28 ŞUBAT - ALİ KALKANCI *

'28 Şubat'ın gizli kahramanıyım'
Türkiye'de üçüncü cinsin en çarpıcı temsilcisi olarak bilinen, 90'lı yıllar
boyunca 'Travestiler Kraliçesi' olarak anılan, 2000'lerde organizatör sıfatıyla
ülke gündemine ilginç olaylar taşımaya devam eden Seyhan Soylu'nun (Sisi) 28
Şubat sürecinde etkin bir rol üstlendiği ortaya çıktı. Soylu, "irticanın belinin
kırılması" operasyonlarına yaptığı katkıyı "verilebilecek azami detayla" Nuriye
Akman'a anlattı.Seyhan Soylu, JİTEM'in yayın organı olduğunu iddia ettiği
Strateji Dergisi bünyesinde, 8 ay boyunca istihbarat çalışmaları yaptığını,
tesettüre girerek Kalkancı tarikatını incelemeye aldığını, yaptığı hizmetler
nedeniyle "alnından öpüldüğünü", bu nedenle alnına bir yıldız dövmesi
yaptırdığını söyledi. "Aşk, nefret, intikam, ihtiras ve ihanet" sarmalında dini
kavram ve temalarla yoğrulmuş, Emire Kalkancı ve Fadime Şahin'in gözyaşlarıyla
sulanan "irtica" haberlerinin, kâh bir melodram, kâh bir gerilim filmi gibi
izlendiği yıllarda kendi kendine Türkiye'yi "yobazların elinden kurtarma"
misyonu yüklediğini anlatan Soylu, "Ben 28 Şubat'ın gizli kahramanıyım." dedi.
(Vatan:18.09.2008)
ORDUEVİNDE YEMEK
Senaryoları darbeciler adına Veli Küçük organize ediyordu. 'İhale', Turgut Yağ
Sanayi'nin sahibi Turgut Büyükdağ'a verildi. Veli Küçük'le Turgut Büyükdağ, bir
akşam Harbiye Orduevi'nde buluşarak baş başa yemek yediler ve 'senaryonun'
ayrıntılarını konuştular.
EKİP KURULUYOR
Senaryonun finansörü Turgut Büyükdağ, organizatörleri, Strateji Dergisi'nin
Genel Yayın Yönetmeni Ümit Oğuztan, Sisi olarak bilinen transseksüel Seyhan
Soylu ve Polis Müdürü Ümit Bavbek'ti. Bütün görüşmeler, Büyükdağ'ın sahibi
olduğu, Nişantaşı Akkirmanlı Sokak'taki Strateji Dergisi'nin ofisinde
yapılıyordu...Çirkin senaryo sahnelenmiş, işin şov kısmı kalmıştı. Ümit Oğuztan
ve transseksüel Sisi, televizyonlara hikayeleri satmak için pazarlık
yapıyorlardı. Sonunda bir televizyon kanalıyla anlaşıldı. Ali Kalkancı, bir
polis eskortuyla birlikte televizyon kanalına kadar götürüldü. Ali Kalkancı'nın
sakalları orada permatikle kesildi. Canlı yayında üzerinde bulunan kırmızı
kravatını da Ümit Oğuztan bizzat bağladı. Kalkancı, canlı yayın sırasında
insanlara bir cemaatin başında bulunduğunu, belirli bazı insanların dergahına
gidip geldiğini söylüyor,'Ben hiç kimseyi kandırmadım' diyordu. Hatta Ali
Kalkancı şov gereği canlı yayının ortasında spikerden namaz kılmak için izin
istiyordu...
Bir ay dergide yattı
Ali Kalkancı, çirkin tiyatronun sahneye konduğu günlerde Ümit Oğuztan'ın Genel
Yayın Yönetmeni olduğu Nişantaşı Akkirman Sokak'taki Strateji Dergisi'nin
ofisinde yatıp kalkıyordu. O günlerde herkes, Ali Kalkancı'yı arıyordu. Ama ne
hikmetse bir polis ekibi, Strateji Dergisi'nin önünde 24 saat nöbet tutuyordu.

