmakla tehdit eder,
.
Şimdi ise , Irak,
Afganistan'dan sonra İran, sonra Suudiler ve Türkiye - Suriye üzerinde
çalışmalarını (!) sürdürüyor !
Mumbai'nin gerçek suçlusu
*
Mumbai saldırısından Pakistan mı sorumlu? Hayır. Hindistan'ın
Müslüman azınlığına yaptığı baskılar mı sorumlu? Hayır. ABD
hükümeti mi sorumlu? Evet. Mumbai saldırısı için gerekli olan
radikalleşmiş Müslümanlardı.
Müslümanların radikalleşmesi ABD'nin İran'da seçilmiş hükümeti
devirerek yerine Şah'ı getirmesinin; Suudi Arabistan'da birliklerini
konuşlandırmış olmasının; Irak'ı işgal etmesi ve Afganistan'ı da
etmeye çalışmasının ve bu esnada düğünleri, cenazeleri ve çocukların
futbol maçlarını bombalamasının; Müslüman kurbanlarına işkence
uygulayarak hem uluslararası hukuku hem de kendi iç hukukunu ihlal
etmesinin; Taliban'a karşı savaş listesine Pakistan'ı da eklemesinin;
Pakistan topraklarında askerî operasyonlar gerçekleştirerek Pakistanlı
sivilleri öldürmesi ve Pakistan'ın egemenliğini ihlal etmesinin;
İsrail'in yarım yüzyıldır topraklarından, köylerinden ve şehirlerinden
ettiği Filistinlilere karşı gerçekleştirdiği etnik temizliği
desteklemesinin; Mısır hükümetini kuklası haline getirmeye
çalışmasının; yüksek ahlakî değerlerin belirleyicisi olduğuna dair
küstahça tavrın ve Amerikan kültürünün Müslüman değerlerine yaptığı
saygısızlıkların sonucu.
ABD hem kanunsuz hem de hiç diplomatik olmayan
davranışlarıyla, Müslüman halkları, Batılı sömürgeci güçlerin kölesi
oldukları uykularından uyandırdı. Bir kısmı katlanabilecekleri
her şeyi yaşadı zaten ve hiddetleri, bir milyon kadarını, yabancı
boyunduruğunu söküp atmak üzere ayaklanmaya itiyor. Amerikan
hükümetlerinin bir taraftan kibirli bir taraftan da beceriksiz oluşu
çatışmayı Amerikan halkına taşıdı ve dünya geneline yaydı.
Pakistan'ı istikrarsızlaştırarak, ABD bir kuklasını kaybetti ve
Müslüman devrimcilere patlama fırsatını verdi. Hindistan'ı Pakistan'a
karşı öfkelendiren Mumbai saldırısı, Pakistan için yeni sorunlar
yaratarak, hükümetin, Afganistan sınırındaki Taliban sığınaklarının
üstüne gitmesinin önüne geçti. Eğer ABD dikkatli davranmazsa, bir
başka ülkeyi daha işgal ederek daha da büyük bir çıkmaza
sürüklenebilir. Terörü kışkırtan Amerikan hükümeti şimdi, aynen
Filistinlileri evlerinden ve köylerinden atıp da masum olduğunu iddia
eden İsrailliler gibi, masum kurbanı oynuyor.
Bugün, Batı Avrupa'yı Sovyet saldırısına karşı korumak için
kurulmuş ve artık miadını doldurmuş olan NATO'nun Avrupalı üyeleri,
Amerikan İmparatorluğu'nun Afganistan'daki savaşında askerlerini
kurban ediyor. Eğer Amerika yoluna bu şekilde devam ederse,
Avrupalılar Ukrayna, Gürcistan ve İran'da ölmeye devam edecek.
Özgürlük ve demokrasi vaazları veren Amerikan hükümeti, 21. yüzyılda,
ABD Anayasası'nı ve garanti altına aldığı sivil özgürlükleri bertaraf
etmek için bir hayli çaba sarf etti. ABD hükümeti Cenevre
Sözleşmesi'ni ve işkence karşıtı ABD kanunlarını yok saydı. ABD
Anayasası'nın, suçlama olmaksızın insanları gözaltında tutmayı
engelleyen eski hukuk ilkesi habeas corpusu yok saydı. Yabancı
ülkelerin vatandaşlarını kaçırıp işkence yapmak üzere başka topraklara
götürerek başka ülkelerin kanunlarını çiğnedi. Bu suçlar "terörle
savaş" adına meşru gösterildi. Gerçekte ise, Amerika'nın işlediği
suçlar, devrimi teşvik ediyor. Milyonlarca Iraklı ve Afgan'ı öldüren
ve evinden barkından eden, ABD vatandaşlarını ortaçağdaki derebeylik
köleleriymişler gibi hapseden ve hem Halliburton'u hem de
askerî/güvenlik sektörlerini zengin etmek üzere üç trilyon doları
israf eden, "terörle savaş"ı icat eden ABD hükümetiydi. Obama'nın
başkanlığını edeceği değişim Amerikan zaferlerini görmeyecek. Değişim,
doların gücünü kaybettiği, müttefikleri ve kuklaları tarafından
reddedilen, çözümü olmayan ciddi bir işsizlikle cebelleşen ve anarşiye
sebep olan bir hiperenflasyonla karşı karşıya kalmış, düşüşte olan bir
devlet olan Amerika'da gerçekleşecek.
( Paul Craig Roberts- Zaman: 07.12. 2008)
*Pakistan kökenli Müslümanların Mumbai'de yaptığı saldırı sonucu 200'e
yakın insanın ölmesi ile sonuçlanan saldırı olayı.





ABD - BM ...!


Karikatür niyetine

Yaşlanıyosun CIA, yaşlanıyoo...! |