ETME BULMA DÜNYASI
28 Şubat ve Ergenekon'un kirli para trafiği
Strateji dergisinin sahibi Turgut Büyükdağ :
... Bu millet 28 Şubat sürecini nasıl yaşadıysa bende öyle yaşadım. Çok şey
bilmiyorum. Benden haraç isteyen bir bakan vardı. Benim yaptığım açıklamalar
vardı. Birde bu süreçle ilgili olarak Ali Kalkancı'ya satışı kağıt üzerinde
kalan iki fabrika vardı. O süreçte beni gaspetmişler ama adım kalmış finansör.
Tamam ama, sahibi olduğunuz bir Strateji Dergisi var. O dergi etrafında tanıdık
isimler var?
Bu dergi 28 Şubat'tan sonra yayına başladı. Ondan önce medya grubu kurmak için
yanımda Ümit Oğuztan ve çeşitli gazeteciler vardı, ama yayınımız yoktu.
Siz bir bakanla kavga ediyorsunuz tam bu sıralarda Ali Kalkancı ile
tanıştırılıyorsunuz. Bu nasıl oldu?
Aracı bir firma, bir şeyhin iki fabrikamızı almak istediğini söyledi. 28 Şubat
süreci daha olmamış. Ali Kalkancı geldi ve iki tekstil fabrikasının satışı
hususunda sözleşme yaptık...Ali Kalkancı da aranmaya başlandı. Ben alacaklıyım
ama adam aranıyor. O iş patlayınca herkes birşey söylüyor. Ümit Oğuztan geldi
dedi ki 'Ali Kalkancı aranıyor ama fırsat verilirse kendisini aklar. Senin
borcunu da öder televizyona çıkartalım.' Daha sonra öğreniyorum ki Kalkancı'yı
Star Televizyonu'na para ile satıp çıkarmışlar.
Ali Kalkancı nasıl bu kadar ünlü oldu?
Kalkancı tam bir sahtekâr. Kars'tan geliyor Fatih'te bir yerde garsonluk
yapıyor. Ondan sonra Çarşamba Cemaati'ni görüyor. Birahaneyi bırakıyor, sakal
uzatıyor, domates salatalık satmaya başlıyor. Yavaş yavaş cemaatin içine
giriyor, şeyhliğini ilan ediyor.
28 ŞUBAT SÜRECİ
28 Şubat sürecinin aktörlerinden Ali Kalkancı'ya da iki fabrika satan Turgut
Büyükdağ, Kalkancı'nın tutuklanmasından sonra eşi Emire Ersoy'u gazeteci Uğur
Dündar'ın Arena Programı'na çıkarttı. 28 Şubat sürecinde fabrikaları gaspedilen
ve tehditle mal varlığı elinden alınan Büyükdağ, hukuk savaşı başlattı ama
Cumhuriyet Gazetesi'nin yayımladığı bir manşet yüzünden bu savaşı kaybetti ve
gözaltına alındı.( Zaman:12 Ekim 2008- Yeni Şafak: 7-8
Ağustos 2008 )
|
28
Şubat'ta Veli Küçük'ten para aldIm
28 Şubat'ın 'sahte şeyhi' Ali Kalkancı polise, Veli Küçük ile ilgili şok
itiraflarda bulundu: “Borç batağındaydım. Veli Küçük bana para verdi.
Paraların devamı geldi. İyice muhtaç oldum, istediklerini yapmak zorunda
kaldım.”

GİZLİ TANIK ANLATMIŞTI
Yeni Şafak'ın 7 Ağustos'taki sayısında ifadelerine manşetten yer verdiği
gizli tanık, Kalkancı ile Şahin'in skandallarının 28 Şubat'a zemin
hazırlamak için Ergenekon tarafından tezgahlandığını söylemişti. Tanık şu
iddialarda bulunmuştu: “Şeyh olarak lanse edilen Ali Kalkancı alkolikti.
Skandalların talimatı Veli Küçük'ten geldi. Organizasyonu, Turgut
Büyükdağ'ın sahibi olduğu Strateji dergisinin yayın yönetmeni Ümit Oğuztan
ile Sisi yaptı. Sisi, Aksaray'da bir müzikholde çalışan Fadime Şahin'i,
tesettür kıyafetleri giydirerek Çarşamba'da cemaatlerin içine sokup staj
yaptırdı. Kalkancı da umreye gönderildi. Aczmendi şeyhi Müslüm Gündüz'ün
etrafına, sahte müritler ayarlandı”
Kalkancı'nın captagonları
Ali Kalkancı'nın sahibi olduğu Kalkale Kimya fabrikasında imal ettiği
öğrenilen 2 milyon adet captagon hapı basına gösterildi. Kalkancı, polise
verdiği ifadede “Uyuşturucuyu kolay para kazanma yöntemi olduğu için
tercih ettim. Beni bu işe yanımda çalışan Veli Dönmez bulaştırdı” dedi.
Kalkancı, “uyuşturucu madde imal etmek ve ticaretini yapmak” suçundan
tutuklanarak cezaevine gönderildi.
( Yenişafak:01.03.2009
)
|
|
Haramidere'deki
kimya fabrikasında narkotik polisinin düzenlediği baskında 2 milyon
captagon hapı ele geçirilen 'sahte şeyh' Ali Kalkancı'nın polisteki
ifadesinde Veli Küçük, 28 Şubat ve Ergenekon ile ilgili ilginç itiraflarda
bulunduğu ortaya çıktı. Kalkancı, borç batağına girince Veli Küçük'ün
kendisine para yardımı yaptığını, bu nedenle her dediklerini yapmak
zorunda kaldıklarını söyledi.28 Şubat'ın önemli isimlerinden biri olan
Kalkancı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube
Müdürlüğü ekiplerinin Haramidere'deki fabrikasına yaptığı operasyonda 2
milyon adet captagon hap ele geçirilmesi nedeniyle aranıyordu. Avukatı ile
savcılığa teslim olmaya hazırlanar Kalkancı Beşiktaş Adliyesi yakınında
bir otomobilde gözaltına alınmıştı.
ONLARA MUHTAÇ OLDUM
Kalkancı'nın gözaltındayken Ergenekon örgütü ile ilgili olarak şok
itiraflarda bulunduğu öğrenildi. 28 Şubat sürecinde Veli Küçük'ten para
aldığını anlatan Kalkancı, “28 Şubat döneminde çok borçtaydım. Fatih'te
İsmailağa cemaatine gider gelirdim. Ayrıca kendi cemaatim de vardı.
Borçlarım arttığı dönemlerde Veli Küçük bir tanıdığını bana gönderdi ve
bana para yardımında bulundu. Daha sonra bu paraların devamı geldi. İyice
muhtaç oldum onlara. İstediklerini yapmak zorunda kaldım. Daha sonra Emire
ile evlendim. Emire'nin babası çok zengindi ve şirketine ortak olacaktım.”
BENİ FADİME
İLE EVLENDİRDİLER
Polisin sorguda Kalkancı'ya,
Fadime Şahin'le ilgili sorular sorduğu da öğrenildil. Kalkancı, başına
gelenlerden çok korktuğunu ve pişman olsa da bir noktadan sonra geri
dönemediğini belirterek, “Bana para yardımında bulunanlar, Veli Küçük
benden Fadime Şahin'i nikahıma almamı istedi. Fakat Fadime Şahin ile
aramızda bir şey olmadı. Sadece nikahıma aldım” dedi.
|
*BU DÖNEMİ ANLATAN BELGE VE DETAYLAR ARTIK
ORTADA...GERÇEK AMAÇ " TARAFSIZ GÖZLE BAKANLARCA" GÖRÜLÜYOR.BİZ SADECE KÜÇÜK BİR
PENCERE AÇTIK.BİZİ LAİK-ŞERİATÇI, ALEVİ-SUNNİ, KÜRT-TÜRK,FB-GS... DİYE AYIRMAYA
ÇALIŞANLARIN "GERÇEK " AMACINI GÖRMEMİZ AÇISINDAN ... ANLAYANA...!
EK:
Eskişehir’deki 1. Hava Kuvveti Komutanlığı tarafından hazırlanan 2007
tarihli raporla
fişlenenlerden bazı örnekler:
- Reşadiye
Çay Ocağı
- Nihat Tuhafiye
- Köroğlu Eczanesi
- Akpınarlar Kuruyemiş
- Lüx Ekmek Fırını ...
- Ama 40'tan
fazla bankayı milyarlarca dolar hortumlayanlarla ilgili tek fişleme yapılmadı
ülkemde...!- (01.03.09)

28 Şubat döneminde muhafazakar
kesim " Yeşil Sermaye " diye hedefe oturtuldu, ...bitirildi, şimdi "Milli
sermaye yok." diye aynı kesim ciyaklıyor. 28 şubat döneminde muhafazakar kesim "
Gerici " diye yaftalandı, baskı altına alındı, zulmedildi, şimdi aynı kesim "
Misyonerlikten " şikayetçi (!)... Hadi oradan iki yüzlüler!
28 ŞUBATIN İRONİLERİNDEN...!

Milli Eğitim Bakanı Çevik BİR

28 Şubat'ın GKB
Karadayı'dan kendine gönüllü hizmet erliği yapan siyasiler için inciler:
Erkan Mumcu'ya 367 konusunda yaptığı baskıları
anlatıyor ve " Meclis'e girme dedim. Girmedi.
Halk seçsin şeyini getiren de bu p......"
Mesut Yılmaz'a "... Mesut Yılmaz
da kaypak."
01 Mart 2009
YENİDEN GÖNÜLLÜ P... VE KAYPAK ADAYI OLMAK İSTEYENLERE DUYURULUR !






|